kuranyolu 0 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

KUR AN DAN AYETLER.

BAŞÖRTÜSÜ VE KUR AN.

ANA DİLDE İBADET.

İMAM I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM.

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI.

KUR AN DA ZEKAT VE MİRAS KONUSU.

MEZHEP, HADİSLER VE BATIL KONULAR.

NAMAZ, ORUÇ VE HAC KONULARI.

KATILIM BANKACILIĞI TUZAĞI.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÇOK EŞLİLİK VE KABİR AZABI.

KUR AN DA MİRAÇ VE KADER KONUSU

RİSALE İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT!

ATATÜRK VE İSLAM ANLAYIŞI.

MEHDİ VE MESİH KONUSU

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (434)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (0)

ALLAH İLE PEYGAMBERİNİN ARASINI AÇMAK VE ÇIKMAZA GİRMEK.

2015-09-08 11:59:00

    Bir yazıma karşılık verilen cevapta, bana yöneltilen bir eleştiriyi, sizlerle değerlendirmek istiyorum. Çünkü hepimiz beşeriz, şaşma yanılma ihtimalimiz her zaman vardır. Önemli olan aklı ve Kur’an ı birleştirmek, hurafelerin etkisinden kurtulmaktır. Bakın bir arkadaşımız aşağıdaki ayeti yazımda kullandığım için, neler yazmış yazıma cevaben.   Ankebut 51: KENDİLERİNE OKUNMAKTA OLAN KİTABI SANA İNDİRMEMİZ ONLARA YETMİYOR MU? Şüphesiz bunda iman eden bir kavim için gerçekten bir rahmet ve bir öğüt (zikir) vardır.   (Haluk bey bakın rabbimiz kuran ile birlikte peygamberi de indirmiş[yaratmış,seçmiş ve örnek alın demiştir,ahzab 21] BÖYLE PARÇACI KURAN ANLAYIŞIYLA Bİ YERE VARAMAZSINIZ ,YOKSA SİZ ALLAH İLE PEYGAMBERİN ARASINI MI AÇMAK İSTEYENLERDEN MİSİNİZ HİTABINADA MARUZ KALIRSINIZ....Yoksa sadece yukarda ki Ankebut ayetini parçacı alırsanız ÇIKMAZA GİRERSİNİZ .....Kİ GİRMİŞSİNİZ...)   Elbette böyle bir ithamla karşı karşıya kaldığınızda, sanırım sizde tedirgin olursunuz ve söylenenler üzerinde acaba yanlış mı yaptım diye, düşünme gereği duyarsınız. Gelin bu konuyu birlikte düşünelim. Bazı kardeşlerimiz İslam ı yaşarken, gerçekten büyük çıkmazda, bunların kimler olduğunu araştırmak bulmakta bizlerin görevi olmalı ki, hesabın görüleceği o gün üzülenlerden, yüzleri kapkara olanlardan olmayalım. Allah yardımcımız olsun inşallah.   Ben Ankebut 51. ayeti örnek gösterip, bakın Allah ne söylüyor diyerek, peygamberimizin o günkü topluma Kur’an ı tebliğ ederken, atalarının rivayet, hurafe inançlarından vazgeçmeyenlere, Rabbin seslenişini örnek vermiştim. ACABA BEN BU AYETİ GÜNÜMÜZDE YAŞAYAN DİN KARDEŞLERİME ÖRNEK VERMEKL... Devamı

İSLAM GELENEĞİNDE, SÜNNET OLMA KONUSUNA GENEL BİR BAKIŞ.

2015-09-08 11:53:00

  KASİ     Bugün sizlerle, erkeklerin sünnet olma konusunu Kur’ an dan ve Ehli kitabın elinde bulunan inandıkları diğer kitaplardan araştırarak, konuyu anlaşılır bir hale getirmeye çalışacağım. Önce şunu söylemeliyim ki sünnet olmak, toplumumuzun güzel bir geleneğidir. Bu sözleri söylememdeki maksadım, aşağıda yazacaklarımın yanlış anlaşılmaması, tam aksine bazı gerçeklerin bilinip, ortaya çıkması adınadır. Yazdıklarım benim düşüncelerimdir, yalnız beni bağlar, bunu da belirtmek isterim.   Sünnet konusu, bizlere rivayetler yoluyla anlatılır ve İbrahim peygamberden bu yana gelen bir gelenek olduğu söylenir. ÖNCE ŞUNU SÖYLEMELİYİM Kİ, KUR ANIN HİÇBİR YERİNDE, TEK KELİME DAHİ ERKEKLERİN SÜNNET OLMA KONUSU GEÇMEZ, YANİ SÜNNET OLMAKTAN HİÇ BAHSEDİLMEZ.  Allah ın bizlere, böyle bir emri yoktur. Hristiyanların ellerinde bulunan, İncil dedikleri kitaplarda da sünnet konusundan hiç bahsedilmez.   Yahudilerin de sünnet olduğunu biliyorsunuz, hatta onlar çocuk doğduktan sekiz günlük olduğu zaman sünnet edilir. Peki, Yahudiler de İbrahim peygamber zamanından gelen bir gelenek diye mi çocuklarını sünnet ettiriyorlar dersiniz? Elbette hayır, onlar inandıkları ve ellerinde bugün bulunan ve tahrif edilmiş, bir çok değişikliğe uğramış, Tevrat diye kabul ettikleri kitapta çok açık yazar. Daha açıkçası bir gelenek değil bu yaptıkları onlar için, Allah ın bir emri olduğunu kabul ettiklerinden, çocuklarını sünnet ettiriyorlar. Şimdide Yahudilerin ellerinde ki kitaba bakalım, bu konuda ne diyor.   TEVRAT TAN ALINTIDIR: ... Devamı

DOĞRUYU HAKTAN ÖĞRENİRSEK, BATIL YOK OLUR.

