kuranyolu 0 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

KUR AN DAN AYETLER.

BAŞÖRTÜSÜ VE KUR AN.

ANA DİLDE İBADET.

İMAM I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM.

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI.

KUR AN DA ZEKAT VE MİRAS KONUSU.

MEZHEP, HADİSLER VE BATIL KONULAR.

NAMAZ, ORUÇ VE HAC KONULARI.

KATILIM BANKACILIĞI TUZAĞI.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÇOK EŞLİLİK VE KABİR AZABI.

KUR AN DA MİRAÇ VE KADER KONUSU

RİSALE İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT!

ATATÜRK VE İSLAM ANLAYIŞI.

MEHDİ VE MESİH KONUSU

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (540)

MEALCİLER VE KUR'AN CILAR SÖZLERİNE ÜZERİNE......

KISAS NEDİR? BAKARA 178-179. İSRA 33. MAİDE 45. AYETLER.

BAKARA 111. AYET. DOĞRU SÖYLÜYORSANIZ DELİLİNİZİ GETİRİN.

BAŞÖRTÜSÜ KONUSUNDA, SİZLERİ DÜŞÜNMEYE DAVET EDİYORUM.

ALLAH IN ELÇİSİNİN KUR'AN ANLAYIŞI NASILDI.

KUR’AN I ANLAYABİLMEK İÇİN, HERKES İMAMI AZAM GİBİ İLİM SAHİBİMİ

TEVBE SURESİ 5. AYET BİZLERE NELER ANLATIYOR.

EHLİ KİTABIN YAPTIĞI YANLIŞLARI TEKRAR EDİYORUZ.....

NAMAZIN NASIL KILINACAĞI, NESİLDEN NESİLE, RİVAYET YOLUYLA MI Bİ

EY MÜSLÜMAN UYAN, KULAK VER, DİNLE YANLIŞ YOLDASIN.

ALLAH NAMAZA ÇAĞRI ŞEKLİNİ KUR'AN DA, NEDEN BELİRLEMEMİŞTİR.

KUR'AN CARİYELER İLE EVLENMEDEN, CİNSEL İLİŞKİYE İZİN VERİYO

KUR'AN DA GEÇEN HARAM VE GÜNAH KONUSU ÜZERİNE....

ALLAH IN YAHUDİLERE VERDİĞİ CEZA.YER YÜZÜNDE ŞAŞKIN ŞAŞKIN......

EVLENME YAŞI KUR'AN DA NASIL GEÇER.

KUDÜS VE MESCİD-İ AKSA KONUSUNDAKİ GERÇEKLER.

İNANCIMIZI SORGULAYALIM, AMA HAKEMİMİZ YALNIZ KUR'AN OLSUN.

BAKARA 284. ALLAH İÇİMİZDEN GEÇİRDİKLERİMİZDEN DE BİZLERİ ......

ALLAH RESULÜM E UYUN DERKEN, SİZCE NEYİ KAST EDİYOR?

İSLAM İNANCINDA RUH KONUSU VE KUR'AN.

ENBİYA SURESİ 10, ŞURA 52, ANKEBUT 47. AYETLERE KULAK VERELİM.

LÜTFEN DİKKAT KUR'AN IN ÖNÜNE DUVARLAR ÖRMEYELİM.

NUR SURESİ 62, CİN SURESİ 28. AYETLERE KULAK VERELİM.

KUR'AN, İBADETLERİNİ YERİNE GETİRMEYENLERE, BU DÜNYADA NEDEN CEZ

İSLAM DİNİNDE KADINLARIN, BOŞANMA HAKKI YOK MUDUR?

BU İNSAN ALLAH DOSTUDUR DİYEBİLİR MİYİZ?

KUR'AN DA MİRASIN DAĞITILMASI NASIL ANLATILIR.

Tüm içeriklerim
Takipçilerim (0)

MEALCİLER VE KUR'AN CILAR SÖZLERİNE ÜZERİNE......

2018-01-23 19:20:00

Günümüzde dini konularda çok tartışılan ve birbirimizi suçladığımız bazı kelimeler var, MEALİSTLER, KUR’AN CILAR gibi. Bu sözlerin ne anlama geldiğini ve bu sözlerle karşımızdaki kişilere, nasıl bir düşünceyi, inancı yakıştırdığımızın, acaba farkında olarak mı söylüyoruz?   İsterseniz önce mealciler sözünden ne kast ediliyor ona bakalım. KUR’AN IN BAŞKA DİLLERE TERCÜMESİ, SİZCE KUR’AN DEĞİL MİDİR? Allah anlayasınız diye, size Arapça bir Kur’an indirdik der. Allah bu sözüyle asıl Kur’an ın Arapça metni olduğunu mu söylüyor, yoksa bu sözleriyle bizlere farklı bir şey mi anlatıyor? İsterseniz önce, Kur’an mealinin/tercümesinin gerçek Kur’an sayılmayacağını savunanların sözlerine bakalım.   “Allah Kur'an’ı Arapça olarak indirmiştir; tercümesi Kur'an yerine geçemez. ÖRNEĞİN BİR ÇEKİRDEĞİN ASLINI BOZARAK PARÇALARA AYIRSAK, SONRA DA TOPRAĞA EKSEK AĞAÇ OLAMAYACAKTIR. ÇÜNKÜ ÖZELLİKLERİ KAYBOLMUŞTUR. Bunun gibi Kur'an ayetleri, kelimeleri ve harfleri birer çekirdek gibidir. Başka dillere çevrilince özelliğini kaybedeceği için, Kur'an'ın aslı olmayacaktır.”   Kur’an ın tercüme edilmiş, yani anlaşılır hale getirilmiş halinin, Kur’an olamayacağını, aslının bozulacağını söyleyerek, verdiği örneğe bakar mısınız? Bunları söyleyen ve inananların, Allah ın Arap toplumuna neden Arapça bir Kur’an gönderildiğini zerre kadar anlamadıklarını görüyoruz. Hâlbuki Allah Arapça indirmesinin nedenini açıklarken Kur’an da, SİZ ARAP TOPLUMSUNUZ, GÖREV VERDİĞİM ELÇİMDE ARAP. GÖNDERDİĞİM TEBL... Devamı

KISAS NEDİR? BAKARA 178-179. İSRA 33. MAİDE 45. AYETLER.

2018-01-19 10:22:00

  Bugün sizleri, Bakara suresi 178–179. ayetler üzerinde düşünmeye davet etmek istiyorum. Allah Kur’an da öyle kurallar, kanunlar koymuştur ki, bizler toplum olarak yaşarken, bir düzen ve adalet sağlansın. Yazdığım ayetler, günümüzde çok farklı şekillerde anlaşılmış, farklı yorumlar yapılmıştır. Önce ayeti yazalım, daha sonra üzerinde birlikte düşünelim.    Bakara 178–179: Ey iman edenler! ÖLDÜRÜLENLER HAKKINDA SİZE KISAS FARZ KILINDI. HÜRE HÜR, KÖLEYE KÖLE, KADINA KADIN. Bununla beraber kim öldürülenin velisi tarafından bağışlanırsa, artık o zaman örfe uymak ve öldürülenin velisine güzellikle diyet ödemek gerekir. BU, RABBİNİZDEN BİR HAFİFLETME VE RAHMETTİR. Kim bundan sonra zulüm yapmaya kalkışırsa, ona acı bir azap vardır. Ey akıl sahipleri! KISASTA SİZİN İÇİN HAYAT VARDIR. Umulur ki sakınırsınız. (Bayraktar Bayraklı meali)   Ayetin ilk cümlesinde Allah, bakın iman edenlere ne diyor. ÖLDÜRÜLENLER HAKKINDA SİZE KISAS FARZ KILINMIŞTIR. Farz kılınmıştır emri, bizlerin önemseyerek dikkatle uymamız gereken, üzerimize yüklenmiş bir emirdir, görevdir. Önce kısas kelimesi ile Allah bizlere, neyi emretmiş onu doğru anlamalıyız ki, farz olan emri yerine getirebilelim. Kısası eğer araştırmadan, bir suçlunun işlediği suçun aynısı ile cezalandırma diye basitçe anlarsak, olayın özüne inmezsek, Allah ın bizlerden istediği farz emrini gereği gibi anlamamış oluruz. Verilen emri, doğru yerine getiremeyiz.   Peki, Allah kısas uyarısından neyi kast ediyor? Ayette tüm iman edenlere yapılan uyarıda, İŞLENEN SUÇUN DENGİYLE, ÖLÇÜSÜNCE, ADALETLE, HAKKANİYETLE CEZANIN VERİLMESİ EMREDİLMİŞTİR. Kısas asla intikam duyguları değildir. Bazı kişilerin s... Devamı

BAKARA 111. AYET. DOĞRU SÖYLÜYORSANIZ DELİLİNİZİ GETİRİN.

