kuranyolu 0 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

KUR AN DAN AYETLER.

BAŞÖRTÜSÜ VE KUR AN.

ANA DİLDE İBADET.

İMAM I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM.

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI.

KUR AN DA ZEKAT VE MİRAS KONUSU.

MEZHEP, HADİSLER VE BATIL KONULAR.

NAMAZ, ORUÇ VE HAC KONULARI.

KATILIM BANKACILIĞI TUZAĞI.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÇOK EŞLİLİK VE KABİR AZABI.

KUR AN DA MİRAÇ VE KADER KONUSU

RİSALE İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT!

ATATÜRK VE İSLAM ANLAYIŞI.

MEHDİ VE MESİH KONUSU

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (540)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (0)

YAHUDİLER DÜNYAYI YÖNETİYOR NASIL MI?

2015-09-06 14:03:00

      Doğrusu bu başlığı okuduğunuzda, ne demek istediğimi tam anladığınızı sanmıyorum. Gelin ne demek istediğimi ve ne kadar haklı olduğumu sizlere anlatmak istiyorum. Önce şunu düşünelim, Avrupa’nın ve Amerika nın, İsrail in kadın, çoluk, çocuk demeden öldürdüğü insanlara karşı, neden suskun ve tepkisiz kalıyorlar? Sanırım Müslümanlara karşı yapıldığı için, tepkisizler diyenlerimiz vardır. Acaba yalnız bunun için mi, ses çıkarmıyorlar dersiniz?   Din ve inanç konusunda, aynı peygambere ve kitaba inanmadıkları halde, hatta Hz. İsa’yı bile çarmığa geren Yahudiler olmasına rağmen, neden Yahudileri yani İsrail i destekleyip, yaptıkları katliamlara ses çıkarmıyorlar acaba, bunu hiç düşündünüz mü?   İşte tüm bunların sebeplerini, gelin Yahudilerin, Hıristiyanların ve de Müslümanların kendi çıkarları adına, inançlarına soktukları hurafelere, birlikte göz artalım. Şeytanın bile korktuğu bu toplum, bakın neler yapıyor ve Dünyayı Allak bulak edip, parmaklarında nasıl oynatıyorlar.   Yahudiler kendi dinlerine, hiç kimseyi davet etmezler. Bunu yapmazlar ama Hıristiyan ve Müslümanların içine öyle hurafeler sokmuşlardır ki, onları istedikleri gibi yönetmenin koşullarını sağlamışlardır.    Yahudiler sonradan Yahudi olunmayacağını kabul eder ve kimseyi sonradan Yahudi inancına geçirmeye de çalışmazlar. Çünkü Yahudi olunmaz Yahudi babadan doğulur diye inanırlar. Yani IRKÇI bir inançları vardır. Önce Hıristiyanların, tıpkı bizim gibi mezheplere ayrılmasını fırsat bilerek, kutsal kitaplarda olmamasına rağmen, yine bizlerde olduğu gibi uydurma hadis ve sözlerle kendi menfaatlerine ku... Devamı

HURAFELERİN İÇİMİZE NERELERDEN GİRDİĞİNE İLGİNÇ BİR ÖRNEK.

2015-09-06 14:00:00

    Değerli din kardeşlerim, sizlere günümüzde hala geleneklerimiz arasında bulunan ve hatta uygulanılan bir geleneğin, içimize Yahudilerden nasıl geçtiğini ve bizlere nasıl kabul ettirildiğine örnek vermek istiyorum.   Günümüzde bazı bölgelerde uygulanılan, bir gelenek vardır. Büyük ve birlikte oturan ailelerde, eğer bir erkek kardeş oğlu olmadan ölmüş ise, gelini dışarıdan birisi ile asla evlendirilmez. Yaşına bakılmadan diğer erkek kardeş ile evlendirilir. Hala günümüzde bile gazete başlıklarında rastlarsınız bu mantıksız geleneğe. Acaba hiç düşündünüz mü, bu gelenek ana kaynağını?          TEVRATTAN BİR ALINTI.   Bölüm 25   Yas.25: 5 "Birlikte oturan kardeşlerden biri oğlu olmadan ölürse, ölenin dulu aile dışından biriyle evlenmemeli. Ölenin kardeşi dul kalan kadına gidecek. Onu kendine karı olarak alacak, ona kayınbiraderlik görevini yapacak.   Yas.25: 6 Kadının doğuracağı ilk oğul, ölen kardeşin adını sürdürsün. Öyle ki, ölenin adı İsrail'den silinmesin.   Yas.25: 7 Ama adam kardeşinin dul karısıyla evlenmek istemiyorsa, dul kadın kent kapısında görev yapan ileri gelenlere gidip şöyle diyecek: 'Kayınbiraderim İsrail'de kardeşinin adını yaşatmayı kabul etmiyor. Bana kayınbiraderlik görevini yapmak istemiyor.   Yas.25: 8 Kentin ileri gelenleri adamı çağırıp onunla konuşacaklar. Eğer adam, 'Onunla evlenmek istemiyorum diye üstelerse,   Yas.25: 9 kardeşinin dul karısı ileri gelenlerin önünde adamın yanına gidecek, onun ayağındaki çarığı çıkaracak, yüzüne tükürecek ve 'Kardeşine soy yetiştirmek istemeyen adama böyle yapılır diyecek.... Devamı

İÇİMİZE SOKULAN HURAFELERİN KAYNAĞINA, DİKKAT ÇEKİCİ ÖRNEKLER.

2015-09-06 13:40:00

      Değerli din kardeşlerim. Yazdığım yazılarımda, bizlere dinin emri diye sunulan bazı konuların, Kur’an da yani İslam dininde olmadığını, yine Kur’an ayetlerini örnek vererek, elimden geldiğince açıklamaya, izah etmeye çalışıyorum.    Örneğin İslam toplumunda başörtüsü öyle kangren olmuştur ki toplum içinde, bazı kardeşlerime göre olmazsa olmazdır İslam dini için. Tabi sorulduğunda, açık bir kanıt her ne hikmetse Kur’an dan değil, yüzlerce yıl öncesinden günümüze rivayet yoluyla ulaşan fıkıh kitaplarından verilir. Başörtüsü konusunu bu yazımda konuşmak istemiyorum ama bunlarla bağlantılı bir yazı yazmak istiyorum.   Ben yazılarımda başörtüsünün Allah emri olmadığını söylerken, dayanağım elbette Kur’an dı. Kur’an dan delil gösterilmeye çalışılan Nur suresi 31. ayette, bir kelimeye HIMAR sözcüğüne yüklenen bir anlam ile başörtüsüne delil aranmaktadır. Bu ayette geçen HIMAR sözcüğünün genel anlamı örtü olmasına rağmen burada başörtüsü anlamındadır denerek, ayete verilen hüküm göğüs açıklığının örtülmesi olmasına rağmen, bu ayette aslında DOLAYLI OLRAK başında örtülmesi emrediliyor denmektedir.   Bu konu ile ilgili, sitelerde yazdığım bir yazı üzerine, Sayın Sami Hocaoğlu ile başörtüsü konusunda yaptığım bir tartışmada, bana şöyle bir cevap vermişti, aynen aktarıyorum yazısından alıntı olarak.   (Nur 31. ayetin başörtüsünü emreden cümlesi aslında neyi emretmektedir? Açık ve net olarak şunu: Cahiliye döneminde bir aksesuar olarak başın üzerinden sırta atılan örtüyü bütün bir boynu ve ge... Devamı

ERKEKLERİN SÜNNET OLMA KONUSU HAKKINDA........