2015-09-08 11:47:00

    Allah bizleri bu dünyada, imtihan ettiğini ve bakın neden yarattığını söylüyor.   Mülk 2: O, HANGİNİZİN DAHA GÜZEL İŞ YAPACAĞINIZI DENEMEK İÇİN ÖLÜMÜ VE HAYATI YARATTI. O, üstündür, bağışlayandır.   Demek ki asıl amaç, bu dünyada güzellikler, topluma faydalı şeyler yapmakmış yaratılmakta ki asıl amacımız. Peki, nasıl ve ne şekilde güzellikler yapmamızı istiyor Yaradan? Gerçeği öğrenelim ki, işimizi garantiye alalım. İşte tüm bu bilgilerin detayını da, Kur’an veriyor. Çünkü Kur’an ın ipine sarılın, sizleri Kur’an dan imtihan edeceğim diyerek, apaçık doğrunun yolunu gösteriyor.   Bu apaçık gerçekleri gören bizler, bu durumda ne yapıyoruz, işte bu kısmı sanırım çok önemli. İmtihan olduğumuz kitaba mı çalışıyoruz, yoksa…..? İşte o yoksa sorusunun cevabı, ne yazık ki bizleri mahvediyor.   Aynı kitaba iman ettiğimizi söylüyoruz, ama her nedense aynı konuda bile, farklı farklı şeylere inanıyoruz. Peki neden, bunun sebebi ne olabilir? Tek bir nedeni var. Bizler Kur’an ı rehber aldığımızı söylediğimiz halde, onu yeterli görmeyip, farklı kaynaklara yönelmemiz bizleri bölüyor, parçalıyor ve birbirimize düşman ediyor. Onun içindir ki, dinimizi de çok farklı yaşıyoruz. Peki, bu yol ve yöntem doğru olabilir mi?   Lütfen şöyle düşünelim. Okulda herhangi bir derste, elimizde bir kaynak var, öğretmen öğrencileri bu kitaptan çalıştırıyor ve imtihan ediyor. Ek bir kaynak kullanıyorsa öğrenci, o kaynak ders gördüğü ana kaynaktan asla farklı olmuyor, daha açıkçası farklı olursa, yardımcı kaynak olarak kabul edilmiyor.   Aynı kitaba çalışan &oum... Devamı

DİNDE BÖLÜNMENİN ACISINI ÇEKİYORUZ.

2015-09-08 11:43:00

      İslam toplumları olarak, dinde bölünmüşlüğün acısını çekiyoruz. Allah dinde sakın bölünmeyin diye hüküm verdiği halde, bizlerin günümüzde bölünmüşlüğümüzü açıklarken, bunu bir bereket, güzellik, zenginlik olarak göstermemiz, bizlerin ne derece, Kur’an merkezli yaşadığımızı göstermektedir. Allah dinde bölünmenin tehlikesini, Kur’an da bakın bizlere nasıl anlatıyor.   Enam 159: Gerçek şu ki, DİNLERİNİ PARÇA PARÇA EDİP KENDİLERİ DE GRUPLAŞANLAR, sen hiç bir şeyde onlardan değilsin. Onların işi ancak Allah'adır. Sonra O, işlemekte olduklarını kendilerine haber verecektir.   Rum 32: (O müşrikler ki,) KENDİ DİNLERİNİ FIRKALARA AYIRMIŞ VE KENDİLERİ DE PARÇA PARÇA OLMUŞLARDIR Kİ HER GRUP KENDİ ELİNDEKİYLE ÖVÜNÜP SEVİNÇ DUYMAKTADIR.   Müminun 53: Ama insanlar, ARALARINDAKİ İNANÇ BAĞINI KESEREK KENDİ ARALARINDA PARÇA PARÇA OLDULAR. HER GRUP KENDİLERİNDE BULUNAN İLE SEVİNİP BÖBÜRLENMEKTEDİRLER.   Ali imran 105: Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra PARÇALANIP AYRILIĞA DÜŞENLER GİBİ OLMAYIN. İŞTE BUNLAR İÇİN BÜYÜK BİR AZAP VARDIR.   Ne yazık ki bizler güzelim dinimizi, bu hale getirdik. Parçalanıp bölününce de, İslam düşmanlarına kolay lokma olduk. Allah geçmiş toplumların, yaptığı yanlışları bizlere örnek gösteriyor ve sakın onlar gibi dinde bölünmeyin diye bizleri uyarıyor ayetlerinde. Peki, bizler bu uyarılara kulak verip uyuyor muyuz? Elbette uymadık, hatta inatla ayetleri duymazlıktan geliyor, ayetlerin üstünü hurafe itikatlarımızı gizlemek adına ört&uum... Devamı

BEN SÖYLEMEDİĞİM HALDE, KİM BU PEYGAMBER SÖZÜDÜR DERSE.

