SAY. MEHMET OKUYANIN, ANA DİLDE İBADET KONUSUNDAKİ DÜŞÜNCELERİ.

2017-05-28 12:26:00
SAY. MEHMET OKUYANIN, ANA DİLDE İBADET KONUSUNDAKİ DÜŞÜNCELERİ. |  görsel 1

SAYIN MEHMET OKUYANIN, ANA DİLDE İBADET KONUSUNDAKİ DÜŞÜNCELERİ.   Sayın Mehmet Okuyan, ana dilde namaz kılabilir miyiz sorusuna, bir cevap vermiş. Sayın Okuyanı çok takdir eder ve saygı duyarım. Çünkü İslam a sokulan batıl inançların, birçoğunu gündeme getirip, Kur’an ile toplumu uyarmış ve gerçeklerin ortaya çıkmasına vesile olmuştur.   Gelelim Ana dilde ibadet yapabilir miyiz konusundaki düşüncesine. Bu konudaki düşüncelerini aktarmadan önce, şunu söylemek isterim. Bir konunun, din adına meşru yada yasak olup olmayacağına, hükmeden yalnız Allah dır. Eğer Allah ın bu konuda açık hükmü yoksa bu konu hakkında söylediklerimiz, Allah ın emri değil, ancak kendi düşüncelerimiz olmaktan öte gidemez. Sayın Mehmet Okuyan, farklı bir konuşmasında, şu cümlelerle başlıyordu.” “Namaz kılarken bile, namazda okuduklarını anlamayan bir ibadet anlayışımız oluştu.” Bakalım bahse konu konuşmasında, aynı konuyla ilgili neler söylüyor.   “Bana Fatihanın tercümesini yap bakalım, yapamıyor. Nasıl tercüme ediyor. Hamd âlemlerin Rabbi Allah a mahsustur. O Rahmandır Rahimdir. Din gününün sahibidir. Ne oldu şimdi tercüme mi oldu. Hamd Arapça, âlem Arapça, Rab Arapça, Allah Arapça, Rahman Arapça, Rahim Arapça, din Arapça, bir gün Türkçe. Tercüme mi oldu şimdi. Bunu böyle zorlamak yerine, BU ARAPÇA METİN, ÖNEMLİ BİR KOD TUR. Allah bu hakikatleri bize emrettiği bu buyrukları, BU LAFIZLARLA BİZE ÖĞRETTİ.  Biz bu lafızları öteleyerek, erteleyerek önemsemeyerek, maksuda erişemeyiz. Bunu soran kardeşimize şunu söyleyeyim. SİZ BU ARAPÇA KALIPLARI NAMAZINIZDA OKUYUN, O ARADA DA ANLAMI... Devamı

