kuranyolu 0 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

KUR AN DAN AYETLER.

BAŞÖRTÜSÜ VE KUR AN.

ANA DİLDE İBADET.

İMAM I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM.

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI.

KUR AN DA ZEKAT VE MİRAS KONUSU.

MEZHEP, HADİSLER VE BATIL KONULAR.

NAMAZ, ORUÇ VE HAC KONULARI.

KATILIM BANKACILIĞI TUZAĞI.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÇOK EŞLİLİK VE KABİR AZABI.

KUR AN DA MİRAÇ VE KADER KONUSU

RİSALE İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT!

ATATÜRK VE İSLAM ANLAYIŞI.

MEHDİ VE MESİH KONUSU

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (444)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (0)

HADİS NAKLEDERKEN LÜTFEN DİKKAT!

2015-09-07 12:17:00

    Yazılarımı okuyanlar bilir, yazdığım yazılarımın bir kısmının konusunu, özellikle bana verilen cevaplar oluşturur. Böylece güncel konuları gündeme getirerek, doğru zannedilen yanlışları konuşup tartışarak, üzerinde düşünülmesine vesile olmaktır amacım. Yine bir yazıma cevap verme nezaketini gösteren kardeşimizin, bana verdiği cevabın bir bölümünü önce yazmak ve daha sonra üzerinde konuşmak istiyorum.   (Vahyin önem ve önceliğini anlatırken hadis-i şeriflere o kadar rijit yaklaşıyorsunuz ki insanlar sizin ifadelerinizden sizi hadis düşmanı sanmaları gayet doğal. Tek bir cümle ile hadisleri top yekûn inkâr etmediğinizi beyan ediyorsunuz. Ama bu yeterince inandırıcı olmuyor. Çünkü tasvip ettiğiniz tek bir tane bile hadis örneğini hiç bir yazınızda göremiyoruz. Tasvip ettiğiniz hadisleri hangi kaynaklardan aldığınız hakkında da en küçük bir bilgi kırıntısına dahi sahip değiliz.    Böyle olunca hangi hadisleri nasıl süzgeçten geçirdiğiniz bilgisine sahip olmadığımızdan sizin tasvip ettiğiniz hadisler hakkındaki kanaatimizde yeterli bilgiye sahip olamamaktayız.   Bu durumda meramınızı anlatacağım diye çırpınıp durmaktasınız. Ama bu çırpınışlarınız dalgalarla boğuşup yerinizde saymanıza bir miligram ilerleyememenize neden olmaktadır. Lütfen tasvip ettiğiniz hadisler hakkında daha ayrıntılı bir izahat.)   Değerli kardeşimiz, benim rivayet hadislere karşı rijit yani çok sert, katı davrandığımı söylüyor. Ben ona sert ve katı tabiri yerine, ÇOK FAZLA TİTİZ DAVRANDIĞIMI SÖYLERSEM, daha doğru bir açıklama yapmış olurum. Peki, neden böyle davranıyorum dersiniz? Elbette Yüce Rabbimiz, benim sorumlu olduğum Kur’an da böyle davranın dediği ... Devamı

RİVAYETLERE GÖRE KUR'AN I ANLAMAYA ÇALIŞIRSAK.