2015-09-08 11:40:00

      İslam ı yaşarken yaptığımız en büyük yanlış, Allah ın rehberinden zerre kadar haberdar olmayıp, onunla aramıza veliler, şeyhler ve onların kitaplarını koymamızdan kaynaklanmaktadır. Elbette Allah ın rehberi anlaşılmaz ilan edilip, edindiğimiz velilerin kitapları ardı sıra gidersek, aşağıdaki hatayı da yapmamız kaçınılmaz olacaktır.   Konumuza geçmeden önce, peygamberimizin bir sözünü hatırlatmak isterim.   (Her kim ki, ben söylemediğim halde, bu sözü peygamber söyledi dese, BUYURSUN KENDİNİ CEHENNEMDEKİ YERİNE HAZIRLASIN.)   Yazdığım yazılara cevap veren bazı kardeşlerimizin, bana verdikleri cevaplardan, İslam ı nasılda Kur’an ın sınırlarını aşarak yaşadıklarını, daha açık görüyor ve yapılan yanlışlar karşısında, kendi inancımı sorguladığımda, Rabbim e şükrediyorum.  Elbette bende hata yapabilirim, ama ben en azından elimde rehber Kur’an, iman ve inanç sınırlarımı Kur’an çizgisinden çıkmaması için, çaba harcıyorum. Rabbim bilmeden yaptığım hatalarımı affetsin ve doğruyu görmemi sağlasın inşallah.   Bir arkadaşımız yazıma verdiği cevapta, peygamberimize ait olduğunu iddia ederek, bir hadis örneği vermiş ve beni uyarmış. Gelin bu sözlerin peygamberimize ait olup olamayacağını birlikte, Kur’an ışığında anlamaya çalışalım. Peygamberimiz söylemediği halde, bu peygamber sözüdür demenin tehlikesini, asla unutmamalıyız. Bakın bu arkadaşımız nasıl bir örnek vermiş.   Peygamber Efendimiz (Sallallâhü Aleyhi ve Sellem) “KUR’AN BİZE YETER” DİYENLER HAKKINDA ASIRLAR ÖNCESİNDEN NE BUYURUYOR:    “Şunu kat-i olarak biliniz ki; BANA KUR’AN İLE BİRLİKTE, ONUN BİR BENZERİ (S&... Devamı

VELİLERİN ARDI SIRA GİTMEK.

2015-09-08 11:26:00

      Bir kardeşimiz, benim yazıma verdiği cevabında çok özel veli ve evliya insanların olduğu ve bu insanlara tabi olmamız gerektiği, onları kabul etmemenin küfür olduğunu söyledikten sonra ise, bakın neler söylüyor;   ( Kendilerine tabi olan kimseleri, dünya sevgisinden koparıp Allah-u Zülcelâl’ın doğru yoluna bağlarlar.)   Bu sözlerin daha açıkçası bu insanların ardı sıra gidip, onlara tabi olan insanları veli insanlar, Allah a yaklaştıracaktır diyor. Sözlerinin devamında da şunları söylüyor.   (BU DÜNYADA EVLİYALARA YAKIN OLAN KİMSE, AYNI YAKINLIĞI AHİ RETTE DE MUHAFAZA EDER.)   Kardeşimiz veli ve evliya konusunda daha birçok sözler söylemiş, fakat bu cümleler sanırım hepsinin özetidir. Düşüncesine delil olarak yunus suresi 62. ayeti göstermiş, gelin önce bu ayeti yazalım ve Allah bu ayette ne anlatıyor, onu anlamaya çalışalım. GÜNÜMÜZ GELENEKSEL İSLAM ANLAYIŞINDA, VELİSİ OLMAYANIN CENNETE GİREMEYECEĞİ, TARİKAT VE CEMAAT EKSENLİ İSLAM I YAŞAYAN KARDEŞLERİMİZCE, ÇOK AÇIK SÖYLENMEKTEDİR.    Yunus 62: BİLESİNİZ Kİ, ALLAH'IN DOSTLARINA KORKU YOKTUR; onlar üzülmeyecekler de. 63: ONLAR İNANMIŞ, TAKVAYA SARILMIŞLARDIR. 64:  DÜNYA HAYATINDA DA AHİ RETTE DE ONLARA MÜJDE VARDIR. Allah'ın sözlerinde asla değişme yoktur. İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir.   YUKARIDAKİ AYETTE ALLAH DOSTLARINA, YANİ ALLAH I VELİ EDİNEN DOSTLARINA KORKU YOKTUR DİYOR. Ayetin devamı bu sözlere açıklık getiriyor. Çünkü diyor onlar, inanmış iman etmiş ve Kur’an a sarılmışlardır. Böyle insanlara Allah hem bu dünyada, hem de ahi rette müjde vardır diyo... Devamı

BİZLER İNANCIMIZI İŞTE BÖYLE YAŞIYORUZ.

2015-09-08 11:19:00

    Geçen gün yeni bir yazımı sitelere eklemeye çalıştığımda, bir siteden yasaklandığımı gördüm. Yasaklanma nedeni olarak da aynen şu sözler yazıyordu.   (Aşağıdaki sebepten dolayı yasaklandınız:   “Benim emrettiğim veya nefyettiğim bir konu kendisine iletildiğinde, sakın sizden biriniz, koltuğuna yaslanmış olarak, biz onu bunu bilmeyiz, ALLAHIN KİTABINDA NE BULURSAK ONA UYARIZ, İŞTE O KADAR DERKEN BULMAYAYIM. ( Ebu Davud)     Evet, beni sitelerine girmemi yasaklamalarının nedeni olarak, peygamberimizin bu hadisinin olduğunu söyleyip, benim buna muhalif yazı yazdığımdan dolayı, yasaklandığımı yazmışlar. Önce peygamberimiz böyle bir söz söylemiş midir, gelin onu düşünelim. Eğer gerçekten söylediğine kanıt Kur’an dan onay alıyorsak, ben büyük bir yanlış yapmışım demektir. Yok eğer bu hadis diye nakledilen sözler, Kur’an dan ve yine peygamberimizin diğer hadislerinden onay almıyorsa, benim siteye girişimi bu nedenle engelleyenler, toplumun Kur’an ile kucaklaşmasını engellemiş olacakları gibi, içimize sokulan hurafelerin temizlenmesine de engel olduklarını bilmelidirler. BUNUN VEBALİ VE SORUMLULUĞU ÇOK ÇETİN OLACAKTIR HESAP GÜNÜ.     Benim her zaman hatırlatmaya çalıştığım, peygamberimizin bazı hadisleri vardır ki, bizlere çok önemli yol gösterir. Şimdide onlara bakalım.   Benden sonra, benim adıma söylenecek çok söz duyacaksınız, Bu sözleri KURAN İLE KARŞILAŞTIRINIZ ki, benim sözüm olup olmadığı hakkında delalete düşmeyesiniz. Her kim ki, ben söylemediğim halde bu sözü peygamber söyledi dese, BUYURSUN KENDİNİ CEHENNEMDEKİ YERİNE HAZIRLASIN.   ALLAH’IN KİTABINDA HELAL KILDIĞI HELAL, HARAM KILDIĞI HARAMDIR. Hakkında s... Devamı

HAKKIN YERİNİ BATIL ALIRSA.