KUR'AN NEDEN ARAPÇA İNDİRİLMİŞTİR. ZUHRUF 2-3, FUSSİLET 44. AYET

2017-05-26 20:16:00
KURAN NEDEN ARAPÇA İNDİRİLMİŞTİR. ZUHRUF 2-3, FUSSİLET 44. AYET |  görsel 1

KUR'AN NEDEN ARAPÇA İNDİRİLMİŞTİR. ZUHRUF 2-3, FUSSİLET 44. AYETLER.     Bizler İslam ı yaşarken, gelenek ve beşeri fıkıh inancının o kadar etkisinde kalıyoruz ki, Allah ın ayetlerini bile görmezden gelebiliyoruz. İslam dininde, ruhban sınıfının olmadığını söyleyen Kur’an a inat, bizler kendi ellerimizle yarattığımız ruhban sınıfının, kurallarına göre yaşıyoruz İslam ı. Çünkü bu kişiler Kur’an ile bizlerin aramıza girip, Kur’an gerçeklerini bizlerden gizlediler.    Allah Kur’an ı elçisine tebliğ görevini verdikten sonra, çok dikkat çekici uyarılarda bulunmuştur. Rad suresin 40. ayetinde “SENİN GÖREVİN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR. HESAP GÖRMEK İSE BİZE AİTTİR.” Der. Daha da dikkat çekici olanı ise,  Müddesir 11. ayetinde Allah elçisine seslenerek bakın ne diyor. “BENİ, YARATTIĞIM KİŞİYLE BAŞ BAŞA BIRAK.” Ne dersiniz, Allah ın bu uyarılarından dersler aldık mı? Yoksa Allah, elçisinin bile kuluyla arasında olamayacağını ve Allah bizzat kuluyla baş başa kalması gerektiğini anlatıyorsa bizlere, acaba bu gerçeği hayatımıza geçirebildik mi, anlayabildik mi, YOKSA ALLAH İLE ARAMIZA, ŞEFAATÇİLER Mİ SOKTUK.   Arapçayı kutsal bir dil ilan edip, Allah böyle bir bilgi vermediği halde, cennet lisanının bile Arapça olduğunu söyleyebildiler. ALLAH IN MESAJLARINI, UYARILARINI ANLADIĞIMIZ DİLDEN OKUMAMIZI ENGELLEDİLER. Kur’an ın başka dillere tam olarak çevrilemeyeceğini, kelimelerin, ayetlerin çok daha farklı anlamalara geldiğini söyleyerek, bu toplumu korkuttular, tedirgin ettiler. Hâlbuki Allah, Kur’an ın neden Arapça indirildiğini açıklamış ve bizleri bilgilendirmişti. Bakın Allah ayetinde, bu konuda bizlere anlatılanları yalanlayarak, ne ... Devamı

SAYIN NİHAT HATİPOĞLUNUN, İSLAM I ANLAMA YÖNTEMİ.

2017-05-23 11:06:00
SAYIN NİHAT HATİPOĞLUNUN, İSLAM I ANLAMA YÖNTEMİ. |  görsel 1

Sayın Nihat Hatipoğlu, yazılarını yazdığı gazetenin köşesinde, günümüz İslam batağının acıklı halini savunmak ve topluma anlattığı rivayetleri, doğruluğundan asla emin olamayacağımız sözleri, bilgileri aklamak adına bir makale yazmış. Bu makaleden alıntılar yaparak, sizleri konu hakkında düşünmeye davet etmek istiyorum.    “Önümüzdeki yıllarda radikal oluşumları tetikleyecek ve İslam âlemindeki ayrışmayı daha da derinleştirecek din merkezli projeler hız kazanacaktır. Bu projelerin Müslüman halkın geneline etkisi cılız olacaktır belki ama dinden rahatsız olup dine karşı dini kullanan Müslüman görünen kitle ile oryantalizmin maşası olan bazı kesimlerde etki bırakacağı kesindir.”   Sayın Hatipoğlu, İslam toplumunda bazı oluşumların hareketinden bahsediyor. Bu oluşumların, dinde olan ayrışmayı daha da derinleştireceği uyarısını yapıyor. İlginç olan bu tür bahsettiği oluşumların, ayrışmayı derinleştirecek olduğunu söylemesidir. Peki, bu proje neymiş, burası çok önemli, gerçekten ayrışmayı mı sağlıyor, yoksa bölünmüşlüğü birleştirme, tek bir kitap altında buluşmaya mı davet ediyor. Çünkü bu kişilerin Müslüman görünüp, dini kullandıklarından bahsediyor. Burası önemli. Sayın Hatipoğlu, karşı olduğu projenin ana başlıklarını sayıyor ve kendi düşüncesi doğrultusunda, bu projenin İslam düşmanları tarafından oluşturulmak istendiğinden bahsediyor. Başlıkları yazalım önce.   1. Kur’an İslam ı. 2. Peygambersiz İslam projesi. 3. Hadisleri uydurma projesi. 4. Mezhep düşmanlığı projesi.  5. Tasavvuf düşmanlığı projesi.    Şimdide konuları açalım, acaba bu projeler gerçekten Allah ın emirlerine muhalif sözleri, düşüncelerimi içeriyor. Eğer Kur... Devamı

