İSLAM A VE KUR'AN A BAKIŞ AÇIMIZDAKİ YANLIŞLIKLAR.

2017-06-10 14:51:00
İSLAM A VE KURAN A BAKIŞ AÇIMIZDAKİ YANLIŞLIKLAR. |  görsel 1

  İslam ı öyle bir mantıkla anlamaya ve yaşaya çalışıyoruz ki, adeta akıl devrede olmuyor. Çok daha ilginç olan ise, Allah ın sizlere rehber olsun diye indirdiği Kur’an, devre dışı kalıyor. Dini konularda tartışırken belirli bir topluluğun, karşısındaki kişilere söylediği ve savunmaya geçtiği çok ilginç sözler vardır.    “ARAPÇAYI ÇOK İYİ BİLEN, İSLAM TOPLUMUNDA ÇOĞUNLUK OLAN, ONCA ÂLİM KİŞİLERİN SÖYLEDİKLERİ DOĞRU OLMUYORDA, SİZ ÇOK AZINLIK OLAN KİŞİLERİN Mİ SÖYLEDİKLERİ DOĞRU OLUYOR. SİZE Mİ İNANACAĞIM, ÇOĞUNLUĞUN SÖYLEDİĞİ, ÂLİM KİŞİLERİN SÖYLEDİKLERİNE Mİ?”   Ne yazık ki bugün, genel çoğunlumuzun din adına tartışmaya başlamadan önce, ya da cevap veremediklerinde, işin içinden çıkamadıklarında söyledikleri sözler bunlar. Peki söylenen bu sözleri, Kur’an öğretisi onaylıyor mu? Onaylıyorsa kabulümüz, ama onaylamıyor da, tam tersini söylüyorsa, bu sözleri söyleyenler ve inananlar, inanın imanlarından asla emin olamazlar. İNANACAĞIMIZ TEK KAYNAK KUR’AN DIR, ALLAH IN SÖZLERİDİR. Onun için Allah ayetlerinde, “SİZLERE İNDİRDİĞİMİZ KİTAP, YETMİYORMU. SÖZ BAKIMINDAN, ALLAH DAN DAHA DOĞRU KİM VARDIR. O HALDE KUR’AN DAN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR,” DİYE İKAZ EDİYOR BİZLERİ. Ama anlayan, duyan, işiten nerede?   Kendi dilleri olduğu için, Arapçayı çok iyi bilen Arapları, önce bir düşünelim isterseniz. Araplar Kur’an ı,  nereden, hangi kaynaklardan ve hangi yöntemle anlama yolunu seçmişler, burası çok önemli. Eğer doğru bir yol izliyorlarsa, söylemleri ve hayata geçirdikleri de doğrudur diyebiliriz. Kur’an ın açıklamaları, ver... Devamı

ENAM 112. ARTIK ONLARI, UYDURDUKLARI ŞEYLE BAŞ BAŞA BIRAK.

2017-05-31 12:37:00
ENAM 112. ARTIK ONLARI, UYDURDUKLARI ŞEYLE BAŞ BAŞA BIRAK. |  görsel 1

ENAM 112. ARTIK ONLARI, UYDURDUKLARI ŞEYLE BAŞ BAŞA BIRAK.   Bu yazımda sizlere, çok dikkat çekici ve üzerinde düşünmemiz gereken, bir ayet hatırlatmak istiyorum. Düşünen ve aklını kullanan her Müslüman, Allah ın tüm ayetlerinden ibretler ve kıssadan hisseler alacaktır. Düşünmeyi, aklını kullanmayı başkasına havale edenlerin halini, mahşer günü düşünmek bile istemiyorum.    Enam 112: Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. BUNLAR, ALDATMAK İÇİN BİRBİRLERİNE YALDIZLI SÖZLER FISILDARLAR. Rabbin dileseydi, onu da yapamazlardı. ARTIK ONLARI, UYDURDUKLARI ŞEYLERLE BAŞ BAŞA BIRAK. (Bayraktar Bayraklı meali)   Allah gönderdiği tüm elçilerine ve onların ümmetine iman edenlere, insanlardan ve cin şeytanlarından düşmanlar kıldık diyor. Peki, neden düşman kılmış olabilir. Elbette bunun bir nedeni olmalı, yoksa Allah neden insanlar arasında bir düşmanlık karşı düşünce, cephe oluştursun. Tabi bu düşmanlık konusunu, fikir ve inanç farklılığı, düşmanlığı odaklı anlamalıyız. Zaten her türlü musibet, kötülük ondan sonra gelmiyor mu?   ALLAH TÜM KULLARINI, BU DÜNYADA İMTİHAN ETTİĞİNİ SÖYLER KUR’AN DA. İmtihanı da elbette bizler birbirimizle yaşarız. Aramızdaki şahsi çıkar ve menfaat çekişmeleri, bu dünyada bizleri üzen sonuçları getirir. Kendi menfaatimiz için, uydurmayacağımız yalan iftira yoktur. İşte imtihanımızın en önemli bölümünde, nefsimizin bu zayıflığı ön plana çıkar. Elbette bu zayıflığımızı aşacağımız bilgiyi de Allah, bizlere vermiştir.   Allah insanlar arasında düşmanlar, aldatıcılar oluşturmuştur ama aklını kullanan kullarına da, kendilerini bu zalimlerden koruyacak KALKANI, ZIRHI VER... Devamı

