BİZLER YOKSA İNKARCI MÜSLÜMANLARDAN OLMAYALIM?

2015-09-02 15:28:00
 
Bizler Yoksa İnkarcı Müslümanlardan Olmayalım.
 
Bizler Yoksa İnkarcı Müslümanlardan Olmayalım.
 

 

 
Bu yazımda sizleri, öyle bir konuda düşünmeye davet etmek istiyorum ki, belki de aklınıza hiç gelmemiştir. Sizlere sorsam ve desem ki, BİZLER YOKSA KÂFİRLEŞMENİN YOLUNDA, İNKÂRCI MÜSLÜMANLARDAN OLMAYALIM. Ne dersiniz çok ağır bir itham mı? Gelin bunu birlikte, Kur’an ın ışığında anlamaya çalışalım.
 
Kur’an kâfir ve inkârcı sözlerini, Allah a ve elçisine hiç iman etmeyenler için kullandığı gibi, Kur’an ın hükümlerinden bir tanesini bile göz ardı ederek, üstünü örterek hayatına geçirmeyenlere, İNKÂRCI VE KÂFİR OLDULAR DER.
 
Örneğin Sad suresi 74. ayetinde Allah, İblisin Âdeme secde etmesine karşı çıktığı için inkârcı, kâfirlerden olduğunun örneğini verir. Maide suresi 17. ayetinde Hıristiyanların yaptığı bir yanlışı örnek verir ve  şüphesiz Allah Meryem oğlu Mesih tir diyenler, and olsun kafir olmuşlardır diyerek, aslında iman ettim demekle, işin bitmeyeceğini, dinin bir bütün olduğunu, kurallarına tamamen uyulması gerektiğini anlatır bizlere. Bakın bu konuda da bizleri nasıl uyarır.
 
Ali İmran 90: İNANDIKTAN SONRA KÂFİRLİĞE SAPIP, SONRA İNKÂRCILIKTA DAHA DA İLERİ GİDENLERİN tevbeleri asla kabul edilmeyecektir. Ve işte onlar, sapıkların ta kendisidirler. (Diyanet vakfı meali)
 
Bu ayetten acaba Allah, hangi konulardan bahsediyor olabilir. İnandıktan sonra, kâfirliğe sapmak ne demek? Yazımızın başında verdiğimiz örneklerde olduğu gibi, Allah ın hükümlerine tamamen ters düşen bir şeyi, sırf atalarımızdan bizlere ulaşan bir inancı yaşamak adına, Allah ın ayetlerini görmezden gelerek, inancımızın arasına karıştırırsak bizlerde kâfirlerden, inkârcılardan oluruz. Hemen örnek verelim.
 
Allah Kur’an da birçok ayetinde, şefaat tümden bana aittir, hiçbir şefaatin kabul edilmeyeceği o günden sakının diyor da, hala bizler bu ayetleri görmezden gelerek, Allah ın ayetlerinin tersine inanıp şefaatçiler ediniyorsak, işte bizlerde Allah ın verdiği örneklerden yola çıkarak,  Allah korusun kâfirlerden oluruz.
 
Allah zina, fuhuş yapanın cezasını Kur’an da açıkça belirtmesine rağmen, aslında zinanın cezası recim edilmektir, bu hüküm Kur’an da vardı, fakat o ayetin yazılı olduğu belgeyi keçi yedi ve Kur’an a böylece geçmedi dediğimizde, KÂFİRLERİN BAŞTA GİDENİ OLURUZ.
 
Yine Allah birçok kez, sizlere yemin olsun ki kolaylaştırılmış bir kitap gönderdim ve bu kitapta nice örnekleri değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız dediği halde, bizler eğer Allah ın NURUNUN muhkem ayetleri için, bu kitapta her bilgi yoktur ve Kur’an ı herkes anlayamaz, âlim insanlar anlar dersek, Kur’an a iftira atmış oluruz ve böylece inkârcılar arasına gireriz. Bu örnekleri elbette çoğaltabiliriz. Bakın iman ettiğini söyledikten sonra, bu hataları yapanları nasıl ikaz ediyor Allah
 