SAY. M. İSLAMOĞLUNUN, KUR'AN A BAKIŞINDAKİ FARKLILIKLAR VE FARKL

2017-05-20 09:42:00
SAY. M. İSLAMOĞLUNUN, KURAN A BAKIŞINDAKİ FARKLILIKLAR VE FARKL |  görsel 1

SAYIN M. İSLAMOĞLUNUN, KUR'AN A BAKIŞINDAKİ FARKLILIKLAR VE FARKLI SONUÇLARI.   Sayın Mustafa İslamoğlu nun, bir konuşmasını izledim. Kur’an hakkında çok doğru bilgiler veriyordu. Bu konuşmasından bazı alıntılar yapmak ve daha sonra üzerinde birlikte sizleri düşünmeye davet etmek ediyorum. Bakın Sayın İslamoğlu neler söylüyor Kur’an ile ilgili.   “ Biz Kur’an ı anlayamayız demek, 1-Allah a iftiradır. ZİRA ALLAH BU KİTABI AÇIK VE ANLAŞILIR KILDIM DEDİĞİ HALDE, MUBİN KİTAP DEDİĞİ HALDE, O diyor ki hayır, senin kitabın açık ve anlaşılır değil ben anlayamam. 2-Allah a, hem anlaşılmayan mesaj gönderip, hem de hesap sormuş demektir.    Hem anlaşılmayan bir mesaj gönderecek, hem de niye anlamadınız diye hesap soracak, olur mu böyle bir şey. 3-Kur’an ile İslam ın hattına geçmektir. Neden, Kur’an ın hakkı onu yaşamaktır. ANLAYAMADIĞINIZ BİR ŞEYİ YAŞAYAMAZSINIZ. Önce anlarsınız sonra yaşarsınız. Yaşamanın şartı onu anlamaktır.    Biz Kur’an ı anlayamayız diyenler, yaşamak istemeyenlerdir. O zaman neyi yaşıyorlar bunlar, üstelikte iyi dindar olduklarını söylüyorlar. SIKINTI ORADA. KUR’AN ANLAŞILDIĞI ANDA, YAŞADIKLARI DİNİN BU DİN OLMADIĞI, İNDİRİLEN DİN OLMADIĞI ORTAYA ÇIKACAK. Sıkıntı orada. Yani foya ortaya çıkacak.    KUR’AN HERKES TARAFINDAN ANLAŞILABİLİR KABUL ETTİĞİ ANDA, KENDİSİ ARACILIK YAPAMAYACAK. Aracılık yapmaktan mütevellit aldığı komisyonu alamayacak. Maddi ya da manevi. O saltanatı süremeyecek. Elaleme tepeden bakamayacak. Binlerce insanı köle gibi çalıştıramayacak. Elini öptüremeyecek. İnsanları sıraya dizemeyecek. Yani tezgâh gidecek. Onun içinde Kur’an anlaşılmaz.    Yani Allah ın kitabıyla yüz yüze gelme ey Müslüman. Niye biz... Devamı

BAŞÖRTÜSÜNE KUR'AN DAN DEĞİL, FARKLI KAYNAKLARDAN DELİL ARAY

2017-05-12 11:48:00
BAŞÖRTÜSÜNE KUR'AN DAN DEĞİL, FARKLI KAYNAKLARDAN DELİL ARAY |  görsel 1

Başörtüsü konusunda, birçok makale yazdım. Bu konuda şahsi ya da beşeri düşüncelere değil, Kur’an ın öğretisine, anlatım şekline, uyarıcı ayetlerini dikkate alarak, bu konuyu anlamaya ve anlatmaya çaba gösterdim. Başörtüsünün Allah emri olduğunu ısrarla savunan kardeşlerimiz, Kur’an ın evrenselliğini, yalnız Arapların sorunlarına çözüm olarak değil, binlerce yıl sonraki toplumların dertlerine de deva olacak şekilde gönderildiği gerçeğini, ne yazık ki fark edemediklerini üzüntüyle görüyorum.   Bir kardeşimiz, başörtüsünün Allah emri olduğunu, kendisinin Kur’an a ve İslam a bakış açısından yola çıkarak anlatmaya çalışmış. Yazısından önemli gördüğüm bölümleri alıntı yaparak, bu konu hakkında İslam a, kendi bakış açısını sizlere nakletmek ve sizleri de bu konu üzerinde düşünmeye davet etmek istiyorum.    “Yazımızın amacı, Kur’an’da başörtüsünü ispatlamaya çalışmak değil, bu tartışmalarda yapılan yöntem yanlışlığına dikkat çekmeye çalışmak, Kur’an’ın bizlere dair olan mesajının anlaşılmasında nasıl bir yol izlenerek, daha sağlıklı bir çıkarım yapılabileceği üzerinde olacaktır.   Kur’an’da başörtüsü yoktur şeklinde yapılan bir iddia, öncelikle bir konuda kesin bir hüküm vermek anlamına geleceğinden ötürü, bu tür kesin iddialar ile bu konuya yaklaşılmaması, doğru düşünmenin ilk basamağı olacağını düşünmekteyiz. Kur’an okuduğunu iddia eden kimselerin, Kur’an hakkında konuşurken, herhangi bir konuda kesin hüküm vermeye soyunmaya dikkat etmesi önemli bir konudur.”   Değerli kardeşimi... Devamı

