NAMAZLARIMIZDA TÜRKÇE AYET OKUYABİLİR MİYİZ?

2015-09-06 13:09:00
Diyanet İşleri başkanlığına, şöyle bir soru sordum; Bizler Kur’an ın Türkçe mealinden, ayetleri namazlarımızda okuyabilir miyiz? Aldığım cevabı sizlerle paylaşıp, üzerinde konuşmak ve birlikte düşünmek istiyorum. Bakın ilk bölümlerinde neler söylemişler. 
  
( Bütün ilahi kitaplar, onları insanlığa tebliğ ile görevlendirilen Peygamberlerin konuştukları dille indirilmişlerdir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a) Arabistan'da Araplar arasında yetiştiği ve Arapça konuştuğu için, O'nun tebliğ ettiği Kuranı Kerim de Arapça olarak indirilmiştir. Ancak Yüce Rabbimiz bütün insanlığa son kitabı ve edebi hitabı olan Kuran-ı Kerim, sadece Araplar ve Arapçayı bilenler için değil, bütün insanları sapıklıklardan korumak, onlara Hakkı ve hakikati öğretmek, hidayet ve gerçek saadet yolunu göstermek için indirilmiştir.)
   
Yukarıdaki açıklama gayet güzel. Allah ın ne söylediğini, nasıl bir insan olmamızı istediğini, ancak sözleri anlamakla gerçekleştirebileceğimiz mantığından hareketle, çok güzel anlatılmış. Yazıya devam edelim, bakalım verilen cevap bu şekliyle mi bitiyor.
 
(Kuran-ı Kerim'in namazda Türkçe tercümesinin okunmasına gelince: Kuran-ı Kerim'de "Kuran'dan kolayınıza geleni okuyun" (Müzzemmil, 73/20) buyrulduğu gibi, Hz. Peygamber (s.a) de bütün namazlarda Kuran-ı Kerim okumuş ve namaz kılmayı iyi bilmeyen bir saha biye namaz kılmayı tarif ederken "...sonra Kuran'dan hafızanda bulunandan kolayına geleni oku." (Müslim, Salat, 45) buyurmuştu. Bu itibarla namazda kıraat yani Kuran okumak, Kitap, Sünnet ve İcma ile sabit bir farzdır. Bilindiği üzere Kuran, Cenab-ı Hakk'ın Hz.Muhammed (s.a)'e Cebrail aracılığı ile indirdiği manaya delalet eden elfazın (nazm-ı münzel'in ) ismidir. Sadece mana olarak değil, Rasulüllah (s.a)'in kalbine elfazı ile indirilmiştir. Bu itibarla bu elfazdan anlaşılan ve başka lafızlarla (sözlerle) ifade edilen mana Kuran değildir. Bu sebepledir ki, tercümesine Kuran denilemeyeceği ve TERCÜMESİNİN KURAN HÜKMÜNDE OLMADIĞI KONUSUNDA İSLAM BİLGİNLERİ GÖRÜŞ BİRLİĞİ İÇİNDEDİR.)
 
Şimdide bu sözleri, günümüzde uyguladığımız şekliyle karşılaştıralım. Daha sonrada yine Kur’an a müracaat edelim, bakalım verilen cevap onunla uyuşuyor mu? Peygamberimizin namazlarında her zaman Kur’an okuduğu bilgisi veriliyor, çok doğru, Allah ta aynen bu emri veriyor, hatta örneği de verilmiş, kolayınıza geleni okuyun diye. Tabi bu kolayınıza geleni okuyun emri yalnız namaz için değil genel Kur'an okuma emirdir. Ama namazlarımızda Kur’an ın dışından da dualar edebiliriz, buda yasaklanmamıştır. 
 
Peki, bizler günümüzde bunu yapıyor muyuz? Yani peygamberimizin de hayatına geçirdiği, namazlarımızda Kur’an dışından okumuyor muyuz? Detay vermek istemiyorum, herkes okuduklarının bir kısmının, ayet olmadığını sanırım biliyordur.  Günümüzde de namazlarımızda, yalnız Kur'an değil, beşeri dualarda okunuyor. Ettahiyati, salli,barik, sübhaneke  duaları gibi.
 