MUKABELE VE HATİM KONUSU ÜZERİNE.....

2017-05-30 18:08:00
MUKABELE VE HATİM KONUSU ÜZERİNE..... |  görsel 1

Bizler inancımızı her konuda olduğu gibi, Kur’an ı okurken de yanlış fıkıh inancının etkisinde okuyoruz. Bu bilgiler ışığında İslam ı yaşadığımız sürece, Allah ın rehberi, nuru Kur’an dan da gereği gibi asla yararlanamayız.   Bizler Kur’an ı neden okuruz? Önce bu sorunun doğru cevabını bulmalıyız. Kur’an ı okuyun ki sevap kazanasınız denir. Okumalıyız, ama nasıl okumalıyız? Hemen kendimize soralım, SEVAP ALLAH KATINDA NASIL KAZANILIR. Tabi sevap kelimesinin de doğru anlamını bilmemiz, bu arada şart. SEVAP, ALLAH IN EMRETTİĞİ VE YERİNE GETİRDİĞİMİZDE HOŞNUT OLDUĞU İŞLERİ YAPTIĞIMIZDA, Allah ın vereceği ödül, takdir diyebiliriz özet olarak.    Allah Kur’an ı okuyun, okunduğunda dinleyin diyor bizlere. Peki, neden istiyor okumamızı ve dinlememizi? Allah gönderdiği emirlerini anlamamız, üzerinde düşünmemiz ve daha sonrada bu hükümleri hayatımıza geçirmemiz için, Kur’an ı okumamızı ve okunan Kur’an ı dinlememizi emrediyor.    Günümüzde özellikle Ramazanda, mukabeleler, hatimler yapılır, Kur’an okunma yarışlarına girilir. Mukabele bildiğiniz gibi, Kur’an ı karşılıklı okuma ya da dinleme şeklinde yapılır. Bir kişi Kur’an ı başından sonuna kadar okuduğunda, hatim etmiş olur. Bunlar elbette güzel şeyler ama Allah Kur’an ı bizlerin okumamızı isteme amacına, maksadına uyan bir okumamı yapılıyor, burası çok önemli. Maksada uymayan bir okuma yapılıyorsa, zamanımızı boşa harcamış olmaz mıyız?    Bu maksatla okunan Kur’an ı, acaba okuyanda, dinleyende anlıyor mu? Allah ın bizlere önerisi nedir, nasıl bir kul olmamızı istiyor bizlerden, bunu bu okumalarda öğrenebiliyor muyuz? Ne yazık ki hayır. ÇÜNKÜ KUR’AN I ANLAMADAN OKUYOR, ANLAMADAN DİNLİYORUZ. Ondan sonrada bu okunan Kur’an ı... Devamı