ALLAH IN AFFETMESİ, ŞEFAATİ KONUSUNU NASIL ANLAMALIYIZ.

2017-04-26 19:05:00
ALLAH IN AFFETMESİ, ŞEFAATİ KONUSUNU NASIL ANLAMALIYIZ. |  görsel 1

Günümüzde halk arasında, çok konuşulan hatta tartışılan bir konu vardır. “ALLAH KUL HAKKINI AFFETMEZ”. Bazı kişilerde, Allah ın Kur’an da böyle bir hükmü yok, Allah bana şirk koşmadığınız sürece, affetmeyeceğim günah yoktur, şeklinde cevap verirler. Bu karşılıklı düşünceden yola çıkarsak, Allah kendisine yapılan suçu affetmiyor ama insanların birbirlerine yaptıkları adaletsizlikleri affedebiliyor, gibi bir sonuç çıkar ki, buda bizleri yanlışa götürür. Bu konu üzerinde düşünmeye başlamadan önce, sizlere hatırlatmak istediğim bir ayet var.   Nisa 31: Eğer YASAKLANDIĞINIZ BÜYÜK GÜNAHLARDAN KAÇINIRSANIZ, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi şerefli bir yere sokarız. (Diyanet vakfı meali)   Peki, bu büyük günahlar neler olabilir sizce. Eğer bizler nefislerimizin esiri olmadan, bunların ayrımını doğru yaparsak, Allah elbette çok bağışlayıcıdır, günahlarımızın bir kısmını, belki de hepsini affedecektir. TABİ İŞLEDİĞİMİZ ONCA GÜNAHLARIN, HİÇBİRİNİN KARŞILIĞINI GÖRMEDEN AFFEDİLEREK, CENNETE GİDECEĞİMİZİ ZANNETMEYELİM.    Şura 42: Ancak insanlara ZULMEDENLERE VE YERYÜZÜNDE HAKSIZ YERE TAŞKINLIK EDENLERE ceza vardır. İşte acıklı azap bunlaradır. (Diyanet vakfı meali)   İnsan 31: O, dilediği kimseyi rahmetine sokar. ZALİMLERE İSE ELEM DOLU BİR AZAP HAZIRLAMIŞTIR. (Diyanet meali)   Rum 57: O gün ZULMEDENLERE MAZERETLERİ FAYDA SAĞLAMAZ, Allah’ı razı edecek amelleri işleme istekleri de kabul edilmez. (Diyanet meali)   Nisa 168: Muhakkak Allah, İNKÂR EDENLERİ VE ZULMEDENLERİ NE BAĞIŞLAR, ne de doğru bir yola eriştirir. (Elmalı meali)   Nisa 48: Allah, KENDİSİNE ORTAK KOŞULMASINI ASLA BAĞIŞLAMAZ; BUNDAN BAŞKASINI, (GÜNAHLA... Devamı

