NAMAZ KILAMAYACAĞIMIZ VAKİTLER VAR MIDIR? KEREHAT VAKTİ ZAMANI.

2017-03-17 18:30:00
NAMAZ KILAMAYACAĞIMIZ VAKİTLER VAR MIDIR? KEREHAT VAKTİ ZAMANI. |  görsel 1

İslam ı Kur’an dan uzak, öyle yanlış bilgiler ışığında yaşıyoruz ki, doğruluğunu hiç araştırma gereği  bile duymuyoruz.  Yanlış, hurafe ve batıl bilgiler, doğru ve kabul görür olmuş ne yazık ki İslam toplumunda. Yaptığımız yanlışlara bu makalemde bir örnek vermek istiyorum. Mezheplerin beşeri öğretisi olan rivayetlerin oluşturduğu FIKIH inancında, şöyle bir inanç vardır.   ŞU ÜÇ VAKİTTE NAMAZ KILINAMAZ.   (1. Güneş doğarken, güneşin doğmaya başlamasından itibaren yaklaşık 45 dakika geçinceye kadar olan süre içinde.   2. Güneş zevalde iken, yani güneş tam tepe noktasına gelip, henüz batı tarafına geçmeden.    3. Güneş batarken, güneşin batma zamanından yaklaşık 45 dakika öncesinden güneş batana kadar.   Bu üç vakitte farz, vacip, nafile hiçbir namaz kılınamayacağı gibi, geçmiş namazların kazası da kılınamaz. Sadece o günün ikindi namazının farzı kılınmamış ise güneş batarken de kılınabilir.)   Sizlere şöyle bir soru sorsam ve desem ki, Allah ın Kur’an da bahsetmediği, yasaklamadığı bu konuda, peygamberimiz yasak getirmiş olabilir mi? Allah ın elçisinin, böyle bir yetkisi var mı? Hatırlayınız lütfen, Yaradan biz Kur’an da hiçbir eksik bırakmadık, her şeyden nice örnekleri değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız, Allah hükmüne hiç kimseyi ortak etmez, sizleri Kur’an dan hesaba çekeceğim diyecek, daha sonrada namaz gibi önemli bir konuda, bu vakitlerde namaz  kılamayacağımızdan sorumlu tutulacağız, öyle mi dostlar?  Peki, güneşin doğuşu ve batışının, hatta güneşin tepe noktasında oluşunun, namaz kılmamıza nasıl bir zararı olabilir. BU SORUMUZA KENDİ NEFSİMİZDE CEVAP ARARKEN, EĞER AKIL, KUR’AN V... Devamı

DÖVME YAPTIRMAK, DİNİMİZDE HARAM MIDIR?

2017-03-09 12:52:00
DÖVME YAPTIRMAK, DİNİMİZDE HARAM MIDIR? |  görsel 1

Müslüman toplumlar olarak, inancımızı Kur’an ın yani Allah ın hükümlerine göre yaşamayıp, beşerin oluşturduğu FIKIH kurallarına, beşerin kanunlarına göre yaşadığımız içindir ki, Allah katında neyin helal, neyin haram olduğunu ne yazık ki bilmiyoruz. İnancımızı yaşamak adına, yanlış bir yöntem kullandığımız için, izlediğimiz yolda yanlış oluyor.   Günümüzde çok tartışılan ve bir o kadarda farklı düşüncelerin, sözlerin söylendiği, din adına sorulan bir soru vardır.  DÖVME YAPTIRMAK DİMİZDE HARAM MIDIR? Helal ve haram koyma yetkisinin, yalnız Allah ın yetkisinde olduğunu lütfen unutmayalım. Hangi konuda olursa olsun, bizlere din ve inanç adına konuştukları, anlattıkları bir konunun haram ve helal olduğunu doğru anlamak istiyorsak, kendimize şu soruyu sormalıyız ve onu anlamaya çalışmalıyız. “ALLAH BU KONUDA KUR’AN DA NE DİYOR.”   Eğer birileri, bu konuyu Kur’an da bulamazsınız, bunu Allah ın resulü haram kılmıştır diyorlarsa size, bilin ki bu şahıslar, Allah ın elçisine iftira atıyor demektir. Peygamberimiz Allah ın hüküm vermediği konularda, kendi düşüncesi ile hüküm veremeyeceğini, Kur’an bizzat bizlere söylüyor. DÖVME YAPMA KONUSU KUR’AN DA ASLA GEÇMEZ VE ALLAH IN BÖYLE BİR HARAMI, YASAĞIDA YOKTUR. Bakın helal ve haram konusunda, Rabbimiz bizleri nasıl uyarıyor.    Nahl 116: Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak, “BU HELÂLDİR, ŞU DA HARAMDIR” DEMEYİN! ÇÜNKÜ ALLAH'A KARŞI YALAN UYDURMUŞ OLURSUNUZ. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler. ( Bayraktar Bayraklı meali)   Bu ayetten de anlıyoruz ki, helal ve haram koyma yetkisi yalnız Allah ın dır. Eğer Allah Kur’an da haram demiyorsa bi... Devamı

RİVAYETLERİ AKLAMAK ADINA, KUR'AN A SAYGISIZLIK YAPMAYALIM.