2015-09-06 13:26:00

      İslam toplumları olarak, inançlarımızı öyle yaşıyoruz ki, hiç sorgulama gereği bile duymuyoruz. Hâlbuki Allah ayetlerini gönderdiği halde, bizlerin üzerinde düşünmemizi istemiş, böylece sorgulayan, düşünen bir toplum olmamızın yolunu açmıştır. İmtihanında özünde, bu düşünce yapmıyor mu zaten.   Allah bizlere gönderdiği, ayetlerin bile üzerinde düşünmemizi istiyorsa, bizlere Kur’an dışından din adına anlatılanlara, çok daha fazla titizlik gösterip düşünmeliyiz, araştırmalıyız ki aldatılanlardan olmayalım.    Tüm bunları söyleme nedenim olan, yazımın konusuna gelelim. İslam toplumlarında Müslüman olmanın, olmazsa olmazı olan bir konu vardır. Erkeklerin sünnet olması konusu. Gerçekten Müslüman olmanın şartlarından mıdır sünnet? Yoksa geleneksel bir durum mudur? Müslüman olmak isteyen bir Hıristiyan’a, önce sünnet olmanız gerekir deriz. Adam gelmiş 70 yaşına, bunu duyunca şöyle bir düşünür, hatta çekinir. Peki, bu sözlerimizle doğrumu yaparız.   Sizlere sorsam ve desem ki, Kur’an da Allah ın emretmediği bir konuda, bizler dinin ana hükümleridir, bunu yapmadığımızda gerçek Müslüman olamayız, diyebilir miyiz? Eğer diyemeyiz diyorsanız, sünnet olma konusunu tekrar düşünün derim. Çünkü erkeklerin sünnet olma konusu, KUR’AN DA TEK KELİME DAHİ GEÇMEZ.   Kur’an ın emri olmayan bir konuyu, buda Allah ın emridir dersek, büyük hata yapmış oluruz. Başka bir deyişle, Kur’an a şirk koşmuş oluruz. Çünkü dine hüküm koyan yalnız Allah benim diyor. Sünnet olmak bizlerin gel... Devamı

BATIL LOĞUSA İNANCI VE ASIL KAYNAĞI.

2015-09-06 13:24:00

    İslam toplumuna Yahudiler ve Hıristiyanlar, kendi inançlarını öyle bir sokmuşlar ki, hiçbir şeyin farkında bile değiliz. Bunun en büyük nedeni ise elbette, inancımızı yaşarken, Kur’an ı ve aklı devre dışı bırakmamız, rivayet ağırlıklı bir inanç yaşamamız, büyük etken olmuştur.   Bizler Allah ın ayetlerini anlayarak okumadığımız için, Kur’an ın nuru ile buluşamıyor, onun aydınlığından istifade edememenin acısını da, elbette çekiyoruz. Çünkü Kur’an ile aramıza engeller koymuşuz.   Sizlere inancımıza sokulan, hurafe bir geleneğimizi hatırlatmak istiyorum önce. Bir kadın yeni doğum yaptığında, yani loğusa döneminde 40 gün yalnız bırakılmayacağına inanılır.    Loğusa kadına kötü ruhların, karabasan adı verilen yaratıkların zarar vereceği söylenir. Buna toplumlarda farklı isimlerde verilir. Yine batıl inançlar arasında, akşamları özellikle yeni doğan çocuk bezleri dışarıya asılmaz, ya da tam tersine, gündüz dışarı asılmaz şeklinde inançlar vardır. Her bölgede değişik itikatlar olup, bir kısmında ise, loğusa kadının ve çocuğun yanına Kur’an, bıçak, türü şeylerde konmasıdır.   Peki, nedir bunun aslı hiç düşündünüz ya da araştırdınız mı? Önce olaya bilimsel açıdan bakalım kısaca. Gerçektende loğusa kadın ve yeni doğmuş bir çocuğu, belirli bir zaman yalnız bırakmamak, tıbbi açıdan gereklidir. Kadının doğum sonrası oluşacak psikolojik durumları, ya da tıbbi açıdan, ani çıkacak rahatsızlıklara karşı bir sigortadır, loğusa kadının yalnız bırakılmaması.   Şimdide yazımızın başında bahsettiğim, geleneklerimize girmiş olan, asıl konuya bir göz atalım. Kötü ruhlardan korumak, loğusa kadına zarar verecek b... Devamı

SAKIN BİZLER YAHUDİLEŞTİRİLMİŞ MÜSLÜMAN OLMAYALIM.

2015-09-06 13:21:00

EKİM       Sizlere desem ki, bizler bugün Yahudileştirilmeye çalışılan bir İslam la karşı karşıyayız. Ne dersiniz bu sözlerime? Lütfen hemen tepki göstermeyiniz. Ne söylemek istediğimi örneklerle anlatmaya çalışacağım, daha sonra yorum ve karar elbette sizlerin.   Kur’an da fuhuş yapan kadın ya da erkeğe verilmesi gereken ceza, açıkça yazar ve Nur suresi 2. ayetinde her birine, yüz değnek vurun diye konuya açıklık getirir. Yani bir daha yapılmaması için, ikaz edilip, ceza verilerek önlem alınır.  Peki, bugün İslam ı tarikat ve cemaat ekseni yaşayan kardeşlerimiz, bu konuya nasıl inanır.   Çok ilginçtir, bu konuda Kur’an da apaçık ayet varken, aslında ZİNA yapanın cezası Kur’an da recim etmek diye vardı, fakat peygamberimizin ölümü esnasındaki telaştan, bu bölümü keçi yedi ve böylece Kur’an a geçmedi, deme cesaretini gösteriyorlar. Bir kısmı da Kur’an da geçen hüküm bekârlar içindir, evli olanlar için recim uygulanır diyerek, kendi yanlış itikatlarına, yine kendi nefislerinde, kanıt arama yarışındadırlar.   Peki, bu atalarından intikal eden inanç, acaba nereden gelmiştir diye hiç düşünen var mı? Ne yazık ki bugün elimizde bulunan, birçok konularda tahrifata uğradığını anladığımız, adına Tevrat dedikleri kitapta yazar. Hani Kur’an dan sorumlu tutacağını söylemişti Rabbimiz? Hani Kur’an ı ben koruyorum diyordu? Hani Kur’an ın ipine sarılacaktık? Bahsettiğimiz bilgilerin Kur’an a geçmediğini söylemekle, Rabbimize nasıl bir saygısızlık yaptığımızın farkında mısınız?   Yahudiler çok dindar olduğunu söylerler, inandık... Devamı

İMAMI AZAM EBU HANİFE VE İSLAM I ANLAYIŞI.

2015-09-06 13:15:00

    Bugün sizlere Hanefi mezhebinin kurucusu olduğu bilinen, İmam ı Azam Ebu Hanife’nin nasıl bir düşünceye sahip olduğu ve insanları hangi noktalarda aydınlatmak isteyip, onlara adeta doğrunun şifrelerini hayatı boyunca vermeye nasıl çalıştığını, bazı özel düşüncelerinden yola çıkarak, belki de hiç bakılmayan bir pencereden bakmaya çalışacağım, Allah yanıltmasın.   Hayatını okuduğunuzda kendisinin demokrat, adalet timsali, insanlara insan olduğunu unutturmadan hitap eden, açık fikirli ve karşısındaki düşüncelere değer veren bir ilim adamı olduğunu göreceksiniz. Yüzlerce yıl önce yaşamış, bir ilim adamının hakkındaki bilgiler, elbette birçok insanlar tarafından eklemeler ve değişiklikler yapılarak günümüze kadar geldiği aşikârdır. Zaten benim de bahsetmek istediğim detaylar değil, tam tersine ilim adamının hayat görüşü, davranışları, Kur’an ı anlamaya çalışma ve yaşama yöntemleri olacaktır. Diğer konularda, sevenlerin istemeden ekledikleri, ya da düşmanlarının kötü niyetlerle ilavelerinin, neler olduğunu yalnız Allah bilir.   İmamı Azam Ebu Hanife, gerçek ilim adamı olduğunu, araştırmacı ve özgür iradesini kullanması ile ön plana çıkmış, o devrin en önemli âlimlerinden olduğunu kanıtlamıştır. Ebu Hanife'nin yaşadığı yer ve çağda itikâdı fırkalar çoğalmış, onları inceledikten ve bir müddet takip ettikten sonra, hiçbirisine tabi olmadan, ilim ve araştırmalarına özgürce devam etmiştir. Ebu Hanife’yi anlatanlar, bakın nasıl tarif ediyor.   (Tefekkürü çok, konuşması az, ALLAH'IN HUDUDUNU OLABİLDİĞİNCE GÖZETEN, dünya ehlinden uzak duran, faydasız ve boş sözlerden hoşlanmayan, sorulara az ve öz cevap veren, ç... Devamı

NAMAZLARIMIZDA TÜRKÇE AYET OKUYABİLİR MİYİZ?