HAC SURESİ 47, ZÜMER SURESİ 42. AYETLERİN, ÖLÜM VE RÜYA İLİŞKİSİ

2017-04-05 10:40:00
HAC SURESİ 47, ZÜMER SURESİ 42. AYETLERİN, ÖLÜM VE RÜYA İLİŞKİSİ |  görsel 1

HAC SURESİ 47, ZÜMER SURESİ 42. AYETLERİN, ÖLÜM VE RÜYA İLİŞKİSİ.   Kur’an bizlere birçok konuda bilgiler verir ve bizlerin düşünmesini ister. Tabi bizler Kur’an ın verdiği bilgilerle yetinmediğimiz içinde, öyle yanlış ve emin olamadığımız bilgilere de inanırız ki, Kur’an bunların hiç birisini onaylamaz. Ama Kur’an ın onaylamaması, bizleri her nedense çok fazla tedirgin etmez. Halbuki Allah bizleri bu konuda uyarıp, sakın Kur’an ın sınırlarını aşmayın, Kur’an ın ipine sarılın, çünkü sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum diye uyarmıştır.   Bu makalemde sizleri, düşünmeye davet etmek istediğim iki ayet olacak. Lütfen bu iki ayet üzerinde birlikte dikkatle düşünelim.    Hac 47: Bir de senden acele azap istiyorlar. Hâlbuki Allah asla va’dinden caymaz. ŞÜPHESİZ RABBİNİN NEZDİNDE BİR GÜN, SİZİN SAYDIĞINIZ BİN YIL GİBİDİR. (Diyanet meali)   Zümer 42: Allah, öleceklerin ölümleri anında, ölmeyeceklerin de uykuları esnasında ruhlarını alır. ÖLMELERİNE HÜKMETTİĞİ KİMSELERİNKİNİ TUTAR, DİĞERLERİNİ BİR SÜREYE KADAR SALIVERİR. Doğrusu bunda düşünen kimseler için dersler vardır. (Diyanet meali)   Hac suresi 47. ayette Allah bizlere, çok önemli ve dikkat çekici bir bilgi veriyor ve diyor ki, SİZİN YAŞADIĞINIZ DÜNYADA GEÇEN BİN YILINIZ, BENİM KATIMDA BİR GÜN GİBİDİR. Çok dikkat çekici ve önemli bir bilgi. Demek ki Allah ın katında geçen zaman dilimi ile bizlerin yaşadığı dünyada geçen zamanın akışı, düşünemeyeceğimiz kadar farklı.    Şöyle söylediğimizde yanlış düşünmemiş oluruz. Peygamberimizin yaşadığı dönem, Allah ın katında yaklaşık bir buçuk gü... Devamı

ZÜMER SURESİ 65. EĞER ORTAK KOŞARSAN, BÜTÜN YAPTIKLARIN BOŞA GİD

2017-04-01 11:39:00
ZÜMER SURESİ 65. EĞER ORTAK KOŞARSAN, BÜTÜN YAPTIKLARIN BOŞA GİD |  görsel 1

ZÜMER SÜRESİ 65. AYET. EĞER ORTAK KOŞARSAN, BÜTÜN YAPTIKLARIN BOŞA GİDER.   Bu yazımda sizleri düşünmeye davet istediğim ayet, Zümer suresi 65. ayet olacaktır. Allah bu ayette bizlerin öyle bir dikkatini çekiyor ve bana şirk yani ortak koşarsan, BÜTÜN YAPTIKLARIN BOŞA GİDER DİYOR. Sizce bizleri yaratan Rabbimizin, bu uyarısını dikkatle düşünerek, bu hataya düşmememiz gerekmez mi?    Bu hatayı bizlerinde yapmaması için, önce şirk koşma yani ALLAH A ORTAK KOŞMA sözünden, Yaradan neyi kast ediyor, onu Kur’an dan doğru anlayalım ki, aynı hataya bizlerde düşmeyelim. Eğer düşmüşsek, hemen vazgeçelim. Kur’an da Allah ın bir uyarısı var ve diyor ki, HİÇ KİMSEYİ HÜKMÜME ORTAK ETMEM. Hatta elçisine de hitaben, tebliğ etmek sana hesap görmek bize düşer, yarattığım kulumla aramdan çekil diye uyarır. Acaba bizler Allah ın bu uyarısından haberdar mıyız ve bu uyarılarla Allah bizlere ne anlatıyor, biliyor muyuz?    Allah a ortak koşmak, ya da şirk koşmak ne anlama geliyor. Bu konuyu ayetlerle anlamaya çalışalım. Çünkü bu hatayı Rabbimiz, DİKKATLİ OLUN AFFETMEM DİYOR.    Zümer 65: Oysa sana ve senden önceki peygamberlere şöyle vahyedildi: “EĞER ORTAK KOŞARSAN KESİNLİKLE BÜTÜN YAPTIKLARIN BOŞA GİDER ve iflas edenlerden olursun. ( Bayraktar Bayraklı meali)   Ayette geçen Allah a ortak koşmak, şirk koşmak anlamındadır. Dikkat ederseniz Allah tüm peygamberlere aynı ikazı yaptığını ve ümmetine söyle, Allah a ortak koşar yani Allah ın dinde ortağı gibi kabul ettiğin, kişiler ortaya sürerseniz, onları kutsallaştırırsanız, yaptığınız bütün ibadetler, güzel şeyler boşa gider diyor. Bakın bu kısmı ç... Devamı