2017-03-05 12:17:00
RİVAYETLERİ AKLAMAK ADINA, KURAN A SAYGISIZLIK YAPMAYALIM. |  görsel 1

Bizler yaşadığımız yanlış inançlarımızı, öyle inatla savunmaya geçiyoruz ki, bunun hesabını inanın, Allah ın huzurunda veremeyiz. Aslında bir Müslüman olarak işimiz çok kolayken, kendi ellerimizle zorlaştırıyoruz, işin içinden çıkılmaz bir hale sokuyoruz. Daha sonrada neyin doğru, neyin yanlış olduğu konusunda da karar veremiyoruz.    Allah Kur’an da, inancımız ve bu konuda izlememiz gereken yolu anlatırken, sakın emin olmadığınız bilginin ardına düşmeyin der ve emin olacağınız kitabında yalnız Kur’an olduğunu bildirerek, Kur’an ın ipine sarılmamızı emreder. Çok daha açık bir şekilde Zuhruf 44. ayetinde, SİZLERİ KUR’AN DAN HESABA ÇEKECEĞİM diye de uyarır. Böyle bir hüküm veren Rabbimiz, Kur’an da hiç bahsedilmeyen, konusu bile geçmeyen, FIKIH inancının dine ilaveleri olan bilgilerden, hükümlerden hesaba çeker mi bizleri? Madem Allah bizleri bu şekilde uyarıyor, bunun tam tersine inancımızı yaşamak niye? İşte bunu anlamakta zorluk çekiyorum.    Fıkıh inancının çok fazla etkisinde kalan bazı kardeşlerimiz bana, milletin kafasını karıştırıyorsun, ayetleri kendi kafana göre yorumluyorsun diyorlar. Böyle bir yanlış yapmaktan Rabbime sığınırım. Dinin anası, temeli olan Muhkem ayetler adı üstünde muhkem, yani şüphe duyulmayacak kadar açık ayetlerdir ve bu ayetler yoruma kapalıdır. Birisi bu ayetler üzerinde yorum yapıyorsa, ayeti amacından saptırıyor demektir. Onun için bizler muhkem ayetler üzerinde yorum yapamayız, Allah ne emrediyorsa kabul eder ve iman ederiz.    Günümüzde Kur’an ın yanında, tıpkı Kur’an değerlerinde olduğunu söyledikleri öyle rivayet bilgilere ve onun kitaplarına inanıyoruz ki, adeta bu inanç bizleri kâfirlerin safına do... Devamı

ARAPÇA BİLMEYENLER KUR'AN I ANLAYAMAZ DİYENLERE....

2017-02-18 12:07:00
ARAPÇA BİLMEYENLER KURAN I ANLAYAMAZ DİYENLERE.... |  görsel 1

ARAPÇA BİLMEYEN KUR'AN I ANLAYAMAZ, ÇÜNKÜ KUR'AN TÜRKÇE YE TAM OLARAK ÇEVRİLEMEZ DİYENLERE......... İslam toplumunda çok dikkat çekici ve düşündürücü bir uyarı yapılır bazı kişiler tarafından. “SEN ARAPÇA BİLİYOR MUSUN? EĞER BİLMİYORSAN KUR’AN I ANLAYAMAZSIN. ÇÜNKÜ ARAPÇADA BİR KELİMENİN YÜZLERCE ANLAMI VARDIR. SEN NEREDEN BİLECEKSİN AYETTE GEÇEN KELİMELERİN, HANGİ ANLAMA GELDİĞİNİ.”   Toplumu korkutan ve bir o kadarda tedirgin eden bir tehdittir bu sözler. İyide bu durumda Kur’an ı kim ya da kimler anlayacak? Kur’an çevirileri, mealleri yanlış mı? Çünkü İslam dininde, ruhban sınıfının olmadığını bizzat Kur’an söylüyor. Bu durumda kimlere sormalıyız ki en doğrusunu öğrenebilelim. Bütün iman edenlerin, Arapça öğrenmesi beklenemez. İşte bu sözlere ve tehditlere inandığımız takdirde, bizler önce şüpheye düşeriz, daha sonrada yavaş yavaş Kur’an çizgisinden uzaklaşmaya başlayarak, KENDİLERİNİ İSLAM İNANCINDA RUHBAN SINIFI İLAN EDENLERİN, TUZAĞINA DÜŞMÜŞ OLURUZ.    Yazdığım yazılarıma cevap veren bazı kardeşlerimde, bana karşı da aynı tehdidi, korkutmayı, sindirmeyi bazen yapıyorlar. Sen kimsin ki Kur’an ı anlayabilesin. Arapça bilgin nedir? Tabi bu kardeşlerimiz farkında olmadan, Kur’an a saygısızlık yaptıklarının da farkında değiller. KUR’AN I ANLAŞILIR HALE GETİRDİĞİNİ İDDİA EDEN, BEŞERİN KİTAPLARI ANLAŞILIYOR DA, ALLAH IN EŞİ BENZERİ OLMAYAN KİTABI, NURU MU TERCÜME EDİLDİĞİNDE, HERKES TARAFINDAN ANLAŞILAMIYOR. Lütfen kendimize gelelim, ne dediğimizin farkında mıyız? HÂŞÂ Allah kullarına indirdiği kitabı anlatamayacak, izah edemeyecek ama bunu bir yaratılmış beşer mi yapacak? Ellerimizle işte böyle, ruhban s... Devamı