2018-01-17 12:00:00

Bizler İslam ı Kur’an dan uzak, öyle bilgilerle yaşıyoruz ki, zerre kadar söylenenleri düşünme, sorgulama, araştırma gereği duymuyoruz. Bu yazımda sizleri düşünmeye davet etmek istediğim ayet, Bakara suresi 111. ayet olacak. Önce ayeti yazalım, daha sonrada bu ayetten almamız gereken kısadan hisseyi çıkarmaya çalışalım.   Bakara 111: Kitap ehli, “Yahudiler veya Hıristiyanlar hariç, hiç kimse asla cennete giremeyecek” dediler. Bu onların kuruntusudur. Sen de onlara de ki, “EĞER GERÇEKTEN DOĞRU SÖYLÜYORSANIZ, DELİLİNİZİ GETİRİNİZ.” (Bayraktar Bayraklı meali)   Dikkat ederseniz Yahudi ve Hıristiyanlar, kendi nefsi ve hurafe FIKIH inançları gereği, kendilerini temize çıkartıp, karşısındaki toplumlara karşı, Allah dan hiçbir kanıtları olmadan, çok dikkat çekici bir söz söylüyorlar ve diyorlar ki;” “Yahudiler veya Hıristiyanlar hariç, hiç kimse asla cennete giremeyecek” Allah da bu sözleri söyleyen batıl yolcularına, bakın nasıl cevap veriyor?    “EĞER GERÇEKTEN DOĞRU SÖYLÜYORSANIZ, DELİLİNİZİ GETİRİNİZ.”   Allah ın bizlere, bu sözleriyle anlatmaya çalıştığı çok şeyler var, ama bizler zerre kadar ders almıyoruz. Bunun nedeni, bizlerin Kur’an ile bağının kesilmiş olmasıdır. Tabi bundan bizzat bizler sorumluyuz. Geçmiş toplumlarda, bugün bizlerin yaptığı yanlışın aynısını yapmışlar. Allah aynı yanlışları yapmamamız için, Kur’an da bizlere hepsinden örnekler verdiği halde, bizler bu örneklerden dersler alamıyoruz. Çünkü Allah ın, rehber olsun diye gönderdiği NURUNU, bizler anlamadan okuyoruz. Yalan ve iftiralarının açığa çıkmasını istemeyenler, topluma bu yanlışı öğrettiler ve anlamasan da ... Devamı

BAŞÖRTÜSÜ KONUSUNDA, SİZLERİ DÜŞÜNMEYE DAVET EDİYORUM.

2018-01-14 21:19:00

Bizler dinimiz ve inancımız adına gerçeklerin, doğruların arayışında mıyız, önce bunun kararını vermeliyiz. Yoksa kendimize bir yol tutmuş, aman kimse dokunmasın zihniyetinde mi yaşıyoruz. Allah Kur’an da bizlerin her konuda, ayetleri anlamaya çalışırken de düşünmemizi, özellikle aklımızı kullanmamızı bizlerden ister. Kanıtımızın delilimizin, Kur’an dan olması konusunda ikaz eder. Aklını kullanmayanları da, pislik içinde bırakacağını, onları cezalandıracağını söyler. Madem Allah bizlerin özellikle ayetleri anlamaya çalışırken, aklımızı kullanmamızı, düşünmemizi emrediyor ve kesin kanıt yalnız Kur’an dır diyor, gelin kadınlarda başörtüsünün Allah ın emri olup olmadığını, birlikte Allah ın kelamına bakarak, danışarak düşünelim ve araştıralım.   Önce size, konuyu daha iyi anlayabilmeniz için, bir örnek vermek istiyorum. Bu örnek üzerinden, Kur’an da başörtüsüne delil gösterilen bir cümleyle, verdiğim örneği mukayese edelim ve ayetten Allah bizlerden ne istiyor onu anlamaya çalışalım, Allah ın izniyle.   Evinize geldiğinizde, yoğurt almayı unuttuğunuzu fark ettiniz ve kızınıza, kızım yoğurt almayı unutmuşum, çok yorgunum ben gidemeyeceğim, bir çırpıda eteğini, gömleğini, ayakkabını giy ve bakkaldan bir yoğurt alıp geliver dediniz. Bu durumda siz kızınızdan, ne istemiş oldunuz? Yoğurdun alınıp gelmesini mi, yoksa onun yanında mutlaka eteğini, gömleğini, ayakkabısını da giymesini istemiş olur musunuz? Yani kızınız yoğurt almaya giderken, eteğini değil de pantolonunu giyip yoğurt almaya gitse, ya da gömleği yerine kazağını giyerse, sizin isteğinize ters bir durum oluşturur mu?   Bu soruma, şöyle cevap vereceğinize eminim. Ben kızımdan yoğurt almasını istedim, kıyafeti o an hangisi uygunsa onu giyip gidebilir, benim ... Devamı

ALLAH IN ELÇİSİNİN KUR'AN ANLAYIŞI NASILDI.

2018-01-14 11:43:00

Peygamberimizin Kur’an anlayışı nasıldı? Bu soruyu hepimiz kendimize sormalıyız, araştırmalı ve öğrenmeliyiz. Bu konularda farklı fikirler var. Örneğin, Peygamberimizin hadislerinden, Allah ın elçisinin Kur’an a nasıl baktığını, Kur’an anlayışını çok rahatlıkla öğrenebiliriz diyenlere rastlarız. Bir başka düşünce, ALLAH IN ELÇİSİNİN KUR’AN ANLAYIŞINI, ÇOK AÇIK KUR’AN DAN, AYETLERDEN, ALLAH IN VERDİĞİ ÖRNEKLERDEN ANLAYABİLİRİZdediklerini hepimiz biliyoruz.   Gelin bu cevaplar üzerinde birlikte düşünelim. Eğer Allah ın elçisinin Kur’an a bakışını, Kur’an anlayışını rivayet hadislerden öğrenmeye çalışırsak, adı üstünde rivayet yani kesin olmayan bilgilerden yararlanarak anlamaya çalışmış oluruz. Buda bizleri asla doğruya götürmez. Allah ne diyordu, emin olmadığın bilginin ardına düşmeyin hesabını sorarım. Ayrıca günümüzde ilim tahsili yaptığını söyleyen bazı kişilerden yola çıkarak, onların söylemleri ile Peygamberimizi tanımaya, İslam ı anlamaya çalışmamızda büyük hata olur.    İSLAM I VE ALLAH IN ELÇİSİNİ, KİŞİLERİN DİN ANLAYIŞINA DÜŞÜNCE VE FİKİRLERİNE GÖRE DOĞRU ANLAYAMAYIZ, ANLAMAYA ÇALIŞIRSAK HATA YAPARIZ. BU SÖZLER DÜŞÜNCELER GERÇEKLERİ DEĞİL, O KİŞİNİN FİKİRLERİNİ VE YORUMLARINI YANSITIR.    Allah ın elçisine atfen söylenen öyle sözler/hadisler var ki, adeta Peygamberimize iftira niteliğinde, onun söylemesi mümkün olmayacak sözler var hadisler arasında. Şöyle diyebilirsiniz, onları ayıklayıp temizlemeliyiz. Bu düşünceye kısmen de olsa hak vermek gerekir. Peki, bu ayrımı tasnifi, nasıl yapmalıyız? Elimizde karşılaştıracağımız, ölçü ne olmalı?   Eğer &ou... Devamı

KUR’AN I ANLAYABİLMEK İÇİN, HERKES İMAMI AZAM GİBİ İLİM SAHİBİMİ

2018-01-12 17:12:00

KUR’AN I ANLAYABİLMEK İÇİN, HERKES İMAMI AZAM GİBİ İLİM SAHİBİMİ OLMALIDIR?   Bizlere öyle şeyler söylüyor ve kafamızı karıştırıyorlar ki, Kur’an dan haberdar olmayan kişilerin aldatılması, yada yoldan sapması çok kolay olabiliyor. Önce şunu çok iyi anlamalıyız, Allah Kur’an ı hangi özellikte göndermiştir. Yani her okuyanın anlayamayacağı, zor anlaşılan bir kitap mıdır Kur’an?   Eğer bu gerçeği fark edemediysek, birileri bizlere âlim kişiler gibimi zannediyorsun kendini, sözleriyle tehdit edildiğimizde susar ve onların dediklerini yapar, onlara tabi oluruz. Çünkü gerçektende genel çoğunluğumuzun, âlim kişiler seviyesine gelmesi mümkün değildir. Eğer Kur’an ı çok azınlık kişilerin anlayabileceğine inandığımız andan itibaren, Kur’an ı terk etmemiz ve Kur’an bilgilerini âlim dediğimiz kişilerden öğrenmeye çaba göstermemiz kaçınılmaz olacaktır. Allah bunu yasaklamış ve emin olmadığın bilgilerin ardına düşmeyin, bunun hesabını sorarım demiştir. Din adına anlatılanlardan emin olabilmek için, önce bizler Kur’an ı anlayarak, düşünerek okumalıyız. Bu Allah ın emridir. ANLAYAMAYACAĞIMIZ BİR KİTABIN AYETLERİ ÜZERİNDE ALLAH, DÜŞÜN EY KULUM ASLA DEMEZ. ALLAH VELİLER EDİNİP ARDINA DÜŞMEYİN, GÜVENİLECEK VELİNİZ YALNIZ BENİM DİYE UYARIR VE KUR’AN IN İPİNE SARILMAMIZI İSTER BİZLERDEN.   Elbette âlim insanların, bizlerden çok daha iyi konuyu derinlemesine inceleyip anlaması çok normaldir. Ama aklı başında, Allah ın tüm kullarına Kur’an ın hitap etmediğini, herkesin anlayamayacağını söylemek, Kur’an a yapılacak en büyük saygısızlıktır. Bizler şunu unutmayalım, Allah Kur’an dan imtihan ediyorsa bizleri, imtihanımızın gerektirdiği kur... Devamı

TEVBE SURESİ 5. AYET BİZLERE NELER ANLATIYOR.