Tevbe 66:  Boşuna özür dilemeyin, İMAN ETTİK DEDİKTEN SONRA KÜFRÜNÜZÜ AÇIĞA VURDUNUZ. İçinizden bir kısmını affetsek bile bir kısmını suçlarında ısrar ettikleri için azabımıza uğratacağız. (Elmalı Hamdi meali) 
 
Allah imanın gereklerini yerine getirmeyip, benim emirlerime uymak yerine, hakka batıl karıştırdınız, onun için huzuruma geldikten sonra boşuna özür dilemenizin faydası olmayacaktır diyor ve belki bir kısmınızı bağışlayabilirim, diye şefaat kapısını açık bırakıyor.
 
Gelelim Allah ın bizlerin İslam ı, nasıl yaşamamızı istediği konusuna. Aslında Kur’an ı bir kez anlayarak ve ayetler üzerinde düşünerek okuyan bir insan, Allah ın bizlerden istediği yolun ne olduğunu hemen anlar. Yaradan Zuhruf 44. ayetinde, eğer sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum, Kur’an dan imtihan edeceğim diyorsa, Kur’an ın dışından da herhangi bir konudan sorumlu olduğumuzu söylersek, hakka batıl karıştırmış kafirlerden, inkarcılardan oluruz. Sorumuzun cevabını aslında, bu ayet çok açık veriyor. Günümüz İslam toplumlarında, din adına topluma dayatılan ve hükmedilen, sizce Allah ın emrettiği yol ve yöntem mi?
 
Maide 44: Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler KÂFİRLERİN TA KENDİLERİDİR. (Diyanet meali)
 
Maide 45: Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, ZALİMLERİN TA KENDİLERİDİR. (Diyanet meali)
 
Allah sizlere indirdiğim Kur’an ile Müslümanlara hükmedin emrini veriyor. Peki, günümüzde böylemi yapılıyor? Elbette hayır. Kur’an yüksek bir yere asılıyor ve Allah ın rehberi detay vermeyen bir rehber ilan edilerek, emin olamayacağımız, hatta Kur’an ın tek kelime bile söz etmediği konularla, topluma hükmedilir oldu. İşte bunu yapanlara Allah, KÂFİR VE ZALİM DİYOR.
 
Daha da kötüsü hurafe ve batıl dine sokularak, bunlarda Allah katındandır diyerek, bugün İslam dini yaşanıyor. Allah veliler edinmeyin, güvenilecek yardım istenecek veliniz yalnız benim dediği halde, HALA VELİSİ OLMAYAN CENNETE GİREMEZ DİYORSAK, BİZLER KÂFİRLİĞİN İNKÂRCILIĞIN BAŞTA GİDENİ OLURUZ. 
 
Ne dersiniz bizler Allah ın istediği Müslümanlar olabilir miyiz, yoksa AFFEDİLMESİ MÜMKÜN OLMAYAN, KÂFİRLER MİYİZ? Konuyu daha net anlayabilmemiz için, Rabbimiz bakın iman edenler içinde, batıl inançlarını yaşamaya devam etmeye çalışanları uyarıp, hakkın üstünü örtmeye kalkanları nasıl uyarıyor.
 
Bakara 159–160: İndirdiğimiz açık delilleri ve kitapta İNSANLARA APAÇIK GÖSTERDİĞİMİZ HİDAYET YOLUNU GİZLEYENLERE hem Allah hem de bütün lânet ediciler lânet eder. Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve GERÇEĞİ AÇIKÇA ORTAYA KOYANLAR BAŞKADIR. Zira ben onların tövbelerini kabul ederim. Ben tövbeyi çokça kabul eden ve çokça esirgeyenim. (Diyanet vakfı meali)
 
Bu ayet konumuza, çok net açıklık getiriyor ve diyor ki, Kur’an da apaçık gösterdiğimiz Allah ın yolunu gizleyenler, bu yolun yöntemine kendi nefislerince ilaveler yapanlar, bunlarda Allah katındandır diyerek, Hakkın yolunu kendilerince yönlendirenlere Allah ve diğer lanet ediciler lanet eder diyor. Gerçek apaçık Kur’an dadır diyerek, asla Kur’an ın sınırlarını aşamayacağımız konusunda bizleri uyarıyor. Bizlerin Allah ın bir ayetini dahi göz ardı edemeyeceğimizi, bakın Allah nasıl açıklıyor.
 