BUHARİ VE MÜSLİM ÇÖKERSE, İSLAM ÇÖKER DİYENLERE.........

2017-01-22 13:35:00
BUHARİ VE MÜSLİM ÇÖKERSE, İSLAM ÇÖKER DİYENLERE......... |  görsel 1

Değerli din kardeşlerim. Üzülerek söylemeliyim ki, günümüz İslam inancı, Kur’an dan sapmışlığın zirvesinde yaşanmaya, büyük bir hızla devam ediyor. Bir din kardeşiniz olarak bana düşen, sizleri yalnız Kur’an ile uyarmaktır. Lütfen kendimize gelelim, emin olamayacağımız sözlerin, bilgilerin, kişilerin ardından değil, Allah ın ipine sarılarak inancımızı yaşayalım.   Sizlere yaşadığımız İslam acıklı halini anlatan, güzel ve dikkat çekici bir örnek vermek istiyorum. İnternette dini anlattığını söyleyen bir kişinin, videosunu izledim. O konuşmadan bazı alıntılar yaparak, sizlerin bu yanlış söylemler üzerinde, dikkatle düşünmenizi rica ediyorum. Hatırlatmak isterim, ömrümüz ve imtihanımız bir göz açıp kapatma mesafesinde. Hesabını veremeyeceğimiz sözleri söylemeyelim, emin olmadığımız düşüncelerinde ardına düşmeyelim. İzlediğim video da, Kendisine dini konularda sorular soran kişilerin hepsine, cevap vermekle meşgul olamayacaklarını söylüyor ve bakın neler diyor.   “Bu hataları bütünüyle başından çözelim, SEN BELAGAT OKU, SEN NAHİ OKU, SEN BUHARİ OKU, MÜSLİM OKU, Allah ın izniyle o zaman gel bunları kendin düzelt kardeşim.”   Dikkat ettiyseniz, Sayın konuşmacının, dini öğrenmeleri adına sorular soran kişileri yönlendirdiği kitaplar arasında Kur’an yok. Peki, neden yok? Çünkü Kur’an herkesin anlayamayacağı, her bilginin detaylı açıklanmadığı bir kitap ilan edildi de ondan. Düşüne biliyor musunuz, Kur’an Allah katından geliyor, Allah bizleri Kur’an dan sorumlu tutuyor ama sorumlu olduğumuz kitabı bizler anlayamıyoruz, azınlık insanlar, veli kişiler anlıyor ve her bilgide sorumlu olduğumuz Kur’an da olmuyor. Öylemi din kardeşlerim?  ... Devamı