2018-01-08 18:41:00

Bugünkü makalemin konusu, Tevbe suresi 5. ayet olacaktır. Bu ayette geçen bazı kelimeler, Kur’an ın bütünlüğünde düşünülmeyerek, çok farklı anlamlara çekilmiş ve Allah ın asla söylemesi mümkün olmayan hükümler çıkartılmıştır. Önce ayeti yazalım, daha sonra üzerinde birlikte düşünelim.   Tevbe 5: Haram aylar çıkınca, sizinle savaşan MÜŞRİKLERİ BULDUĞUNUZ YERDE ÖLDÜRÜNÜZ; onları yakalayınız; onları hapsediniz ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyiniz. EĞER TÖVBE EDER, NAMAZI DOSDOĞRU KILAR, ZEKÂTI DA VERİRLERSE, ARTIK ONLARI SERBEST BIRAKINIZ. Allah affedendir; merhamet edendir. (Bayraktar Bayraklı meali)   Ayetin ilk cümlesinde, MÜŞRİKLERİ BULDUĞUNUZ YERDE ÖLDÜRÜN DİYOR. Eğer bu ayetin öncesindeki ayetlerine bakmaz, bu emri Kur’an bütünlüğünde düşünmezseniz, şöyle bir emrin var olduğunu düşünebilirsiniz. Allah müşrikleri, yani iman etmeyenleri, nerede bulursanız öldürün diyor anlamı çıkartabilirsiniz. Elbette bu mümkün değildir, hatta Kur’an bunun tam tersini söyler bizlere. Bu ayetin öncesindeki dört ayete baktığınızda, Allah ın elçisiyle savaşmayacakları yönünde anlaşma yaptıkları halde, bu anlaşmayı bozarak, Müslümanlara savaş açan kişilere karşı, Müslümanlarında savunma görevlerini yapmaları adına savaşmalarından bahsedilir. Savaşma yasağı olan Haram aylardan sonra, tekrar savaşın devam edeceği anlatılır. Hatta anlaşmalarını bozmayıp savaşmayanların, bunun dışında tutulmasından bahsedilir, önceki ayetlerde.   Kur’an ın birçok ayetinde, savaşın zorunlu olmadığında, yapılmaması özellikle anlatılır. Peygamberimizin yaptığı bütün sa... Devamı

EHLİ KİTABIN YAPTIĞI YANLIŞLARI TEKRAR EDİYORUZ.....

2018-01-07 23:39:00

  EHLİ KİTABIN YAPTIĞI YANLIŞLARI TEKRAR EDİYORUZ. MAİDE SURESİ 116-117.     İslam Allah a boyun eğmek, teslim olmak demektir. Allah dan başka hiç kimseye boyun eğmeyip, yalnız Kur’an ın hükümlerine boyun eğeceğimiz anlamındadır. Eğer Allah ın sözünden başka sözlere de inanıyor ve imanımızın asli unsuru yapıyorsak, asla kendimizi İslam yani Rahmana boyun eğmiş olarak kabul edemeyiz.   Bizler inancımızı yaşarken, Ehli kitabın yaptığı yanlışları ne yazık ki tekrar ediyoruz. Hâlbuki aynı yanlışları yapmayalım diye Allah, onların hatalarından birçok örnekler vermiştir Kur’an da. Fakat batıl ve ataların inancı içimizde çok baskın, Kur’an gerçeklerini fark eden ne yazık ki çok az.  Bizler Ehli kitabın yaptığı yanlışları öyle tekrar ediyoruz ki, sanki Allah hiç uyarmamış gibi davranıyoruz. Ehli kitap, Allah ın gönderdiği elçileri kutsallaştırmış, sonunda hepsi Allah ın oğlu, yani Tanrı ilan edilmiştir.    Belki bizler Allah ın elçisine, Tanrı yakıştırmasında bulunmadık, ama neredeyse daha ileri giderek, Allah ın bu dünyayı, peygamberimiz için yarattığını söyledik. Daha neler neler anlattık,  Kur’an da Rabbimiz tek kelime bile söylemediği halde.  Bizler peygamberimizi kâinatın efendisi ilan ettik. Hâlbuki kâinatın efendisi Allah tır. Peygamberimiz kendisine efendimiz dedirtmemiştir. Çünkü efendi Allah tır diyerek, bu şekilde kendisine hitap edilmesini yasaklamıştır. Efendi sözcüğünün anlamı Rab sözünden çok farklı değildir. Efendi sözü/buyruğu dinlenen, yol gösterici, sahip, anlamındadır. Rab itaat edilen efendi, otorite sahibi, sözü dinlenen anlamlarına gelir. Tabi bizler tüm bunlardan habersiz günümüzde, peygamberimiz iç... Devamı

NAMAZIN NASIL KILINACAĞI, NESİLDEN NESİLE, RİVAYET YOLUYLA MI Bİ

2018-01-03 19:27:00

NAMAZIN NASIL KILINACAĞI, NESİLDEN NESİLE, RİVAYET YOLUYLA MI BİZLERE ULAŞMIŞTIR?     Bizler Kur’an ı anlamaya çalışıp, İslam ı yaşarken, eğer hurafe bilgilerin etkisinde kalırsak, mutlaka yanlış yaparız. Dayanağımız, delilimiz yalnız Kur’an olmalı, KUR’AN IN HİÇ BAHSETMEDİĞİ, ATALARIMIZDAN BİZLERE ULAŞMIŞ EMİN OLAMADIĞIMIZ BİLGİLER, İMANIMIZIN ASLİ UNSURU ASLA OLMAMALIDIR. Çünkü Kur’an ataların inancı konusunda bizleri uyarır, onların yaptığı yanlışlardan örnekler vererek, Allah ın daha önce gönderdiği, ellerinde ki kitapları hayatlarına geçirmediklerini ve bu yüzden yoldan saptıklarının örneğini verir. Yani Kur’an ataların yaptıklarını yapmayın, onları örnek almayın, elinizdeki gönderdiğim kitaba/Kur’an a bakın diye uyarır. GEÇMİŞTEN KANIT, DELİL ARAMAK YERİNE, KUR’AN DAN DELİL ARAMAMIZ GEREKTİĞİNİ ÖĞRETİR KUR’AN BİZLERE.   Ataların inançları konusuna, neden örnek verdiğime gelince. Beşeri Fıkıh inancının öğrettiği, namaz konusundaki detayları Kur’an da bulamadıklarından, şöyle bir savunma yaparlar. Namazın Kur’an da nasıl kılınacağının gerekli detaylarının verilmediğini, namazın nasıl kılınacağının detayını, atalarımızdan nesilden nesile ulaşan bilgilerle öğrendiğimizi anlatırlar. Hatta şöyle derler;    “Namazın formatını, İbrahim peygamberimizden bu yana birbirinden görerek, nesilden nesile nakledilmiştir. Bu dönemde bilinen namaz rekât sayıları ile günümüze kadar tevatür (yaygın söylenti), rivayet yolla bizlere ulaşmıştır. Bizler namazın nasıl kılınacağını bu yolla öğrendik. Eğer Hz. Peygamber'in Kur'an'ın kapalı olan yanlarını açıklayan hadisleri göz ardı edilirse, bu takdirde, yalnız namaz değil, oruç, hac, zekât ve İslam'ın ön gö... Devamı

EY MÜSLÜMAN UYAN, KULAK VER, DİNLE YANLIŞ YOLDASIN.

2017-12-27 19:09:00

EY MÜSLÜMAN UYAN KULAK VER, DİNLE…..!   Allah şöyle dedi; Ey kullarım, gönderdiğim kitap size yetmedi mi? Cevap verdi kulları, YA ATALARIMIZIN İNANCI NE OLACAK. Yaradan seslendi. Benden başka veli edinmeyin yolunuzu bulamazsınız. Cevap verdi kulları, BENİ DOĞRU YOLA İLETECEK VELİM VAR.        Allah dedi ki; Yemin olsun ki bu kitabı sizler için kolaylaştırdım. Kulları cevap verdi; KOLAYDA NE KADAR KOLAY. KUR’AN I HERKES ANLAYAMAZ. Allah kullarına; Ey kullarım, gönderdiğim ayetlerimin üzerinde düşünün, aklınızı kullanın. Kulları cevap verdi; AKILLA KUR’AN ANLAŞILMAZ.       Allah şöyle dedi; Ey kullarım gönderdiğim kitabı, anlayasınız diye iyice açıkladım. Kulları cevap verdi. HİÇ DE ÖYLE GÖRÜLMÜYOR, NAMAZIN KAÇ REKÂT OLDUĞU BİLE YOK. Yaradan ben elçime, senin görevin yalnız tebliğ etmektir, davet etmektir dedim. Kulları cevap verdi. PEYGAMBERİMİZİ POSTACI DİYE Mİ GÖNDERDİN.       Ey kullarım dedi Rabbimiz, bağışlamak, şefaat yalnız bana aittir. Kulları cevap verdi. ŞEFAAT YA RESUL ALLAH. Allah kullarını uyardı, sakın dinde bölünenler gibi olmayın. Kulları cevap verdi. BÖLÜNMEKTE BEREKET, ZENGİNLİK VARDIR.       Allah kullarına, din adına yol gösterici olarak, size Kur’an yeter dedi. Kulları cevap verdi. YALNIZ KUR’AN İLE DİN YAŞANMAZ. KUR’AN DA HER BİLGİ YOKTUR. Yaradan; Ben hükmüme hiç kimseyi ortak etmem dedi. Kulları cevap verdi. ALLAH IN ELÇİSİNİN DE, DİNDE HÜKÜM KOYMA YETKİSİ VARDIR.       Ey kullarım, sizlere Kur’an da saydıklarımın dışında, sakın haramlar edinmeyin. Kulları cevap verdi, ALLAH IN EL&Cce... Devamı

ALLAH NAMAZA ÇAĞRI ŞEKLİNİ KUR'AN DA, NEDEN BELİRLEMEMİŞTİR.