2015-09-06 13:09:00

Diyanet İşleri başkanlığına, şöyle bir soru sordum; Bizler Kur’an ın Türkçe mealinden, ayetleri namazlarımızda okuyabilir miyiz? Aldığım cevabı sizlerle paylaşıp, üzerinde konuşmak ve birlikte düşünmek istiyorum. Bakın ilk bölümlerinde neler söylemişler.     ( Bütün ilahi kitaplar, onları insanlığa tebliğ ile görevlendirilen Peygamberlerin konuştukları dille indirilmişlerdir. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a) Arabistan'da Araplar arasında yetiştiği ve Arapça konuştuğu için, O'nun tebliğ ettiği Kuranı Kerim de Arapça olarak indirilmiştir. Ancak Yüce Rabbimiz bütün insanlığa son kitabı ve edebi hitabı olan Kuran-ı Kerim, sadece Araplar ve Arapçayı bilenler için değil, bütün insanları sapıklıklardan korumak, onlara Hakkı ve hakikati öğretmek, hidayet ve gerçek saadet yolunu göstermek için indirilmiştir.)     Yukarıdaki açıklama gayet güzel. Allah ın ne söylediğini, nasıl bir insan olmamızı istediğini, ancak sözleri anlamakla gerçekleştirebileceğimiz mantığından hareketle, çok güzel anlatılmış. Yazıya devam edelim, bakalım verilen cevap bu şekliyle mi bitiyor.   (Kuran-ı Kerim'in namazda Türkçe tercümesinin okunmasına gelince: Kuran-ı Kerim'de "Kuran'dan kolayınıza geleni okuyun" (Müzzemmil, 73/20) buyrulduğu gibi, Hz. Peygamber (s.a) de bütün namazlarda Kuran-ı Kerim okumuş ve namaz kılmayı iyi bilmeyen bir saha biye namaz kılmayı tarif ederken "...sonra Kuran'dan hafızanda bulunandan kolayına geleni oku." (Müslim, Salat, 45) buyurmuştu. Bu itibarla namazda kıraat yani Kuran okumak, Kitap, Sünnet ve İcma ile sabit bir farzdır. Bilindiği üzere Kuran, Cenab-ı Hakk'ın Hz.Muhamme... Devamı

ANA DİLDE İBADET KONUSU VE KUR'AN.

2015-09-06 13:05:00

      Ana dilde ibadet edebilme konusu, ne yazık ki diğer birçok konular da olduğu gibi tartışmalı ve karşılıklı atışmalarla geçmektedir. Bir kısım düşünce ana dilde ibadetin olamayacağını söylerken, bir kısmı ise Allah ı anlayarak ve bilerek ibadet etmemizi zaten Kur’an istiyor, düşüncesiyle olabileceğini savunmaktadır. Biz iki düşüncenin de fikirlerine, delillerine bakalım, daha sonrada Kur’an ın süzgecinden geçirip, kendimizce düşünüp doğrunun kararını verebilelim. Yazı biraz uzun, lütfen sabırla okuyalım.   Önce ana dilde ibadet edebileceğimizi savunan düşüncenin öne sürdüğü delil ve fikirlerine bakalım.   (Namazda Kur’an tercümesinin okunup okunmayacağı tartışmasında " OKUNUR " diyenlerin dayandıkları Sünnet kaynaklı belge, Büyük sahabe Salman FARISI nin yaptığı FATIHA tercümesidir.   Daha sonraki fıkhı tespitlere dayanak noktası yapılan bu belgenin, Imam -i Azam Ebu Hanife tarafından fetva mesnedi olarak kullanıldığı, Hanefi fıkhının temel kaynaklarından biri olan SERAHSI nin el-Mebsut adli eserinden öğreniyoruz.   Belge şudur: İlk Müslümanlardan ve Hz. Peygamber in seçkin arkadaşlarından biri olan İran asilli Selman Farisi Namaz sırasında Fatiha suresinin özgün metnini güzel okuyamadıklarını söyleyen ve bunun yerine Fatiha nin Farsça tercümesini okuyup okuyamayacaklarını soran ırkdaşlarına, bunun olabileceğini bildirmekle kalmamış, Fatiha yi Farsça ya çevirerek kendisine baş vuran kişilere göndermiştir ( Bk. Serahsi; Mebsut,1/36–37 )   Üzerinde olduğumuz konunun Sünnet açısından durumunu daha da önemli kılan başka bir belge vardır:   Salman Farisi arkadaşlarının Kendisine başvurması ü... Devamı

BAŞÖRTÜSÜ KONUSUNA KUR'AN DAN DELİL ARAMA ÇABALARI.

2015-09-06 12:49:00

  Sizlere başörtüsü konusundaki yazıma, cevap veren bir kardeşimizin, başörtüsüne Kur’an dan nasıl delil arama çabasında olduğunun, örneğini vermek istiyorum. Çünkü bu düşünce ne yazık ki başörtüsüne, Kur’an dan delil gösterilmekte. Nur suresi 31. ayet kast edilerek, şunlar söyleniyor.   (Ayet zaten hali hazırda kullanılmakta olan başörtüsünü tastik ediyor (kullanımını doğruluyor), kullanmaya devam edin diyor ve kullanım şekline açıklık getiriyor. Tıpkı namaz farz deyip nasıl kılınacağını tarif etmesi gibi. Başka bir tabirle``örtüyle sadece başlarınızı örtmeyin, göğüs yırtmaçlarını da örtün`deniyor.)`   Bildiğiniz gibi konumuz, Nur suresi 31. ayet. Allah bu ayette HIMAR kelimesini kullanarak, göğüs açıklığınızı bununla örtün diyor. Yani ayette verilen hüküm yalnız göğsün örtülmesi emri. İşte anlaşmaya varılamayan, bu kelimeye verilen anlamda. Başörtüsüne delil bu ayeti gösterenler, bu kelimenin anlamı başörtüdür diyor, bir kısmı da yalnız örtü anlamında olduğunu söylüyorlar.   Bizler hangi düşüncenin doğru olduğunu değil, ayetin ne anlattığını anlamaya çalışalım. Çünkü Allah ın ayette bizlere anlatmak istediğini, birileri kasıtlı değiştirmek istese dahi, Kur’an bütünlüğünde asla farklı bir anlam vermeyi başaramaz. Çünkü Kur’an kendisini anlatan, izah eden, açıklayan eşi benzeri olmayan bir nurdur, rehberdir.   Gelelim arkadaşımızın, yazıma verdiği cevaba. Arkadaşımızda ayetten, başın örtülme emrini zaten açıkça anlamamış. Ama... Devamı

SAYIN İHSAN ELİ AÇIK IN, BAŞÖRTÜSÜ KONUSUNDAKİ DÜŞÜNDÜRÜCÜ YAZIS

2015-09-06 12:46:00

      Sayın İhsan Eliaçık, Kur’an da başörtüsü emri var mı, konusunda bir yazıyı kaleme almış. Gelin birlikte, kendi yazdığı yazıdan yola çıkarak, bahse konu ayette emredilen, başın örtülme emrimi veriliyor, yine Sayın Eliaçık ın düşüncelerinden yola çıkarak, bu konuyu Kur’an bütünlüğünde anlamaya çalışalım. Tabi Kur’an ın mantığını, ayetleri bizlere nakletme yöntemini, bizlere verdiği örnekleri asla unutmadan.   Ben, yazının yalnız başın örtünmesi kısmını sizlere alıntı yaparak, onun üzerinde sizleri de düşünmeye davet etmek istiyorum. Başörtüsü konusunda ülkemizde yaşanan, adaletsiz yasaklamalar konusunda Sayın Eliaçık, bakın neler söylüyor.   (Türkiye'de uygulanan başörtüsü yasağı "hukuka" dayanmadığı için hukukî çözüm de olamıyor. Aslında "siyasî" olmadığı için "siyaset" de çözüm üretemiyor.   Bu yasağın tek sebebi var; zor. Evet, bu yasak "zora" dayanmaktadır. Başka hiç bir dayanağı yoktur.)   Zordan kasıt nedir bilemiyorum, ama dini konularda bu tür sorunların çözümleri, aslında anayasamızda açıkça vardır. LAİK devlet yönetimi. Eğer siz var olan anayasayı yaşamınıza geçirmezseniz, uygulamazsanız elbette sorunun çözümü de zor olacaktır.    Laik devlet yönetimini seçmiş Avrupa, Amerika gibi ülkelerde, neden başörtüsü sorun olmuyor, herkes rahatça başını örtüyor ve istediği yerde çalışıyor da, ülkemizde sorun oluyor diye, hiç düşünüyor muyuz?    Laik devlet yönetimi her dinin, ... Devamı

NUR SURESİ 31. AYETİ NASIL ANLAMALIYIZ.

