HZ. ADEM VE EŞİNİN CENNETTEN KOVULMASI KONUSU.

2017-10-09 11:11:00
HZ. ADEM VE EŞİNİN CENNETTEN KOVULMASI KONUSU. |  görsel 1
HZ. ADEM VE EŞİNİN CENNETTEN KOVULMASI KONUSU. |  görsel 2

Bu makalemde, sizleri üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim konu, HZ. ÂDEM VE EŞİNİN CENNETTEN KOVULMASI KONUSU ÜZERİNE OLACAKTIR. İlginçtir, bizlere Hz. Âdem ve eşinin cennetten kovulmasına sebep olan, Âdem in eşi olduğu anlatılır. Onun içinde FIKIH inancının öğretisinde, kadın aşağılanır ve adeta şeytanla eş tutulur. Bu bilgiler gerçekten doğrumudur? Asla doğru değildir, bu inanç Kur’an a iftiradır.   Önce şunu söylemek isterim. KUR’AN DA ÂDEM İSMİ ÇOKÇA GEÇER, AMA EŞİ OLARAK HAVVA İSMİ ASLA GEÇMEZ, Âdemin eşi olarak bahsedilir Kur’an da. Hz. Âdemin eşi, isim olarak, Havva anamız olduğu konusunda, bizlere anlatılan rivayetlerin tamamı, günümüzde tahrif edilmiş ve bizlerin sorumlu olmadığı, Yahudilerin ellerinde bulunan ve adına Tevrat dedikleri kitapta geçer. Allah ın indirdiği Tevrat a elbette inanıyoruz, ama tahrif edilmiş, Kur’an da bahsedilmeyen, doğruluğundan emin olmadığımız, batıl ve yanlış bilgilerle karıştırılmış olana, asla inanmamız mümkün değil. Çünkü Allah bizleri, Kur’an dan sorumlu tutacağına, açıkça hükmetmiştir.   Hz. Âdemin ve eşinin, Kur’an da anlatılan, şeytan ın sözlerine inanıp, yasaklı ağacın meyvesinden yemesi ve cennetten kovulması konusu üzerinde birlikte düşünelim. Allah geleceği bildiği halde, Hz. Âdemin ve eşinin bu yasağa, nefsinin esiri olarak uymayacağını ve günaha gireceğini bilmiyor olabilir mi? Elbette mümkün değil, biliyordu. Demek ki Allah özellikle buna engel olmayıp, olayların yaşanmasına izin verdiği anlaşılıyor. Çünkü Allah çok affedicidir, bağışlayıcıdır, istese affedebilirdi. Affetmeyip cennetten kovduysa ceza verdiyse, bu kısadan bizler nasıl bir kıssadan his... Devamı

İMANINIZ ADINA, KESİN DELİLİNİZİ ORTAYA KOYUNUZ.

2017-10-08 13:46:00
İMANINIZ ADINA, KESİN DELİLİNİZİ ORTAYA KOYUNUZ. |  görsel 1

Din kesin delil ve kanıtlarla yaşanmalıdır, bu Allah ın emridir. Emin olamayacağımız bilgilerle yaşanan din, Allah ın dini asla olamaz. Peki, bizler böylemi yaşıyoruz inancımızı? Kur’an ı anlamak isteyen, onu anlayarak ve düşünerek okumalıdır. Onu anlamaya başladığında da, tüm engeller ortadan kalkar. Hatırlatmak isterim, Enam suresi 149. ayetinde Allah elçisine, kullarıma deki diye bakın ne söylemesini istiyor. (DE Kİ: “KESİN DELİL ALLAH'A AİTTİR.) Bu kadar açık ayetler varken, bizler hala görmezden geliyorsak, sonucuna da katlanmasını bilmeliyiz. Kur’an da öyle ayetler var ki, yalnız bir tanesini anlayan bir Müslüman, bugün yaşanan Kur’an dışı batıl İslam ın, hemen farkına varır. Bu konuda bir ayet hatırlatmak ve üzerinde sizlerin düşünmesine vesile olmak istiyorum.   Kasas 75: Her ümmetten bir tanık çıkarır ve “KESİN DELİLİNİZİ ORTAYA KOYUNUZ” deriz. O zaman, GERÇEĞİN ALLAH'A AİT OLDUĞUNU, uydurduklarının kendilerini bırakıp kaçtığını anlarlar. (Bayraktar Bayraklı meali)   Maide suresi 116. ayetinde Allah, Kasas suresi 75. ayette bahsettiği gibi, Hıristiyan toplumuna şahit olarak çağrıldığı zaman, Hz. İsa ya Allah bir soru soracağını ve bakın nasıl cevap vereceğini şimdiden bizlere bildiriyor, ders alabilene ne mutlu. Allah elçisine soruyor. “EY MERYEM OĞLU İSA! BENİ VE ANAMI, ALLAH’TAN BAŞKA İKİ İLAH EDİNİN DEDİN Mİ?”Peki, Hz. İsa sizce ne cevap vermiş olabilir. “Hâşâ! Seni tenzih ederim, hakkım olmayan şeyi söylemek bana yakışmaz. BUNU SÖYLEMİŞ OLSAYDIM, SEN MUHAKKAK BİLİRDİN! Sen benim içimdeki her şeyi bilirsin, hâlbuki ben senin zatında olanı bilmem.”   Hz. İsa Allah a cevap vermeye devam ediyor. Bizler eğer bu vereceği cevaptan, kıssadan hisse kend... Devamı

DİNİN KAYNAĞI KONUSUNDA FARKLI DÜŞÜNCELER...