2015-09-07 12:07:00

        İslam ı en doğru bir şekilde anlamak ve yaşamak istiyorsak, en garantili yolu seçmeliyiz. Allah Kur’an ın ipine sarılın, size her türlü örneği, değişik ifadelerle verdik, açıkladık sizleri Kur’an dan hesaba çekeceğim diyorsa, gelin Kur’an ı anlamaya çalışırken, rivayetlerin etkisiyle ayetleri anlamak yerine, yardımı bizzat, imtihanımızda sorumlu olduğumuz, FURKAN ın bizzat kendisinden alalım.   KUR’AN KENDİSİNİ ANLATAN, AÇIKLAYAN, HATTA GÖNÜL GÖZLERİMİZİ AYDINLATAN, EŞİ BENZERİ OLMAYAN NURDUR. Bu nuru doğru anlamak istiyorsak, hakka batıl asla karıştırmamalıyız. Bu uyarıyı yapan, bizzat Kur’an ın kendisidir. Daha açıkçası, bunlarda Allah katındadır diyerek,  Kur’an dışından, önümüze bazı bilgiler sunuyorlarsa, TÜM BU BİLGİLERİ KUR’AN A ARZ EDEREK, MUTLAKA KUR’AN DAN ONAY ALMALIYIZ.    Yok, eğer Rabbin ayetlerini, RİVAYETLER YOLUYLA ANLAMAYA KALKARSAK, asla Kur’an ın nuru, ışığı kalbimizi aydınlatmayacak ve Kur’an ın bizlere vermek istediği, Allah ın gerçeklerini de doğru anlamamız mümkün olmayacaktır. Böyle yapanlarında yolunun, meçhule doğru gideceğini unutmamalıyız.   Sizlere küçük bir örnek vermek istiyorum. Kur’an ın onayını almadan, inancımıza emin olmadığımız rivayetleri de ilave edersek, Allah ın ayetlerini Kur’an dışından bilgilerle anlamaya kalkarsak, bakın bizleri nerelere kadar götürüyor ve nasıl bir çıkmaza sürüklüyor, gelin hep birlikte bu yanlışın getirdiği tehlikeyi anlamaya çalışalım.   Allah Kur’an ayetlerinin indirilmeye başlandığı günün, Ramazanın hangi gecesi olduğunu özellikle söylemeden, bir Ramazan ay... Devamı

HADİSLERİN DOĞRULUĞUNUN KONTROL YÖNTEMİNE BAKAR MISINIZ.

2015-09-07 12:02:00

        Günümüz İslam anlayışında, hadislerin önemi çok büyüktür. Hatta önemini daha iyi anlatabilmek için, bir Diyanet görevlisinin Cuma hutbesinde, hadisler konusunda söylediklerini sizlere nakletmek istiyorum.    “HADİSLER TIPKI KUR’AN AYETLERİ GİBİDİR, NASIL BİR AYETİ KABUL ETMEDİĞİMİZDE, GERÇEK İMAN ETMİŞ OLMUYORSAK, PEYGAMBERİMİZİN HADİSLERİNDEN BİRİSİNİ DAHİ, BEN BUNU KABUL ETMİYORUM DERSEK, GERÇEK İMAN ETMEMİŞ SAYILIRIZ.”   Bu sözleri söyleyen herhangi cemaatin ya da tarikatın elamanı değil, Diyanetin kontrolünde bir vaiz.    Hadis nakli ya da yazımı, peygamberimiz zamanında yasaklanmıştır. Daha sonra peygamberimiz izin vermiştir diyenler, LÜTFEN DÖRT HALİFE DEVRİNDE HADİS NAKLİ VE YAZIMI KONUSUNDA NASIL YASAKLAR GETİRİLEREK, MÜCADELE EDİLDİĞİNİ İYİ ARAŞTIRMALIDIRLAR. Peygamberimizin döneminde yazılmış ve günümüze kadar gelmiş, hiçbir hadis kitabı yoktur. Eğer yazdırmış olsaydı ve Allah koruması altında olsaydı, tıpkı Kur’an gibi bizlere günümüze değişmeden ulaşmaz mıydı?    Hatta dört halife devrinden günümüze toplanıp, kitap halinde ulaşmış da hiçbir hadis kitabı yoktur. Hadislerin toplanmaya başlanması, dinin mezheplere bölünmesi ile başlamıştır. Yani peygamberimizin ölümünden yüzlerce yıl sonra. Lütfen bu gerçeği göz ardı etmeyelim.   İslam ı Kur’an merkezli yaşamayan, hadis rivayetleri ile inançlarını şekillendirenler, Kur’an ın asla onay vermediği, hadislerinde Allah koruması altında olduğunu söylemekte bir kusur görmemişlerdir. Hâlbuki Allah yalnız Kur’an ı koruması altına aldığını, BİZLERİN KUR&rs... Devamı

RİVAYETLER İNANCIMIZI YÖNLENDİRİNCE.