 
İlginçtir namazlarımızda ayetlerin, Türkçe tercümesinin okunamayacağını anlatmaya çalışanlar, namazlarımızda Kur’an dan olmayan bazı duaların, acaba neden Arapça okunmasını istiyor olabilirler? YOKSA ARAPÇANIN KUTSAL BİR DİL OLDUĞUNU, HATTA CENNET LİSANI OLDUĞUNA MI İNANIYORLAR? Ne dersiniz, işte düşünce ve fikirlerinin arkasında, öyle bir inanç var ki, söylemeye bile utanıyorlar. Biraz düşünen, ne demek istediğimi anlayacaktır.
 
İlginçtir, peygamberimizin döneminden bizlere ulaşan rivayet bilgilere baktığımızda, ayetlerin tercümesinin, namazlarda kullanıldığını görüyoruz.  BÜYÜK SAHABE, SALMAN FARISI NİN YAPTIĞI FATIHA TERCÜMESİ ÖRNEK GÖSTERİLEREK, İMAMI AZAM EBU HANİFE DE BU DÜŞÜNCEDEN ÖRNEK ALDIĞI SÖYLENİR VE NAMAZLARDA KENDİ DİLİ İLE TERCÜME EDİLMİŞ AYETLERİN, OKUNABİLECEĞİNİ SAVUNMUŞTUR. Bakın yüzlerce yıl önceki alimler, ayetlerin tercümesi ile namaz kılınır diyor, ama bugün bu sözler bile görmezden gelinerek, Kur’an dan adeta habersiz bir toplum yaratıldı. Konu ile ilgili çok dikkat çekici bir belgeden bahsedilir. Bakın belgede ne anlatılıyor.
 
(Üzerinde olduğumuz konunun, Sünnet açısından durumunu, daha da önemli kılan başka bir belge vardır:
 
Salman Farisi, arkadaşlarının Kendisine başvurması üzerine, Fatiha yi Farsça ya çevirip, onlara vermeyi düşündüğünü Peygambere arz etmiş ve ondan onay aldıktan sonra işe girişmiştir. ( Bk. Tacu's-seria; Nihayetu Hasiyeti'l-Hidaye, Kiraat bölümü; Abhülhayy el-leknevi, Hidaye serhi, Dehli,1915 baskisi, sy,86.not:1;MUHAMMED Hamidullah; Kuran-i kerim tarihi, sy;108 )
 
Konu ile ilgili daha detaylı bilgiyi, lütfen linkini verdiğim yazımdan okuyunuz.
 
 
Gelin şimdide Kur’an a sorumuzu soralım. Acaba Kur’an neden Arapça indirildi, bizler anladığımız dile tam olarak çevirip, namazlarımızda okuyamaz mıyız?
 
Duhan 58: Biz Kur'ân'ı SENİN DİLİNLE İNDİRİP KOLAYLAŞTIRDIK. UMULUR Kİ ONLAR ÖĞÜT ALIRLAR.
 
İbrahim 4: Biz, her peygamberi, ANCAK BULUNDUĞU KAVMİNİN DİLİYLE GÖNDERDİK Kİ, ONLARA APAÇIK ANLATSIN. Bu itibarla Allah dilediğini sapıklıkta bırakır, dilediğini de hidayete erdirir. O her şeye galibdir, hükmünde hikmet sahibidir.
 
Bu iki ayetten anlıyoruz ki, Allah Kur’an ı toplumun dilinden Arapça indirmesinin asıl nedeni, uyarıları, ikazları iyice anlayabilmesi için olduğu anlaşılıyor.
 
Kur’an ın her dile çevrilemeyeceği, Arapçanın her dilde manalarının olmadığının söylenmesi, Allah ın kelamına saygısızlık olduğu gibi, birilerinin hurafe inançlarının ortaya çıkmaması adına bir kamuflaj olduğu çok açıktır. Bu kitap Allah katından, tüm âleme ve tüm zamana hitap ediyorsa, nasıl olurda başka dillere tam tercüme edilemeyeceğini söyleriz. Şimdi hatırlatacağım ayetten ibret alamayanlara, bunca açık uyarılardan sonra, rivayet inançlarını gizlemeye çalışanları, Allah a havale ederim.
 