2017-12-24 11:50:00

ALLAH NAMAZA ÇAĞRI ŞEKLİNİ, HARAM AYLARIN HANGİ AYLAR OLDUĞUNU, NEDEN KUR'AN DA BELİRLEMEMİŞTİR.     Bizler yanlış inançlarımızı aklayabilmek adına, ne yapacağımızı şaşırmış bir şekilde konuşmaya, batılı hurafeyi savunmaya devam ediyoruz. Bir arkadaşımız şöyle bir soru sormuş, batılın kapısını aralamak, rivayetleri haklı çıkarmak adına.    “HADİS İNKÂRCILARINA BASİT BİR SORU: EZANIN NASIL VE NE ŞEKİLDE OKUNACAĞI, HİÇ BİR ŞEYİN EKSİK BIRAKILMADIĞI İDDİA OLUNAN, KUR’AN IN HANGİ AYETLERİNDE YAZMAKTADIR.”   Hadis söz demektir, Allah ın sözünden daha doğru, kimin sözü vardır ki, başka sözler, hadisler arayalım. Peygamberimiz de, yalnız Allah ın sözlerini/hadislerini ümmetine tebliğ etmiştir. Bunun dışında dine yapılan ilavelerin hepsi batıldır, Allah ın elçisine iftiradır, hurafedir. Kur’an ı zerre kadar anlamış ve iman etmiş bir Müslüman, asla böyle bir soru sormaz ve Kur’an a saygısızlık yapmaz. Bunları söyleyen, ayetleri inkâr durumuna düşer Allah korusun. BİZ KİTAPTA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIKsözünü söyleyen, bizleri yaratan Allah tır. Hurafe ve batılı yaşayabilmek adına, Allah ın ayetini görmezden gelerek, ayetin anlamını tahrif etmekten çekinmeyenler, elbette bunun karşılığını Rabbimizden göreceklerdir.   Enam suresi 38. ayette Allah, “BİZ KİTAPTA HİÇBİR ŞEYİ EKSİK BIRAKMADIK” diyerek, bizlerin din ve inancımız adına her şeyin Kur’an da olduğunu ve bizlere elçisi kanalıyla tebliğ edildiğini söylüyor. Ama batılı aklamaya çalışanlar, Allah ın sözlerini evirip çevirip anlamını değiştirerek, Allah bu ayette bahsettiği kitap Kur’an değildir. Bu kitap, Allah ın katındaki ana kitaptır diyerek, kendilerine batılın kapısını a&c... Devamı

KUR'AN CARİYELER İLE EVLENMEDEN, CİNSEL İLİŞKİYE İZİN VERİYO

2017-12-22 15:40:00

KUR'AN CARİYELER İLE EVLENMEDEN, CİNSEL İLİŞKİYE İZİN VERİYOR MU?     Bu konuyu doğru anlaşılması için, detaylı yazmak zorundayım, yazım uzun lütfen sabırla okuyunuz. Her konuda olduğu gibi, İslam inancında CARİYE konusu da, FIKIH kanalıyla nefsimizin istediği şekilde biçimlendirilmiştir. Önce şunu söylemek isterim, Kur’an da CARİYE ismiyle bir kelime geçmez. Ayetlere baktığınızda, ELİNİN SAHİP OLDUĞU, ELİNİN ALTINDA BULUNANLAR, kelimesini tercüme ederken, CARİYEdiye tercüme etmişlerdir. Böyle olunca da ayetlerin, çok farklı anlaşılması sağlanmıştır. Kadın köleye cariye denir fıkıhta. Fıkıh inancı, batıl ve hurafe inançları Kur’an ayetlerine sokabilmek için, bu kelimeyi kullanmışlar ve başarılıda olmuşlardır.   Kur’an köleliğin yanlış olduğunu, ayetlerle izah etmeye çalışmıştır kullarına, yani Allah köleliği kaldırmıştır. Kur’an savaşlarda bile esirleri köleleştirmeyi yasaklamış, ya fidye karşılığı ya da bedelsiz salıverin demiştir. İşin çok daha ilginci, Enfal 67. ayette Allah elçisine bakın ne diyor. “Yeryüzünde ağır basıncaya kadar, hiçbir peygambere esir sahibi olmak yaraşmaz. “ Yani esir alıp köleleştiremezsiniz.    Örneğin birçok ayette, bir insanın yaptığı yanlıştan, günahtan, işlediği suçtan kurtulması için, köle azat edilmesi gerektiğinin örneklerini vermiştir Kur’an. YANİ KÖLELİK, ALLAH KATINDA ÇOK DAHA KÖTÜ BİR SUÇ Kİ, BAŞKA BİR KÖTÜLÜĞÜN, SUÇUN AFFI İÇİN, KÖLE AZAT EDİLMESİ ÖRNEĞİ VERİLİYOR. Gelelim FIKIH inancının, CARİYE yani kadın köle konusunda, kabul ettirdiği inanca. Cariye kelimesi sözlükte şu şekilde anlatılıyor.   Cariye: Yabancı ülkelerde... Devamı

KUR'AN DA GEÇEN HARAM VE GÜNAH KONUSU ÜZERİNE....

2017-12-21 12:27:00

Bugün sizlerle günümüzde çok konuşulan ve Kur’an ın değişik yerlerinde geçen HARAM, HELAL ve GÜNAH kavramlarından ne anlamalıyız onu anlamaya çalışalım, hatalarımızı Allah affetsin. Haram kelimesinin sözlükte de geçen anlamı, yasak anlamında olduğunu görüyoruz. Yani Allah ın kesinlikle yapılmasını özellikle istemediği ve bizlere bizzat tek tek saydığı konuların yapılmasına koyduğu yasak, ya da Allah ın koyduğu sınır diyebiliriz.   Helal ise haramın tam tersi olan, serbest olanlar anlamına gelmektedir. Peki, o zaman GÜNAH ne anlamına geliyor olabilir? Haram denileni yaparak sınırı aşan, suç işleyen, diye basit bir şekilde anlatmaya çalışırsak günahı, bizzat saydıkları ve haram kılıyorum dedikleri ile diğer hoş olmayan, dinin emirlerine uymayan hareketleri yapanların, günah işlediği açıklamaları örtüşmez, tam karşılığı olmaz sanırım. YANİ GÜNAH EŞİTTİR HARAM AÇILIMI, ALLAH IN KUR AN DA ANLATMAK İSTEDİĞİNİN TAM KARŞILIĞI OLMASI MÜMKÜN GÖRÜLMÜYOR. Demek ki günah kavramını, yalnız tek bir değerde almamız bizleri doğru sonuca götürmeyecektir. HARAM ALLAH IN KESKİN ÇİZGİLERLE BELİRLEDİĞİ YASAKLARIDIR. GÜNAH, YAPILAN HATADIR YANLIŞTIR, YANİ BİZLERİN DAVRANIŞLARIDIR. Buda yapılan yanlışa göre, değişkenlik arz eder. Bir ayet örneği vermek istiyorum sözlerimin daha doğru anlaşılması için, bakın Allah günah kavramını nasıl açıkça belirliyor ve ayırıyor.   Nisa 31: Uzak durmanız emredilen BÜYÜK GÜNAHLARDAN KAÇINIRSANIZ, KÜÇÜK GÜNAHLARINIZI ÖRTERİZ ve sizi şerefli bir yere yerleştiririz. (Bayraktar Bayraklı meali)   Demek ki Allah günahları büyük ve küçük olarak ayırıp değerlendiriyor. Zaten günah kavramı, yapılan bir su&cc... Devamı

ALLAH IN YAHUDİLERE VERDİĞİ CEZA.YER YÜZÜNDE ŞAŞKIN ŞAŞKIN......

2017-12-15 16:38:00

ALLAH IN YAHUDİLERE VERDİĞİ CEZA.(YER YÜZÜNDE ŞAŞKIN ŞAŞKIN DOLAŞACAKLAR.     Maide suresi 21. ayet örnek gösterilerek, Yahudilerin yaşadığı toprakların, hatta daha fazlasını Allah Yahudilere verdiğini iddia edenler vardır.  Gerçekten bahsettikleri ayet, bu toprakların sahiplerinin Yahudiler olduğunu mu söylüyor, yoksa ayette bahsedilen, çok dikkat çekici ibretler mi var. Gelin bu ayetin öncesi ve sonrasında ki ayetlere bakarak, aslında bu ayetlerde neler anlatılıyor, bizler bu ayetlerden nasıl dersler almalıyız, onu anlamaya çalışalım. Önce ayeti yazalım.   Maide 21: “Ey kavmim! Allah'ın size yazdığı mukaddes toprağa giriniz ve ARKANIZA DÖNMEYİNİZ, YOKSA KAYBEDEREK DÖNMÜŞ OLURSUNUZ.” (Bayraktar Bayraklı meali)   Bu ayetin bizlere, ne anlatmaya çalıştığını anlayabilmemiz için, bir önceki ayete önce bakalım, daha sonrada devamındaki ayetlerden, bu topraklara neden ve ne amaçla Yahudilerin girmelerinin istendiğini anlamaya çalışalım. Bu kıssadan çok önemli dersler var bizlere, ama anlayana anlamak isteyene.   Maide 20: Bir zamanlar Musa, kavmine, “Ey kavmim!” demişti, “Allah'ın size bahşettiği nimetleri hatırlayınız; zira O, içinizden peygamber çıkardı ve sizi hükümdarlar kıldı. Dünyada başka hiç kimseye vermediğini size verdi.” (Bayraktar Bayraklı meali)   Demek ki Hz. Musa kavmine sesleniyor ve diyor ki, Allah beni elçi olarak sizlere gönderdi ve sizlere vaat ettiklerini yerine getirip, daha önceki toplumlara yapmadığı kadar, sizlere yardımda bulundu diyor. Maide 21. ayetinde de, Allah sizlere zulüm edenlerden kurtarmak için, mukaddes yani bereketli, güzel, sevilen, övülen bir bölgeye girmenizi istiyor diyor. Daha... Devamı

EVLENME YAŞI KUR'AN DA NASIL GEÇER.