KUR'AN NEDEN ARAPÇA İNDİRİLMİŞTİR. ZUHRUF 2-3, FUSSİLET 44. AYET

2017-05-26 20:16:00
KURAN NEDEN ARAPÇA İNDİRİLMİŞTİR. ZUHRUF 2-3, FUSSİLET 44. AYET |  görsel 1

KUR'AN NEDEN ARAPÇA İNDİRİLMİŞTİR. ZUHRUF 2-3, FUSSİLET 44. AYETLER.     Bizler İslam ı yaşarken, gelenek ve beşeri fıkıh inancının o kadar etkisinde kalıyoruz ki, Allah ın ayetlerini bile görmezden gelebiliyoruz. İslam dininde, ruhban sınıfının olmadığını söyleyen Kur’an a inat, bizler kendi ellerimizle yarattığımız ruhban sınıfının, kurallarına göre yaşıyoruz İslam ı. Çünkü bu kişiler Kur’an ile bizlerin aramıza girip, Kur’an gerçeklerini bizlerden gizlediler.    Allah Kur’an ı elçisine tebliğ görevini verdikten sonra, çok dikkat çekici uyarılarda bulunmuştur. Rad suresin 40. ayetinde “SENİN GÖREVİN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR. HESAP GÖRMEK İSE BİZE AİTTİR.” Der. Daha da dikkat çekici olanı ise,  Müddesir 11. ayetinde Allah elçisine seslenerek bakın ne diyor. “BENİ, YARATTIĞIM KİŞİYLE BAŞ BAŞA BIRAK.” Ne dersiniz, Allah ın bu uyarılarından dersler aldık mı? Yoksa Allah, elçisinin bile kuluyla arasında olamayacağını ve Allah bizzat kuluyla baş başa kalması gerektiğini anlatıyorsa bizlere, acaba bu gerçeği hayatımıza geçirebildik mi, anlayabildik mi, YOKSA ALLAH İLE ARAMIZA, ŞEFAATÇİLER Mİ SOKTUK.   Arapçayı kutsal bir dil ilan edip, Allah böyle bir bilgi vermediği halde, cennet lisanının bile Arapça olduğunu söyleyebildiler. ALLAH IN MESAJLARINI, UYARILARINI ANLADIĞIMIZ DİLDEN OKUMAMIZI ENGELLEDİLER. Kur’an ın başka dillere tam olarak çevrilemeyeceğini, kelimelerin, ayetlerin çok daha farklı anlamalara geldiğini söyleyerek, bu toplumu korkuttular, tedirgin ettiler. Hâlbuki Allah, Kur’an ın neden Arapça indirildiğini açıklamış ve bizleri bilgilendirmişti. Bakın Allah ayetinde, bu konuda bizlere anlatılanları yalanlayarak, ne ... Devamı

KUR'AN IN BİZLERE İNDİRİLME AMACINI DOĞRU ANLAMALIYIZ.

2017-03-28 17:21:00
KURAN IN BİZLERE İNDİRİLME AMACINI DOĞRU ANLAMALIYIZ. |  görsel 1

Biz Müslümanlar olarak acaba, Kur’an ı gereği gibi tanıyor muyuz? Kur’an ın indirilme amacını biliyor muyuz, burası çok önemli. Eğer bunun farkında değilsek, ondan gereği gibi faydalanmamızda mümkün olmayacaktır. Bir okurum bana şöyle bir soru sormuş, aslında bu soru, bizlerin Kur’an gerçeklerini anlamadığımızı ve bizlerin Kur’an dan gereği gibi faydalanamadığımızı gösteriyor.   “Allah Kur'an ı düşüne düşüne okuyun diyor ama meali düşüne düşüne okuyun demiyor, yanlış mı anlıyorum acaba.”   Bunu söyleyebiliyor ya da düşünebiliyorsak, bizler Kur’an ın ne olduğunu bilmiyoruz ve indiriliş sebebini de anlamamışız demektir. Allah Kur’an ı neden Arapça indirdiğini anlatırken, siz Arap bir toplumsunuz, onun için Arap bir peygamber ve sizin dilinizden bir rehber Kur’an gönderdim diyor. Açıklamasını da yaparken, böyle indirmemizin nedeni anlayasınız ve üzerinde düşünmeniz içindir diyor. Konuyu Allah kullarının daha iyi anlayabilmesi içinde, daha da net bir açıklama yaparak, eğer anladığınız dilden Kur’an ı göndermemiş olsaydım, Arap bir topluma, başka dilde bir Kur’an mı gönderdin diye itiraz ederdiniz diye de açıklama yapıyor. Bu bilgileri Kur’an dan öğrenen bir Müslüman, sizce bana sorulan bu soruyu sorması normal mi? Yorum sizlerin.   Kur’an dendiğinde, aklımıza ne gelmelidir. Sanırım aklımıza gelmesi gereken, bizlerin sorumlu olduğu Allah ın hükümleri, yerine getirmemiz gereken kuralların açıklandığı, bir rehber kitap olduğu aklımıza gelir. Örneğin şunu söyleyebilir miyiz; Bu emirleri Türkçe tebliğ alamayız, özellikle Arapların tebliğ aldığı gibi Arapça tebliğ almalıyız, diyen var mı aramızda? Eğer ev... Devamı

ENAM SURESİ 38. BİZ KİTAPTA HİÇ BİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK.

2017-01-12 12:04:00
ENAM SURESİ 38. BİZ KİTAPTA HİÇ BİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK. |  görsel 1