2015-09-07 11:56:00

        Kur’an, akla düşünmeye önem verir. Ayetler üzerinde düşünerek iman etmemizi, asla emin olmadığımız bilgilerin ardına düşmeden, imanımızı yaşamamızı özellikle verdiği örneklerle anlatır ki, yanlışın ardından gitmeyelim. Peki, bizler Rabbin bu öğüdünü ne kadar dinliyoruz?   Allah ın sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum, onun ipine sarılın sözleri, bir kulağımızdan girmiş, diğerinden ne yazık ki çıkmıştır. Rivayetler günümüzde adeta Kur’an ın önüne geçmiş, onunla eş tutulan, dini hükümler haline gelmiştir. Bu bilgilerin doğruluğu üzerinde düşünmek, Kur’an dan onay almak şurada dursun, BİR TANESİNİ BİLE İNKÂR EDERSENİZ, KUR’AN AYETİNİ İNKÂR ETMİŞ GİBİ OLUR, dinden çıkarsınız sözleri, bugün ne yazık ki camilerimizde, cahil insanlar tarafından değil, DİYANETİN BAZI MÜFTÜLERİ TARAFINDAN SÖYLENEBİLMEKTEDİR.   Sizlere Kütüb-i Sitte den birkaç örnek vermek istiyorum. Acaba bu rivayet hadisleri kabul etmek mi insanı günaha sokar, dinden çıkartır, yoksa bunları kabul etmemek mi? Yorumunu sizlere bırakıyorum.   7236 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Medine ehlinden bir cariye bile Resülullah aleyhissalatu vesselâm'ın elinden tutardı ve Aleyhissalatu vesselâm elini onun elinden çekmezdi de, CARİYE İHTİYACI İÇİN, O'NU MEDİNE'NİN İSTEDİĞİ SEMTİNE ÇEKER GÖTÜRÜRDÜ. (Resülullah tevazu gösterir, itiraz etmezdi)."   Değerli din kardeşlerim, bu rivayet hadisten siz ne anladınız? Çünkü her türlü anlama gelebilecek bu sözleri, nasıl söyleriz. Cariye hangi ihtiyacı için,... Devamı

ALLAH HIRSIZLIK YAPANIN ELLERİNİ KESİN Mİ DİYOR, YOKSA..........

2015-09-07 11:49:00

    Kur’an bizlere indirilmiş bir yaşam kaynağıdır, rehberdir. Bu kaynaktan doğru istifade etmek isteyen, onun özünde yatan öğretiyi, mantığı ve hayata bakışını, önce anlamak adına çaba harcamalıdır. Bunu yaparken de, yine bizzat Kur’an dan istifade etmelidir. Bunu yapmıyor da, birilerinin etkisinde Kur’an ı anlamaya çalışıyorsak, asla doğru yol üzerinde olduğumuzdan emin olamayız.     Bu yazımda sizlere bir ayet hatırlatmak, DAHA SONRADA BU AYET ÜZERİNDE SİZLERİ ÇOK HASSAS, DİKKATLE HİÇBİR ETKİ ALTINDA KALMADAN, KUR’AN BÜTÜNLÜĞÜNDE, DÜŞÜNMEYE DAVET ETMEK İSTİYORUM. Çünkü bu ayete ve içinde geçen bir kelimeye, öyle anlamlar veriyoruz ki günümüzde, Kur’an ın özüne, öğretisine, Allah ın adalet anlayışına tamamen ters düşüyor. Konu biraz uzun ve detaylı, lütfen sabırla okuyunuz.     Maide 38: Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık bir ceza ve Allah'tan bir ibret olmak üzere ELLERİNİ KESİN. Allah izzet ve hikmet sahibidir.     Aynı ayeti, farklı tercümeden de örnek verelim.     (Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık bir ceza ve ALLAH'TAN BİR DERS OLMAK ÜZERE GÜÇLERİNİ KESİNİZ. Allah, izzet ve hikmet sahibidir.)     Gerçekten Allah bu ayette hırsızlık yapan kadın, erkek bizzat ellerini kesin diyor olabilir mi? YOKSA ELLERİNİ KESİN DERKEN, YARADAN BAŞKA BİR ŞEYDEN BAHSEDİYOR OLMASIN.     Kur’an da geçen bazı deyimler vardır, AYAKLARINI KAYDIRDI, AYAKLARIMIZI YERE SAĞLAM BASTIR, ADALETİ DİMDİK AYAKTA TUTMAK, KÖKÜN&Uu... Devamı

HADİSLER KONUSUNDA YAPMAMIZ GEREKENLER.