2015-09-06 12:34:00

Değerli din kardeşlerim. Bugün İslam toplumları olarak, çok farklı anladığımız, çok farklı anlamlar verdiğimiz Nur suresi 31. ayet üzerinde, birlikte sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum.   Ayeti anlamaya çalışırken, lütfen hiçbir etki altında kalmadan, bizlere öğretilen rivayet bilgileri bir kenara bırakarak, ayeti bizler Kur’an bütünlüğünde bizzat Kur’an dan anlamaya çalışalım. Çünkü Allah Kur’an ayetlerini Kur’an da açıkladığını ve nice örnekler verdiğini söylüyor.  Eğer ayetlerde geçen MUHKEM anlamları bir kenara bırakıp, ayette asla bahsedilmeyen açıklanmayan, kelimelere farklı anlamlar yüklersek,  ayetleri yanlış anlarız. Kur'an ı doğru anlamak istiyorsak, tek bir pencereden bakmalıyız, oda Kur'a penceresi. Farklı pencereler açıp, buda hadislerin pencersidir, mutlaka ayetleri anlamak için gereklidir dediğimiz andan iitibaren, yolumuzun nereye varacağını inanın hesaplayamayız. Diyanet İşleri başkanlığının, yeni mealinden ayeti önce yazalım. Bu ayeti özellikle aldım, çünkü geleneksel İslam anlayışında HIMAR kelimesine başörtüsü anlamı verilerek, bu ayet başörtüsüne delil gösterilmektedir. Halbuki bu kelime örtü anlamınbdadır.   Nur 31: Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (YÜZ VE EL GİBİ) GÖRÜNEN KISIMLAR MÜSTESNA, zînet (yer)lerini göstermesinler. BAŞÖRTÜLERİNİ TA YAKALARININ ÜZERİNE KADAR SALSINLAR. Zinetlerini, kocalarından yahut babalarından yahut kocalarının babalarından yahut oğullarından yahut üvey oğullarından yahut erkek kardeşlerinden yahut erkek kardeşlerinin oğullarından yahut kız kardeşlerinin oğulları... Devamı

KUR'AN IN EMRETTİĞİ ÖRTÜNME VE BAŞÖRTÜSÜ.

2015-09-06 12:28:00

      Bugün sizlerle Kur’an dan araştırmak istediğimiz konu, kadınların örtünmesi ve günümüzde çok söz edilen ve adeta iffetli bir kadının simgesi olduğu söylenen, başörtüsü konusunda olacaktır.    Bu araştırmayı yaparken, rehberimiz Kur’an olacaktır. Madem Allah sizlere Kur’an ı rehber olsun diye indirdim, bu kitaptan sorumlusunuz diyor, o zaman sorduğumuz sorunun cevabını da, yine Kur’an doğrultusunda aramalıyız. Allah onlarca ayetin sonunda düşünmemizi, aklımızı kullanmamızı istiyorsa, bizler de bu konuyu Rabbin istediği yol ve yöntemle çözmeliyiz.   Allah bakın yarattığı kulları için ne söylüyor?   Nisa 28: Allah size hafiflik getirmek istiyor. Çünkü insan çok zayıf yaratılmıştır.   Bu ayete baktığınızda, Yaratan yarattığı kulu hakkında nasıl bir yapıya sahip olduğunu açıklıyor ve zayıf karakterde, yaradılışta olduğunu da hatırlatarak, bizlere kolay bir din gönderdiğini belirtiyor. Zayıflığımızı aşmamız içinde, aklımızı kullanmamızı emrediyor. Kur an içinde bakın nasıl bir açıklamada bulunuyor ayrıca bizlere.   Kamer 17. Andolsun biz, Kuran'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?    Kamer 22: Yemin olsun ki, biz, Kuran'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var?   Bu ayetlerden de anlıyoruz ki, Kur’an bizlerin anlayacağı şekilde kolaylaştırılmış, nedeni de öğüt alabilmemiz ve düşünebilmemiz için. Peki, Kur’an ayetleri hakkında başka neler söylüyordu Rabbimiz, bir kısmına bakalım birlikte.   Enam 38:… Biz Kitap'ta hiç b... Devamı

BAŞINI ÖRTENLERİN, ÖRTMEYENLERE İFFETSİZ YAKIŞTIRMASI.

2015-09-06 12:21:00

      Başörtüsü konusu, ne yazık ki toplumumuzda çok tartışılan, ama bir ortak noktası bulunamayan bir konudur. Bu yazımda sizleri başörtüsü konusunda, farklı bir yönde düşünmeye yönlendirmek istiyorum.   Çarşıda ya da okulda, iki çok samimi kız arkadaş,  kol kola birisi türbanlı, diğeri başı açık bir şekilde gezdiğini, hepimiz görmüşüzdür. Her ikisinin de diğerine, asla art niyet düşünmediğine de kesinlikle eminim. Birbirilerine gönülden saygılı oldukları, görünüşten anlaşılıyor.   Buraya kadar çok normal, çünkü herkes inancından kendisi sorumludur. Bir kişi karşısındakini inancından dolayı kınayamaz, saygısızlık yapamaz. Küçük düşürecek sözler de söyleyemez. Çünkü kimin Allah katında, en doğru yolda olduğunu, yalnız Rabbimiz bilir. Bunu Kur’an söylüyor ve diyor ki, kendinizi temize çıkartarak, karşınızdakini kınamayınız.   Şimdide bu iki düşüncenin, bu söylediklerimi nasıl kabullendiğine ve karşısındaki inanca nasıl baktığına gelelim. Türbanın Allah emri olduğunu savunan düşünce, kadın saçının tek bir telini gösterdiğinde, cehennemlik olacaklarına inanır. Başı açık kadın İFFETSİZDİR der ve bunu da açıkça söylemekten çekinmez. Buna inan başı örtülü bir insan, sizce başı açık bir arkadaş edinir mi? Düşünün hem cehennemlik, hem de iffetsiz bir arkadaşınız olmasını ister misiniz?   Yani başın örtülmesi, günümüz ismiyle türban takmak, ne yazık ki günümüzde, NAMUSLU KADININ BİR SİMGESİDİR. Bazı kardeşlerimiz, buda nereden çıktı şimdi diyebili... Devamı

BAŞÖRTÜSÜ BİR GELENEKTİR.