2017-12-11 11:37:00

Bir sitede yazılan yazıda, bir ayet öne sürülerek, küçük yaşta kızların evlenebileceği savunuluyordu. Yazıda örnek verdikleri ayette, kelimeleri cımbızlayarak delil arayanlar, kızın regli olmasa dahi, evlenebileceği izninden yola çıkarak, kendilerine delil arama çabası içindeydiler.    Elbette bir kızın ya da kadının evlenebilme şartı, regli olmasından ziyade, evlenme olgunluğuna erişmesidir. Bazı hormon bozukluklarından nadir de olsa kızlarımız, çok geç regli olabilir, doğurganlık özellikleri daha sonra faaliyete geçebilir. Bu onun evlenmesine engel değildir, en azından Kur’an bunu yasaklamaz. Ama yazıyı yazan arkadaşımız, aşağıda yazacağım ayeti, kendi düşüncesine ve ona öğretilenleri doğrulamak adına yorumladığında, küçük yaşta yani daha olgunluğa erişmeyen bir kızın, evlenebileceğine bağlamaya çalışması, içinde bulunduğumuz durumun, Kur’an dan çok  uzak olduğumuzun, çok açık delilidir.    Yazıda 8–9 yaşında bir kızın, evlenebileceği anlatılıyordu. Acaba bu yaşı nereden almış olabilir? Sanırım rivayetleri dinleştirip, kendilerine delil arayanlar, peygamberimize atılan iftiralardan medet umar olmuşlar, çok yazık. Kur’an adet görmeyen biriyle evlenmeyin demez. Onunda ihtiyacı olduğunu bildiğinden, asla böyle bir ayrım yapmamıştır. Ama adet görmeyen sözünden küçük yaştaki çocuk değil, olgun ve yetişkin bir kadın anlamalıyız, yoksa diğer ayetlerle doğru bağlantı kuramayız, çelişkiye düşeriz.   Peki, ölçümüz ne olacak o zaman, evlenme yaşı konusunda? Çocuk yaşta evlendirmenin normal olduğunu düşünenler, acaba hiç düşünmüyorlar mı, karşımızdaki kızın olgunluğunu. Küçük yaş... Devamı

KUDÜS VE MESCİD-İ AKSA KONUSUNDAKİ GERÇEKLER.

2017-12-08 10:35:00

İslam a öyle yanlış inançlar girmiş ki, bizler bunu araştırma ve Kur’an ile sorgulama gereği hiç duymayız. Hurafe ve batıl inançların neredeyse hepsi, Yahudi kaynaklıdır. Bu makalemin konusu KUDÜS, biz Müslümanlar için kutsal mıdır, ya da KUDÜS ün bizlerin inancında, çok önemli bir yerimi vardır? Kudüs ile bizlerin bağı nedir? Gelin bu konu üzerinde birlikte düşünelim, tabi hakemimiz, delilimiz yalnız Kur’an olsun.    BİZLER İÇİN KUDÜS ÜN ÖNEMLİ OLUŞUNUN NEDENİ, BU BÖLGEDE YAŞAYAN FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZİN TOPRAKLARININ, YAHUDİLER TARAFINDAN İŞKÂL EDİLİP GADDARCA, ZALİMCE YOK EDİLMEYE ÇALIŞILAN, MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZİN OLDUĞU GERÇEĞİDİR. Bildiğiniz gibi KUDÜS Yahudiler, Müslümanlar ve Hıristiyanlar için çok önemli bir yer olduğu söylenir ve bu konuda birçok rivayetler anlatılır. Gerçekten biz Müslümanlar için, Mescidi Haram gibi çok önemli midir KUDÜS?    Kudüs ün, biz Müslümanların ilk kıblesi olduğu söylenir ve bunun içinde önemli olduğu anlatılır. Gerçekten böyle bir bilgi Kur’an da var mıdır? Şöyle anlatılır, Müslümanlar namazlarını ilk önceleri Mescidi Aksaya dönerek kılarlardı, daha sonra Bakara 144. ayet indirildi ve namazlar Mescidi Harama dönerek kılınmaya başlandı diye, rivayet hadislerle ayet anlatılır. Ayet gerçekten namazlarınızı, bundan sonra Mescidi Harama dönerek kılın mı diyor? Gelin önce ayete bakalım, anlamaya çalışalım.   Bakara 144: Biz, yüzünü göğe doğru çevirdiğini görüyoruz. İşte şimdi, SENİ MEMNUN OLACAĞIN BİR KIBLEYE DÖNDÜRÜYORUZ. ARTIK YÜZÜNÜ MESCİD-İ HARÂM'A DOĞ... Devamı

İNANCIMIZI SORGULAYALIM, AMA HAKEMİMİZ YALNIZ KUR'AN OLSUN.

2017-12-06 12:14:00

  İslam toplumu olarak, yaşadığımız inancın doğruluğunu hiç sorgulamıyoruz. Ya yanlış yolda gidiyorsak düşüncesi, bizleri çok TEDİRGİN ETMİYOR olsa gerek, inancımızın doğruluğu konusunda araştırma yapma gereği duymuyoruz. Hatta o kadar sert bir tavır içindeyizdir ki bu konuda, yanlış düşünüyorsun diyerek Kur’an ayetleri ile anlatmaya çalışanlara da, akla gelmeyecek saygısızlıklar yapılıyor, hakaretler ediliyor.    İşin ilginci, evimize bir eşya almadan önce, onun kalitesini en ince detayına kadar araştırır, en iyisini almaya çalışırız. Aynı itinayı, acaba inancımız, imanımız hakkında neden göstermiyoruz? Aklı başında bir insan, düşünüp araştırarak aynı itinayı gösterebilir. Sanırım iman konusunda akıl devre dışı kalıyor, yoksa bu konuda da yanlış yapmamız mümkün değil.   Çünkü bu konuda elimizde, çok güvenilir veri ve delil var. ODA ALLAH IN KORUMASINDAKİ, BİZLERİ SORUMLU TUTACAĞINA HÜKMETTİĞİ, APAÇIK VE NİCE ÖRNEKLERLE İZAH ETTİĞİNİ ALLAH IN SÖYLEDİĞİ KUR’AN. Bu durumda sizce her şey çok basit ve kolay değil mi? Bizler nasıl bir yol izliyoruz da, bir türlü aynı konularda birleşemiyoruz, anlaşamıyoruz bölünüp parçalanıyoruz. Yoksa bizlerin rehberi yalnız Kur’an değil mi? ALLAH IN SÖZLERİ, BİZLERE YETERLİ KANIT, DELİL OLAMIYOR DA, BEŞERİ KANITLARDA MI ARIYORUZ? Gelin bu konuda birlikte düşünelim, ama düşüncemizin hakemi yalnız Kur’an olsun, yoksa yolumuzun nereye gideceğini hiç birimiz hesap edemeyiz.    Anlaşamadığımız en önemli konu, dinimiz ve inancımız adına, her bilginin Kur’an da olmasının mümkün olmadığı, onun içinde diğer konularda, hükmü Allah ın elçisinin verdiği, detaylandırdığı düşüncesi vardır. Siz... Devamı

BAKARA 284. ALLAH İÇİMİZDEN GEÇİRDİKLERİMİZDEN DE BİZLERİ ......

2017-11-29 18:28:00

BAKARA SURESİ 284. ALLAH İÇİMİZDEN GEÇİRDİKLERİMİZDEN DE, BİZLERİ SORUMLU TUTAR MI?   Bir yazıma cevap veren arkadaşımız, yazımı tenkit edip, kendi düşüncesini anlatmak adına öyle şeyler yazmış ki, bunu sizlerle paylaşmamın çok önemli olduğunu düşündüm. Arkadaşımız Bakara 284. ayette geçen bir cümleyi yazmış, bu sözleri nasıl anlamalıyız, ayet ne anlatıyor diye bana sormuştu, ayeti önce yazalım, daha sonra konuşmaya devam edelim.   Bakara 284: Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'a aittir. İÇİNİZDEKİLERİ AÇIĞA VURSANIZ DA GİZLESENİZ DE ALLAH ONDAN DOLAYI SİZİ HESABA ÇEKECEKTİR ve sonra O, İSTEDİĞİNİ AFFEDECEK, İSTEDİĞİNİ CEZALANDIRACAKTIR. Zira Allah her şeye gücü yetendir. (Bayraktar Bayraklı meali)   Bana soru soran arkadaşımız, Allah bu ayette, “İÇİNİZDEKİLERİ AÇIĞA VURSANIZ DA GİZLESENİZ DE, ALLAH ONDAN DOLAYI SİZİ HESABA ÇEKECEKTİR” cümlesinde, Allah bizim içimizden geçirdiğimiz kötü şeylerden dolayı da mı cezalandıracak, şeklinde soru sormuştu, bende elimden geldiğince, Kur’an ın diğer ayetlerinden faydalanarak, örnekler verip bu ayette bundan bahsedilmediğini anlatmaya çalıştım. Konu açılmışken, Allah bu sözleriyle bizlere ne anlatmaya çalışıyor, isterseniz konuya girmeden önce, kısaca bahsedelim.   Önce şunu söylemeliyim, Allah ayetinde içinizden geçirdiklerinizden, yani gizlediklerinizden dolayı sizi hesaba çeker sözü, içinizden geçirdiğiniz kötü şeylerden dolayı sizi cezalandırır anlamında değildir. Lütfen dikkat edelim,ALLAH İÇİNİZDEN GEÇİRDİKLERİNİZDEN, SİZLERİ SORUMLU TUTAR DEMİYOR. Hesaba çekmek sorgulamaktır. Sorgunun sonunda ceza verilir, tabi suçlu bulunulur... Devamı

ALLAH RESULÜM E UYUN DERKEN, SİZCE NEYİ KAST EDİYOR?