KUR'AN IN BİZLERE İNDİRİLME AMACINI DOĞRU ANLAMALIYIZ.

2017-03-28 17:21:00
KURAN IN BİZLERE İNDİRİLME AMACINI DOĞRU ANLAMALIYIZ. |  görsel 1

Biz Müslümanlar olarak acaba, Kur’an ı gereği gibi tanıyor muyuz? Kur’an ın indirilme amacını biliyor muyuz, burası çok önemli. Eğer bunun farkında değilsek, ondan gereği gibi faydalanmamızda mümkün olmayacaktır. Bir okurum bana şöyle bir soru sormuş, aslında bu soru, bizlerin Kur’an gerçeklerini anlamadığımızı ve bizlerin Kur’an dan gereği gibi faydalanamadığımızı gösteriyor.   “Allah Kur'an ı düşüne düşüne okuyun diyor ama meali düşüne düşüne okuyun demiyor, yanlış mı anlıyorum acaba.”   Bunu söyleyebiliyor ya da düşünebiliyorsak, bizler Kur’an ın ne olduğunu bilmiyoruz ve indiriliş sebebini de anlamamışız demektir. Allah Kur’an ı neden Arapça indirdiğini anlatırken, siz Arap bir toplumsunuz, onun için Arap bir peygamber ve sizin dilinizden bir rehber Kur’an gönderdim diyor. Açıklamasını da yaparken, böyle indirmemizin nedeni anlayasınız ve üzerinde düşünmeniz içindir diyor. Konuyu Allah kullarının daha iyi anlayabilmesi içinde, daha da net bir açıklama yaparak, eğer anladığınız dilden Kur’an ı göndermemiş olsaydım, Arap bir topluma, başka dilde bir Kur’an mı gönderdin diye itiraz ederdiniz diye de açıklama yapıyor. Bu bilgileri Kur’an dan öğrenen bir Müslüman, sizce bana sorulan bu soruyu sorması normal mi? Yorum sizlerin.   Kur’an dendiğinde, aklımıza ne gelmelidir. Sanırım aklımıza gelmesi gereken, bizlerin sorumlu olduğu Allah ın hükümleri, yerine getirmemiz gereken kuralların açıklandığı, bir rehber kitap olduğu aklımıza gelir. Örneğin şunu söyleyebilir miyiz; Bu emirleri Türkçe tebliğ alamayız, özellikle Arapların tebliğ aldığı gibi Arapça tebliğ almalıyız, diyen var mı aramızda? Eğer ev... Devamı

NAMAZ KILAMAYACAĞIMIZ VAKİTLER VAR MIDIR? KERAHAT VAKTİ ZAMANI.