2015-09-06 12:19:00

      İslam toplumunda bazı konular öyle istismar ediliyor ve öyle kullanılıyor ki, adeta bizler farkında olmadan dine nifak sokuyor, dini zorlaştırıyor hatta bilmeden Allah a ve elçisine, iftira atmış konumuna düşüyoruz.   Bu konuya bir örnek vermek istiyorum. İslam toplumunda kadınların başını örtmesi, hatta saçının bir telini bile göstermesinin haram, günah olduğu, genel çoğunlukla İslam toplumlarında, kabul gören bir inançtır.    Bir hükmün farz olması ya da Allah ın emri oluşunu, bizler ne yazık ki Kur’an da arama, Kur’an dan onay alma gereği duymayız. Çünkü dine Allah dan başka, hüküm koyucuların olduğuna inanıyoruz. Halbuki Yaradan, HÜKMÜME HİÇ KİMSEYİ ORTAK ETMEM, sorumlu olacağınız kitap Kur’an dır dediği halde bizler, bu yanlışı yapmaya devam ediyoruz. Bir kısım Müslüman kardeşlerimiz ise, gönülleri tatmin olmadığından olsa gerek, Kur’an dan dolaylı yollarla, inançlarına delil arama çabası içine girerler.   Hâlbuki Allah ayetlerinde verdiği hükümleri, DOLAYLI OLARAK DEĞİL, AÇIK HATTA DAHA DA İYİ ANLAŞILMASI İÇİN, NİCE ÖRNEKLERLE VERDİĞİNİ SÖYLER.   İsra 89: Muhakkak ki biz, bu Kur'an'da insanlara HER TÜRLÜ MİSALİ ÇEŞİTLİ ŞEKİLLERDE ANLATTIK. Yine de insanların çoğu inkârcılıktan başkasını kabullenmediler.   Kehf 54: Andolsun, biz bu Kur’an’da insanlar için HER TÜRLÜ MİSALİ DEĞİŞİK ŞEKİLLERDE AÇIKLADIK. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.   Bu ayetlere benzer birçok ayetler vardır ki, Allah bizlere anlatmak istediği konuları, birçok ö... Devamı

BAŞÖRTÜSÜ KONUSU VE KUR'AN.

2015-09-06 12:14:00

İslam inancında, kadınlarda başın örtülmesi Kur’an emri midir? Gelin bu soruya, farklı bir yoldan Kur’an a bakarak cevap arayalım.   Önce Kur’an ın bizlere verdiği hükümleri, nasıl izah ettiği konusuna-yöntemine bakalım Kur’an dan. Bu konuda sizlere bazı ayet örneklerini hatırlatmak istiyorum ki, sizlerin başörtüsünün Allah emri olup olmadığını düşünürken, referans olsun. Bakın Allah ayetlerini nasıl göndermiş bizlere.   İsra 89: Muhakkak ki biz, bu Kur'an'da insanlara HER TÜRLÜ MİSALİ ÇEŞİTLİ ŞEKİLLERDE ANLATTIK. Yine de insanların çoğu inkârcılıktan başkasını kabullenmediler.   Hud 1: Elif, lâm, râ. Bu, hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan Allah tarafından ayetleri önce sağlam kılınmış, SONRA DA DETAYLANDIRILIP AÇIKLANMIŞ BİR KİTAPTIR.   Hicr 1: Elif, Lam, Ra. Bunlar Kitap'ın ve APAÇIK OLAN KURAN'IN AYETLERİDİR.   Araf 52: Çünkü Biz, gerçekten de onlara, inanacak bir toplum için bir doğru yol, içinde bilgiye dayalı AYRINTILI AÇIKLAMALARDA BULUNDUĞUMUZ BİR KİTAP ulaştırmıştık”.   Kehf 54: Andolsun, BİZ BU KUR’AN’DA İNSANLAR İÇİN HER TÜRLÜ MİSALİ, DEĞİŞİK ŞEKİLLERDE AÇIKLADIK. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.   Yukarıdaki ayetler üzerinde dikkatle düşündüğümüzde, Allah ayetlerini detaylı, apaçık, ihtilafa düştükleri konularda yol gösteren, her şey için bir açıklama, HER TÜRLÜ MİSALDEN DEĞİŞİK ÖRNEKLERLE, ... Devamı

BAŞÖRTÜSÜ ALLAH EMRİ OLSAYDI.

2015-09-06 12:08:00

Günümüzde başörtüsü konusu, topluma bazı çevreler tarafından istedikleri doğrultuda o kadar dikta ettirilmiş ki, özellikle kadınlarımız, YA BAŞÖRTÜSÜ ALLAH EMRİYSE kuşkusu ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu konuya değişik bir bakış açısıyla bakmak istiyorum.   Kur’an ı anlayarak okuyan bir insan, Kur’an ın hiçbir yerinde ALLAH KADIN SAÇINI ÖRTMELİDİR DİYE TEK BİR SÖZ, EMİR BULAMAZ. Ne yazık ki başörtüsünün Allah emri olduğunu söyleyenler, Kur’an dan delil bulabilmek için, Nur suresi 31. ayette geçen HIMAR, yani örtü sözcüğüne, başörtüsü anlamını vererek delil bulma çabasına girmişlerdir. Bir kısım meal tefsirinde (Başörtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler.) (Başörtülerini (göğüs) yırtmaçlarının üstüne koysunlar.) Bazılarında ise, (Örtülerini göğüs yırtmaçlarının üzerine vursunlar.) diye çevirmektedirler.   Allah herkesin kendisinden sorumlu olduğunu söylüyor da, bizleri düşünmeye akıl yürütmeye davet ediyorsa, bizlerde kimsenin etkisinde kalmadan bunun çabası içinde olmalıyız. Aradığımız cevap, YA GERÇEKTEN ALLAH KADININ BAŞINI ÖRTMESİNİ İSTİYORSA sorusuna cevap olduğuna göre, düşüncemizi ve araştırmalarımızı en kötü ihtimalden yola çıkarak yapmayı deneyelim. Aslında Kur’an da HIMAR sözcüğü ve ondan türetilen kelimeler mecaz anlamları dâhil, örtü anlamında kullanılmasına rağmen, biz korktuğumuz sorunun doğruluğundan yola çıkarak, gerçek doğruyu bulmaya çalışalım, Allah ın yardımıyla.   Önce şöyle düşünelim, acaba peygamberimiz bu ay... Devamı

BAŞÖRTÜSÜ KONUSUNDAKİ BİR KONFERANS ÜZERİNDE, BİRLİKTE DÜŞÜNELİM

2015-09-06 12:02:00

    İnternette bir video dan, başörtüsü konusunda ki bir konferansı, alt yazı tercüme ile merakla izledim. Bu konferansta başı açık olan ama kıyafeti gayet güzel bir bayan, konferans veren kişiye şöyle bir soru soruyor ve konu bu soru üzerinden devam ediyor.   (BEN BİR MÜSLÜMAN IM, ALLAH IN KUR’AN DA YAZDIĞI HER ŞEYE İNANIYORUM. AMA MAALESEF KENDİMİ ÖRTÜNMENİN (BAŞÖRTÜSÜNÜN) GEREKLİLİĞİ KONUSUNDA, İKNA EDEMİYORUM. BU KONUDAKİ TAVSİYENİZ VAR MI?)   Bu konudaki videoyu, izlemenizi tavsiye ederim. Ben bazı bölümleri alıntı yaparak, üzerinde düşüncelerimi yazmak istiyorum. Önce şunu söylemeliyim, soruyu soran bayan, örtünmeden kasıtla, başörtüsünden bahsediyor. Soru sahibi, Müslüman olduğunu söylüyor ve ben Kur’an da yazan her şeye inanıyorum diye de özellikle belirtiyor.    Dikkat ederseniz, soru soran Kur’an da yazan her şeye inandığını söylediği halde, başın örtülme emrini Kur’an dan açıkça göremediğinden olsa gerek, BAŞÖRTÜSÜ KONUSUNDA İKNA OLMADIĞINI, AÇIK YÜREKLİLİKLE SÖYLÜYOR.   İşte üzerinde dikkatle durmamız gereken konu, aslında burası. ALLAH HİÇBİR AYETİNİ, BİZLERİN TEREDDÜTTE KALACAK ŞEKİLDE GÖNDERMEDİĞİNİ, HER KONUDAN BİRÇOK ÖRNEKLE AÇIKLADIĞINI SÖYLER BİZLERE. Eğer Kur’an ın bu özelliğini göz ardı edersek, ayetleri de doğru anlamamız, asla mümkün olmayacaktır. Eğer bir konu hakkında birileri, bizlere din adına bir şeyler anlatıyor da, bizler onu Kur’an da açıkça görmüyorsak, tereddüt etmemiz çok doğaldır. Çünkü Allah bizleri özellikle, ayetler üzerinde düşünmemizi ve so... Devamı

BAŞÖRTÜSÜ KONUSUNDAKİ KARMAŞAYA ARTIK SON VERELİM.