Bizler Kur’an ayetlerini doğru anlamak istiyorsak, mutlaka yine Kur’an ın açıklamalarından, verdiği örneklerden yola çıkarak, anlamanın yolunu yöntemini seçmeliyiz. Bu konuda bir örnek vermek istiyorum, önce ayeti yazalım daha sonra üstünde birlikte düşünelim.   Enam 38: Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) iki kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir. BİZ KİTAP’TA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK. Sonunda hepsi Rablerinin huzuruna toplanıp getirilecekler. (Diyanet meali)   Bu ayette geçen çok dikkat çekici bir cümle var. BİZ KİTAP’TA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK. Ne yazık ki geleneksel İslam anlayışı bu ayette geçen, bu cümleden çok rahatsız, onun içinde bu cümleye öyle bir anlam yüklüyorlar ki, ayette geçen bu cümlenin, neredeyse bizlere vermesi gereken anlamını alıp götürüyor. Siz ayeti okuduğunuzda ne anladınız? Yani Allah hangi kitapta, hiçbir eksik bırakmadığından bahsediyor olabilir. Elbette hiç şüphe yok ki, bizlerin sorumlu olduğumuz Kur’an dan bahsediyor olması gerekmez mi? Ama bundan hoşnut olmayan bazı kişiler, batıl inançlarını sürdürme amacıyla, bu ayette geçen bu kitabın, Kur’an olmadığını söylüyorlar ve bakın nasıl açıklıyorlar.   “Ayette yer alan Kitap’tan maksat, levhi mahfuzdur. Biz kitap da her şeyi beyan ettik, eksik bırakmadık, ne varsa hepsini onda yazdık, size bildirdik denilirken levhi Mahfuz’da bunları yaptık” denilmektedir.”   Peki, bu bilgiyi nereden alıyoruz, kanıtımız nedir? BİZE TEBLİĞ EDİLMEMİŞ BİR KİTAPTA, HER ŞEYİN OLMASININ BİZE NE FAYDASI OLUR? İşte her zaman karşımıza çıka... Devamı

ÖĞRETMENİ KUR'AN OLANI, HİÇ KİMSE ALDATAMAZ.

2016-12-09 12:57:00

ARALİK   Her mesleğin bir öğretmeni ve bir eğiticisi vardır. Eğitim almadan, pratik yapmadan asla o mesleği öğrenemezsiniz. Peki dini öğrenme konusu da aynımıdır sizce. Dini mutlaka birilerinden mi öğrenmeliyiz, onunda hocası, eğitmeni beşeri bir insan var mıdır? Bu örnek çok verilir ve denir ki, nasıl her işin bir ehli varda ondan öğreniyorsak, dinide ehlinden, bir bilenden öğrenmeliyiz.    Allah Kur’an ayetlerini kast ederek, HADİ BİR BENZERİNİ GETİRİN BAKALIMdiye bizleri uyarır.  Bu uyarı ile Allah, bizlere rehber olsun diye indirdiği Kur’an ayetlerinin, eşi benzeri olmadığını, hiçbir beşerin bir benzerini getiremeyeceğini anlatır bizlere. Daha da ilginci, Kur’an ı anlamak adına çaba harcayanın, GÖNÜL GÖZÜNÜ AÇARIM DER BİR AYETİNDE.   Bu uyarıyı, ikazı alan bizler, acaba Kur’an ın muhkem ayetlerini anlayabilmemiz için bir bilene, veliye, hocaya mutlaka muhtaç olduğumuzu söylersek, büyük yanlış yapmış olmaz mıyız? Allah eşi benzeri olmayan bir NUR, yol gösterici rehber indiriyor bizlere, ama bu nurun, rehberin MUHKEM ayetlerini, yani sorumlu olduğumuz ayetleri anlayabilmemiz içinde bizler, bir beşere mutlaka muhtaç olduğumuzu söylüyoruz, öylemi dostlar?    HÂŞÂ RABBİMİZ BİZLERİN ANLAYACAĞI ŞEKİLDE AYETLERİ GÖNDERMEDİ, AMA BAZI KİŞİLER BU AYETLERİ ANLAŞILACAK HALA DÖNÜŞTÜRDÜ ÖYLE Mİ?  Ne dediğimizin farkında mıyız?   Bunları söylemek ve düşünmek, Allah a ve Kur’an a yapılacak en büyük saygısızlıktır. Eşi benzeri olmayan, beşeri hiçbir kitaba benzemeyen, Allah katından inen bir nur ile nasıl olurda beşeri kitapları, bilgileri, mesleklerini, bir tutarız ve onla... Devamı

İSLAM TOPLUMUNDA, TEFSİR KİTAPLARI GERÇEĞİ.