İSLAM IN KAYNAĞI YALNIZ KUR'AN DIR. BU GERÇEĞİ ARTIK FARK EDELİM

2017-01-19 12:17:00
İSLAM IN KAYNAĞI YALNIZ KURAN DIR. BU GERÇEĞİ ARTIK FARK EDELİM |  görsel 1

Bizler farkında olmadan öyle yanlış bilgilere inanıyoruz ki, hem Kur’an a şirk koşuyoruz, hem de peygamberimize farkında olmadan iftira atıyoruz. Hangimiz bunu yapmak ister? Elbette hiç birimiz istemeyiz, ama böyle bir yanlışa düşmemek içinde Kur’an ı anlayarak, düşünerek okuyup araştırmalıyız.    GÜNÜMÜZDE BİZLERE, İSLAM IN İKİ KAYNAĞININ OLDUĞU ANLATILIR ve buna inanmayan bir insanında Müslüman olamayacağını söylerler. Hepimizin bildiği gibi bu iki kaynak, KUR’AN VE SÜNNET tir denir. Kur’an Allah ın hükümleri, sünnet ise peygamberimizin Kur’an da bahsedilmeyen, açıklanmayan konular hakkındaki, dine ilaveleri yani peygamberimizin din adına hükümleri diye inanılır.     Size bu düşünce, mantıklı geliyor mu? Allah neden bizlere rehber olsun diye gönderdiği kitabında, eksiksiz her şeyi açıklamasın? Kur’an ı anlayarak ve üzerinde bir kez düşünerek okuyan bir Müslüman, bu söylenenleri asla kabul etmez. Çünkü Allah, BEN HÜKMÜME HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEM DİYOR. Sizce bu hükmü veren Rabbimiz, Hâşâ hükmünden dönüp, elçisinin de dine ilaveler yapabileceğini söyler mi? Elbette mümkün değil. Düşünebiliyor musunuz buna inanırsak, peygamberimizi Allah ın dinde ortağı konumuna getirmiş oluruz. Lütfen Kur’an dan, elçisine verdiği görev ve sorumluğu konularını dikkatle okuyunuz. Bizlere öyle yanlış bilgiler öğrettiler ki, mezheplerin beşeri FIKIH inancı, adeta bizleri Kur’an dan uzaklaştırdı. (BİZ RESULLERİ, SADECE MÜJDELEYİCİLER VE UYARICILAR OLARAK GÖNDERİRİZ.)  (Kehf 56)    Allah yemin olsun ki, bu kitabı sizler için kolaylaştırdık dedikçe, iyide bu kadar da kola... Devamı

PEYGAMBERİMİZİN HADİSLERİ OLMASAYDI, NAMAZLARIMIZI KILAMAZDIK SÖ

2017-01-05 14:23:00
PEYGAMBERİMİZİN HADİSLERİ OLMASAYDI, NAMAZLARIMIZI KILAMAZDIK SÖ |  görsel 1

İslam inancında öyle büyük bir yanlışımız var ki, bu yanlış inancımız bizleri Kur’an dan, olabildiğince uzaklaştırıyor. Allah bizlere Kur’an ı anlatırken, hadi bir benzerini getirin bakalım der ve biz kitapta hiçbir eksik bırakmadık ve sizlerin anlayacağı şekilde nice örneklerle kolaylaştırdık diye izah eder. Ama bizler onlarca, hatta yüzlerce buna benzer ayetleri, sırf hurafe inançlarımızı aklamak ve yaşamak adına görmezden geliriz.   Televizyonda din adına bir tartışma esnasında, unvanı Profesör olan bir ilahiyatçı, hadisler konusunda ciddi ikazlarda bulunan bir başka konuşmacıya, öyle sözler söyledi ki, bugün İslam inancının içinde bulunduğu acıklı halini, adeta gözler önüne serdi.   İlahiyatçı profesör şunları söyledi. “PEYGAMBERİMİZİN HADİSLERİ OLMASAYDI, KUR’AN I ANLAYAMAZDIK. ALLAH KUR’AN DA NAMAZ KIL DİYOR, AMA KUR’AN DA BUNUN AÇIKLAMASI YOK. İBADETLERİMİZİN NASIL YAPILACAĞINI, PEYGAMBERİMİZİN SÜNNETİNDEN, HADİSLERİNDEN ÖĞRENİYORUZ.”   Değerli din kardeşlerim, bu sözler Allah a ve Kur’an a hakarettir. Kur’an a şirk koşmaktır, bunu hatırlatmak isterim. Önce şunu lütfen unutmayalım. Allah bizlerin sorumlu olacağı bir hüküm verdiyse, onun hakkında gerekli açıklamayı, izahı yapmıştır. Zaten yaptığını söylüyor ve biz Kur’an da hiçbir eksik bırakmadık diyor. Çok daha ilginci, bakın Allah nasıl uyarıyor bizleri.   SİZ KUR’ANDAN HESABA ÇEKİLECEKSİNİZ. (Zuhruf 44)   HAKKA DÖNSÜNLER DİYE İŞTE AYETLERİ BÖYLECE, AYRI AYRI AÇIKLIYORUZ. (ARAF 174)   PEYGAMBERE DÜŞEN APAÇIK TEBLİĞDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR (ANKEBUT 18)   KARŞILARINDA OKUNUP DURAN BIR KITABI, SANA INDIRMIŞ OLMAMIZ ONLARA YETM... Devamı

NİSA SURESİ 97. AYET, KABİR AZABINA DELİL OLABİLİR Mİ?