2017-11-26 12:22:00

Allah Kur’an da resulüne, yani elçisine uyulmasını bizzat kendisine uymakla aynı tutar. Peki, neden aynı tutar ve bu sözleriyle Allah bizlere ne anlatır? Şunu söyleyebilir miyiz, bu dinin kurallarını ben ve elçim koymuştur, onun için elçim ne söylerse ona uyun, ben söylemiş kabul edin, çünkü ona da dinde hüküm verme yetkisi verdim. Bunu anlayan, buna inanan var mı aramızda?     Eğer bunu anladık dersek, Kur’an ın neredeyse tamamına ters düşen bir anlayış içinde olacağımızı unutamayalım. Çünkü Allah, BEN HÜKMÜME HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEM, SİZLERİ YALNIZ KUR’AN DAN SORUMLU TUTUYORUM VE KUR’AN I ANLAYASINIZ DİYE NİCE ÖRNEKLERLE AÇIKLADIK diyerek, bizleri uyarmış ve bu kapıyı kapatmıştır. Allah peygamberimizden bahsederken, resul yani elçi kelimesini özellikle kullanır. Bunu kullanmasının da elbette bir anlamı vardır. Elçi aldığı sözü, bilgiyi tek kelime bile değiştirmeden, ileten demektir. Asla gönderilen sözlere ilave etmeden, ulaştıran tebliğ eden anlamındadır. Bunu söylediğimizde, ne yani peygamberimiz postacımıydı, diyerek Allah ın elçisini küçümser bir tavra giriyorlar. Görevi ve yetkiyi veren Allah dır, lütfen söylediklerimizin bilincinde olalım. Bunları söyleyenlere ancak, şunu söylemek yeterli olacaktır sanırım. NE YANİ PEYGAMBERİMİZ, DİNDE ALLAH IN ORTAĞIMIYDI.   Buradan şunu çıkartabiliriz. Allah resulüme/elçime uyun derken, şöyle bir denklemin oluşumunu kullarına anlatıyor. Ben sizlere Kur’an ı resulüm/elçim kanalıyla ilettim, O benden aldığı bilgiyi asla değiştirmeden sizlere ileteceğinden, onun sizlere tebliğ ettiğine mutlaka uyun diyor Yaradan bizlere. Hatta hiçbir şüpheye düşmememiz i&... Devamı

İSLAM İNANCINDA RUH KONUSU VE KUR'AN.

2017-11-24 19:25:00

Kur’an bazı konuları bizlere detaylı açıklamış, bazı konuları da çok fazla bilgi vermeden üstü kapalı geçmiştir. Elbette bunun nedenleri vardır. Allah bilir, bizler gerektiği ölçüde bilemeyiz. RUH KONUSU DA, KUR’AN DA ÇOK BAHSEDİLMEYEN, HATTA HİÇBİR DETAY VERİLMEYEN KONULARDANDIR . Kur’an da Cebrail den kasıtla, ruh diye bahseder. Kur'an vahyinden bahsederken de RUH ismini kullanır. Yani RUH= CEBRAİL=VAHİY olarak da geçer Kur’an da. Yine insanların doğumu ile ilgili konuya açıklık getirmek içinde, bakın nasıl bir bilgi verir.   Secde 9:  Sonra onu tamamlayıp şekillendirmiş, ona kendi RUHUNDAN ÜFLEMİŞTİR. Ve sizin için kulaklar, gözler, kalpler yaratmıştır. Ne kadar az şükrediyorsunuz! ( Diyanet Vakfı meali)   Buradan da anlıyoruz ki, bizler Rabbimizin ruhundan, bilgisinden bir parça taşıyoruz. Allah ın meleklere, şeytana Âdem e secde etme/saygı duyma emri vermesinin nedeni, çok daha iyi ortaya çıkıyor. Peki, ruh dediğimiz şey nedir? Bu konuda da farklı birçok fikirler ve düşünceler yazılmış, söylenmiştir. Ama hiç birisi hakkında, Kur’an dan kesin bir kanıt bulamıyoruz.   Peygamberimiz bile ruh konusunda sorulan sorulara, detaylı bir cevap vermemiştir. ÇÜNKÜ ONUN BİLGİSİ DE, ONA İNDİRİLEN KUR’AN IN SINIRLARINDAN ÖTE DEĞİLDİR. Zaten Allah ruh konusunda konuşmamızın kapısını kapatarak, bakın nasıl bir bilgi vermiştir bizlere.   İsra 85:  Sana ruh hakkında soru soruyorlar. De ki: “Ruh, RABBİMİN BİLECEĞİ BİR ŞEYDİR. SİZE PEK AZ İLİM VERİLMİŞTİR.” (Diyanet meali)   Bu ayeti iki şekilde anlayabiliriz. Allah ruhun varlığını bildirmiş, ama onun hakkında hiçbir açıklama yapmamış, bu bilg... Devamı

ENBİYA SURESİ 10, ŞURA 52, ANKEBUT 47. AYETLERE KULAK VERELİM.

2017-11-19 10:48:00

Bu makalemde sizlere hatırlatmak ve üzerinde düşünmenize vesile olmak istediğim bazı ayetler var. Lütfen bu ayetler üzerinde dikkatle düşünelim. Bizlere öğretilenleri bir kenara koyalım, bakalım Allah bu ayetlerinde bizleri nasıl uyarıyor ve hangi bilgileri veriyor ki, dini kullananların, saptıranların elinde hiçbir dayanakları olmasın.   Enbiya 10: Andolsun, SİZE ÖYLE BİR KİTAP İNDİRDİK Kİ, SİZİN BÜTÜN ŞEREF VE ŞANINIZ ONDADIR. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? (Diyanet meali)   Bakın Allah çok açık ve net bir bilgi veriyor bizlere ve ne diyor.   “SİZE ÖYLE BİR KİTAP İNDİRDİK Kİ, SİZİN BÜTÜN ŞEREF VE ŞANINIZ ONDADIR.”   Allah bizler için Kur’an ın yeteceğini, hatta hayatımızın özünün, yaşam rehberinin, şan ve şerefimizin yolunun yalnız Kur’an dan geçtiğini, asla bunun dışına çıkmamamız gerektiğini söylüyor. Siz bu uyarıyı aldıktan sonra, KUR’AN BENİM AMELİ İBADETLERİMİ GEREKTİĞİ GİBİ AÇIKLAMAMIŞ, BEN BU BİLGİLERİ KUR’AN DIŞINDAN GELEN SÖZLÜ BİLGİLERDEN HADİSLERDEN ÖĞRENİYORUM, DEMEMİZ NORMAL Mİ? Hani şan ve şerefimiz yalnız Kur’an daydı. Hani yalnız Kur’an ın ipine sarılacaktık. Hani Kur’an dan sorumluyduk. Hani biz kitapta hiçbir eksik bırakmadık diyordu Allah. Yoksa bu uyarılara kulak mı tıkadık, atalarımızın inançlarını yaşamak adına?   Tüm bunlar normal diyorsanız, Allah ın bu ayetine iman etmiyor, kendinize Kur’an ın yanında kitaplar, rehberler ediniyorsunuz demektir. Allah sizin bütün şan ve şerefiniz için her şey Kur’an da var diyecek, bizler adeta inatla, beşeri FIKIH inancının öğretisini Kur’an da göremediğimizde, bakın her şey yokmuş, demek ki Kur’an, iman adına her şeyi yazmıyormuş diyeceğiz &ou... Devamı

LÜTFEN DİKKAT KUR'AN IN ÖNÜNE DUVARLAR ÖRMEYELİM.