2017-10-06 12:16:00
DİNİN KAYNAĞI KONUSUNDA FARKLI DÜŞÜNCELER... |  görsel 1

Bildiğiniz gibi günümüzde, İslam ı yaşayan büyük çoğunluk, İslam ın kaynağı olarak, birincisi Kur’an, ikincisi de onu açıklayan, izah eden, yaşanır hale getiren, peygamberimizin hadisleridir, sünnetidir diye kabul eder. Bir diğer inanç gurubu da, İslam ın tek kaynağı vardır, oda Kur’an dır, çünkü dinin sahibi Allah dır diye inanır.    İslam ın tek kaynağı Kur’an dır diyenlerin dışında ki inancı önce ele alalım. Acaba bu inanç gurubu neden Kur’an ın yanında bir kaynak daha olması gerektiğine inanıyor. Önce bunun nedenini bulamazsak, bu konuyu da doğru sonuçlandıramayız. Kur’an ın ikinci kaynağının sünnet, yani, hadisler olduğunu savunan düşünce şunlara inanıyor ve onun için de hadisler olmasaydı, Kur’an asla anlaşılamazdı, yaşanamazdı deniyor.   “Hadis İslam dininin ikinci kaynağıdır. Kur’an ı kerime göre, İslam dininin haram helal hükümleri nerelerden çıkartılacak, Kur’an a göre evvela Kur’an a bakmalıyız. Kur’an ana kaynaktır. Kur’an ın yollama yaptığı, peygamberin sözüne de dikkat edin, onun yaptığını yapın, yapma dediğini yapmayın, onu örnek alın, ona uyun diye emir verdiği için, peygamberimizin hadisleri de, KUR’AN IN AÇIKLAMADIĞI, ANLATMADIĞI YERLERDE, İNSANLARIN İHTİYACINI GİDERECEK HÜKÜMLERİN BELİRLENMESİNDE İKİNCİ ANA KAYNAKTIR.   Allah namaz kılın demiştir, ama nasıl yapılacağını açıklamamıştır. PEYGAMBERİMİZ BUNU BİZZAT HAYATA GEÇİRMİŞ VE NASIL KILINACAĞINI ÜMMETİNE ÖĞRETMİŞTİR. Bunlar olmasaydı namazımızı kılamazdık. Allah zekâtı veriniz diyor, ama hangi maldan ne kadar vereceğimiz, nasıl vereceğimiz konusunda hiçbir açıklama Kur’an da yoktur. Peygamberimiz haram ve helal koyma konusunda da yetkilidir. ... Devamı

FIKIH NEDİR, DİNİN ANA KAYNAĞI OLABİLİR Mİ?

2017-09-30 13:10:00
FIKIH NEDİR, DİNİN ANA KAYNAĞI OLABİLİR Mİ? |  görsel 1

Bugünkü makalemde FIKIH NEDİR konusu üzerinde, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Fıkıh bizleri Kur’an gibi, bağlayıcımıdır? Çünkü günümüz İslam anlayışında Fıkıh adeta, Kur’an ın önüne geçmiş ve fıkıh olmasaydı, Kur’an anlaşılamazdı, dinimizi yaşayamazdık hükmüne varılmıştır. Bu konuyu dikkatle araştırmalıyız ki, imanımızda geri dönüşü olmayan, yanlışlar yaşamayalım. Bu konuyu daha iyi anlayabilmeniz için, kısa örneklerle anlatmaya çalışacağım. Bakın aşağıdaki örnekte fıkıh nasıl anlatılıyor.   “Elimizde Allah ın bizlerden ne istediğine dair, Kur’an ı kerim var. Birde o Kur’an ı kerimin açıklamaları olan, Allah ın resulünün hadisleri vardır. DOLAYISIYLA DİN, YA KUR’AN DIR, YA HADİSTİR.Kur’an ı her çobanın, her lise mezununun anlaması mümkün olmayabilir. Bunun için kendisini Kur’an a ve hadislere adamış, Kur’an ile hadis ile oturup kalkmış, Kur’an anlayan, hadis anlayan insanlar, KUR’AN DAN NE ANLADIKLARINI, HADİSTEN NE ANLADIKLARINI, BELLİ İLMİ METOTLARLA BİZE İZAH ETMİŞLERDİR, ANLATMIŞLARDIR. BU BİLGİ BİRİKİMİNE FIKIH DENİR.”   Fıkıh inancını oluşturan kaynakların, yalnız Kur’an ve hadisler olmadığını da söyleyenler, kıyas ve İcmanın, fıkıh inancının önemli bir bölümünü oluşturduğunu anlatırlar. Bu konuya da bir örnek vermek istiyorum.   “Kıyas, bir meselenin benzerini, Ayet ve Hadis olarak bulmak demektir. Bulunan benzer Ayet veya Hadis, genelleştirilerek yeni meseleye uygulanır. Bu da olmazsa, nihayet fıkhın dördüncü esası İcmaya başvurulur. İCMA, BİR MESELE ÜZERİNDEKİ, HALKIN İSTEĞİ DEMEKTİR. KURAN'A VE HADİS'E AYKIRI OLMADIKÇA, HALKIN İSTEĞİ ESAS SAYILIR.” &nbs... Devamı