2017-01-02 10:42:00
NİSA SURESİ 97. AYET, KABİR AZABINA DELİL OLABİLİR Mİ? |  görsel 1

Bizler batıl inançlarımızı yaşamak ve yaşatmak adına, Kur’an dan zorlamalarla, öyle deliller yaratmaya çalışıyoruz ki, adeta ayetlerin anlamlarını eğip, büküyor ve gerçek anlamından uzaklaştırıyoruz. Çünkü ne yazık ki bizler için önemli olan, Hak kın gerçekleri değil, batılın nefislerde aklanması önemli. Nefsimizi belki geçici tatmin edebiliriz, ama hesabımızı veremeyiz.   Bu yazımda, yine bir batıl inancı aklamaya ve Kur’an da hiç bahsedilmeyen, KABİR AZABINA delil göstermeye çalıştıkları bir ayeti sizlere hatırlatmak ve üzerinde birlikte düşünmeye davet etmek istiyorum. Önce ayeti yazalım.   Nisa 97: Kendilerine yazık eden kimselere melekler, canlarını alırken: «Ne iş de idiniz!» dediler. Bunlar: «Biz yeryüzünde çaresizdik» diye cevap verdiler. Melekler de: «Allah'ın yeri geniş değil miydi? Hicret etseydiniz ya!» dediler. İŞTE ONLARIN BARINAĞI CEHENNEMDİR; orası ne kötü bir gidiş yeridir. (Diyanet vakfı meali)   Önce bu ayette bahsedilen konunun ne olduğunu, doğru anlamalıyız. Bu sözler neden söylenmiş ve bu örnek ayet bizlere ne anlatıyor. Gerçektende kabir azabına delil olabilecek bir bilgi var mı? Bu ayetin öncesi ayetlere baktığımızda, peygamberimiz döneminde, Müslümanlara yapılan saldırılara karşı, ALLAH IN ELÇİSİ İLE BİRLİKTE HAREKET ETMEKTEN, ONUN YANINDA SAVAŞMAKTAN KAÇAN, GEREKSİZ VE NEDENSİZ BAHANELER UYDURANLAR İLE SAVAŞA GİDİP, ALLAH YOLUNDA SAVAŞANLARLA BİR TUTULMAYACAĞI ANLATILIYOR.   Nisa 97. ayette de, savaştan kaçanların örneği veriliyor ve diyor ki: Böyle insanlar ölürken yani melekler canlarını alırken onlara şöyle soru sordular diyor.”HANGİ SEBEPLE ALLAH IN ELÇİSİ... Devamı

SAHİH VE KUTSİ HADİS KONUSU ÜZERİNE.

2016-12-27 11:08:00
SAHİH VE KUTSİ HADİS KONUSU ÜZERİNE. |  görsel 1

İslam toplumunda, özellikle FIKIH inancının kabul ettirdiği, çok kullanılan bir kelime vardır SAHİH.Bu sözün anlamı, KUSURSUZ, GÜVENİLİR, HİLESİ OLMAYAN, ŞÜPHESİZ DOĞRU ANLAMINDADIR. Sahih kelimesi Peygamberimizin sözleri yani rivayet edilen hadislerinin özellikle bir kısmı için kullanılır. Yani tasnif edilen bu hadisler, tıpkı Kur’an gibi şüphe götürmeyecek kadar doğru ve güvenilir olarak kabul edilir. Sizce Kur’an ile doğruluğundan emin olamayacağımız bir sözü, bilgiyi aynı güvenilirlikte, doğrulukta tutabilir miyiz?    Ne yazık ki bu sözleri, bilgileri aynı değerde tuttuğumuz içindir ki, Kur’an dan saptık ve yetmedi Kur’an a şirk koştuk. Ama bunun farkında bile değiliz. KUR’AN İLE AYNI GÜVENİLİRLİKTE, KUSURSUZ HİÇBİR BİLGİ, SÖZ YOKTUR İSLAM İNANCINDA. Allah hadi bir benzerini getirsinler bakalım derken, sizce nelerden bahsediyordu? Elbette Kur’an ın dışında, atalarının inançlarını, rivayet ve sanı bilgileri din diye yaşayanlara, Allah ın bir uyarısıydı bu sözler.  Allah Enam suresi 19. ayetinde, “BU KUR’AN BANA, ONUNLA SİZİ VE ERİŞTİĞİ HERKESİ UYARAYIM DİYE VAHYOLUNDU.” diyorsa, sizce Kur’an ın dışından, manası Allah a ait hadis, söz olabilir mi?    Sahih şüphe duyulmayacak kadar doğru anlamındadır ki, BU KELİMEYİ KUR’AN IN DIŞINDA, HİÇBİR SÖZ VE BİLGİ İÇİN KULLANAMAYIZ.Çünkü yanılmayan yalnız Allah dır. Beşer her zaman şaşabilir. Onun içinde peygamberimiz sağlığında, kendi sözlerinin, yanlış aktarılma riski olduğundan, din adına naklini yasaklamış, kullanılmaması için kayda aldırmamış ve yalnız bir birinize Kur’an ı nakledin, anlatın demiştir.    Sahih Hadis inancı sayesinde, İslam inancına hurafe ve batı... Devamı

İSLAM A YÖN VEREN, FIKIH İNANCI ÜZERİNE......