2016-12-04 11:07:00

ARALİK   Bugünkü yazımın konusu, İslam toplumlarında çok önemsenen ve Kur’an ı açıklayan, anlatan hatta anlamı kapalı olan sözleri, ayetleri anlaşılır hale getirdiğini iddia ettikleri TEFSİR kitapları üzerine olacak. Bu konularda birçok yazı yazdım, konunun öneminden dolayı, tekrar gündeme getirmek istiyorum. Kur’an tefsirlerini yazanlara da Müfessir deniyor. Peki, Müfessir ne anlama geliyor. “Anlaşılması zor veya kısa bir metni ya da meseleyi açıklayıp, manasını anla¬şılır hâle getiren, tefsir eden.” Anlamına geliyor. Şimdide tefsir kelimesinin ne anlama geldiğine bakalım.   “ Kuran'ın surelerini açıklayarak, GÖRÜŞLER İLERİ SÜRME ve bunları yazma, YORUMLAMA. Kuran'ın surelerini AÇIKLAYANyapıt.”   “Tefsir, kelimesi KAPALI OLAN BİR SÖZÜ AÇIKLAMAK, ANLAŞILIR HALE GETİRMEK demektir.”   Kur’an tefsirinin ne anlama geldiği, bu sözlerle anlatılıyor. SİZCE KUR’AN IN MUHKEM AYETLERİ, ANLAŞILMASI İÇİN, BEŞERİ BİR AÇIKLAMAYA/TEFSİRE MUHTAÇ MIDIR? Önce bu soruya, nefsimizde doğru cevabı bulmalıyız. Değerli din kardeşlerim, sizlere sormak isterim, Allah elçisi kanalıyla gönderdiği Kur’an ı, bizlerin anlayacağı şekliyle göndermedi de, peygamberimizin bile sağlığında cesaret edip yapmadığını, yani Kur’an ın tefsirini yazmaya kalkmadığını, birilerinin mi aklına geldi de, yazma cesaretini gösterdi? Neden sormuyoruz bu soruyu, madem Kur’an da anlaşılmayan, anlamı kapalı ayetler var, peygamberimiz neden sağlığında onları açık hale dönüştürmedi ve bu şekliyle kayda aldırmadı? Allah neden hepimizin anlayabileceği şekliyle ayetlerini göndermesin? B... Devamı

KUR'AN DA UNUTTUĞUMUZ DİN.

2016-11-28 15:11:00

KASİM       Kur’an da çok dikkatimi çeken, düşündürücü bir ayet vardır. Allah bizleri uyarmak ve ibret almamız için, mahşer günü peygamberimizin, şahit olarak çağrıldığında söyleyeceği acı gerçeği, bugünden bizlere Allah hatırlatarak, bizlere adeta, BATAN GEMİDEN NASIL KURTULURUZ, ONUN REÇESİNİ VERİYOR. Peygamberimiz, ÜMMETİM KUR’ANI TERK ETTİ diyecek mahşer günü. Beni düşündüren ise, peygamberimiz bu ayeti ümmetine tebliğ ederken, nasıl bir duygu içindeydi acaba. Tebliğ ettiği Kur’an ı, ümmetinin terk edeceğini bilmesi, sanırım Allah ın elçisini derinden üzmüştür. Peki, bizler bu uyarıdan ne kadar ders aldık?   Makalemin başlığı, KUR’AN DA UNUTTUĞUMUZ DİN. Ne dersiniz, bizler İslam ı Allah ın bizleri sorumlu tutacağına hükmettiği, Kur’an a göre yaşıyor muyuz? Yoksa İslam ın adımı kaldı yalnız? Yaşanan İslam a düşünerek bakan, izleyen, gözlemleyen ve bir kez Kur’an ı anlayarak okuyan bir Müslüman, Kur’an ın terk edildiğini, Allah ın dini İslam ın KUR’AN A HAPSEDİLDİĞİNİ, ÇOK NET BİR ŞEKİLDE ANLAR.   Kur’an Allah ın kullarına tebliğidir. Bu tebliğe, hiçbir beşerin ilave yapamayacağını öğrendiğimiz andan itibaren, kişi olarak Kur’an ı özgür bırakmış ve gereken makama oturtmuş oluruz. Bunun tersini yapan, yani Kur’an ı İslam ı yaşamak adına yeterli görmeyen, dinde Allah ın şeriatına, beşeri şeriatlar ilave ederek İslam ı yaşayanlar, elleriyle Kur’an ı kilitlemiş ve Allah ın dinini Kur’an a hapsetmiş demektir.    Günümüzde, her Müslüman Kur’an a müracaat etmelidir dediğimizde,... Devamı