ATATÜRK Ü DİNSİZLİKLE SUÇLAYANLARA, ATA NIN CEVABI VAR.

2017-09-29 12:03:00
ATATÜRK Ü DİNSİZLİKLE SUÇLAYANLARA, ATA NIN CEVABI VAR. |  görsel 1

Günümüzde Atatürk düşmanlığı, öyle ayyuka çıktı ki, Atatürk ün bir konuşması basına verilerek, Atatürk dinsiz ve din düşmanı ilan edildi. Önce şunu açıkça söylemek isterim. Kimin dinsiz ve din düşmanı olduğunu, yalnız Allah bilir. Bizler karşımızdaki kişiye, benim dini inancım yok demediği sürece, asla din adına yargılayıp, bu dinsiz kararını veremeyiz. Çünkü bunu Allah yasaklamış ve kimin takvaca üstün olduğunu, yalnız ben bilirim demiştir.    Atanın konuşmasından bir bölüm sizlere nakletmek istiyorum, ama her ne hikmetse bu konuşmaların tamamı topluma verilmiyor. Onun içinde konuşmadan alıntı yapacağım sözlerin, ilk bakışta ne anlama geldiği konusu farklı şekillerde yorumlanabilir, yanlış anlamlar yüklenebilir.Ne yazık ki art niyetli kişiler, dinde kendi nefislerinde kanıt yaratmak içinde, aynı yönteme başvurup, ayetlerde geçen kelimeleri cımbızlayıp, farklı anlamlar verebiliyorlar. Konuşmadan alıntı yapalım.   “Bizim devlet idaresindeki ana programımız, CHP programıdır. Bunun kapsadığı prensipler, idarede ve siyasette bizi aydınlatıcı ana hatlardır.   Fakat bu prensipleri, GÖKTEN İNDİĞİ SANILAN KİTAPLARIN DOĞMALARI ile asla bir tutmamalıdır. Biz ilhamlarımızı gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.”   Atatürk, asla söylemesi mümkün olmayan sözlerle, mahkûm edilmeye çalışılıyor. Biliyorlar ki, bu iftiralara, kendisi mezarından kalkıp cevap veremez. Unuttukları ona inanan ve güvenen neslin, asla yok edilemeyeceğidir. Şöyle düşünelim bir an. Atatürk kabrinden kalktı ve bu sözlerinden dolayı kendisine iftira atanlarla mahkemede yüzleşiyor ve hâkim Ataya şöyle bir soru soruyor; “... Devamı

ALLAH IN ELÇİSİNE, EFENDİMİZ DİYE HİTAP EDEBİLİR MİYİZ?

2017-09-27 16:43:00
ALLAH IN ELÇİSİNE, EFENDİMİZ DİYE HİTAP EDEBİLİR MİYİZ? |  görsel 1

Allah Kur’an da verdiği örnek ayetlerle, her sorumuza cevap vermektedir, ama düşünen aklını kullanana elbette. Allah dinde her konuda, sınırı aşmamızı yasaklamıştır. Sınırı aşanları da kâfir oldular diye uyarır. Bu konuda bakın nasıl bir uyarı yapar bizlere.   Araf 55: Rabbinize alçak gönüllüce ve için için dua edin. Çünkü O, HADDİ AŞANLARI SEVMEZ. (Diyanet meali)   Demek ki her konuda bizlerin bir sınırı var ve o sınırı aşmamızı Yaradan asla istemiyor ve uyarıyor. Bu bilgiden sonra, sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, bizler Allah ın elçisine karşı tavrımızda acaba haddimizi aşıyor muyuz, söylemlerimizde aşırılık var mı, gelin bu konu üzerinde düşünelim. Çünkü Yahudi ve Hıristiyanlar elçilerine karşı, öyle hadlerini aşmışlar ki, Allah onlara kâfir oldular diyor.    Bildiğiniz gibi bazı kardeşlerimiz, Allah ın elçisine EFENDİMİZ diye hitap ederler. Efendi kelimesi BUYRUK SAHİBİ OLAN, HÜKMEDEN ANLAMINDADIR. Sözünden çıkılmayan, sözü kanun demektir. Sizce Allah ın elçisi de, tıpkı Allah gibi hüküm sahibi mi? Yoksa Allah ın hükümleri ile hükmeden mi? Sizce bu dünyada Allah ın bir benzeri din ve iman adına sözünden çıkmayacağımız, dine hükümler koyan, bir beşer olabilir mi? Var dersek, Allah a şirk koşmuş oluruz. Peygamberimize efendimiz diye hitap edersek, Allah korusun Yahudilerin ve Hıristiyanların yaptığı yanlışın aynısını yapmış oluruz. DİNDE HÜKÜM VEREN, KANUN KOYAN YALNIZ ALLAH TIR. Kur’an böyle söylüyor.   Haklı olduklarına dair, öyle örnekler veriliyor ve batıl aklanmaya çalışılıyor ki,  Kur’an ın diğer ayetleri ile çe... Devamı