2015-09-08 11:12:00

      Allah dinde zorlama yoktur der. Hiç kimse karşısındaki bir insanı, kendisi gibi iman etmeye zorlayamaz. ÇÜNKÜ HEPİMİZ İMTİHANDAYIZ, HER MÜSLÜMAN KENDİ İMTİHANINI YAŞAMAKLA BİZZAT MÜKELLEFTİR. Daha açıkçası kendi imtihanını, başka kişilere havale edemez, onların sözleriyle yaşayamaz. Allah sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum diyorsa, imtihanımızın da kaynağı yalnız Kur’an dır.   Kur’an terbiyesi alan bir Müslüman, hiçbir zaman kendisini temize çıkartarak, karşısındaki kişinin inancını küçümsemez, onun inancıyla alay etmez. Çünkü Allah kendinizi temize çıkartarak, başkalarına öğüt mü veriyorsunuz diyerek uyarır ve kimin Allah katında doğru yolda olduğunu, yalnız ben bilirim der.   Kur’an terbiyesi alan bir kişi ya da kişiler aynı kitaba, aynı peygambere iman eden AMA farklı düşünen din kardeşine, düşünce ve inancında asla baskı yapmaz.  Onu inancından dolayı küçümsemez, saygısız tek bir söz dahi söyleyemez. Tüm bunları söyleyen Kur’an dır.   Toplumlar din ve iman adına, eğer birbirlerine tahammül edemiyorsa, özgürce konuşamıyor ve özgürce inancını yaşayamıyorsa, o toplumda doğrular, gerçekler uzun süre açığa çıkamaz. Gerçeklerin bastırıldığı bir toplumda, hayatın huzurlu olması da beklenmemelidir.   HAK BATILDAN DEĞİL, BATIL HAKTAN KORKAR. ONUN İÇİNDİR Kİ YASAKLARI KOYANLAR, HAKTAN YANA OLANLAR DEĞİL, BATILDAN YANA OLANLARDIR. Eğer bir toplumda fikir, düşünce ve inanç ekseninde yasaklar ve baskı varsa, orada hakkın yerini batıl almış demektir.   Tüm bu sözleri neden söylediğime gelince. Ben bir&c... Devamı

HARAM VE HELAL KONUSUNA DİKKAT.

2015-09-08 11:05:00

  Haram ya da helal konusu, Allah ın kitabında çok açık ve net bir şekilde anlatılmıştır. Sizlere rivayete göre değil, bizzat Allah ın koruması altındaki kitaptan alıntı yaparak, bu konuyu anlatmak ve üzerinde sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Bakın Rabbimiz ne diyor. Ama önce bizleri nasıl ikaz edip kesin delili olmayan, yani Kur’an ın bahsetmediği, ama bir rivayete göre diye başlayan sözleri, Kur’an a denk görenlere, nasıl ikazda bulunuyor Allah, önce ona bakalım.    Mümin 56: KENDİLERİNE GELMİŞ KESİN BİR DELİL OLMAKSIZIN, ALLAH'IN AYETLERİ HAKKINDA MÜNAKAŞA EDENLER VAR YA, hiç şüphe yok ki, onların kalplerinde, asla yetişemeyecekleri bir büyüklük hevesinden başka bir şey yoktur. Sen Allah'a sığın. Kuşkusuz O, işiten ve görendir.   Değerli dostlar, Allah a nasıl sığınılır? İndirdiği kitaba sarılmakla elbette. Bizler için kesin delil, emin olunan bilgi nerede vardır? Elbette Kur’an da. Çünkü sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum demiyor muydu Yüce Rabbimiz? Emin olmadığınız bilginin ardından gitmeyin diye, uyarmıyor muydu bizleri. Şimdide Kur’an ın helal, haram konularında neler söylediğine bakalım.    Araf 32: De ki: "ALLAH'IN KULLARI İÇİN ÇIKARDIĞI SÜSÜ, GÜZEL, TEMİZ VE TATLI RIZIKLARI KİM HARAM ETMİŞ?" De ki: "Dünya hayatında onlar, inananlar için de var. Kıyamet gününde ise yalnız inananlar içindir onlar." Bilgiden nasipli bir topluluk için biz, AYETLERİ BÖYLE AYRINTILI KILIYORUZ.   Bu ayete baktığınızda, demek ki Allah ın haram demediği hiçbir şeye peygamberimiz dâhil, kimse haram diyemez, ayetten bunu anlıyoruz. Ayetin sonundaki cümle dikkatle üzerinde d&u... Devamı

BİZLERE İSLAM I ANLATANLARA BAKAR MISINIZ.