Bakara 174: ALLAH'IN İNDİRDİĞİ KİTAPTAN BİR ŞEYİ GÖZ ARDI EDİP SAKLAYANLAR ve onunla değeri az (bir şeyi) satın alanlar; onların yedikleri, karınlarında ateşten başkası değildir. Allah kıyamet günü onlarla konuşmaz ve onları arındırmaz. Ve onlar için acı bir azab vardır. ( Ali Bulaç meali)
 
Bizler ise İslam ı öyle bir yaşıyoruz ki günümüzde, ATEŞİ ELLERİMİZLE DAVET EDİYORUZ. Bugün genel çoğunluğumuzun, Kur’an ın yüzlerce ayetinin günümüzde hükmünün olmadığını, bir kısmının ayetlerle, bir kısmının da hadislerle hükmünün kaldırıldığını, yani nesh edildiğine inanıyoruz. BU KÂFİRLİĞİN, İNKÂRCILIĞIN ALASI DEĞİL DE NEDİR? Yaradan bir ayetinde, siz Kur’an ın bir kısmına inanıp, bir kısmına inanmıyor musunuz dediği halde, bizler bunlara nasıl inanırız. Düşünen, aklını kullanan yok mu? Bizler İslam ı adeta, Allah Kur’an da ne emrediyorsa, tersini yaptığımızın bile farkında değiliz.
 
Ali İmran 105–106: KENDİLERİNE APAÇIK DELİLLER GELDİKTEN SONRA PARÇALANIP AYRILIĞA DÜŞENLER GİBİ OLMAYIN. İşte onlar için büyük bir azap vardır. O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, “İmanınızdan sonra inkâr ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkâr etmenize karşılık azabı tadın” denilir. (Diyanet meali)
 
Allah dinde sakın bölünmeyin, sizlere apaçık delil, kanıt gönderdim, daha önceki toplumların yaptığı yanlışlara düşerek bölünmeyin diyor. Bakın bu uyarıları alan bizler ne diyoruz? “BÖLÜNMEKTE BEREKET VE ZENGİNLİK VARDIR.” Tabi bunları söylediğimiz içinde, ALLAH VE TÜM LANET EDİCİLER BİZLERE LANET EDİYOR.
 
Tüm bunlar yetmiyormuş gibi, birde kendimizi temize çıkartıp, bizler cennete gideceğiz, bilmem kimler cehenneme diyerek, kendimizi avutuyoruz. O gün gelince hep birlikte gerçekleri göreceğiz. Ama genel çoğunluğumuzun O çetin hesap günü, şaşkınlık ve üzüntü içinde kalacakları çok açık. Tüm bunları Kur’an ın uyarılarından anlıyoruz. Peygamberimizin hesap günü söyleyeceği,”ÜMMETİM KUR’AN I DEVRE DIŞI BIRAKTILAR” uyarısı ne yazık ki gerçek oldu.
 
Değerli din kardeşlerim, lütfen artık kendimize gelelim. Hurafe ve batılın yolunu açan bilgilere değil, hakkın yoluna davet eden Kur’an a sarılalım. Yaptığımız bu yanlışlarımızı, en yakınlarımızdan başlayarak anlatalım,  uyaralım ve onları Kur’an a davet edelim. VAKTİMİZ UZUN DEĞİL, BİR NEFES ALACAK KADAR KISA. Ebedi hayatımızı, yalan ve yanlışlara bağlayarak risk etmeyelim. Bunu yaparsak, dönüşü olmayan yola girdiğimizde, hiçbir şansımız olmayacaktır, bunu da unutmayalım.
 
Dilerim bu gerçekleri, imtihanımızı yaşadığımız bu dünyada farkında olan, Allah ın halis kullarından oluruz.
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
http://halukgta.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/index.php
  

3
0
0
Yorum Yaz