2015-09-06 11:58:00

      Başörtüsü konusuna girmeden önce, sizlere anahtar mahiyetinde, hiç unutmamamız gereken, bazı ayetler hatırlatmak istiyorum.    Enam 116: YERYÜZÜNDEKİ İNSANLARIN ÇOĞUNLUĞUNA UYARSAN SENİ ALLAH YOLUNDAN SAPTIRIRLAR. Sadece sanıya uyarlar onlar ve sadece saçmalarlar.   Enbiya 10; And olsun, size öyle bir kitap indirdik ki, BÜTÜN ŞAN VE ŞEREFİNİZ ONDADIR. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?   Kehf 54: Andolsun, BİZ BU KUR’AN’DA İNSANLAR İÇİN HER TÜRLÜ MİSALİ DEĞİŞİK ŞEKİLLERDE AÇIKLADIK. Fakat insan tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.(Diyanet meali)   Zuhruf 44: Doğrusu o Kur'an, senin için de, kavmin için de bir öğüttür ve SİZ ONDAN SORGUYA ÇEKİLECEKSİNİZ.   Demek ki çoğunluğun inandığı, doğru olmayabiliyormuş. Çok daha dikkat çekici olan ise, Allah size öyle bir kitap indirdim ki, bütün şan ve şerefiniz, başvuracağınız tek kaynak Kur’an dır diyor. Devamında ki ayette ise, hiç unutmamamız gereken uyarı yapılıyor ve diyor ki, biz Kur’an da HERTÜRLÜ MİSALİ DEĞİŞİK ŞEKİLDE AÇIKLADIK. Demek ki Kur’an da her bilgi yok demek, Allah ın ayetlerini görmezden gelmek ve inkâr etmek demek olduğu, çok açık anlaşılıyor. En son yazdığım ayet ise son noktayı koyuyor ve diyor ki, SİZ KUR’AN DAN SORGUYA ÇEKİLECEKSİNİZ. Yani Kur’an dan sorumlusunuz. Bu demektir ki, bizlerin din ve iman adına kanıtımız, delilimiz yalnız Kur’an dır. Yaradan bizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorsa, bizlerden istediği her konuyu, yine Kur’an da açıklama yapmış, dolaylı değil, gereken bilgiyi örneklerle detaylı vermiştir.   Bu ayetlere iman e... Devamı

ARAF 185 VE ANKEBUT 51. AYETLERİN VERDİĞİ DERSLER.

2015-09-06 11:53:00

    Allah Kur’an da bizlere, öyle ayetler indirip ikaz etmiştir ki, adeta beynimizin içine sokarcasına, çok açık uyarılarda bulunmuştur. Kur’an ile bağımızı gereği gibi kuramadığımız için, bizler nefsimiz ve şeytanın etkisinden kurtulamıyor, ayetlerden gereği gibi faydalanamıyoruz. Sizlere Kur’an dan iki ayet hatırlatmak istiyorum. Bu ayetler üzerinde lütfen dikkatle düşünelim. Kıssadan hisse alana ne mutlu.   Araf 185: Göklerin ve yerin hükümranlığına, Allah'ın yarattığı her şeye ve ecellerinin yaklaşmış olabileceğine bakmadılar mı? O HALDE KUR'AN'DAN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR. (Diyanet vakfı meali)   Ankebut 51: Kendilerine okunan kitabı, SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMEDİ Mİ? Şüphesiz bunda inanan bir kavim için bir rahmet ve bir öğüt vardır. (Diyanet meali)   Düşündürücü olduğu kadar, ibret verici iki ayet. Peki, bu iki ayette Allah kullarına ne anlatıyor?   —O HALDE KUR'AN'DAN SONRA HANGİ SÖZE İNANACAKLAR.   — KENDİLERİNE OKUNAN KİTABI, SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMEDİ Mİ?   Bu iki ayette çok açık ve net bir şekilde, BİZLERE YOL GÖSTERİCİ OLARAK KUR’AN IN YETECEĞİNİ, onun dışından bilgilere, rivayetlere inanmanın, dinden sapmak olduğunu anlatıyor. Ankebut 51. ayetin bir öncesinde, peygamberimizden mucize beklediklerini anlıyoruz. Allah Kur’an ın bir MUCİZE olduğunu, bundan başka mucizeler aranmasının yanlışlığını anlatıyor ve kendilerine okunan kitap onlara yetmiyor mu diyor. Bu ayetten de çıkaracağımız ders, din ve iman adına, KUR’AN IN BİZLERE YETECEĞİNİ ANLIYORUZ.   Bu ayetin ilk muhatapları kimlerdir diye düşündüğümüzde, Peygamberimizin devrinde, yoldan çıkmış Ehli kitap diye cevap ... Devamı

NAHL VE ANKEBUT 43. AYETİ NASIL ANLAMALIYIZ.

2015-09-06 11:50:00

      Günümüzde ne yazık ki Kur’an ı tercüme edenler, ayetlere öyle farklı anlamlar veriyorlar ki, bilgi edinmek, Allah ın tebliğini ilk elden alabilmek adına okuyanlar, tedirgin oluyorlar.    Bir kelimeye Kur’an ın onay vermediği, hiç bahsetmediği bir anlam yükleyerek, Kur’an da çelişkiler yaratıldığının farkına varmak, gerçek bir Müslüman’ın görevi olmalıdır. DAHA AÇIKÇASI BU BİZLERİN ZORLU BİR İMTİHANIDIR. Hiç birimiz bilmem kim öyle yazmış ya da öyle söyledi diyerek, bu yanlıştan kurtulamayız. Hepimiz inancımızda çok titiz olmalıyız. Bu konuda elimizin yetişebildiği ölçüde araştırmalı ve mücadele vermeliyiz.    Bu konu ile ilgili iki örnek vermek istiyorum. Önce ayetlere bakalım. Nahl 43 ve Ankebut 43. ayetler.    Nahl 43. ayeti birkaç mealden alıntı yaparak örnek yazalım.   Diyanet Meali: Senden önce de, kendilerine vah yettiğimiz kişilerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, bilenlere sorun.   Süleyman Ateş meali: Biz senden önce de, kendilerine vah yettiğimiz erkeklerden başkasını elçi göndermedik. Sorun, Zikir ehline; eğer bilmiyorsanız.   Yaşar Nuri Öztürk: Biz senden önce de elçi olarak kendilerine vah yettiğimiz erkeklerden başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir/Kur'an ehline sorun.   Ali Bulaç meali: Biz senden evvel kendilerine vah yettiğimiz erkeklerden başka (peygamberler) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline sorun.   Suat Yıldırım meali: Senden önce de, gönderdiğimiz elçiler, kendilerine vah yettiğimiz bir kısım adamlardan başka bir varlık değildiler. Eğer bu konuları bilmiyorsanız ilim adaml... Devamı

İBRAHİM SURESİ 52. AYET VE ALLAH IN TEBLİĞİ.