Fussilet 44: EĞER BİZ ONU YABANCI DİLDEN BİR KUR'ÂN YAPSAYDIK ONLAR MUTLAKA: "BU KİTABIN ÂYETLERİ GENİŞÇE AÇIKLANMALI DEĞİL MİYDİ? ARAP BİR PEYGAMBERE YABANCI DİL, ÖYLE Mİ?" DERLERDİ. Sen de ki: "O, iman edenler için bir hidayet ve şifadır." İman etmeyenlerin kulaklarında ise bir ağırlık vardır. Kur'ân onlara göre bir körlüktür. Sanki onlar uzak bir yerden çağrılıyorlar (da duymuyorlar).
 
Allah çok açık, Kur’an ı neden Arapça indirdiğini, bakın nasıl anlatıyor. Eğer onlara başka dilde bir Kur ‘an indirmiş olsaydık, bu kitabın ayetleri, anlaşılır olması gerekmez miydi? Arap bir peygambere, yabancı dilden bir kitap öylemi derdiniz diyor. 
 
Bu sözleri günümüze tercüme edelim ve diyelim ki, Diyanetin verdiği cevaptan esinlenerek. ALLAH ARAPLARA, ANLAYABİLSİN VE DERSLER ALSIN DİYE GÖNDERDİĞİ ARAPÇA KUR’AN I, HER DİLE ÇEVRİLEMEYEN VE FARKLI ANLAMLARA GELEBİLECEK BİR DİLDE Mİ GÖNDERDİ? BÖYLE OLUNCA DA, DİĞER MİLLETLERİN TAMAMINI, KUR AN I DOĞRU ANLAYABİLMELERİ İÇİN, ARAPÇA ÖĞRENMEK MECBURİYETİNDE Mİ BIRAKTI? Tabii ki böyle adaletten uzak bir düşünceyi, Rabbimize isnat etmekten, yine Yaradan a sığınırım.
 
Diyanet ayetlerin tercümesinden, namazlarda okunamayacağının nedenini, bakın nasıl açıklamış.
 
(Bilindiği üzere tercüme, bir sözün anlamını başka bir dilde dengi bir sözle, aynen ifade etmek demektir. Oysa her dilin, başka dillerde bulunmayan (kendine ait) ifade, uslup ve anlatım özellikleri vardır. Bu yüzden, EDEBİ VE HİSSİ YÖNÜ BULUNMAYAN BAZI KURU İFADELER dışında, hiçbir tercüme aslının yerini tutmaz ve hiçbir tercümede, her bakımdan aslına tam bir uygunluk sağlamaz. O halde Kuran-ı Kerim gibi, ilahi belagat ve icazı haiz bir kitabın aslı ile tercümesi arasındaki fark, yaratan ile yarıtılan arasındaki fark kadar büyüktür. Çünkü biri yaratan Yüce Allah'ın kelamı; diğeri ise yaratılan kulun aciz beyanı.) 
  
Şimdi sizlere soruyorum, bu sözleri duyan insan, Türkçe mealini okumaya değer verir mi hiç? Allah tüm âleme kolaylaştırdığım ve açıkladığım rehber gönderdim diyecek, daha sonra bizler Kur’an ı, diğer toplumların diline kesinlikle çeviremeyiz, anlam farklılıkları olur diyeceğiz. Lütfen unutmayalım AYETLERDE Kİ KUTSALLIK, ARAPÇA  KELİMELERDE DEĞİL MANA, YANİ ANLAMLARINDADIR. 
 
Bunu söyleyen Diyanet, tercüme ettiği Kur’an ı, acaba yanlış anlamlara gelebilecek sözlerle mi tercüme etti? Söyledikleri doğruysa, Diyanetin Kur'an meali, Allah ın emirlerini, tam olarak açıklamıyor demektir, buda çok büyük risk ve tehlike değilmi, sizce? Bu soruyu sormak hakkım, çünkü başka dile tam olarak çevrilemeyeceğini söyleyen, Diyanetin kendisi, neden tercümesini yapıyor? Toplumu böyle yanlış bilgilerle aldatırsak, Kur’an dan uzak ve Allah ın nurundan habersiz bir toplum yaratırız. Kur’an ı tercüme eden, asla ne anlamını değiştirebilir nede ekleyebilir. Yani bire bir tercümedir ki, buna tercüme edenin beyanı diyemeyiz. Beyan kişiye has olur, burada yapılan ise, Allah ın kelamını kendi lisanıyla anlaşılır hale getirmektir. Tercüme edenin hiçbir katkısı yoktur. Ama tefsir derseniz, o farklıdır. Tefsir bir kitabı tercüme ederken, kendi düşünceleri, yorumları ile anlatmaktır.
 