DİNDAR KELİMESİNDEN SİZLER NE ANLIYORSUNUZ?

2017-09-23 11:38:00
DİNDAR KELİMESİNDEN SİZLER NE ANLIYORSUNUZ? |  görsel 1

Günümüzde çok konuşulan bir kelime vardır, DİNDAR OLMAK. Peki, bizler bu kelime ile neyi kast ettiğimizi, gereği gibi biliyor muyuz? Önce şunu hatırlatmak isterim, dindar kelimesi Kur’an da geçmez. Bu kelime, Arapça “din” kelimesi ile Farsça “tutan, sahip olan” anlamlarına gelen “dar” kelimesinin birleşimi ile dilimize girmiştir. Dilimize Arapçadan ve Farsçadan giren birçok kelime vardır, ama dilimizde tam karşılığı olmadığından rahatlıkla kullanırız. Bu kelime bizim dilimiz de, çok daha farklı bir anlama gelmektedir. Bizler bu kelimeye, günümüzde şu anlamı veririz.   “Dini inancı güçlü, Allah a inanmış, dinini eksiksiz yerine getiren, din kurallarına bağlı.”   İlginçtir bu kelime, bizim dilimizde DİN ve DAR kelimesiyle birleşik söylendiğinde çok farklı anlama geliyor. Bunu neden sorgulamıyoruz, tedirgin olmuyoruz doğrusu ben anlayamıyorum. Çünkü din kelimesinin anlamı ALLAH IN BUYRUKLARI, EMİRLERİ anlamında, dar kelimesinin anlamı da, İÇİNE ALACAĞI ŞEYE ORANLA, ÖLÇÜLERİ YETERSİZ OLAN ANLAMINDADIR. İki kelimeyi birleştirdiğinizde ise nasıl olurda bugün verdiğimiz anlamı alır, bunu doğrusu anlamakta zorluk çekiyorum. Allah dininde darlık değil bolluk, kolaylık vermiş ve yemin ederek, bu kitabı sizler için kolaylaştırdım demiştir.   Bizler toplum olarak, dindar bir toplum yetiştirmeliyiz deriz. Din inancı güçlü, dinini Kur’an dan eksiksiz yaşayan, Allah ın koyduğu kurallara bağlı bir nesilden bahsediyorsak, elbette buna hiç kimsenin itirazı olamaz. Peki, bugün günümüzde din nasıl yaşanıyor ve algılanıyor? Dindar kelimesinden toplum ne anlıyor? DİNİNİ EKSİKSİZ, DİN KUR... Devamı

DİN ADINA ORTA YOLU BİR TÜRLÜ BULAMADIK.

2017-09-21 18:43:00
DİN ADINA ORTA YOLU BİR TÜRLÜ BULAMADIK. |  görsel 1

Bizler her konuda olduğu gibi, ne yazık ki dini konularda da orta yolu bir türlü bulamıyoruz. Tabi bunun nedeni aslında, Allah ın Kur’an da bizlere verdiği öğütlerden habersiz olmamız ve de din adına bölünmüşlüğümüzün etkisiyle, bir birimize saygımızın olmaması çok etken olmuştur.   Bir okurum sitemde bulunan resimde, Allah isminin yanında Resulünün, elçisinin de isminin olmasına itiraz ederek, bakın bana verdiği cevabında neler yazmış.    “Bu sayfanızda Allah'ın yanına, neden başka şeyler ya da kişiler koyma gereği duydunuz? Resuller arası ayrımcılık yapılmaması adına yığınla ayet varken..   Neden Muhammed Nebi? Neden başka nebileri koymadınız? Mesela üç hak dinin babası İbrahim'i yada Allah ile konuşan Musa'yı, İsa'yı ve diğerlerini..?   Allah'ın yanına; inanç sistemi olarak da, görsel olarak da hiç kimse, hiçbir şey konmamalı.. Hele de birçok ayeti ihlal ederek asla (!).”   Bu sözleri söyleyen arkadaşımızın gerçek düşüncesini, amacını bu sözleri ne maksatla söylediğini elbette bilemem.  Bu arkadaşımızın, günümüzde din adına yapılan yanlışların etkisiyle, bu sözleri söylediği kanısındayım.   Kur’an Allah ile kulu arasında, hiç kimsenin olamayacağını söyler. Hatta elçisine de, kulum ile aramdan çekil diyerek, elçilerinin bile Allah ın kulu arasında aracı olamayacağının örneğini verir. Bunu tebliğ alan ve inanan bir Müslüman, Allah ile elçisini birlikte andığında, nasıl olurda bu gerçekleri fark edemeyip, yanlışa sapar. Önemli olan yapılanın ve söylenenin ne maksatla yapıldığı ve söylendiğidir.   Kur’an ın ışığıyla aydınlanmış, gerçek bir Müsl&u... Devamı