2017-11-16 20:24:00

  ALLAH KUR’AN I ARAPLARA, NEDEN ARAPÇA İNDİRDİĞİNİ BUNCA AÇIK AYETLERLE ANLATTIKTAN, İZAH ETTİK DEN SONRA, BİZLERİN ANLADIĞIMIZ DİLDEN KUR’AN I OKUYANLARA KARŞI, BU ALAYCI TAVRIMIZI NASIL AÇIKLARIZ? LÜTFEN UNUTMAYALIM, KUR’AN YALNIZ ARAPLAR ANLASIN, ONLARA REHBER OLSUN DİYE GÖNDERİLMEDİ. KUR'AN IN TERCÜME EDİLEMEYECEĞİNİ SÖYLEYENLER, ORİJİNALİ ARAPÇA OLAN HADİSLERİN TERCÜMESİ İLE NASIL AMEL ETTİKLERİNİ İZAH ETMELİDİRLER. Kur'an ın her dile, tam tercümesinin mümkün olamayacağını söyleyenlere, Fussilet 44. ayeti tekrar okumalarını ve üzerinde düşünmelerini tavsiye ediyorum. Allah Arap toplumuna, Arapça bir kitap göndermeseydim, bu durumda kullarım bana bakın nasıl itiraz edeceklerdi diyor. "AYETLERİNİN AÇIKLANMASI GEREKMEZ MİYDİ? BİR ARAP'A YABANCI BİR DİLLE SÖYLENİR Mİ?" Eğer Kur'an her dile çevrilemeyen bir kitap olsaydı, aynı şey diğer toplumlar içinde geçerli olurdu ve toplumların aynen şunu söyleme hakları doğardı: "RABBİMİZ BİZLERİ SORUMLU TUTACAĞINA HÜKMETTİĞİN KİTAP ARAPÇA, BENİM DİLİME DE TAM ÇEVRİLEMİYOR, BENDE ANLAYAMIYORUM. BENİ BU KİTAPTAN SORUMLU TUTMA ALLAH IM, ÇÜNKÜ BEN SENİN TEBLİĞİNİ TAM OLARAK ALAMADIM." Kur'an ın başka dillere çevrilemeyeceğini söyleyenler, işte böyle Kur'an ayetleri ile çelişiyorlar ve Allah ın kitabının önünü kesmeye çalışıyorlar, hatırlatırım. Duhan 58–59: BİZ, ÖĞÜT ALIRLAR DİYE, KURAN'I SENİN DİLİNDE İNDİREREK KOLAYCA ANLAŞILMASINI SAĞLADIK. Sen bekle, onlar da beklemektedirler. Fussilet 44: EĞER BİZ BU KUR'ÂN'I YABANCI BİR DİLDE İNDİRSEYDİK, ONLAR KESİNLİKLE, “ÂYETLERİNİN AÇIKLANMASI GEREKMEZ MİYDİ? BİR ARAP'A YABANCI BİR DİLLE SÖYLE... Devamı

NUR SURESİ 62, CİN SURESİ 28. AYETLERE KULAK VERELİM.

2017-11-14 12:05:00

Bu makalemde, sizlerin üzerinde düşünmenizi istediğim çok önemli bir ayet var. Bu ayet örnek verilerek, Allah ın elçisinin, tıpkı Allah ın verdiği hükümler gibi hüküm verebileceğine inanılmakta ve dinin ikinci bir kaynağı olarak, hadisler gösterilmektedir. Önce ayeti yazalım birlikte üzerinde düşünelim.   Nur 62: Mü’minler ancak, Allah’a ve peygamberine inanan, ONUNLA BERABER TOPLUMU İLGİLENDİREN BİR İŞ ÜZERİNDEYKEN, ONDAN İZİN ALMADAN ÇEKİP GİTMEYEN KİMSELERDİR. O hâlde bazı işlerini görmek için senden izin isterlerse, içlerinden dilediğine izin ver ve onlar için Allah’tan bağışlama dile. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. (Diyanet meali)   Allah bu ayetinde dikkat ettiyseniz, peygamberimizin yaşadığı dönemde, ONUN İŞLERİNİ KOLAYLAŞTIRMAK, DEVLETİ YÖNETMEK ADINA ÇALIŞMALARINDA YARDIMCI OLUYOR ve diyor ki Müslümanlara, elçimin söylediklerine uyun, bir karar alınacağı zaman, onu yalnız bırakmayın, yardımcı olun diyor.    Dikkat ederseniz bu ayette anlatılan, Allah ın resulü toplumu ilgilendiren kararlar alacağında, demek ki bazı kişileri yanına çağırıyor ve danışıyor, tek başına karar vermiyor. Zaten Allah devleti yönetenlere uyarısında, Şura 38. ayetinde ne diyordu?” İŞLERİNİ BİRBİRLERİNE DANIŞARAK YAPARLAR” Demek ki Allah ın elçisi de, devleti yönetirken, halkı ilgilendirdiği konularda karar vermeden önce, danışıyor onların fikirlerini alıyormuş. Bu ayetten bunu çok açık anlıyoruz. LÜTFEN DİKKAT, KONU DİN DEĞİL, TOPLUMU İLGİLENDİREN KONULARDA ÇIKARTILACAK KANUNLAR. BU KANUNLAR, ÇAĞIN GEREKLERİNE, İHTİYAÇLARINA GÖRE DEĞİŞEBİLİR. Dini konular belli tartışılmaz, ... Devamı

KUR'AN, İBADETLERİNİ YERİNE GETİRMEYENLERE, BU DÜNYADA NEDEN CEZ

2017-11-11 11:47:00

KUR'AN, İBADETLERİNİ YERİNE GETİRMEYENLERE, BU DÜNYADA NEDEN CEZA HÜKMETMEMİŞTİR.   Allah Kur’an da bazı hükümleri verirken, kesin sınırlar çizmiş, haram demiş ve bunları yapanların cezalandırılacağını, hatta bu dünyada da nasıl cezalandırılması gerektiği örneklerini verir. Peki, kendisine kulluk görevimizin göstergesi olan SALÂTI/namazı yerine getirmeyenlere, orucunu tutmayanlara, zekât vermeyenlere karşı herhangi bir cezanın, bu dünyada verileceği konusunda açık bir hüküm, neden vermemiştir?   Bu konu çok önemli, ama düşünmeyi bırakan, imanını körü körüne beşeri fıkıh inancının şekillendirmeleri ile yaşayanlar, ne yazık ki Allah ın bu konuda bizlere anlatmaya çalıştığı çok önemli bir gerçeği, göz ardı ediyorlar. Kur’an da Allah ın bu emirlerini yerine getirmeyenlere karşı, bu dünyada cezalandırılacağına dair, hiçbir uyarı ayet göremeyenler, Allah ın bu konudaki inceliğini, ne yazık ki fark edemiyorlar ve beşeri fıkıh inancının, bu emirleri yerine getirmeyenlere karşı koydukları kanun ve kuralları kabul etmekte bir sakınca görmüyorlar. TABİ KİBRE SAPARAK, ALLAH A KULLUK ETMEYENLERİ, MAHŞER GÜNÜ BEKLEYEN ACI GERÇEK KONUSUNDA ALLAH UYARIYOR.   Hatırlayınız lütfen, mezheplerde namaz kılmayanın, oruç tutmayanın hapsedilmesi, bedeninden kan çıkacak şekilde de dövülmesi gerektiği geçer. Daha da ileri gidip, gerekirse böyle insanların öldürüleceğine hükmedilmiştir. Hiç düşündünüz mü, Allah bu hükümlerin yerine getirilmemesi halinde, şöyle ya da böyle bu dünyada cezalandırılmalıdır neden dememiştir? Allah namaz konusunda, yerine getirmeyenlere karşı belki bu dünyada hiçbir ceza ön gör... Devamı

İSLAM DİNİNDE KADINLARIN, BOŞANMA HAKKI YOK MUDUR?

2017-11-08 17:12:00

Bizler İslam ı kendi nefsimizde öyle bir şekillendirdik ki, özellikle kadın neredeyse ikinci sınıf bir insan durumuna düşürüldü. Hâlbuki Kur’an, kadın ve erkeğin ayrılmaz bir ikili olduğunu, hiçbirisinin diğerine üstün olmadığı, üstünlük Allah katında olduğu anlatılır.   Yazımın konusuna gelince. Günümüzde İslam ı Kur’an merkezli yaşamayıp, rivayet ve sanı bilgilerle yaşayanlar, KADININ EVLİLİK DE BOŞANMA HAKKI OLMADIĞINI, BOŞAMA HAKKININ YALNIZ ERKEKTE OLDUĞUNU, SÖYLEME GAFLETİNDE BULUNMAKTADIRLAR. Elbette bu sözler Kur’an a iftiradır, hakarettir.   Kur’an evlilik konusunu çok ciddiye alır ve boşanma konusunun en son düşünülmesi gerektiğini, birçok ayetinde anlatmaya çalışır. Onun içinde çok ciddi önlemler alır. Eğer eşler anlaşamıyorsa, bakın yakınlarının ilk yapması gerekenleri, nasıl anlatıyor.   Nisa 35: Eğer karı-kocanın aralarının açılmasından korkarsanız,ERKEĞİN AİLESİNDEN BİR HAKEM VE KADININ AİLESİNDEN BİR HAKEM GÖNDERİN. Bunlar barıştırmak isterlerse Allah aralarını bulur; şüphesiz Allah her şeyi bilen, her şeyden haberdar olandır.(Diyanet vakfı meali)   Demek ki kadın ve erkeğin aralarını bulmaları için, en yakınlarından ama hem erkek hem de kadın tarafından, bir HAKEM HEYETİ OLUŞTURULMASI İSTENİYOR. Demek ki evliliğin devamı, yalnız erkeğin isteğiyle olmuyormuş. Ayette ayrım yapmadan genel bir ifade ile geçimsizlikten, aralarının bozulmasından bahsediliyor. Bugünde böyle yapılmaz mı zaten. Barışmaları için aracılar konur, olmuyorsa yakınlarının da şahitliğinde, bu her toplumda her çağda yetkilendirilmiş mahkemeler aracılığıyla eşler ayrılır. Şimdide farklı bir ayet örneği vermek istiyorum.   Nisa 129: Ne kadar uğraşırsanız uğraşı... Devamı

BU İNSAN ALLAH DOSTUDUR DİYEBİLİR MİYİZ?