2015-09-07 11:35:00

  EKİM         İslam toplumunda hadis konusu, ne yazık ki yanlış algılanmış, adeta Kur’an ile eş tutulan sözler, kitaplar haline getirilmiştir. Hâlbuki hadis, peygamberimizin söylediği iddia edilen sözlerdir. Peygamberimize ait olduğuna dair, kesin bir kanıt yoktur. Bu bilgilere, sözlere peygamberimizin söylediği sözlerin, bulunma ihtimali olacağı mantığıyla yaklaşarak, araştırmalı Kur’an ın onayını mutlaka almalıyız.   Dikkat ederseniz hadislerin tamamı, BİR RİVAYETE GÖRE diye başlar. Yani hadislerin tamamına doğru gözü ile bakamayız. RİVAYET, İÇİNDE DOĞRU BİLGİ OLMA İHTİMALİ OLAN, FAKAT HURAFE VE YANLIŞ BİLGİNİNDE KARIŞMIŞ OLABİLECEĞİ SÖZLERDİR.   Bildiğiniz gibi Allah Kur’an ı, bizzat kendi koruması altına aldığını bizlere Kur’an da bildirmiştir. Hadisler ise hiçbir koruma altında olmayıp, dilden dile ulaştırılan bilgilerdir. Onun içindir ki, bu bilgilere dikkatle yaklaşmalı ve MUTLAKA KUR’AN SÜZGECİNDEN GEÇİRMELİYİZ.   Dine hüküm koyan yalnız Allah tır, onun rehberi Kur’an dır. Kur’an ın bir ayetini bile kabul etmeyen, ya da görmezden gelen, üstünü örten, gerçek iman etmiş sayılmayacağını Allah söylüyorsa ayetinde, Kehf suresi 26. ayetinde Yaradan,KENDİ HÜKMÜNDE HİÇ KİMSEYİ ORTAK KILMAZ diyorsa, Enam 57. ayetinde de, HÜKÜM YALNIZ ALLAH IN olduğuna, apaçık hükmediyorsa, başka hüküm koyucular aramakla, dinden uzaklaşacağımızı unutmamalıyız.   Bir sarrafa altın bozdurmaya gittiğinizde, sarraf nasıl aldanmaması, zarara uğramaması için kont... Devamı

KUTSİ HADİS GERÇEKLERİ.

2015-09-07 11:31:00

      Günümüzde üzerinde çok konuşulan ve geleneksel İslam’ın çok önemsediği bir konu olan, kutsi hadis inancını sizlerle konuşmak ve Kur’an ışığında değerlendirmek istiyorum. Rabbimiz bakın, Kur’an ile ilgili bizlere neler söylüyor, önce onları hatırlayalım.   Enbiya 10; And olsun, size öyle bir kitap indirdik ki, bütün şan ve şerefiniz ondadır. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?   Ali İmran 79: Hiçbir insanın, Allah’ın kendisine Kitap, hikmet ve peygamberlik vermesinden sonra (kalkıp) insanlara: Allah’ı bırakıp bana kul olun! demesi mümkün değildir. Bilakis (şöyle demesi gerekir): Okutmakta ve öğretmekte olduğunuz Kitap uyarınca Rabbe halis kullar olunuz.   Ahzap 2: Rabbinden sana vahyedilene uy! Allah, yapmakta olduklarınızdan en iyi biçimde haberdardır.   İbrahim 52: İşte bu, onunla uyarılsınlar, Allah’ın tek ilah olduğunu bilsinler, aklı ve gönlü işleyenler de ibret alsınlar diye, insanlara yöneltilmiş bir tebliğdir.   Araf 3; Rabbinizden size indirilene uyun; O’nun berisinden bir takım velilerin/dostların ardına düşmeyin! Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz.   Nisa  174; Ey insanlar, bakın size Rabbinizden kesin bir delil geldi; size açık bir nur indirdik. 175. ayet; Allah’a inanıp O’na sarılanları O, kendisinden bir rahmetin ve lütfun içine sokacak ve onları kendisine ulaşan dosdoğru bir yola kılavuzlayacaktır.   Kehf 54; Yemin olsun, biz, bu Kuran’da, insanlar için her türlü örneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk. İnsan ise varlığın, tartışmaya en çok tutkun olanıdır.   Yukarıdaki ayetlere ö... Devamı

VELİLERİN,ŞEYHLERİN,MÜRŞİTLERİN ARDI SIRA GİTMEK.