2015-09-08 10:58:00

      Cuma namazına gittiğimde, hutbede görevli hatip, öyle bir hadis örneği verdi ve topluma bunu önerdi ki, duyduğumda içinde yaşadığımız İslam ın, bizleri getirdiği noktayı çok daha iyi anladım. Bakın hutbede topluma verdiği hadis örneğinde, neler anlatılıyor.   (Kim ki Cuma günü bana 80 Salâvat getirirse, O KİMSENİN 80 SENELİK GÜNAHLARI AFFOLUNUR.     Kim ki Cuma günü bana 100 salâvat getirirse, O KİMSENİN 100 SENELİK GÜNAHLARI AFFOLUNUR.)   Hatırlatırım bunu söyleyenler, eğitimsiz, bilinçsiz insanlar değil. Diyanetin kontrolünde, bir camide vaaz vermeye yetkili bir kişinin söyledikleridir. Doğrusu söyleyecek söz bulamıyorum. Allah a ve elçisine, söylemediği sözleri söylemiş gibi gösterenlerin cezasını bilmeyenlere, Kur’an ı dikkatle okumalarını öneririm.   Cuma namazı toplantı namazıdır. Allah ın kadın, erkek diye ayırmadan tüm iman edenlerin, işi gücü bırakıp gitmesini istediği, önemsediği bu toplantı namazında ki asıl amaç, halkın Kur’an a davet edilerek bilgilendirilmesi, toplum arasında sosyal birliktelik sağlanmasıdır.   Peki, bunlar mı yapılıyor günümüzde, yoksa Allah ın hiç bahsetmediği, hatta Kur’an öğretisine tamamen ters, düşüncelere mi yönlendiriliyor toplum? Tabi kadınlarımızın, bu namazdan mahrum bırakılmasının acısını, toplum olarak çektiğimizi de unutmayalım. ONUN İÇİNDİR Kİ SOSYAL BİR TOPLUM OLAMADIK, BÖYLE DEVAM EDERSE OLMAMIZDA MÜMKÜN DEĞİL. Bunun yorumunu sizlere bırakıyorum.   Kur’an ı anlayarak bir kez okuyan bir insan bile, bu sözleri peygamberimizin asla söylemeyeceğini anlar. Peki, onca dini eğitimde... Devamı

KUR'AN I ANLAYABİLMEK ADINA YAPTIĞIMIZ YANLIŞLAR.

2015-09-08 10:54:00

        Günümüzde İslam ı, Kur’an ı anlamaya çalışırken, öyle kaynaklardan, bilgilerden istifade ediyoruz ki, hiç sorgulamadan, düşünmeden Kur’an süzgecinden geçirmeden yaşamımıza geçiriyoruz. Ne yazık ki bu yol ve yöntemi, geçmişte de büyük bir çoğunluk böyle yaşamış, bugünde öyle yaşıyor. Bu konuya örnek olması adına, yazdığım yazıma bir kardeşimizin verdiği cevap üzerinde, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Bakın bir arkadaşımız, yazdığım yazıma karşılık ne yazmış.   (Sen edille-i şeriyye diye bir şey duydun mu hiç? Ayrıca hiç kimse Kuran ayetlerini dizip dizip, bak şurada şu yazıyor, o zaman benim aklıma göre şu anlam çıkar, diyemez. DİYEN KİŞİ YA DİN SAPIĞIDIR YA ULTRA MEZHEPSİZDİR YA DA ÖZEL YETİŞTİRİLMİŞ BİR SİYONİSTTİR.   SEN KURANIN AÇIKLAMASININ SENİNİN MİNİCİK BEYNİNİN ALDIĞI KADAR OLDUĞUNU MU SANIYORSUN?  Yürü git, burada çoluk çocuk kandıracağım diye uğraşma. Her önüne gelen din şarlatanı olmuş.)   Yukarıdaki sözleri değerlendirdiğimizde, bizler şuan ki aklımız ve mantığımızla, Allah ın emrettiği, bizlere rehber olsun diye gönderdiği Kur’an ın muhkem ayetlerini, anlamamızın mümkün olmadığını, Kur’an ı anlayabilmemiz için, beşeri başka kaynaklara mutlaka ihtiyacımızın olduğu anlatılmaya çalışılıyor. DÜŞÜNÜN LÜTFEN BEŞERİN DAHİ YAZDIĞI BİR İLMİ KİTABA, BU SÖZLERİ SÖYLESEK, SANIRIM KİTABIN YAZARI ÇOK ÜZÜLÜRDÜ.    Kur’an ı kendi aklı ve çabasıyla anlamaya çalışanlara da, arkadaşımızın layık gördüğü sözlere üzülmemek elde değil. ... Devamı

KADİR GECESİ VE KUR'AN.

2015-09-08 10:47:00

        Bu yazımda, Kadir gecesi konusunu konuşmak ve sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Önce konuyla ilgili ayetlere bakalım, daha sonrada geleneksel İslam ın inandığı bilgilerle, Kur’anı karşılaştıralım. Bakalım gerçekten belli olan bir KADİR gecesi var mı? Yoksa Allah özellikle mi, bu gecenin hangi gece olduğunu söylememiştir? Onun üzerinde düşünerek, daha doğruyu bulmaya çalışalım.   Bakara 185: Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak KUR'AN'IN İNDİRİLDİĞİ AYDIR. Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun……….   Kadir 1: Biz onu Kadir Gecesi'nde indirdik.        2:  Bilir misin nedir Kadir Gecesi?        3: KADİR GECESİ BİN AYDAN DAHA HAYIRLIDIR.      4:  Melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle o gecede her iş için iner de iner!      5:  Bir esenlik ve huzur vardır; sürüp gider o, tan yeri ağarıncaya kadar!   Allah Kur’anı Ramazan ayında indirilmeye başlandığını söylerken, Kadir suresinde de, ismini verdiği Kadir gecesinde indirilmeye başlandığını açıklıyor. Devamında ise bu gecenin öneminden bahsederek, bin aydan hayırlı olduğu müjdesini veriyor. Hesaplarsak bin ay, neredeyse bir insan ömrü.    Sanırım bizler yine aç gözlülüğümüzü, kolaya kaçma alışkanlığımızı, nefsimizin zayıf yönünü kullanıp, ille de bu gecenin hangi gece olduğunu öğrenmeye çalışmışız. Dikkat ediniz Allah, asla hangi gece olduğunu söylemeden, yalnız Ramazan ayı içinde bir gece olduğu bilgisini verip, ADETA BİZLERİ YA... Devamı

KADİR GECESİ VE GÜNÜMÜZE YANSIMASI.