HER KİM BENİM ZİKRİMDEN YÜZ ÇEVİRİRSE......(Taha suresi 124)

2017-09-08 20:54:00
HER KİM BENİM ZİKRİMDEN YÜZ ÇEVİRİRSE......(Taha suresi 124) |  görsel 1

Bu makalemde, sizleri düşünmeye davet etmek istediğim ayet, Taha suresi 124. ayet olacaktır. Bizler ne yazık ki ayetleri hiç anlamadan okuduğumuz için, Allah ın bizlere ne anlattığını, neleri tavsiye ettiğini de anlayamıyoruz. Böyle olunca da, Allah ın yolundan mı gidiyoruz hiç emin olamıyoruz. Aşağıdaki ayet üzerinde birlikte düşünelim.   Taha 124: “HER KİM DE BENİM ZİKRİMDEN (KUR’AN’DAN) YÜZ ÇEVİRİRSE, MUTLAKA ONA DAR BİR GEÇİM VARDIR. Bir de onu kıyamet gününde kör olarak haşrederiz.” (Diyanet meali)   Dikkat ettiyseniz Rabbimiz, kim benim zikrimden yani sizlere rehber olsun diye gönderdim dediği Kur’an dan yüz çevirirse, ona dar bir geçim yani üzücü bir hayat yaşatırım diyor. Peki, siz bu sözden ne anladınız? Allah bu sözüyle kimlere hitap ediyor sizce? Elbette Kur’an a iman etmeyenlere değil, bunu açıkça anlıyoruz. Çünkü dikkat ederseniz yüz çevirmek den bahsediliyor, yani önce Kur’an a yönelmiş, iman ettiğini söylemiş ama daha sonra, Kur’an dan başka şeylere, kitaplara doğru yüzünü çevirmiş.    Ne dersiniz, bu açıklamalar sizlere bir şeyler hatırlatıyor değil mi? Evet çok şeyler anlatıyor, ama her ne hikmetse hatırlatması hayatımızda çok fazla etkili olmuyor. Çünkü batıl ve yanlış inançlar, bizlerin kafasında ve nefsinde öyle yer etmiş ve kanımıza öyle işlemiş ki, doğru bilgilere artık yer kalmamış, kabul görmez olmuş. Yani gözlerimize perde çekilmiş, gönüller taş kesmiş görmez ve hissetmez olmuşuz.   Şöyle bir savunma yapıyor, bazı kardeşlerimiz. “Biz yüz çevirmedik Kur’an dan. Kur’an ı herkes anlayamaz, zate... Devamı

TÜM İNSANLAR, HZ. ADEM VE EŞİNDEN Mİ ÇOĞALDI?