Düşünebiliyor musunuz, tüm dünyanın dilleri ve yazılan kitaplar birbirine çevriliyor, Üniversitelerde birçok dilin çevirisi okunan kitapları her kez anlıyor ve âlim oluyor, ama Allah öyle bir kitap göndermiş ki, doğru olarak diğer dillere çevirisi yapılamıyor, ama Allah yinede tüm âlemi bu kitaptan sorumlu tutuyorBU NE MANTIKSIZLIK BÖYLE. BU NASIL BİR HAKARET KUR’AN A, BUNU FARK EDEN YOK MU? BİRİLERİ BU SAYGISIZLIĞA DUR DEMEYECEK Mİ? Bunu söyleyenler mahşer günü, hesabını vereceklerdir.
 
Her dilin, bir başka dile çevrilirken bir karşılığı vardır. Yoksa o dil uluslar arası kabul edilen bir dil sayılmaz. Kendi nefsimizce, batılı yaşamaya devam edebilmek için, açıkça yalanlar söylüyoruz ve kendimizi kandırıyoruz. Yine bana verilen Diyanetin cevabından, alıntı yaparak devam etmek istiyorum. 
 
(Türkçe namaz ile Türkçe dua birbirine karıştırılmamalıdır. ÇÜNKÜ DUA KULUN ALLAH'TAN İSTEKTE BULUNMASIDIR. Bunun ise herkesin konuştuğu dil ile yapılmasından daha tabii bir şey olamaz ve zaten genelde de Ülkemizde Türkçe dua yapılmaktadır.)
 
Duanın Allah tan istekte, yardımda bulunmak olduğunu söyleyen düşünce, yalnız namaz dışında anlayarak kendi dilimizde dua edeceğimizden bahsetmesi, acaba Kur’an gerçeklerine uyuyor mu sizce? Bu sözleri söyleyenler, şimdi yazacağım ayeti göremiyor olabilirler mi? Yoksa görmezden mi geliyorlar.
 
Bakara 45: Sabra ve namaza/duaya sarılarak yardım dileyin. Hiç kuşkusuz bu, kalbi ürperti duyanlardan başkasına çok ağır gelir. 
 
Bakın Allah, namazla, duayla(salatla) kendisinden yardım dileyin diyor, peki yardımı namazda anladığımız dilden yapamazsınız diye öğretildi, şimdi ne olacak? Halbuki Allah ın böyle bir yasağı Kur'an da yok. Namazda yalnız Kur'an okunacağına dair bir bilgi bulamazsınız. Hani Allah tan yardım istemek, anladığımız dilden ama namaz dışında olacaktı, burada Allah yardımı namazlarınızda da dileyin diyor? Hani dua kulun Allah tan istekte bulunmasıydı ve buda Türkçe olması normaldi ne oldu? Neden namazda Kur'an dışından beşeri dualarıda Arapça okuyoruz? Bu sorulara cevap veren ne yazık ki yok. Çünkü söylediklerine, kendileri bile gönülden inanamıyor.
 
Söyleyecek çok şeyler var, ama yara kangren olmuş, merhem fayda etmiyor. Bizleri din adına bilgilendirmeye çalışanların kaynağı, ne yazık ki Kur’an olmaktan çok uzak. Böyle olunca da iş başa düşüyor.
 
Değerli din kardeşlerim, hatırlatmak isterim, Allah sizleri Kur’an dan imtihan ediyorum diyor. Gelin imtihanımızı birilerine havale etmeyelim, inanın çok pişman oluruz. Hep birlikte Kur’an ın çevresinde toplananlım. 
 
KUR’AN I ANLADIĞIMIZ DİLDEN OKUYALIM. ANLAMADAN OKUSAN DA, ALLAH SEVAP YAZAR DİYENLER, BİZLERİN KUR’AN GERÇEKLERİNİ GÖRMEMİZİ İSTEMEYENLERDİR, lütfen bunun farkına varalım. İnancımızın içine girmiş hurafe ve batıldan, Kur’an gerçeklerini fark ederek kurtulabiliriz. 
 
Dilerim Kur’an gerçeklerinin farkına varabilen, Allah ın halis kullarından oluruz.
 
Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK
 

25
0
0
Yorum Yaz