2015-09-08 10:42:00

      Bu gün sizlerle konuşmak istediğim konu, Allah ın Kur’an da açıkladığı ve Ramazan ayında indirmeye başladığı Kur’an ın ve o gecenin yani kadir gecesinin üzerinde konuşmak istiyorum.    Önce şunu belirtmek isterim ki, Kur an da açıkça günü belirtilen, hiç bir özel gün yoktur.  Bizlerin kutladığı kandil geceleri, Kur an da asla geçmez Allah emri değildir, peygamberimiz döneminde de yoktur. Kutladığımız kadir gecesi ise hangi gece olduğu belirtilmeyip, Kur’an Ramazan ayı içinde indirilmeye başlandığı bilgisini verdikten sonra, asla ayrıntıya girmemiş ve o geceyi özellikle söylememiştir.    Hemen hatırlayalım, Kur an ı bir Ramazan ayı içinde, indirilmeye başlandığını söyleyen Allah, yılını dahi belirtmez. Biliyorsunuz, geçmiş dönemdeki Müslümanlar ve ibadetler Kur’an da da bahsedildiği gibi AY takvimi kullanılırdı. Ay takvimi de aylar sabit olmayıp, her yıl onar gün hareket halindedir.   Bu durumda bir yıl içinde yani 365 güne yayılmış bir gece olarak düşünebiliriz. Daha açıktası Ramazan ayının her günü içinde olabileceği, ama bir yıl içinde bir ramazan ayına denk geleceğini önce unutmamalıyız. Bu demektir ki bir Müslüman Ramazan ayının her gecesini, kadir gecesi olabileceğini düşünerek, ömrü boyunca çok daha dikkatli ve özenle geçirmelidir.   Şimdi de bu konu ile ilgili Kur an ayetlerini hatırlayalım.   Bakara 185: RAMAZAN O AYDIR Kİ; İNSANLARA KILAVUZ OLAN, İYİ-KÖTÜ AYRIMIYLA HİDAYETTEN KANITLAR GETİREN KUR AN, ONDA İNDİRİLMİŞTİR. O halde bu aya ulaşanınız onu oruçlu geçirsin. Hasta olan veya yolculuk halinde bulunan, tuta... Devamı

YAPTIĞIMIZ YANLIŞLARI KULLANAN, İSLAM DÜŞMANLARININ VERDİĞİ ÖRNE

2015-09-07 23:36:00

    İnternet de gezinirken, İslam a karşı misyonerlik yapan sitelerin birisinde, çok ilginç ve düşündürücü bir konuya rastladım. Bunu sizlerle paylaşmak istememin nedeni, kaynağından emin olmadığımız bilgilerin,  içimize bir kangren gibi nasıl sokulduğu ve Hıristiyanların bu bilgileri bizlere karşı, nasıl kullandığının ibretlik bir örneğidir yazacaklarım.    Kur’an a, dinimize iftiralar atan bu sitede, Kur an dışındaki günümüzde elimizde bulunan, diğer kutsal kitapların, asla hükümlerinin değiştirilmediği ve geçerliliğini bugünde nasıl koruduğunu anlatmak için örnekler veriyor sitelerinde.    Peygamberimizin zamanında, Kur an hükmü olduğu halde, Kur’an da ki hükümlere uymasa bile, Tevrat ın kullanıldığını örnek vererek anlatmaya çalışıyorlar.  Hem de hangi bilgilerle biliyor musunuz dostlar? Bizlere günümüzde, çok güvenilir diye aktarılan hadisler örnek verilerek.  “Sahih-i Buhârî den örnek veriliyor ve bakın neler naklediyorlar, kendi yanlışlarını doğrulamak adına,  bizim bazı yanlış inançlarımızı kullanarak.    (Hadis kitaplarına bakacak olursak açıkça görülüyor ki, Hz. Muhammed’in döneminde Kutsal Kitap( Tevrat) sapasağlam mevcuttu.  Hadislere göre, Hz. Muhammed’in huzurunda Tevrat okunuyordu.  En sağlam kabul edilen hadis kitaplarından biri olan “Sahih-i Buhârî” de şöyle bir hadis var:         “Abdullah İbn-Ömer (ö. 693) radiya’llahu an huma’dan rivayete göre (Medine’de) birtakım Yahudiler gelip Resulullah salla’llahu aleyhi ve sellem’e gelerek içlerinden bir erkekle bir kadının zina ... Devamı

YÖNTEM YANLIŞSA, DOĞRU ANLAMAKTA MÜMKÜN OLMAYACAKTIR.

2015-09-07 23:30:00

    Günümüzde din ve iman adına, yaptığımız en büyük yanlışlardan biriside, Hadisler olmasaydı, Allah ın emri olan namazı nasıl kılacağımızı, zekâtı nasıl vereceğimizi, orucumuzu nasıl tutacağımızı, Hac cı nasıl yapacağımızı bilemezdik düşüncesine iman etmek olmuştur.   Bir konuyu doğru anlamak için, takip ettiğimiz yol ve yöntem, eğer yanlışsa, anlamaya çalıştığımız konunun da açıkça doğru anlaşılması, asla mümkün olmayacaktır.   Acaba bizler dinimizi yaşadığımız, Kur’an ı anlamak adına takip ettiğimiz yol ve yöntem doğrumu? Yani Kur’an dan istifade ederken, doğru bir yol üzerinde miyiz? Allah ın katından indirilen, eşi benzeri olmayan, hadi bir benzerini getirsinler diyen Rabbin kelamına, yanlış bir yöntemle, yanlış pencereden bakıyorsak, doğru cevapları bulabilir miyiz?   Gelin bunu birlikte, Allah ın kelamından yararlanıp, üzerinde düşünerek anlamaya çalışalım. Gerçekten Allah bizlerin sorumlu olduğu, imtihanımızın olacağı kitabın farz hükümlerini yerine getirmek adına, Kur’an da gereken detayları vermemiş, açıklamamış olabilir mi? Vermediğine inandığımızda, Allah açıklamadığı, detay vermediği bir konudan sorumlu tutar mı bizleri?    Düşebiliyor musunuz, Allah sizlere öyle bir rehber gönderdim ki, BÜTÜN ŞANINIZ, ŞEREFİNİZ, BİLGİ KAYNAĞINIZ, KURTULUŞUNUZ, İMTİHAN OLACAĞINIZ KAYNAK, TUTUNACAĞINIZ, SARILACAĞINIZ TEK REHBER KUR’AN DIR DİYOR. Bizler ise, Allah ın rehberinde çok önemsediği namaz, zekât, oruç ve Hac konusunda, bizlere gereken detayın olmadığını, Kur’an a göre bu önemli ibadetleri yapmamız mümkün olamayacağını söyleyebiliyoruz. Bu fikre inanmakla acaba bizler, büyük bir yanılgının içinde olabileceğimizi... Devamı

MELEKLERE İMAN KONUSU VE KUR'AN.