2017-09-07 12:40:00
TÜM İNSANLAR, HZ. ADEM VE EŞİNDEN Mİ ÇOĞALDI? |  görsel 1

Bu yazımda, sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, dünya üzerinde yaşamış ve yaşayan tüm insanlar, Hz. Âdem ve eşinden mi çoğaldı? Ne dersiniz, bunu hiç düşündünüz mü? Çünkü bizlere hepimiz, Hz Âdem ve eşinden çoğaldığımız anlatılır.   Eğer öyle olsaydı, Hz. Âdem ve eşinin çocuklarının, bir birileriyle evlenmiş olması gerekirdi. Ama bildiğiniz gibi, kardeşlerin birbiriyle evlenmesi HARAM dır, Allah Kur’an da yasaklamıştır. ALLAH IN HARAM KILDIĞI BİR ŞEYİN, İNSANLARIN ÇOĞALMASINDA SERBEST OLDUĞUNA NASIL İNANIRIZ.    Bu konuda anlatılan, ama Kur’an ın asla onaylamadığı öyle yanlış bilgiler var ki toplum arasında, onlardan bahsetmek istemiyorum. Allah aynı anneden emen, sütkardeşlerin bile birbirleriyle evlenemeyeceğini söylüyor ve bunun HARAM olduğunu bildiriyorsa Kur’an da, TÜM İNSANLIĞIN ENSEST BİR EVLİLİKLE ÇOĞALDIĞINI, NASIL SÖYLERİZ VE BUNA İNANIRIZ. Bu konuda emin olamayacağımız, aklın ve mantığın kabul etmediği, öyle şeyler anlatıyor ve nefislerini tatmin etmeye çalışıyorlar ki, bu düşünceleri asla Kur’an onaylamaz.   Allah ilk insan olarak, Hz. Âdem ve eşinden bahseder. Daha sonraki insanlara da hitaben Allah, Ey Âdemoğulları şeklindeki hitabından da, bizlerin atasının Hz. Âdem ve eşi olduğunu anlarız. Elbette Hz. Âdemi ve eşini yarattığı gibi, birçok erkek ve dişilerde yaratmaya muktedir dir Allah. NEDEN BAŞKA İNSANLAR, ÇİFTLER YARATMASIN DA, YASAKLADIĞI BİR EVLİLİK ŞEKLİYLE NESİLLERİN, TÜM İNSANLIĞIN ÇOĞALMASINA İZİN VERSİN. Bu konuda da elbette Kur’an bilgi veriyor ve bakın ne diyor.    Secde 7: O Kİ, YARATTIĞI HER ŞEYİ GÜZEL YAPTI. İNSANI YARATMAYA DA ÇAMURDAN BAŞLADI. 8- Sonra on... Devamı

ŞÜPHEN OLMASIN Kİ, ONU AÇIKLAMAK BİZE AİTTİR. (Kıyame 19)

2017-09-05 10:28:00
ŞÜPHEN OLMASIN Kİ, ONU AÇIKLAMAK BİZE AİTTİR. (Kıyame 19) |  görsel 1

Bizler Kur’an dan öyle habersiz konuşuyor ve yaşıyoruz ki, hesabın görüleceği o çetin gün, kendi ellerimizle yaptıklarımız, söylediklerimiz bizlerin şahidi olacaktır. Hiç birimizin, beni bilmem kim kandırdı, ben doğru yoldaydım türünden bahaneler uyduramayacağını, çok açık bir şekilde bizlere Kur’an bildirmiştir.   Allah biz Kur’an ı sizler için kolaylaştırdık ve hiçbir eksik bırakmadık, anlayasınız diye nice örneklerle izah ettik, açıkladık dedikçe, ne yazık ki Allah ın uyarılarının tam tersi sözlere inanmakta hiçbir sakınca görmüyoruz. Bu makalemde de, Allah ın bu konularda yanlış yapanları, nasıl uyardığının, ikaz ettiğinin bir örneğini sizlere hatırlatarak, düşünmenize vesile olmak istiyorum. Bakın Rabbimiz nasıl uyarıyor.   Kıyame 14–15–16–17–18–19: ARTIK İNSAN, KENDİ KENDİNİN ŞAHİDİDİR. İSTERSE ÖZÜRLERİNİ SAYIP DÖKSÜN. (Resulüm!) onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma. Şüphesiz onu, toplamak (senin kalbine yerleştirmek) ve onu okutmak bize aittir. O halde, biz onu okuduğumuz zaman, sen onun okunuşunu takip et. SONRA ŞÜPHEN OLMASIN Kİ, ONU AÇIKLAMAK DA BİZE AİTTİR. (Diyanet vakfı meali)   Allah ayetinde, bakın ne kadar açık ve net bizlere ne diyor. İNSAN KENDİ KENDİSİNİN ŞAHİDİDİR. Bu sözlerle Allah, ne demek istiyor olabilir? Yani kim ne yaparsa kendi elleriyle, nefsiyle, aklıyla yapar, onun içinde her yaptığımız ve söylediğimiz kayıt altına alınacağından, hiç kimsenin herhangi bir olayda şahide ihtiyacı yoktur, herkes kendi yaptıklarının bizzat kendisi şahididir. Çünkü Allah ne diyordu bir başka ayetinde, yaptıklarınız bir bir kayıt altına alınıyor, mahşer gününü önünüze ... Devamı

KUR'AN MEALİ ÜZERİNDE, ŞÜPHE UYANDIRANLARIN ASIL AMACI......