2015-09-07 11:28:00

      Bizler İslam dinini, acaba Rabbin gönderdiği rehberine göre mi yaşıyoruz? Yoksa hataların en büyüğünü yapıp, yaptığımız yanlışların farkında bile değil miyiz? Gelin bu konuda Kur’an a danışalım. Rivayetlerin etkisinde kalmadan, akıl ve düşünmeyi de bir kenara bırakmadan tabi.   Bizler İslam dinini, yalnız başımıza yaşayamayacağımıza, hatta bir tarikata, bir mürşide, bir veliye tabi olmadan, İslam ın yaşanamayacağına bir kısmımız inandırılmıştır. Buna inananlar, aşağıdaki inancı, itikadı kabul etmektedirler.   (“Mürşidi, şeyhi olmayanın mürşidi şeytandır.   “Rehberi olmayanın, tek başına kalanın rehberi şeytandır.   “Şeytan insan kurdudur; sürüden ayrılan, tek başına kalan koyunu dağdaki kurt nasıl kaparsa, cemaatten ayrılan kimseyi de şeytan öylece kapar.”   Şüphesiz Allahu Tealâ, ümmetimi sapık fikir ve fitne üzerinde bir araya getirmez. Allah’ın eli (rahmet ve desteği) cemaatin üzerindedir. Kim cemaattan ayrılırsa ateşe düşer.   Kâmil mürşitler şeytanın baş düşmanıdır; onlara yanaşmak ister, karşısında yine ilahi nuru bulur; siner, kaçar. Çünkü onlar Âlemlerin Rabbi’ne teslim olmuşlardır. O da onları özel himayesine almıştır (Nahl/99, İsra/65).    Velisi olmayan Cennete giremez.)   Yukarıda verdiğim örnekler, ne yazık ki bugün tarikat ve cemaat eksenli İs-lamı yaşayan kardeşlerimizin inandıkları düşüncelerdir. Peki, gerçekten Kur’an bu fikre, bu düşüncelere onay verir mi, gelin Kur’an a soralım, bakalım onay veriyor mu?   Yukarıda verdiğim örnekte, Nahl 99 ayet ile İsra 65. ayet örnek gösterilmiş. Bakalım bu ayetler, bir mürşide tabi olmayı mı s&... Devamı

DÖRT HALİFENİN HADİS NAKLİYLE MÜCADELESİ.

2015-09-07 11:14:00

              DÖRT HALİFENİN HADİS NAKLİYLE MÜCADELESİ:     HZ. EBU BEKİR’İN ALDIĞI ÖNLEMLER   Hz. Ebu Bekir, peygamberin vefatından sonra Müslümanları toplayarak şöyle demişti: “Sizler, Peygamberden hadis rivayet ediyorsunuz ve bu hadislerde ihtilafa düşüyorsunuz. Sizden sonrakiler ise daha fazla ihtilaf edecektir. Peygamberden hiçbir şey tahdis etmeyin. Size bir soru soran olursa, “Bilgimizle sizin aranızda Allah’ın kitabı var” deyin ve onun helal kıldığını helal, haram kıldığını haram kılın” [Zehebi, “Teskiretu’l Huffaz, I, 2-3]   Hz. Ebu Bekir vefat ettiği gece bir hayli huzursuz olmuş ve uyuyamamış, bunun sebebini soran kızı Hz. Aişe’ye sebebinin hadisler olduğunu söylemiş, sabah olunca da evde mevcut olan bütün yazılı hadisleri getirtip yaktırmış.  [Zehebi, I, 5]   HZ. ÖMER’IN ALDIĞI ÖNLEMLER   Hz. Ömer diğer şehirlerdeki sahabelere mektuplar yazarak ellerinde yazılı bulunan hadis mecmualarını yok etmelerini istedi.  [İbn Abdilberr, 108]   Hadisler Ömer döneminde çoğalmıştı. Ömer halktan beraberlerinde bulunan hadis sayfalarını getirmelerini istedi. Sonra bunların yakılmasını emrederek şunu söyledi: Kitap Ehli’nin Mişna’sı gibi Müslümanların Mişnası’dır bunlar.  [İbn Sad/Tabakat 5/140]     Hz. Ömer Irak’a yolcuğa giden arkadaşlarına şöyle demişti: “Siz öyle bir ülkeye gidiyorsunuz ki halkı arı uğult... Devamı