2016-10-14 16:54:00

EKİM       Bugünkü yazımın konusu, İslam ı yaşarken bir Müslüman için, olmazsa olmazı olduğu iddia edilen, FIKIH üzerine olacak. Fıkıh kelime anlamı olarak, bir konuyu derinlemesine bilmek, anlatmak, açıklamak anlamına gelir. FIKIH inancını savunanlar, FIKIH IN AMACI DİNE YASA/HÜKÜM KOYMAK DEĞİL, ana kaynaklara yani KUR’AN VE SÜNNETE uygun hükmü araştırmaktır diye izah edilir.  Önce buna inananların, konu hakkındaki düşüncelerini nakletmek istiyorum. Halk arasında FIKIH kelimesi, İSLAM HUKUKU OLARAK ADLANDIRILIR, onu da belirtmek isterim.    (Fıkıh İslam da, PEYGAMBER DÖNEMİNDE KUR'AN VE BUNUN UYGULAMASI İLE SINIRLI OLAN ŞERİATİN, günün şartlarına göre ULEMA TARAFINDAN VERİLEN FETVALARIN DA KATKILARIYLA genişletilmesi ve Müslümanların hayatını düzenlemek amacıyla açıklanması çabalarıdır.)   Bu açıklama üzerinde durmak istiyorum önce. Bu sözlerden sonra akla gelen ilk soru, Allah Kur’an da ayetlerini, bizlere gereği gibi açıklamadı, izah edemedi de, mutlaka açıklanmaya ihtiyacımı var? Günümüzdeki Fıkıh inancının, peygamberimizin devrinde olmadığını, peygamberimiz döneminde, İslam şeriatı yalnız KUR’AN ile sınırlı yaşandığını çok rahat söylenebiliyor. Daha sonrada günün şartlarına göre, ulema tarafından verilen fetvalarının da katkılarıyla genişletilerek, Müslümanların hayatını düzenlemek amacıyla açıklamalar yapılmasına, düzene sokulmasına FIKIH denir diyor.  Yani Allah ın şeriatına, toplumun hayatını düzenlemek adına, beşeri şeriatlar ilave edildiği açıklıkla söyleniyor.    Kur’an ı anlayarak ... Devamı

SAYIN NOUMAN ALİ KHAN IN, KUR'AN SÖYLEMLERİ ÜZERİNE.

2016-09-30 23:38:00

EYLUL         Bugünkü makalemde, sanal âlemde özellikle Amerika ve diğer ülkelerde tanınan ve bilinen, Nouman Ali Khan isimli bir gencin, İslam dini hakkında ki söylemlerinden örnekler verip, üzerinde sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Bu kişi hakkında çok kısa bilgi vermem gerekirse, şunları söyleyebiliriz.   (1978 doğumlu, Nouman Ali Khan, Bayyinah Enstitüsünün kurucusu ve yönetim kurulu başkanı olmakla birlikte, enstitünün “Klasik Arapça’nın Temelleri” ve “Kutsal Kelâm” da dâhil olmak üzere bir kısım derslerinin ana okutmanıdır. Suudi Arabistan’ın Riyad şehrinde tamamladığı giriş seviyedeki eğitimi, onun Arapça çalışmalarının başlangıcıdır. )   İnternette bu ismi aradığınızda, konuşmalarının birçoğunu cazip bulabilir, hatta beğenebilirsiniz. Tabi önemli olan tüm düşünce ve söylemlerinin aynı çizgide olması önemlidir. Gerçek düşüncelerini yalnız Allah bilir. Yoksa günümüzde de içimizden bazı kişilerin yaptığı gibi, güzel ve doğru bilgilerin arasına, eğer zehir enjekte ediliyorsa, söylenen doğru bilgilerinde bir hükmü olmayacaktır. Gerçek Müslüman, düşünen aklını Kur’an merkezli kullanandır. Bu kişinin bir söylemi üzerinde önce durmak istiyorum. Çünkü bugün tüm İslam âleminin yaptığı bir yanlışa güzel bir örnek teşkil ediyor ve buna benzer söylemlere farklı anlamlar verilerek dine batıl, nifak sokmanın yolu açılıyor. Bakın Bu kişi nasıl bir söz söylemiş.    (ALLAH BİZE, SADECE MÜKEMMEL BİR KİTAP GÖNDERMEDİ, AYRICA BİZE KİTABI &O... Devamı

ALLAH IN KİTABI KUR'AN I GÖZ GÖRE GÖRE TAHRİF ETMEK.

