KADER KONUSUNU, KUR'AN IŞIĞINDA NASIL ANLAMALIYIZ?

2015-09-09 12:01:00

      Bugün sizlerle günümüzde çok konuşulan, ama değişik fikirler öne sürülen KADER konusunu konuşmak istiyorum. Konu biraz uzun, çünkü toplumumuzda bu konu, öyle yanlış inançlarla harmanlanmış ki, toplum ne yapacağını, ne düşüneceğini bilemez olmuş. Lütfen sabırla okuyunuz.   Kader Kur’an ın birçok ayetinde, ölçü ve takdir etmek, belirli vakit anlamında kullanılmıştır. Kader konusunu araştırdığınızda, Kur’an ı incelediğinizde,  bu konu hakkında gerçekten bir yere kadar ulaşıyor, daha derinliğine inemiyorsunuz. Doğrusu peygamberimizin bile bu konu hakkında detaylı bilgisi olmadıysa, bizlerin bu konuyu derinlemesine, detaylı konuşmamız beklenemez. Bakın peygamberimizin bu konudaki önerisi.   (İLÂHİ BİR SIR OLARAK KABUL EDİLEN KAZA VE KADER KONUSUNDA PEYGAMBERİMİZ, FAZLA KONUŞULMAMASINI, MÜNAKAŞA EDİLMEMESİNİ, BU KONUYA FAZLA DALINMAMASINI TAVSİYE ETMİŞTİR.)    Zaten Allah da bizlerin, bir yere kadar anlamasını istiyor ki, detayını vermemiş. Kur’an ın bir bölümünde Allah kader konusunu, yarattığı âlem içindeki, değişmeyen kanunlarından, şaşmaz ölçüler diyerek açıklar ayetlerinde kaderi.    Yunus 5: Güneş'i ısı ve ışık kaynağı; Ay'ı, hesabı ve yılların sayısını bilesiniz diye bir nur yapıp ona evreler takdir eden O'dur. Allah bütün bunları rastgele değil, ŞAŞMAZ ÖLÇÜLERE BAĞLI OLARAK YARATMIŞTIR. Bilgiyle donanmış bir topluluk için ayetleri ayrıntılı kılıyor.    Rad 8:"...O'nun katında her şey bir ölçü (miktar) iledir"    Rahman 7: Ve gök. Yükseltti onu. Ve koydu şaşmaz ölçüyü, mizanı.   Yukarıdaki ayetlere d... Devamı

İSLAM DİNİNDE MİRAÇ KONUSU VE KUR'AN.

2015-09-09 11:49:00

    Bizler İslam ı yaşarken, Allah ın emin olmadığınız bilgilerin ardına düşmeyin, sizleri sorumlu tutarım uyarısını, ne kadar dikkate alıyoruz, işte bu çok önemli bir soru.  Bugün sizlerle, günümüzde çok önemsediğimiz ve bizlere beş vakit namazın emredildiği anlatılan, MİRAÇ konusunu Kur’an dan birlikte araştıralım. Daha sonra herkesin kendi nefsinde, bu sorunun cevabını vermesini istiyorum. Çünkü herkes kendi imtihanından sorumludur. Konu önemli, onun için biraz detaylı ve uzun. Lütfen sabırla okuyunuz. Önce MİRAÇ olayının nasıl olduğunu, geleneksel İslam’ın bu konuyu nasıl anlattığını ve inandığını kısaca sizlere aktarmak istiyorum.   (Miraç, Recep ayının 27. Gecesi Cenab-ı Hakkın daveti üzerine Cebrail Aleyhisselâmın rehberliğinde Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselamın Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksâ'ya, oradan semaya, yüce âlemlere, İlâhî huzura yükselmesidir.   Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam Mescid-i Haramdan (Mekke'den), Mescid-i Aksâ'ya (Kudüs'e) ata benzer beyaz bir Cennet bineği olan Burak ile geldi. Kudüs'e gelmeden yol üzerinde Hz. Musa'nın makamına uğradı, orada iki rekât namaz kıldı, daha sonra Mescid-i Aksâ'ya geldi. Orada bütün peygamberler kendisini karşıladı. Miracını kutladılar. Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam burada peygamberlere iki rekât namaz kıldırdı, bir hutbe okudu.   Semanın bütün tabakalarına uğradı. Sırasıyla yedi sema tabakalarında bulunan Hz. Âdem, Hz. Yahya ve Hz. Îsa, Hz. Yusuf, Hz. İdris, Hz. Harun, Hz. Musa ve Hz. İbrahim gibi peygamberlerle görüştü, Onlar kendisine “Hoş geldin&rdq... Devamı