RİVAYETLER KUR'AN IN ÖNÜNE GEÇİNCE.

2015-09-07 11:07:00

    Bizler Kur’an ı anlamaya çalışırken, yararlandığımız yöntem yanlış ise, edindiğimiz bilgiler Kur’an ın önüne geçerek, bizleri yanıltacaktır. Bu konuda sizlere, bazı örnekler vermek istiyorum.   Kur’an eşcinselliği yasaklamış ve bu konuda önlemler alınması için, tedbirler de almıştır. Önce Kur’an dan bu konuda ki ayeti hatırlayalım.   Nisa 16: İçinizden iki erkek fuhuş/livata yaparsa onlara eziyet ediniz; eğer tövbe edip uslanırlarsa, artık onlara eziyetten vazgeçiniz. Çünkü Allah, tövbeleri kabul edendir, merhamet sahibidir.   Sanırım ayet çok açık, izaha bile gerek yok. Şimdide rivayetlere bakalım, bu konuda neler söylüyor. Bu suçu işleyene, nasıl bir ceza verilir diyor.   (1586 - İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: "KİMİN LÜT KAVMİNİN SAPIK İŞİNİ YAPTIĞINI GÖRÜRSENİZ, FÂİLİ DE MEF'ÜLÜ DE ÖLDÜRÜN." Tirmizî, Hudud 24, (1456); Ebü Dâvud, Hudud 29, (4462, 4463).   Tirmizî, Ebü Hüreyre'nin de böyle bir rivayette bulunduğunu belirtir. Ebü Dâvud'da İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ)'tarı yapılan bir rivâyette: "LİVATA YAPARKEN YAKALANAN BEKÂR (YANİ MUHSAN OLMAYAN KİŞİ) DE RECMEDİLİR" DENMİŞTİR.) Ebû Dâvud, Hudud 30, (4464); Tirmizî, Hudud 23, (1454).   Ne dersiniz, peygamberimiz apaçık Allah ın ayeti dururken, zina yapan kişilerin öldürülmesine emir verir mi? Düşünmeden Kur’an ile karşılaştırmadan bu sözlere iman edersek, şunu unutmayalım, PEYGAMBERİMİZE İFTİRA ATMIŞ OLURUZ.   Riv... Devamı

ALLAH İLMİNİ NE ZAMAN GERİ ALIR.