2017-03-17 18:30:00
NAMAZ KILAMAYACAĞIMIZ VAKİTLER VAR MIDIR? KERAHAT VAKTİ ZAMANI. |  görsel 1

İslam ı Kur’an dan uzak, öyle yanlış bilgiler ışığında yaşıyoruz ki, doğruluğunu hiç araştırma gereği  bile duymuyoruz.  Yanlış, hurafe ve batıl bilgiler, doğru ve kabul görür olmuş ne yazık ki İslam toplumunda. Yaptığımız yanlışlara bu makalemde bir örnek vermek istiyorum. Mezheplerin beşeri öğretisi olan rivayetlerin oluşturduğu FIKIH inancında, şöyle bir inanç vardır.   ŞU ÜÇ VAKİTTE NAMAZ KILINAMAZ.   (1. Güneş doğarken, güneşin doğmaya başlamasından itibaren yaklaşık 45 dakika geçinceye kadar olan süre içinde.   2. Güneş zevalde iken, yani güneş tam tepe noktasına gelip, henüz batı tarafına geçmeden.    3. Güneş batarken, güneşin batma zamanından yaklaşık 45 dakika öncesinden güneş batana kadar.   Bu üç vakitte farz, vacip, nafile hiçbir namaz kılınamayacağı gibi, geçmiş namazların kazası da kılınamaz. Sadece o günün ikindi namazının farzı kılınmamış ise güneş batarken de kılınabilir.)   Sizlere şöyle bir soru sorsam ve desem ki, Allah ın Kur’an da bahsetmediği, yasaklamadığı bu konuda, peygamberimiz yasak getirmiş olabilir mi? Allah ın elçisinin, böyle bir yetkisi var mı? Hatırlayınız lütfen, Yaradan biz Kur’an da hiçbir eksik bırakmadık, her şeyden nice örnekleri değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız, Allah hükmüne hiç kimseyi ortak etmez, sizleri Kur’an dan hesaba çekeceğim diyecek, daha sonrada namaz gibi önemli bir konuda, bu vakitlerde namaz  kılamayacağımızdan sorumlu tutulacağız, öyle mi dostlar?  Peki, güneşin doğuşu ve batışının, hatta güneşin tepe noktasında oluşunun, namaz kılmamıza nasıl bir zararı olabilir. BU SORUMUZA KENDİ NEFSİMİZDE CEVAP ARARKEN, EĞER AKIL, KUR’AN V... Devamı

KUR'AN GERÇEKLERİNİ, İNATLA GÖRMEK İSTEMEYENLERE.

2017-03-12 16:04:00
KURAN GERÇEKLERİNİ, İNATLA GÖRMEK İSTEMEYENLERE. |  görsel 1

Günümüzde bizlerin yaşadığı İslam a baktığımızda, Kur’an ile tam bir paralellik asla göremiyoruz. Allah ın Kur’an da emrettiklerini, pratik hayatta bazı konularda beşerin FIKIH öğretisi, tam tersini öğretiyor topluma. Toplumun Kur’an ile bağı kesildiği içinde, ne yaparsanız yapın, istediğiniz kadar Kur’an ile uyarın, söyledikleri tek şey var. “YÜZLERCE YIL ÖNCESİNDEN, BİZLERE DİNİ ANLATAN MÜÇTEHİT LER, KUR’AN I TAM ANLAYAMAMIŞTA, SİZLER Mİ GÜNÜMÜZDE ANLAYACAKSINIZ” Bu sözlere söyleyecek çok söz vardır ve bu konuda Kur’an da uyarıyor ve diyor ki, “Ya onların ataları, hiçbir şey bilmeyen ve doğru yolu bulamayan kimseler ise?”   Aynen bunu söylüyorlar ve apaçık Allah ın ayetleri dururken, beşerin sözleri olan FIKIH inancına kuşku duymadan inanmakta ısrar edebiliyoruz. Müçtehit i bakın nasıl tarif ediyorlar.   “Müçtehit; KUR'AN'IN SIRLARINI HAKKIYLA BİLEN, içtihat yapabilen, İslâmî ilimlerin bütün hükümlerinde otorite olan her fıkıh bilginidir. Bu zâtlar âyet ve hadislerin sırlarını bilme yeteneğine sahip seçkin insanlardır. Aklî ve naklî ilimlerin derinliklerine dalmış, keşfettikleri çeşitli cevherleri Müslümanların istifadesine sunmuşlardır.”   Kur’an ın muhkem ayetlerini, herkesin anlayamayacağına, bazı özel kişilerin anlayacağına inandığımız taktirde, Kur’an dan yüzlerce ayetin üstünü örtmüş ve inkar etmiş durumuna düşeriz. Kur’an ın anası, temeli olan MUHKEM ayetlerin, herkes tarafından anlaşılacağını, Allah yemin ederek söylüyor ve diyor ki; Yemin olsun ki bu kitabı sizler için kolaylaştırdık, öğüt alan yok mudur?  Bu ... Devamı