2015-09-07 23:24:00

      Bu yazımda sizlerle, Allah ın katında özel isimleriyle de zikredilen Melekler konusunu, Kur’an ışığında konuşmak ve üzerinde sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum.   Allah Kur’an da kendi katından bahsederken, çok fazla detay vermemiştir. Yine kendi katındaki meleklerinden bahsederken de, çok fazla detaya girmeden onlardan bahseder. Daha açıkça söylemek gerekirse, Allah ın meleklerine iman etmek, inancımızın temel şartlarından birisidir.   Bizlerin melekler konusundaki imanımızın sınırları neler olmalıdır? Elbette Allah ın rehberinde açıkça söyledikleri, izah ettiklerinin dışına çıkmak, emin olmadığımız bilgileri kabul etmek, bizleri harama, hurafeye, batıla saptıracaktır. Allah birçok kez Kur’an ın ipine sarılın diyorsa, Allah ın bu hükmü üzerinde dikkatle düşünmeliyiz.    Önce melekler konusunda, geleneksel İslam ın bizlere öğrettiklerini hatırlayalım.    1- Cebrail (Cibril) : Allah ile peygamberleri arasında elçilik yapar. 2- Mikail: Tabiat olayları ile görevli melek. 3- İsrafil: Kıyametin kopması ile tekrar dirilme esnasında Sur’ ayı üfleyen melek. 4- Azrail: Can alma görevi olan melek.   Yukarıda yazdığım bilgilerin tamamı Kur’an dan alınmıştır diyebilir misiniz?  Ne yazık ki bunu söylememiz mümkün değil. Bizler İslam ı yaşarken her konuda olduğu gibi, bizlere iletilen rivayetleri, Kur’an ile karşılaştırma, ondan onay alma gereği duymadan iman ettiğimiz için, bazı bilgilerin Kur’an da geçmediğini görmemiz, bizleri çok fazla etkilemez. ÇÜNKÜ BİZLER İNANCIMIZI YAŞARKEN, ZATEN KUR’AN DA HER ŞEY YAZMAZ ANA FİKRİNİ KABUL EDEREK, İMANIMIZ... Devamı

BİZLER YOKSA HALA, O BÜYÜK YANLIŞI YAPMAYA DEVAM MI EDİYORUZ?

2015-09-07 23:18:00

      Bugün sizlerle Kur’an da geçen, puta tapanlar sözünden Allah ın kimlerden bahsediyor ve puta tapanların inançlarının neler olabileceğini, yine Kur’an dan yola çıkarak anlamaya çalışalım ki, Rabbimin kızdığı bu inanç şeklinden, bizler de uzak kalabilelim inşallah.   Önce şöyle bir düşünelim. Kur’an peygamberimize indirildiğinde, Allah ın varlığına inanmayanlar mı, Allah yerine putlara tapıyordu? Kur’an a baktığımızda tam tersine putlara tapan, onlardan yardım isteyenlerin büyük kısmının, ehli kitap toplumu olduğunu görüyoruz. Yani bunlar, Yahudi ve Hıristiyan olduğunu söyleyen toplumlar. DEMEK Kİ BUNLARIN HEPSİ EDİNDİKLERİ PUTLARA ALLAH DİYE TAPMIYORLAR, TAM AKSİNE KENDİLERİ İLE ALLAH ARASINDA ARACI OLMALARINI İSTEDİKLERİ, EDİNDİKLERİ BEŞERİ PUTLAŞTIRMIŞ, TAĞUTLARIN ARDI SIRA GİDEREK, ONLARDAN YARDIM İSTER OLMUŞLAR. Aşağıdaki iki ayete önce bakalım.   Sad 6–7: Onlardan ileri gelenler: Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Son dinde de bunu işitmedik. Bu, ancak bir uydurmadır.   Dikkat ederseniz, en son dinde de bunu işitmedik diyerek, Hıristiyanlık dininin ne derece bozulduğunu gösteriyor.   Örneğin isimleri Kur’an da da geçen, veli edinerek ondan yardım istedikleri putlardan olan LAT, o devirde hacca gelen insanlara yiyecek, su gibi ihtiyaçlarını dağıtan, buraya gelen insanların ihtiyaçlarını gören, toplumda çok sevilen bir insan olduğu rivayet edilir.   Yine o devirde putlaştırılan, Allah dan istenecek yardımı, bunların aracılığıyla, bu şahısların putlarından, heykellerinden dileyen MENAT ise, o devrin insanlarının refah ve iyiliği için uğraşan bir insan olduğu, bununda toplumc... Devamı

FARKINDA OLMADAN YAPTIĞIMIZ BÜYÜK YANLIŞ.