2015-09-06 11:44:00

  Bizler İslam ı yaşarken, acaba Allah ın Kur’an da emrettiği şekilde mi yaşıyoruz? Ya yanlış yaşıyorsak, bu ihtimali lütfen göz ardı etmeyelim. Hangimiz Kur’an ı anlayarak, kaç kez okudu? Bu soruyu kendimize lütfen soralım. Cevabınızı tahmin ediyorum. İbrahim suresi 52. ayeti sizlere hatırlatıp, sizlerin üzerinde düşünmenizi rica ediyorum.   İbrahim 52: İŞTE BU, ONUNLA UYARILSINLAR, Allah'ın tek ilah olduğunu bilsinler, AKLI VE GÖNLÜ İŞLEYENLER DE İBRET ALSINLAR DİYE, insanlara yöneltilmiş bir TEBLİĞDİR.   Allah bizlere öyle bir kitap göndermiş ki, bu kitap bizleri uyarıyor, yol gösteriyor. Çok daha güzeli ve düşündürücü olanı ise, aklı ve gönlü işleyenlerin, yani düşünenlerin, aklını kullananların ibret alacağını, doğru yolu bulacağı bir tebliğ olduğunu söylüyor.   Bunu söyleyen bizlerin yaratıcısı, lütfen bunu unutmayalım. Bizlerin doğru yola ulaşmamız için, aklını kullanan kullarına gönderdiği bir rehber, doğru yolu bulmak adına verilen öğüt,  TEBLİĞ olduğunu söylüyor. Peki, bizler neler söylüyoruz Kur’an için, isterseniz hatırlayalım. Çünkü bu konu çok önemli, bende bu konu üzerinde çok duruyorum ve her yazımda, bıkmadan usanmadan gündeme getirip, yaptığımız bu büyük hatanın bizleri nerelere götüreceğini iyi hesap etmemiz gerektiğini, düşünmeye davet ediyorum.   Günümüzde ne yazık ki toplum ile Kur’an ın arasına girenler, Toplumu Kur’an dan uzaklaştıranlar, bakın neler öğrettiler bizlere. Sizce Rahmanın kullarını uyarmak ve aklı gönlü işleyenler içinde ibret, rehber olsun diye gönderdiği Kur’an, TEBLİĞ aşağıd... Devamı

FURKAN SURESİ 27 VE 28. AYETLERİN BİZLERİ UYARISI.

2015-09-06 11:40:00

            Bugün sizleri, Furkan suresi 27 ve 28. ayetler üzerinde Kur’an bütünlüğünde, düşünmeye davet etmek istiyorum. Önce ayetleri yazalım.   Furkan 27: O gün, zulmeden, ellerini (hınçla) ısırarak (şöyle) der: 'AH KEŞKE, ELÇİYLE BİRLİKTE BİR YOL EDİNMİŞ OLSAYDIM. 28: Yazık bana! KEŞKE FALANCAYI (BATIL YOLCUSUNU) DOST EDİNMESEYDİM.   Yüce Rabbimiz e şükürler olsun ki düşünene, aklını kullanana çok şeyler anlatıyor ayetlerinde. Kur’an a başkalarının etkisi altında kalmadan, hurafe inançlarına delil aramadan, düşünerek ahhh bir bakabilsek.   Önce şunu unutmayalım, indirilen tüm ayetler o günkü toplumun yaptığı yanlışlar üzerine indirilmiştir. Ama öyle bir anlatım ve izah vardır ki, her çağda ve zamanda bu ayetlerden bizler ders alabiliriz. Demek ki Kur’an tebliğ edilirken, atalarının hurafe inançlarından vazgeçemeyen, bazı kişilerin yaptıkları yanlışları, mahşer günü farkına vararak, neler söyleyeceklerini daha o gün gelmeden hatırlatarak, toplum uyarılıyor. Uyarı üzerinde hepimiz dikkatle düşünmeliyiz. KEŞKE FALANCAYI DOST, VELİ EDİNMESEYDİM DİYE, MAHŞER GÜNÜ PİŞMAN OLACAKLARDAN BAHSEDİLİYOR.   Ayetin bu uyarısından, acaba bizler nasıl bir ders almalıyız? İsterseniz herkes kendi nefsinde, ayeti günümüze adapte edip düşünsün. Sanırım düşünen, Kur’anı rehber alan, çok dersler çıkartacaktır. BUGÜNDE BATIL İNANÇLARIMIZI YAŞAMAK ADINA, KUR’AN IN YÜZLERCE AYETİNİ, NE YAZIK Kİ GÖRMEZDEN GELİYORUZ. Şimdi de aşağıdaki ayet üzerinde düşünelim.   Ali İmran 101: ... Devamı

NEBE SURESİ 8. AYETİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ.

2015-09-06 11:32:00

    Üzerinde çok düşünmemiz gereken bir ayet, Nebe suresi 8. ayet. Gelin bu ayette Rabbimiz bizlere nasıl bilgiler veriyor, birlikte düşünelim.   NEBE 8: SİZLERİ ÇİFT ÇİFT YARATTIK(Sizi çifter çifter yarattık.) 9-Uykunuzu bir dinlenme yaptık. 10-Geceyi bir örtü yaptık 11-Gündüzü bir geçim vakti yaptık. 12-Üstünüze yedi sağlam bina (gök) çattık. 13-İçlerine parıl parıl parlayan bir kandil astık. 14-O yoğun bulutlardan şarıl şarıl bir su indirdik. 15-Onunla taneler ve otlar çıkaralım diye. 16-Ve sarmaş dolaş bağlar bahçeler.   Allah birçok kez, indirdiği ayetleri okuyup, iyice düşünmemizi ister bizlerden. Hiçbir zaman katı, despot bir şekilde emirlerimi uyun demez. Tam tersine ayetler üzerinde, düşünmemizi emreder. Çünkü düşünerek, araştırarak iman eden, inancından emin olur. Böyle bir insanı hiç kimse, inancıyla aldatamaz.   Ayete dikkat ederseniz, Allah bizleri çift yaratığını söylüyor. Geceyi bir dinlenme vakti yaptığını, bunu bir örtüyle örttüğünü, gökyüzünü bizler için sağlam bir çatı ile yedi kat oluşturduğunu ki, bu sözüyle yüzlerce yıl öncesinden, gökyüzündeki ozon tabakasını bizlere anlatması ve gerçekten gökyüzünün yedi kat olduğunu bildirmesi, bu kitabın yüceliğinin, Allah katından geldiğinin bir kanıtıdır.    Bizler için parlayan bir ışık, güneş yerleştirdiğini, yine bizler için bulutlardan bol bol akan yağmurlar yağdırdığını, bununla da otlardan ve tanelerden rızıklar çıkardığını, bağların bahçelerin oluştuğunu anlatıyor.   Sanırım hepimiz ilk okuduğumuzda, bunları &cce... Devamı

BAKARA SURESİ 168.......175. AYETLERİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ.

2015-09-06 11:11:00

Değerli din kardeşlerim, bugün sizleri üzerinde düşünmeye davet etmek istedim ayetler, Bakara 168 ve devamındaki ayetler olacaktır. Önce ayetleri yazalım, daha sonrada üzerinde birlikte düşünelim.   Bakara 168:  Ey insanlar! Yeryüzündeki nimetlerden temiz ve helal olmak şartıyla yiyin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o size açık bir düşmandır.    169- Hiç kuşkusuz o, size kötülük, çirkinlik/düzensizlik ve pislik emreder. VE SİZE, ALLAH HAKKINDA BİLMEDİĞİNİZ ŞEYLERİ SÖYLEMENİZİ BUYURUR DURUR.   170- Onlara, "ALLAH'IN İNDİRDİĞİNE UYUN!" DENDİĞİNDE: "HAYIR! BİZ, ATALARIMIZI ÜZERİNDE BULDUĞUMUZ ŞEYE UYARIZ." DERLER. Peki, ataları bir şeye akıl erdiremiyor, doğruya ve güzele ulaşamıyor idiyseler!....    171- O küfre sapanların durumu, bağırıp çağırma dışında bir şeyi işitmeyen varlıklara haykıranın durumuna benzer. SAĞIRDIRLAR, DİLSİZDİRLER, KÖRDÜRLER. BU YÜZDEN AKILLARINI İŞLETEMEZLER ONLAR.    174 -Allah'ın kitaptan İNDİRDİĞİ ŞEYİ GİZLEYİP onu basit bir ücret karşılığı satanlar, karınlarında ateşten başka bir şey yemiş olmazlar. Kıyamet günü, Allah onlarla konuşmayacaktır, onları arındırmayacaktır. Onlar için korkunç bir azap vardır.    175- İşte bunlar HİDAYETİ SATIP ŞAŞKINLIĞI, AFFEDİLMEYİ SATIP AZABI ALMIŞLARDIR. Ne kadar da dayanıklıdırlar ateşe’… 176- Bu böyledir. Çünkü Allah, KİTAP'I HAK OLARAK İNDİRMİŞTİR. KİTAP'TA ÇEKİŞMEYE GİRENLER, BÜTÜNDEN UZAKLAŞTIRICI BİR KOPUŞUN TAM İÇİNDEDİRLER.   Ayetlerin güzellilerin... Devamı

ZÜMER SURESİ 1,2,3. AYETLERİN BİZLERİ UYARISI.