İSLAM I YAŞAMAK ADINA, KUR'AN IN BİZLERE YETECEĞİNİ SÖYLEYEN ALL

2016-11-26 11:48:00

KASİM       İSLAM I YAŞAMAK ADINA, KUR'AN IN BİZLERE YETECEĞİNİ SÖYLEYEN ALLAH DIR.     Geçen gün bir televizyonda, çok dikkatimi çeken bir konu vardı. Konuşmacı yalnız Kur’an ile İslam ın, dinin yaşanamayacağını söyleyerek örnekler veriyordu. Söylenenleri duydukça üzüntüm arttı ve içinde bulunduğumuz İslam toplumunun, nasıl Kur’an dan uzaklaştırıldığına bir kez daha şahit oldum. Konuyu anlatan, “BAZI KİŞİLERİN BEN YALNIZ KUR’AN IN EMRETTİKLERİNE, BAHSETTİKLERİNE UYARIM DEDİKLERİNİ DUYUYORUZ, BU DÜŞÜNCE VE İNANÇ ALLAH KORUSUN BİZİ DİNDEN ÇIKARTIR” diyerek anlatmaya, örnekler vermeye devam ediyordu. Ne yazık ki günümüzde Kur’an, iman adına yeterli görülmeyen bir rehber olarak kabul ediliyor. Hâlbuki Allah a göre, Kur’an ın sınırlarını aşan dinden çıkmış sayılır diyor. YANİ ALLAH, KUR’AN SİZLERE YETER DİYOR. Hatta bir ayetinde, sizlere indirmiş olduğumuz kitap yemiyor mu diye uyararak, Kur’an ın bizlere yeteceğini özellikle bildirmiştir.   Düşünebiliyor musunuz, Kur’an Allah katından bizlere rehber, yol gösterici bir ışık olarak geliyor ama bizlerin anlayabileceği şekilde değil, daha kötüsü her bilgi Kur’an da yok deniyor. Bu açıklamayı, Kur’an da olmayanları, detayı da bizler beşerin yazdığı fıkıh kitaplarından öğreniyoruz. Öyle mi dostlar. Buna mı inanıyoruz? Sizce bu normal mi, yoksa bizlerde bir sorun mu var?   Önce bu konuda, Allah ın uyarılarını hatırlatmak isterim. YALNIZ KUR’AN A İMAN ETMEMİZ GEREKTİĞİNİ EMREDEN, KUR’AN IN BİZZAT KENDİSİDİR. Yalnız Kur’an ın ipine sarılın, sakın emin olmadığınız bilginin ardına... Devamı

ÖLMÜŞLERİMİZE KUR'AN OKUMAK DOĞRUMU.

2016-11-10 08:31:00

KASİM       Sizce Kur’an ölmüşlerimize okunur mu, okunursa faydası olur mu? Bildiğiniz gibi günümüz İslam toplumunda, çok fazla kabul gören ve her ölen yakınlarımızın ardından Kur’an okuruz, ya da okuturuz. Bu davranışımız ne kadar doğru. Gelin bu sorumuzu Kur’an a soralım, bakalım ne cevap verecek. Bu konu hakkında bir makale daha önce yazmıştım, konuyu tekrar gündeme getirmek ve toplumun dikkatini çekmek adına, tekrar yazmayı uygun gördüm. Allah Kur’an ı neden indirdiğini, bakın nasıl açık bir şekilde bizlere bildiriyor.   Yasin 70:  DİRİ OLANLARI UYARABİLSİN ve kâfirlere ceza hak olsun diye. ( Bayraktar Bayraklı)   Fatır 22: DİRİLER İLE ÖLÜLER DE BİR OLMAZ. Allah, dilediğine işittirir. Sen, kabirde bulunanlara işittirecek değilsin. (Diyanet meali)   Neml 80: Bil ki SEN ÖLÜLERE İŞİTTİREMEZSİN, arkalarını dönüp giderlerken sağırlara da DAVETİ DUYURAMAZSIN. ( Diyanet vakfı)   Aslında bu ayetleri okuyan ve iman ettiğini söyleyen bir Müslüman, Kur’an ın yaşayan bizler için bir tebliğ, HAKKIN YOLUNA DAVETİYE olduğunu anlayacaktır. YANİ ÖNEMLİ OLAN KUR’AN I OKUMAK DEĞİL, ONUN UYARILARINI DİKKATE ALIP, HAYATIMIZA GEÇİRMEKTİR. Bunu yapabilmek içinde, yaşıyor olmamız gerekir. Ayetlerden çok açık bir şekilde görüyoruz ki, Allah diri olanlara, yani yaşayanlara uyarı ve hakka davet olsun diye Kur’an ı indirdiğini söylüyor. Ayrıca ölen ile yaşayan farkını da açıklıyor ve diyor ki, yaşayanlarla ölmüşler bir olmaz. Bu sözü ne maksatla söylediğini de doğru anlamalıyız. Allah bizleri bu dünyaya getiriş nedenini a&cced... Devamı