2015-09-07 23:13:00

      Bugün sizleri üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim konu, meleklerin cinsiyeti konusunda olacaktır. Cahiliye devrinde söylenenler ile günümüzde farkında olmadan, bizlerin yaptığı aynı hatalara, sizlerin dikkatinizi çekmek istiyorum.    Hatırlayınız Kur’an ın indirildiği devirlerde, kız çocuklarının istenmediği, hatta diri diri toprağa gömdüklerini biliyoruz. Bu cahiliye döneminde meleklerin dişi oldukları söylenir ve resimleri de yapılırken, dişi olarak yapılırmış. Allah da buna karşılık bakın ne diyor bir ayetinde.   İsra 40: Rabbiniz erkek çocukları size seçip ayırdı da kendisine meleklerden kız çocukları mı edindi? GERÇEKTEN ÇOK BÜYÜK BİR SÖZ SÖYLÜYORSUNUZ.   Bakar mısınız lütfen, Rabbim bunu söyleyenlere ve böyle düşünenlere nasılda kızıyor. Gerçekten çok büyük bir söz söylüyorsunuz diyor. Yani Allah siz bu sözünüzle, büyük bir iddiada bulunuyorsunuz diyerek, kızgınlığını belirtiyor.   Bugün kiliselerin içini süsleyen resimlere baktığımızda, meleklerin bir dişi olarak resmedildiğini görürüz. İşte bu cahiliye devrinden günümüze kadar gelen, yanlış inancın etkisindendir.    Peki, biz Müslümanların durumu, acaba çok mu farklıdır dersiniz. Sizlere sormak isterim, hatırlayınız evlatlarımıza melek ismini koyarız. Siz hiç erkek çocuğuna melek ismini koyduğumuzu gördünüz ya da duydunuz mu çevrenizde? Cevabınızı duyar gibiyim.   Evet, hiçbir zaman bir erkek çocuğa, melek ismini her nedense koymayız, o ismi kızlarımıza layık görürüz. Fakat m... Devamı

KAYNAK FARKLI OLUNCA, İZLENİLEN YOLDA FARKLI OLUR.

2015-09-07 23:10:00

        Günümüzde İslam ı anlatan, hatta gelin gerçek İslam ı sizlere yaşatalım diyen topluluklar, tarikatlar, cemaatler görürüz. Hepside aynı peygambere, aynı kitaba iman ettiği halde, inanılmaz farklılıklar göze çarpar. Bu tarih boyunca da farklı boyutlarda devam etmiş, günümüze kadar gelmiştir. Aslında bu farklılıklar, yalnız İslam dininde değil, diğer ehli kitap dinlerinde de görülmektedir.   Peki, nedir bu farklı olanlar ve neden farklı? İşte sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, bu farklılıkların neler olabileceği, nedenleri konusunda olacaktır. Ben bazı konulara sizlerin dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu yazıyı okurken inanıyorum sizlerde, yapılan başka yanlışları hatırlayacaksınız. Çünkü saymakla bitmezde ondan.   Önce düşünelim. Allah bizlerden ne istiyor ve bu istediklerini açıkça belirtmiş mi? Burası önemli. Sorumlu olduklarımız tek tek açıklanmış ve apaçık belirlenmiş mi?   Gelin önce bu sorumuza, Kur’an dan cevap arayalım. Sanırım tek bir ayet dahi, aklını kullanana yeterli olacaktır.   Zühruf 44: Doğrusu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüttür. İLERİDE ONDAN SORUMLU TUTULACAKSINIZ.   Allah aslında çok açık bir tebliğde bulunmuş ve demiş ki; Sizlerin sorumlu olduğunuz kitap Kur’an dır. Allah a güvenen, ona dayanan bir insan, bu kadar açık bir hükmü göz ardı ederek yaşıyorsa, sanırım Kur’an ı doğru anlaması ve İslam ı Allah ın emrettiği yolda yaşaması, mümkün olmayacaktır.   Şu soruyu kendimize soralım. Allah sizleri bu kitaptan sorumlu tutacağım diye hüküm verdikten sonra, bu kitabın vermediği bir hükümden ... Devamı

İSLAM DİNİNDE BÖLÜNMEYE GİDEN YOLLARA VE NEDENLERİ.

2015-09-07 23:06:00

      Günümüzde İslam ı anlatan, hatta gelin gerçek İslam ı sizlere yaşatalım diyen topluluklar, tarikatlar, cemaatler görürüz. Hepside aynı peygambere, aynı kitaba iman ettiği halde, inanılmaz farklılıklar göze çarpar. Bu tarih boyunca da farklı boyutlarda devam etmiş, günümüze kadar gelmiştir. Aslında bu farklılıklar, yalnız İslam dininde değil, diğer ehli kitap dinlerinde de görülmektedir.   Peki, nedir bu farklı olanlar ve neden farklı? İşte sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, bu farklılıkların neler olabileceği, nedenleri konusunda olacaktır. Ben bazı konulara sizlerin dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu yazıyı okurken inanıyorum sizlerde, yapılan başka yanlışları hatırlayacaksınız. Çünkü saymakla bitmezde ondan.   Önce düşünelim. Allah bizlerden ne istiyor ve bu istediklerini açıkça belirtmiş mi? Burası önemli. Sorumlu olduklarımız tek tek açıklanmış ve apaçık belirlenmiş mi?   Gelin önce bu sorumuza, Kur’an dan cevap arayalım. Sanırım tek bir ayet dahi, aklını kullanana yeterli olacaktır.   Zühruf 44: Doğrusu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüttür. İLERİDE ONDAN SORUMLU TUTULACAKSINIZ.   Allah aslında çok açık bir tebliğde bulunmuş ve demiş ki; Sizlerin sorumlu olduğunuz kitap Kur’an dır. Allah a güvenen, ona dayanan bir insan, bu kadar açık bir hükmü göz ardı ederek yaşıyorsa, sanırım Kur’an ı doğru anlaması ve İslam ı Allah ın emrettiği yolda yaşaması, mümkün olmayacaktır.   Şu soruyu kendimize soralım. Allah sizleri bu kitaptan sorumlu tutacağım diye hüküm verdikten sonra, bu kitabın vermediği bir hükümden de, sizce bizler... Devamı