2017-09-02 10:34:00
KUR'AN MEALİ ÜZERİNDE, ŞÜPHE UYANDIRANLARIN ASIL AMACI...... |  görsel 1

Genelde sorulan ve toplumun kafasını karıştırmaya çalıştıkları bir konu vardır. “Kur’an meallerinin hepsi farklı tercüme edilmiş, birçok yanlışlarda var. Bir tane doğru tercüme gösterin bana. Bu bilgilerle mi Allah ın mesajlarını anlayacağız ve İslam ı yaşayacağız.” Bu sözler üzerinde, eğer düşünmeden karar verirde, Kur’an ın uyarılarını referans almazsak, bu sözlere hak verebiliriz. Sizleri bu düşüncenin, söylemlerin, doğru olup olamayacağı konusunda, düşünmeye davet etmek istiyorum.    Söyledikleri gibi, önümüze 10 tane Kur’an meali getirsek, hepsinde farklı kelimelerle ayetlerin tercüme edildiğini görürüz. Bu normaldir, yeter ki ayetin anlamı değişmesin. Her dilin bir konuyu anlatmak için, birçok kalıpla, farklı kelimelerle izah edildiği bir gerçektir. Bir yazarın yazdığı kitapta, başka dile çevrilirken, farklı kelime kalıplarıyla, anlamı değişmeden tercüme edilir. Ama hiç kimse bundan şikâyetçi olmaz, konuyu doğru bir şekilde anlar. İmamı Azam Ebu Hanife de, bu konuda bakın ne söylemiş. “KURAN KÂĞITLARDA YAZILMIŞ VE BİZİM OKUDUĞUMUZ LAFIZLAR DEĞİLDİR. ESAS KURAN, O LAFIZLARIN TAŞIDIĞI MANADIR “   Gelelim Kur’an mealine. SANIRIM KONU DİN OLUNCA, İŞ FARKLI ŞEKİLLERE ÖZELLİKLE DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR. ÇÜNKÜ ARAYA MENFAAT VE İNANÇ FARKLILIKLARI GİRİYOR. KUR’AN DA BAHSEDİLMEDİĞİ HALDE, KELİMELERLE OYNAYARAK, KENDİ İNANÇLARINA KANIT YARATMA ÇABALARI OLUŞUYOR. Kur’an dini bir kitap olmayıp, tercüme edilecek normal bir kitap olsaydı, inanın hiç kimse bugün söyledikleri sözleri söylemez, Kuran üzerinde oyunlar oynanmaz, tercüme edilmiş halini alır, hiç şüphelenmeden bilgilenir okurdu. &nb... Devamı

SAYIN MEHMET OKUYANDAN, DEĞİŞİM RÜZGARLARI.....

2017-08-31 11:59:00
SAYIN MEHMET OKUYANDAN, DEĞİŞİM RÜZGARLARI..... |  görsel 1

İnsan oğlunun nasıl yaratıldığını, Kur’an dan öğrendiğimden beri, artık insanların yaptığı hiçbir şeye şaşırmıyorum. Allah yarattığı kullarının özelliklerini sayarken, zayıf yaratıldığını söyler. Tabi bu zayıflık nefisle alakalı. Aceleci tabiatta yaratıldığından bahseder. Benim çok dikkatimi çeken bir diğer özelliği de, tartışmaya meyilli yaratılmış olduğudur. Bu özelliklerin bir tanesi eğer ağır basıp, aklın, düşüncenin üzerini örttüğünde ise, o kişinin neler söyleyeceğini, nasıl bir tavır içinde olacağını, inanın tahmin etmemiz mümkün değildir.   Sayın Mehmet Okuyan Hocanın konuşmalarını, elimden geldiğince dinlemeye çalışırım. Düşüncelerine kısmen katılırım. Katıldığım ve önemsediğim konu ise izleyenlerini, okurlarını Kur’an ı anlayarak okumaya ve üzerinde düşünmeye davet etmesi, Kur’an ın anlaşılır olduğunu söylemesi, beni memnun eden en önemli özelliğiydi.    Her ne olduysa, Sayın Okuyan ın, daha önce söylediklerine çok pişman olmuş bir şekilde yaptığı konuşmasını dinleyince, İslam ı beşeri yani bir kişinin sözleriyle, düşünceleriyle yaşamanın, ne derece tehlikeli olduğuna bir kez daha şahit oldum. Sayın Okuyan ın konuşmasından bir bölüm yazıyorum, daha sonrada üzerinde birlikte düşünelim.   “Meal çok kuru bir okumadır. Meal sadece okumaya başlamadır, mealle kesinlikle olmaz. Mealle sadece okumaya başlanılır. Otuz senedir meal okuyun okuyun diye bağırıyoruz,  YANLIŞ MI YAPTIK DİYE DÜŞÜNÜYORUM ZAMAN ZAMAN.   Adam eline alıyor meali, cüretkâr bir şekilde savurup duruyor. Mealde şöyle okudum diyor , Kur’an dan ben böyle anlıyorum diyor, NE KADAR CESURSUN. KUR’AN DAN MALUMAT SAHİBİ OLABİLİRSİN MEAL OKUYARAK. AMA KUR&rsqu... Devamı

MUHKEM AYETLERİN BATINİ, GİZLİ ANLAMLARI DA VAR MIDIR?