2016-09-26 18:43:00

EYLUL       Bir soru sormak istiyorum. Sizler inancınızı hiç sorguladınız mı? Allah ın Kur’an da emrettiği yoldan mı gidiyoruz, yoksa batılı, hurafeyi din mi edindik? Bunun kontrolünü  Kur’an dan yapma gereği duydunuz mu, yoksa gerek yok, bana dini anlatanlara çok güveniyorum mu dediniz? Çünkü Kur’an öyle örnekler veriyor ki geçmiş toplumlar ile ilgili, Allah ın gönderdiği uyarı kitaplarını okuyup, açıkça gördükleri tebliğ aldıkları halde, batıl inançlarını yaşamak adına, Allah ın sözlerini bile tahrif etmekten çekinmemişler. Bir örnek vermek istiyorum ki, aynı hataları bizler de yapmayalım. Yapıyorsak da, artık vazgeçelim.   Bakara 75: Şimdi, bunların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa içlerinden birtakımı, ALLAH’IN KELAMINI DİNLER, İYİCE ANLADIKTAN SONRA, ONU BİLE BİLE TAHRİF EDERLERDİ. (Diyanet meali)   Ne dersiniz, geçmiş toplumların yaptığı yanlışları, bizler yapıyor muyuz? Bakalım Yaradan Kur’an da ne emrediyor, bizler Fıkıh ve mezhep öğretisi ile günümüzde neler yapıyoruz, nelere inanıyoruz. Yorumunu sizlere bırakıyorum.    Allah gönderdiği rehber kitabında, yalnız Kur’an ın ipine sarılın, biz Kur’an da hiçbir eksik bırakmadık ve sizlere nice örneklerle açıkladık ki anlayasınız ve sizi doğru yola iletecek yalnız Kur’an dır der. Ama mezheplerin öğretisi fıkıh inancı ise, her şey Kur’an da yazmaz, Kur’an ı herkes anlayamaz, Kur’an da özet bilgiler vardır, onun için fıkıh ve mezheplerin beşeri öğretisi olmazsa, Kur’an anlaşılmaz ve yaşanmaz diye bizlere öğrettiler ve bizlerde bunları kabul edip inanmadık mı?   Allah Kur&rsq... Devamı

KENDİMİZE RAB LAR EDİNDİĞİMİZ İN FARKINDA BİLE DEĞİLİZ.

2016-09-23 10:44:00

          Allah Kur’an da bizlere, geçmiş toplumların yaptığı yanlışlardan örnekler verip, aynı yanlışları bizlerin yapmamamız için uyarılarda bulunur. Allah, benden başka RAB lar, yani yol göstericiler edinmeyin diye uyardığı halde, geçmiş toplumlar bu uyarıları dinlemeyerek, bakın neler yapmışlar ki, Rabbimiz örnek olsun diye Kur’an da bizleri bilgilendiriyor.    Tevbe 30: Yahudiler, "UZEYİR ALLAH'IN OĞLU" DEDİLER, HIRİSTİYANLAR DA "MESİH ALLAH'IN OĞLU", DEDİLER. Bu onların kendi ağızlarıyla uydurdukları sözlerdir. DAHA ÖNCE İNKÂRA SAPMIŞ OLANLARIN SÖZLERİNE BENZETİYORLAR. Allah onları kahretsin, nasıl da saptırıyorlar! ( Elmalı meali)   Tevbe 31: Onlar, Allah'dan başka BİLGİNLERİNİ VE RAHİPLERİNİ DE KENDİLERİNE RAB EDİNDİLER, MERYEM OĞLU MESİH'İ DE. Oysa onlar bir olan Allah'a ibadet etmekle emrolunmuşlardı. Allah'dan başka hiçbir ilâh yoktur. O, müşriklerin ortak koştuğu şeylerden de münezzehtir. (Elmalı meali)   Aslında bu iki ayetten alacağımız, çok dersler var. Ayetlerde özellikle dikkat çekilen, geçmiş toplumlar Allah ın gönderdiği elçilere kutsallıklar verip, Allah ın oğlu ilan ettiklerini söylüyor. Dikkat ederseniz Yaradan bu yapılanın yanlış olduğunu söylüyor, çünkü görev verdiğim elçilerde, tıpkı sizler gibi bir beşerdi ve bana kulluk etmek için yaratılmışlardı açıklamasını yapıyor. Bizler belki peygamberimiz için, Allah ın oğlu yakıştırmasını yapmadık ama Allah ın vermediği öyle yetkilerle donattık, öyle şeyler söyledik ki, HÂŞÂ DİNDE NEREDEYSE ALLAH IN ORTAĞI KONUMUNA GETİRDİK.    Diğer ayette ise çok... Devamı

Hadislerin Kur'an a Arzı Ve Kur'an da Geçmeyen Hadisler Konusu.