Kur'an ı Herkes Anlayamaz Diyerek, Bölündük, Parçalandık, Dinden

2016-03-16 20:31:00

    Yazdığım yazılara cevap veren kardeşlerimizin büyük kısmının itirazı, Kur’an ı herkesin anlayamayacağı, tam olarak yalnız peygamberimizin anladığı, çünkü muhatabının bizzat kendisi olduğu söylenmektedir. Gerçektende Allah, tüm kullarını sorumlu tuttuğunu açıkça söylediği Kur’an ı, yalnız elçisinin anlayacağı bir şekilde göndermiş olması mümkün mü? Kur’an ın muhatabı yalnız peygamberimiz midir? Elbette peygamberimiz, Allah ın verdiği ilimle en güzel bir şekilde anlamıştır Kur’an ı, bunda hiç şüphe yok. Ama tam olarak yalnız peygamberimiz anlamıştır demek, sizce Kur’an a saygısızlık olmuyor mu?   Hatırlatırım din ferdi yaşanır, onun içinde Allah bizzat kişiye hitap eder ve birey olarak bizleri sorumlu tutar. PEYGAMBERİMİZ NE KADAR KUR’AN IN MUHATABIYSA, BİZLERDE EN AZ O KADAR KUR’AN IN MUHATAPLARIYIZ, lütfen bu gerçeği göz ardı etmeyelim. Kur’an Allah ın kullarına hitabıdır, seslenişidir, uyarısıdır. Bir daha da bizlere başka uyarısı olmayacağını, bu son seslenişi olduğunu açıkça bildirmiştir Kur’an da. Sizce bu uyarıyı ve detaylarını yalnız peygamberimizin anlayabildiğini ve bizlerin okuduğumuzda anlayamayacağımızı söylememiz mantıklı mı?   Allah Kur’an ı bizlere anlatırken, yemin olsun ki bu kitabı, sizler için kolaylaştırdım diye apaçık söyler. Emin olmadığınız bilgilerin ardına düşmeyin diye uyarır bizleri. Biz her şeyden nice örnekleri, değişik ifadelerle açıkladık ki anlayasınız diyerek, Kur’an ı anladığı dilden okuyan ve üzerinde düşünen herkesin anlayacağını apaçık bizlere bildirir. Tüm bu uyarı ayetlerden sonra, nasıl olurda Kur’an ı herkes anlayamaz, yalnız peygamberimiz anlamıştır deriz? Yüce Rabbimiz yarattığı kull... Devamı

Büyücülük ve Kur'an. ( Bakara Suresi 102. Ayet)

2015-10-06 13:48:00

Bugünkü yazımın konusu, İslam toplumunda kafaların çok karışık olduğu konu, sihir/büyücülük konusu olacaktır.  Gerçektende anlatılanlara inandığımızda, kafaların karışmaması, hatta korkmamak mümkün değil. Gelin önce büyü konusunda, toplumumuzda neler anlatılıyor, kısaca göz atalım.   (Büyü, “Tabiatüstü gizli güçlerle ilişki kurularak zararlı, faydalı veya koruma gayeli bazı sonuçlar elde etmek için yapılan işler” şeklinde tarif ediliyor. Başlıca gayesi ise daima çıkar odaklı olması… Büyü, olağanüstü etkileyici bir güç veya bilgiye sahip olduğuna inanılan kişilere yaptırılıyor. Bu kişilerin yeteneklerini iyiye de kötüye de kullanabileceklerine inanılıyor. Araç olarak ise; ruhlar, cinler, şeytanlar, canlı veya ölmüş bazı hayvanlar kullanılıyor. Eşlerin veya başka kişilerin arasını açmak, insanın bazı kabiliyetlerini, dilini, bahtını bağlamak, malına ve canına zarar vermek, kız veya erkeklerin bahtını bağlamak gibi durumlarda bu yola başvuruluyor.)   Anlatıldığı güçte insanlar varsa ve bu insanlara engel olamıyorsak, bu insanlardan korkmamak sizce mümkün mü? Tabiatüstü gücün olmadığını, tek güç Allah ın olduğunu asla unutmayalım. Bu söylenenleri, Kur’an ışığında basitçe düşünelim önce. Hatırlarsanız Allah Kur’an da birçok ayetinde, İNSANLARDAN KORKMAYIN, BENDEN KORKUN diye uyarıyordu. Ali İmran suresi 175. ayetinde de yine bakın nasıl uyarıyordu bizleri.   (İşte bu şeytan, ancak kendi dostlarını korkutur. Siz onlardan korkmayın, eğer müminlerseniz, Benden korkun.)   Allah yalnız benden korkun, bu türlü sözlerle şeytan ancak, kendi dostlarını korkutur diyor. Ne dersiniz,... Devamı