2017-08-26 10:35:00
MUHKEM AYETLERİN BATINİ, GİZLİ ANLAMLARI DA VAR MIDIR? |  görsel 1

Bir makale yayınlamıştım, GERÇEKLERİ ARIYORSAK, ÖNCE YÖNÜMÜZÜ KUR’AN A DÖNMELİYİZ başlığıyla. Bu makaleyi yazmama neden olan kardeşimiz, kendi sözlerine, düşüncesine binaen yazımı yazdığım için olsa gerek, kendi sitesinde, Hodri meydan başlıklı bir yazıyla bana bir soru sorarak,  Allah ın gönderdiği muhkem ayetlerin hepsini, bizlerin anlamamızın mümkün olmadığını, yani açık olmadığını kanıtlamaya çalışmış, anladığım kadarıyla.   Üzerinde dikkatle düşünmenizi istediğim ise,  Kur’an da ki muhkem ayetlerin, açık, anlaşılır, nice örneklerle verdik ki anlayasınız diyen ben değilim, bizzat Kur’an yani Rabbimiz.  Aslında bana karşı sorduğu sorunun muhatabı aslında ben değilim, direk Rabbimiz.  Değerli arkadaşımızda, sebebini hala anlayamadığım bir düşünceyle, Allah açık, anlaşılır dediği halde, bunun neden tersini kanıtlamaya çalıştığını anlamakta güçlük çektiğimdir. Bakın Allah, bizlerin sorumlu olduğu ayetler için neler söylüyor ve bilgi veriyor.   “Kur’an ı, düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık.( Kamer 22)  Andolsun ki biz size (gerekeni) açık açık bildiren ayetler indirdik. (nur 34) İlim üzere açıkladığımız bir kitap getirdik. (Araf 52) Kesin bir delil geldi ve size apaçık bir nur indirdik. (nisa 174) Hakka dönsünler diye, işte ayetleri böylece AYRI AYRI AÇIKLIYORUZ. (Araf 174)”   Daha birçok örnek verebiliriz, sorumlu olduğumuz muhkem ayetlerin anlaşılabileceğine dair. Kur’an ın muhkem ayetlerinin, anlaşılsın ve ibret alınsın diye anlaşılır bir şekilde açıklandığını tekrar ediyorum, ben söylemiyorum, lütfen dikkat, ALLAH SÖYLÜYOR KUR’AN D... Devamı

GERÇEKLERİ ARIYORSAK, ÖNCE YÖNÜMÜZÜ KUR'AN A DÖNMELİYİZ.

2017-08-24 10:23:00
GERÇEKLERİ ARIYORSAK, ÖNCE YÖNÜMÜZÜ KURAN A DÖNMELİYİZ. |  görsel 1

Bizler Kur’an ı anlamaya, İslam ı yaşamaya çalışırken, doğru bir yöntem kullanmıyorsak, büyük yanlışlar yapmamız kaçınılmaz olur. ÖNCE YÖNÜMÜZÜ KUR’AN A DÖNMELİYİZ. HEM DİNİMİZİ YAŞARKEN, HEMDE KUR’AN I ANLAMAYA ÇALIŞIRKEN, REFERANSIMIZ YALNIZ KUR’AN OLMALIDIR. ÇÜNKÜ ALLAH IN ELÇİSİNİNDE REFERANSI, ÜMMETİNE HÜKMETTİĞİ REHBER, YALNIZ KUR’AN DI. Bu durumda bizlerin farklı kaynakları referans almamız, nasıl mümkün olur? Bazı kardeşlerimizle tartışırken öyle cevaplar veriyorlar ki, yanlış inançlarına delil bulmak adına, Kur’an ın uyarılarından çok uzak, aklın-mantığın kabul etmeyeceği cevaplar alıyorum. Kur’an ın hiç bahsetmediği bir konuda, tedirgin olduğu ama nefsini memnun etmek için olsa gerek, bakın bana nasıl bir cevap vermiş bir kardeşimiz. Üzerinde birlikte düşünelim.    “Kur'an'da bazı şeyleri biliyoruz, bazı şeyleri bilmiyoruz. Bazı şeyleri de yanlış biliyoruz. BAZI ŞEYLERİ DE, ANLAMLANDIRAMIYORUZ.”    Bu söyledikleri konu, hatırlatmak isterim MUHKEM, yani bizlerin dinen sorumlu olduğumuz, dinin anası temeli olan ayetler için verilmiş bir cevap. Çünkü müteşabih ayetler konusu çok farklı. Kur’an da açıklanan ve sorumlu olduğumuz ayetlere Allah, MUHKEM ayetler diyor. Bu ayetlerinde arkadaşımızın söylediği gibi, bazılarını anlamamız mümkün değildir, asla diyemeyiz. Çünkü Allah bu ayetlere açık ve anlaşılır diyor. Anlam veremediğimiz ve zamanla ilim ve araştırmalarla ortaya çıkacak ayetler, Müteşabih ayetlerdir ki bu ayetler zaten din ve iman konularının dışındadır. Anlayamayacağımız bir hükümden zaten, sorumlu olmamız mümkün değildir.   Allah bizleri sorumlu tutac... Devamı