2016-09-17 18:15:00

EYLUL       Bir kardeşimiz, bana şöyle bir soru sormuştu, hangi hadisin doğru olup olmadığını nasıl bileceğiz, Kur’an da bahsi geçmeyen konulardaki hadislerin durumu ne olacak. Aslında sorunun cevabı çok zor değil. Yeter ki Kur’an ın eğitiminden, gerektiği ölçülerde geçelim. Kur'an da olmayıp, bizlere dinin emridir diye öğretilenler, günümüzde o kadar güç kazanmış ki, bazı gerçekleri kabullenmek istemiyoruz. Unutmamamız gereken önemli konu, ALLAH IN KUR'AN DA AÇIKLADIĞI, HÜKÜM VERDİKLERİNİN DIŞINDA OLAN KONULAR, DİN ADINA BİZLERİ BAĞLAMAZ.     Bunlar dine sonradan girmiş, beşeri ilavelerdir diyebiliriz. Bu ilaveler doğru bilgiler veriyor ve dini zorlaştırmıyorsa, bir sorun yoktur. Ama dini zorlaştırıyor ve toplumun dini yanlış anlamasına sebep oluyorsa, bizler için sakıncalıdır. Hele hele Allah ın haram demediği bir şeye, bunlarda haramdır deniyorsa, işte o zaman günahların en büyüğünü işlemiş oluruz. Allah Kur’an ı, yemin olsun ki sizler için kolaylaştırdım der. ALLAH IN KOLAYLAŞTIRDIĞINI, HİÇ KİMSE İLAVELERLE ZORLAŞTIRAMAZ. Böyle davranışlar, bizlerin yolundan sapmasını sağlar. Allah bir ayetinde ne diyor ve uyarıyordu, sakın Kur'an ın sınırlarını aşmayın, kafirlerden olursunuz.    PEYGAMBERİMİZDE ÜMMETİNE, YALNIZ KUR'AN İLE HÜKMETME GÖREVİ ALDIĞINA GÖRE, PEYGAMBERİMİZ ASLA KUR'AN DIŞINDAN, DİN ADINA KONUŞMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR, KONUŞTUĞUNU SÖYLEMEK İFTİRADIR.Çünkü Allah açıkça, sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum demiştir,ELÇİSİNEDE SANA İNDİRDİĞİMLE ONLARA HÜKMET DİYE, APAÇIK EMRİNİ VERMİŞTİR. B... Devamı

NAKİL VE RİVAYET ESASLI İSLAM I YAŞAYANLARA.

2016-09-13 15:34:00

EYLUL       İnternette bir konuda araştırma yaparken, yaşadığımız İslam ın izlediği yolun mantıktan, akıldan ve Kur’an dan nasıl uzak  yaşanmaya çalışıldığına bir kez daha şahit oldum. İslam ı, emin olamayacağımız, rivayet merkezli bilgiler ışığında mutlaka yaşamamız gerektiğine inanan, Kur’an ın her konuda bilgiler vermediğini düşünenler, Kur’an ın sınırlarını aşmak istemeyen ve Allah ın emri olan, yalnız Kur’an ın ipine sarılma emrini yerine getirenlere, bakın neler söylüyorlar.   ”NAKİL, RİVAYET ESASLI İLİMLERİN ASLI, ESASI VE GÜVENİLİR HADİS İLMİDİR. Eğer nakil ve rivayet esaslı bir kaynağa başvurulursa, Mealci Kuran dışı bir kaynağa başvurmama yeminini bozmuş olur. Öte yandan tarihi kabul eden kişinin hadisleri kabul etmemesinin nasıl bir mantıksal seri cinayet olduğu ortadadır..”   Bunları söyleyen kişi, Kur’an ayetlerinin dışında, nakil yani rivayetler yoluyla günümüze kadar gelmiş bilgilerin, sözlerin öneminden bahsediyor ve bu bilgileri mutlaka Kur’an süzgecinden geçirmeliyiz diyerek dikkatle yaklaşanlarında, nasıl seri bir cinayet işledikleri örneğini veriyor.   İnancını itina ve dikkatle yaşamaya çalışan kişilere karşı verdiği örnek ise çok düşündürücüdür. Önce şunu hatırlatmak isterim. Din ve inancımızı yaşamak dikkat ister, itina ister. Emin bilgi ve kaynakların dışına çıkmamızı zaten Allah yasaklamış ve ne demişti hatırlayalım.   İsra 36: HAKKINDA KESİN BİLGİ SAHİBİ OLMADIĞIN ŞEYİN PEŞİNE DÜŞME. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur. (Diyanet meali)   Söylenenler bu ayete uygun mu sizce? Allah emin olmadığın bilginin ardına düşmeyin, bun... Devamı