2017-11-06 12:42:00

Günümüz İslam anlayışında, çok kullanılan bir söz vardır. “BU İNSAN ALLAH DOSTUDUR.” Bu sözü çok duyarız, toplumun belirli bir kesimi tarafından dile getirilen sevilen, değer verilen veli, evliya ya, şeyh, ulema gibi isimlerle anılan insanlara, BUNLAR ALLAH DOSTU DENİR. Gerçekten bu sözü bizler, bir başkası için söyleyebilir miyiz? Böyle bir yetkimiz var mı?   Sizlere şöyle bir soru sorsam ve desem ki; SİZİN YERİNİZE BEN ŞÖYLE DESEM, FİLANCA KİŞİ, AHMET BEYİN EN SAMİMİ ARKADAŞIDIR, EN İYİ DOSTUDUR, EN GÜVENDİĞİ İNSANDIR. Siz bu sözlerime karşılık ne dersiniz? Benim adıma, benden izin almadan, benim fikrimi almadan, böyle bir şeyin söylenmesine ben asla müsaade etmem. Sizinde müsaade etmeyeceğinize inanıyorum. Çünkü benim en samimi arkadaşımın, en güvenilir dostumun kim olduğumu yalnız ben bilirim ve bunu da herkese söyleme gereği duymam. Buna müdahale edilmesine de izin vermem.   Bu durumda, bizlerin Allah ın yetki ve sorumluluğunda olan bir konuya müdahale edip, BU KİŞİ ALLAH DOSTUDUR DEMEMİZ, ÇOK BÜYÜK HATA OLUR. Çünkü bizler hiç kimsenin inancını bilemeyiz ve değerlendiremeyiz, yetkimizde yok zaten. Bu konuda değerlendirme makamı yalnız Allah tır. Peki, Allah dostları yok mudur? Elbette vardır, olduğunu açıkça Allah söylüyor ama kimler olduğunu bizler değil, yalnız Allah ın bileceğini de Rabbimiz Kur’an da söylüyor. Bir örnek.   Yunus 62–63–64: BİLESİNİZ Kİ, ALLAH’IN DOSTLARINA HİÇBİR KORKU YOKTUR. ONLAR ÜZÜLMEYECEKLERDİR DE. Onlar iman etmiş ve Allah’a karşı gelmekten sakınmış olanlardır. Dünya hayatında da, ahirette de onlar için müjde vardır. Allah’ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur. İşte bu b&u... Devamı

KUR'AN DA MİRASIN DAĞITILMASI NASIL ANLATILIR.

2017-11-04 22:40:00

Bu yazımda Kur’ an da geçen, MİRAS konusunu konuşmak ve sizleri bu konuda düşünmeye davet etmek istiyorum. Bildiğiniz gibi bu konu, çok farklı şekillerde anlatılır. Konuyu Kur’an dan detaylı bilmeyen toplumumuz, erkeğin kadından bir pay daha fazla alması gerektiği, Kur’an ın asıl emri olarak gösterilir.   Gerçektende mirasın dağıtımında Kur’an birinci öncelikle, erkek kadından bir pay fazla almalımıdır diyor, yoksa bu bahsedilen dağıtım şeklinin çok özel bir durumda, vasiyet bırakılmadığında, KADININ ÇOK DAHA AZ BİR PAY ALMASINI MI ÖZELLİKLE ENGELLİYOR. Gelin bu konuyu, Kur’an bütünlüğünde birlikte düşünelim. Genelde bizler Kur’an dan, kendi nefsimize göre kelimeleri, cümleleri cımbızlayarak ayetleri anlamaya çalışırız. Kur’an ı bir bütün olarak hiç düşünmeyiz. Bizler Kur’an a uymak yerine, Kur’an ı kendimize uydurmaya çalışırız. Nefsimiz her zaman bu konuda ağır basar. Allah Bakara suresinde, kendisine ölüm yaklaşmış olan birisinin mal varlıklarını, ne şekilde miras olarak dağıtmasını öneriyor ona bakalım önce.   Bakara 180: Birinize ölüm geldiği zaman, eğer mal bırakıyorsa, ana babaya, yakınlara, uygun bir tarzda VASİYET ETMESİ, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir borç olarak SİZE FARZ KILINDI.   Demek ki mallarımızı, yakınlarımıza ölmeden önce VASİYET ederek bırakmamız, Allah ın öncelikli emri. Bizler için bu görev FARZ, yani öncelikle yapmamız gerenken bir emir. Ne yazık ki bu gerçek, göz ardı edilmektedir. Hatta vasiyet şahitler karşısında yapılması gerektiğini de söyleyerek, şahitleri de bağlayıcı ayetlerle sağlama alıyor.   Maide 106: Ey iman edenler! Birinize ölüm gelip &ccedi... Devamı

TAĞUTUN PEŞİ SIRA GİDENLERDEN OLMAK İSTEMİYORSAK......

2017-11-03 12:03:00
TAĞUTUN PEŞİ SIRA GİDENLERDEN OLMAK İSTEMİYORSAK...... |  görsel 1

Bizler İslam ı öyle sorgusuzca yaşıyoruz ki, biraz durup düşünme gereği bile duymuyoruz. Acaba yanlış yolda mıyız diyen, Allah ın bizleri sorumlu tutacağına hükmettiği Kur’an a bakan, inancını sorgulayan ne yazık ki çok az. Allah Kur’an da bazı kelimeleri bizlerin dikkatini çekmek ve uyarmak için itinayla kullanır. Bu yazımda da, Allah ın bizlerin dikkatini çektiği ve düşünmemizi istediği bir kelime kullanıyor TAĞUT. Bu kelimenin geçtiği bir ayeti hatırlayalım önce.   Bakara 256: Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O HÂLDE, KİM TÂĞÛTU TANIMAYIP ALLAH’A İNANIRSA, KOPMAK BİLMEYEN SAPASAĞLAM BİR KULPA YAPIŞMIŞTIR. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. (Diyanet meali)   Rabbimiz çok açık şunu söylüyor, doğruluk yani HAK olan, sapkınlıktan yanlış sözlerden, batıldan ayrılmıştır. Eğer Kur’an ile yetinmezsek, Kur’an ın sınırları aşarsak, inandığımız bilgilerin hak mı, yoksa sapkınlıklımı, batıl mı olduğunu asla bilemeyiz, lütfen bunu unutmayalım. Dikkat ettiyseniz Allah, bazı kişilerden bahsediyor ve diyor ki, kim TAGUTU tanımayıp onun sözlerine inanmayıp, Allah a onun indirdiği kitaba inanırsa, sapasağlam bir kulpa yapışmış demektir diyor. Peki, kim bu TAGUT. İnsanların ilah diye kabul ettikleri tanrılar mı, yoksa onlarda yaratılmış bizler gibi beşer mi? Burası çok önemli. Bunu bilelim ki, bizlerde aynı hataları yapmayalım. Önce TAGUT ne anlama geliyor ona bakalım.   “TAGUT KELİME ANLAMI OLARAK, ALLAH IN KOYDUĞU SINIRLARI AŞAN, ALLAH IN BİR KISIM KANUNLARINA MUHALİF DAVRANAN, ONLARIN YERİNE GEÇECEK HÜKÜMLER İCAT EDENLERE DENİR.”    Buradan şunu anlıyoruz. Tağut bizler gibi yaratılmış insanlar. Bunlar Allah ın indirdiği kitapların dışına toplum... Devamı

KUR'AN A VE SÜNNETE UYMAK SÖZÜNDEN NE ANLAMALIYIZ?

2017-11-01 19:28:00
KURAN A VE SÜNNETE UYMAK SÖZÜNDEN NE ANLAMALIYIZ? |  görsel 1

Dini konularda konuşurken, anlatırken şöyle bir slogan duyarız ” KUR’AN A VE SÜNNETE UYMAK” Bu sözün ne anlama geldiğini ve bu söylemin Kur’an ile analizini hiç yaptınız mı? Bu konuda sizi düşünmeye davet etmek istiyorum.  Aslında bu konuda birçok yazım var ama konu o kadar anlaşılmaz bir haldeki, ne kadar söylenirse söylensin, kulaklar bazen Allah ın apaçık ayetlerine kapalı kalıyor.   Lütfen önce unutmayalım, BU DİN ALLAH IN DİNİDİR VE DİNDE ALLAH IN ORTAĞI DA ASLA YOKTUR. Tabi bu benim düşüncem değil, Kur’an ın verdiği hükümdür. Kur’an a ve sünnete uymak ne demek? İkisi farklı şeyler mi? Kur’an a uyma konusunu, konuşmaya gerek yok sanırım, Allah ın vahyine uymak olduğu çok açık. Peki, sünnete uymak sözünden neyi kast ediyorlar?   Sünnet Kur’an da Allah ın yolu, kanunları anlamında geçer. Yani bizler Kur’an a uymakla Allah ın sünnetine, yoluna, kanunlarına uymuş oluyoruz. Peki günümüzde Kur’an dan sonra bahsedilen sünnetten, ne kast ediliyor? Allah ın kanunlarından başka, uymamız gereken kanun, kurallar mı var? Bu kelime peygamberimizin yaşantısı, hayatı, söylemleri ve ibadetlerimizi yerine getirebilmemiz için verdiği bilgiler, birde Kur’an ın bahsetmediği hükümlerdir, diye kısaca anlatılır günümüzde topluma.    Hemen şu soruyu soralım kendimize, Allah ın elçisi Kur’an ın sünnetinden başka sünnetlerde, dine ilaveler etmiştir de, bizler İslam ı yaşamak adına, Kur’an ın yanında peygamberimizin sünnetine de uymamız mı gerekiyor? Allah ın sünneti din ve iman adına bizlere yeterli gelmiyor mu? Şunu da söylemek isterim. Allah ın elçisi bizler için Kur’an da örne... Devamı