Peygamberimizin Evlatlığı Zeyd in, Boşandığı Eşiyle Evlenmesi Ko

2015-09-29 12:13:00

Peygamberimizin evlatlığı, Zeyd in boşandığı eşiyle evlenmesi konusunda, birçok yalan, yanlış bilgilerin söylendiği ve yazıldığını görüyoruz. Tabi tüm bunlar İslam düşmanları, ya da gerçekleri gereği gibi anlayamayan, din kardeşlerimiz diyebilirim. Gelin bu konuyu yanlış bilgiler ışığında değil, Kur’an ışığında anlamaya çalışalım. Önce ayeti yazalım.   Ahzab 37:  Allah'ın kendisine nimet verdiği ve senin de kendisine yardım etiğin kişiye, “EŞİNDEN AYRILMA, ALLAH'A SAYGI DUY” dediğin anı hatırla! OYSA SEN, İÇİNDE ALLAH'IN AÇIĞA ÇIKARACAĞI BİR ŞEYİ GİZLİYOR VE İNSANLARDAN ÇEKİNİYORDUN. Hâlbuki Allah, çekinmeye daha lâyıktır. Müminlere, evlatlıkları eşlerinden ayrıldıklarında onların boşanmış eşleriyle evlenmelerinde bir sıkıntı olmaması için ZEYD, EŞİNDEN İLGİSİNİ TAMAMEN KESİP AYRILINCA ONU SANA NİKÂHLADIK. ALLAH'IN EMRİ KESİNLEŞMİŞTİR. ( Bayraktar Bayraklı Meali)   Zeyd peygamberimizin evlatlığıydı. Onu çok sevdiği için akrabası, halasının kızı Zeynep ile evlendirmişti. Fakat Zeynep ile Zeyd geçinememişlerdi. Bu geçimsizliklerini bilen peygamberimiz ayette zikredildiği gibi, EŞİNDEN AYRILMA ALLAH A SAYGI DUY diye, evlatlık Zeyd i sürekli uyarmaktaydı. Fakat sürekli geçimsizliğini görünce peygamberimiz, boşanmalarına izin vermiştir.    Ayete dikkat ederseniz peygamberimiz, Allah ın açığa çıkaracağı şeyi bildiğin için, toplumdan çekiniyorsun diyor. Bu sözlere öyle yalan ve yanlış, peygamberimize iftira atacak anlamlar veriyorlar ve peygamberimizin, evlatlık Zeyd in eşinde gözü vardı da, onun için boşanınca, onunla hemen evlendi diyebilecek kadar, iftiracı rezil olabiliyorlar. Önce şunu söylemek isterim. All... Devamı

Kur'an da Kadının Şahitlik Konusu Nasıldır?

2015-09-28 11:23:00

      Cuma hutbesinde vaiz hocanın anlattıkları, günümüzde bizlere dini anlatanların, nasıl Kur’an dan uzak olduğunu bir kez daha bana hatırlattı. Konu, kadınların şahitlik yapma konusuydu. Vaiz hoca bir eve dini nikâh kıymak için gittiğinde, başına gelenlerden örnekler veriyordu hutbede.   Dini nikâh kıydırmak isteyen gelin, şahit olarak kız arkadaşlarını getirmiş. Tabi vaiz iki bayanın şahitliği yetmeyeceğini, bir erkeğin daha olması gerektiğini söylemiş ve açıklama yapmış. Ya iki erkek olacak, ya da bir erkeğin yerine, iki kadın olması gerekir demiş. Tabi bunu söyleyince, orta yaşlı namazında niyazında olan bir bayan, bunu vaizin sözlerinden anlıyoruz, itiraz etmiş ve demiş ki, Allah kadını ve erkeği eşit yaratmamış mıdır da, iki kadın bir erkeğin yerini tutuyor. Tabi bu sözleri duyan vaiz, bakın neler söylemiş bayana.   (Hanım, sözlerinize dikkat edin, bu Kur’an da Allah ın emridir, bilmeden konuşuyorsun, DİKKATLİ OL KILDIĞINIZ NAMAZIN, İBADETLERİN HEPSİ BOŞA GİDER. Erkekler kadınlara göre, daha akıllı ve daha güçlü yaratılmıştır. Kadınlar erkelere emanet edilmiş ve onların emrindedir. Kocası eğer karısından razı değilse, ondan memnun değilse, asla cennete dahi gidemez. Medeni kanun belki iki kadını şahit olarak kabul ediyor olabilir, ama dini bir nikâhta Allah kabul etmiyor.)   Tabi bu sözleri duyan kadınlar, dinimiz hakkında kim bilir neler düşündü. Ayrıca vaiz hoca, günümüzde çok nakledilen hurafe bir hadisi naklediyor ve peygamberimizin miraç da cehennemi ziyaret ettiğinde, ÇOĞUNLUĞUNUN KADINLAR OLDUĞUNU GÖRDÜĞÜ ÖRNEĞİNİ DE, ORADA BULUNAN HANIMLARA NAKLEDİYOR. Hiç utanmadan da kadınların, ÇOK ÇABUK KAZANIP, ÇOK ÇABUK HARCAYAN, FAZLA DÜŞÜNEMEYEN ÖZE... Devamı