2015-09-06 11:01:00

        Bu yazımda, Zümer suresinin ilk 3 ayeti üzerinde, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Acaba bizler bu üç ayetin, gerektirdiği yoldan mı gidiyoruz, yoksa bu ayetleri görmezden mi geliyoruz.   Gelin önce bu ayetleri iki farklı mealden yazalım ve üzerinde birlikte düşünelim.   Zümer 1: Bu ilahî kelâmın indirilişi, güç ve hikmet Sahibi olan Allah'tandır:    2. hakikati ortaya koyan bu vahyi sana indiren Biziz: öyleyse içten bir inançla Allah'a bağlanarak yalnız O'na kulluk et!    3. Halis inancın yalnız Allah'a yönelmesi gerekmez mi? O'ndan başkasını dost ve koruyucu edinenler, “Biz bunlara sırf bizi Allah'a daha çok yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz!” [derler].  Şüphesiz Allah, [Kıyamet Günü] onlar arasında  [hakikatten saptıkları] her konuda mutlaka hüküm verecektir: çünkü Allah, [kendi kendine] yalan söyleyen ve inatla nankörlük yapan hiç kimseyi rahmetiyle doğru yola ulaştırmaz!    Zümer 1: Kitab’ın indirilmesi mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafındandır.    2. (Ey Muhammed!) Şüphesiz biz o Kitab’ı sana HAK olarak indirdik. Öyle ise sen de dini Allah’a has kılarak O’na kulluk et.    3. İyi bilin ki, halis din yalnız Allah’ındır. O’nu bırakıp da başka dostlar edinenler, “Biz onlara sadece, bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz” diyorlar. Şüphesiz Allah, ayrılığa düştükleri şeyler konusunda aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve nank&ou... Devamı

NUR SURESİ 31. AYETİ NASIL ANLAMALIYIZ.

2015-09-06 10:56:00

Değerli din kardeşlerim. Bugün İslam toplumları olarak, çok farklı anladığımız, çok farklı anlamlar verdiğimiz Nur suresi 31. ayet üzerinde, birlikte sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum.   Ayeti anlamaya çalışırken, lütfen hiçbir etki altında kalmadan, bizlere öğretilen rivayet bilgileri bir kenara bırakarak, ayeti bizler Kur’an bütünlüğünde bizzat Kur’an dan anlamaya çalışalım. Çünkü Allah Kur’an ayetlerini Kur’an da açıkladığını ve nice örnekler verdiğini söylüyor.  Eğer ayetlerde geçen MUHKEM anlamları bir kenara bırakıp, ayette asla bahsedilmeyen açıklanmayan, kelimelere farklı anlamlar yüklersek,  ayetleri yanlış anlarız. Kur'an ı doğru anlamak istiyorsak, tek bir pencereden bakmalıyız, oda Kur'a penceresi. Farklı pencereler açıp, buda hadislerin pencersidir, mutlaka ayetleri anlamak için gereklidir dediğimiz andan iitibaren, yolumuzun nereye varacağını inanın hesaplayamayız. Diyanet İşleri başkanlığının, yeni mealinden ayeti önce yazalım. Bu ayeti özellikle aldım, çünkü geleneksel İslam anlayışında HIMAR kelimesine başörtüsü anlamı verilerek, bu ayet başörtüsüne delil gösterilmektedir. Halbuki bu kelime örtü anlamınbdadır.   Nur 31: Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (YÜZ VE EL GİBİ) GÖRÜNEN KISIMLAR MÜSTESNA, zînet (yer)lerini göstermesinler. BAŞÖRTÜLERİNİ TA YAKALARININ ÜZERİNE KADAR SALSINLAR. Zinetlerini, kocalarından yahut babalarından yahut kocalarının babalarından yahut oğullarından yahut üvey oğullarından yahut erkek kardeşler... Devamı

BAKARA SURESİ 174. AYET VE ALLAH IN UYARISI.

2015-09-06 10:48:00

    Allah Kur’an ı, sizlere rehber olsun diye indirdim der bizlere. Ona sarıldığımızda, bizleri doğru yola ulaştıracağını da müjdeler. Fakat ne yazık ki bizler, Kur’an ile bağımızı gereği gibi kuramadığımız için, büyük yanlışlar yaparız.   Bugün sizleri, üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim ayet, Bakara suresi 174. ayet olacaktır. Bakın Allah bu ayetinde bizleri nasıl uyarıyor.   Bakara 174: Allah'ın İndirdiği vahiyden, BAZI KISIMLARI GİZLEYENLER VE BUNU AZ BİR KAZANÇ KARŞILIĞI DEĞİŞTİRENLERE GELİNCE: onlar karınlarını ateşle doldururlar. Ve Kıyamet Günü Allah onlarla ne konuşacak, ne de onları arındıracaktır; ŞİDDETLİ AZAP ONLARI BEKLEMEKTEDİR.   Demek ki içimizde öyle birileri var ki, Allah ın ayetleri üzerinde oynamalar yapıyor, hatta anlamlarını değiştirip, gerçek anlamını bizlerden gizliyorlar. İşin kötüsü de bu insanlar, bu yaptıklarından kendileri menfaat sağlıyorlar. Peki, bu insanlar kimler olabilir hiç düşündük mü? Allah ın bazı ayetlerini nasıl gizleyebilirler. Nasıl bazı ayetlerin anlamlarını değiştirebilirler? İşte üzerinde çok dikkatle düşünmemiz gereken konu. Düşünmeden, Kur’an ı anlamaya çalışmadan iman edersek, bu zihniyetteki insanların oyuncağı olmaktan asla kurtulamayız. Onun için Allah, bizleri düşünerek iman etmemizi ister.   Allah birçok ayetinde bizlere, Kur’an ın MUHKEM ayetlerinin anlaşılır, açık ve her konuda nice örneklerle izah edildiğini söyler. Gelelim bizlere öğretilenlere. Peki, bizlere Kur’an hakkında neler söylenir.   - Kur’an ı herkes anlayamaz. Ayetler açık değildir, ayetler birçok anlama gelebilir, gerçek anlamını yalnız veli insanlar anlar. - Kur’an da h... Devamı

BAKARA SURESİ 184. AYETİ NASIL ANLAMALIYIZ.

2015-09-06 10:43:00

  HAZİRAN       Bizler her zaman Kur’an ı anlayarak okuyup, üzerinde düşünmeliyiz diyor ve buna çok önem veriyoruz. Fakat elimizdeki Kur’an tercümeleri bazen, ne yazık ki bizleri şüphede bırakıp, tedirgin edebiliyor. Çünkü bir kelimeye öyle anlamlar veriliyor ki, acaba hangisi doğru, hangisi yanlış konusunda arada kalıyoruz.   Bu konuya bir örnek vermek istiyorum. Bakara suresi 184. ayetinde geçen bir kelimeye, farklı anlamlar vererek, bakın ayette verilen mana nasılda değişiyor. Önce Diyanetin mealini yazalım, daha sonrada farklı anlamlar veren cümleleri karşılaştıralım.   Bakara 184: Oruç, sayılı günlerdedir. Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. ORUCA GÜCÜ YETMEYENLER İSE, BİR YOKSUL DOYUMU FİDYE VERİR. Bununla birlikte, gönülden kim bir iyilik yaparsa (mesela fidyeyi fazla verirse) o kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.   Yukarıdaki ayette oruca gücü yetmeyenler, bir yoksulu doyumu fidye versin diye çevrilmiş. Aynı cümleyi, bir başka mealden aldığımızda, anlamının tamamen değiştiğini görüyoruz.   (ORUCA GÜCÜ YETENLERE BİR MUHTACI DOYURARAK FİDYE VERMEK, BİR YÜKÜMLÜLÜKTÜR.)   Ne kadar ilginç, çünkü anlamı diğer tercümenin tamamen tersi. Siz olsanız tedirgin olmaz mısınız? Elbette olursunuz. Konuyu anlamamıza yardımcı olması için, daha farkl... Devamı