2015-09-07 11:03:00

      Kur’an öyle bir nurlu ışık ki, ondan istifade etmek isteyenin, önce gönül gözüne, Kur’an ın gözlüğünü takması gerekir.  Eğer gönül gözüne Kur’an ın gözlüğünü takmayıp, hakka batıl karıştırmışsa, onun nurundan istifade etmesi, gerçekleri görmesi de,  asla mümkün olmayacaktır.   ALLAH İLMİNİ ANCAK, BU İLMİN DEĞERİNİ BİLMEYENLERDEN, ONDAN İSTİFADE ETMEK YERİNE, EDİNDİKLERİ VELİLERİN KİTAPLARINI REHBER ALMAYA KALKANLARDAN GERİ ALIR. Bakın Allah, Kur’an için ne söylüyor.   Enam 104: Gerçekten RABBİNİZDEN SİZE BİRÇOK DELİLLER GELDİ, ARTIK KİM GÖZÜNÜ AÇARDA, ONLARI GÖRÜRSE KENDİ LEHİNE, KİM DE KÖRLÜK EDERSE, KENDİ ALEYHİNEDİR. Ve o durumda ben sizin bekçiniz değilim.   Muhammed 24: Peki bunlar, KUR'AN'IN ANLAMINI İNCEDEN İNCEYE DÜŞÜNMÜYORLAR MI? YOKSA KALPLER ÜZERİNDE O KALPLERİN KİLİTLERİ Mİ VAR?   Yaradan doğru yolu bulabilmemiz adına, bizlere birçok delili Kur’an ile gönderdiğini söylüyor. Lütfen dikkat ediniz, yalnız Kur’an. Kim gözünü açarda Rabbin sözlerini dinlerse, kendi lehine, kimde Rahmanın sözleri yerine, beşerin sözlerine kulak verirse, kendi aleyhinedir diyor.   Devamındaki ayette de, bizlere çok dikkat çekici bir ipucu veriyor. Kur’an ayetleri üzerinde dikkatle ve itinayla düşünmemizi istiyor. Devamında ise çok daha düşündürücü bir söz söylüyor.    AYETLER ÜZERİNDE DÜŞÜNÜP DE, ANLAYAMADIĞINI SÖYLEYENLERİNİZ VARSA, ONLARIN MUTLAKA KALPLERİ ÜZERİNDE KİLİT... Devamı

ŞEFAAT TÜMDEN ALLAH A AİTTİR.

2015-09-07 10:59:00

                  İslam âleminde, birçok konuda yapılan yanlışların başında, peygamberlerin, velilerin, şeyhlerin, ulemaların şefaat edeceğine inanılır. Kur’a na göre Şefaat, bağışlanma affedilme isteğidir. Bakın Allah kesin bir dille bu konuda ne söylüyor?   Zümer 44: De ki: "ŞEFAAT TAMAMEN ALLAH'INDIR (yardım, bağışlama ve destek yalnız O'ndandır). Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz.   Eğer Allah affedilme, bağışlanma, yardım, destek yetkisinin yalnız kendisinde olduğunu söylüyorsa, bundan sonra aynı konuda başka bir ayetinde, tersini Rabbimiz asla söylemez. Yukarıdaki ayeti unutmadan, bu konuyla ilgili diğer ayetleri anlamaya çalışalım. Bakalım Allah bu konuda bizleri nasıl yönlendiriyor, bilgilendiriyor.   Fatiha 5: Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.   Düşünebiliyor musunuz, biz bu sözleri her namazımızda okuyor, Allah a söz veriyoruz, YALNIZ SENDEN YARDIM DİLERİZ DİYORUZ. Sözümüzde duruyor muyuz peki? Söylediğimiz şu sözü hatırlayınız. ( Şefaat Ya resulallah) Peki bunun anlamı nedir farkında mıyız acaba, hiç sanmıyorum.   Bu sözümüzle Ey Allah ın resulü, bizlere şefaat et diyoruz. Hani her gün namazlarımızda Rahmana karşı, yalnız senden yardım dileriz diyorduk ne oldu. Hani şefaat tümden Allah a aitti? İşte yaptığımız yanlışın büyüklüğünü bir fark etsek, o zaman yaptığımız tüm yanlışları görebileceğiz. Şimdide aşağıdaki ayet üzerinde düşünelim.   Enam 51: Rablerinin huzurunda toplanacaklarından korkanları, Kur'an'la uyar. Ö... Devamı

ALLAH ELÇİSİNE,SEN OLMASAYDIN KAİNATI YARATMAZDIM DEMİŞ OLABİLİR

2015-09-07 10:49:00

    Allah yarattığı kullarına, akıl ve özgür iradesi verdikten sonra, yinede yalnız bırakmamış, onlara rehberler yol göstericiler göndermiştir. Fakat ne yazık ki biz Rabbin kulları, Allah ın rehberinden istifade etmesini bilememiş, nefsimizin esiri olarak, adeta beşeri putlar yaratmışız kendimize.    Yahudiler ve Hıristiyanlar, Allah ın rehber olsun diye gönderdiği kitaplarında hiç bahsetmediği halde, görev verdiği elçilerini adeta putlaştırarak, Allah ın oğlu yakıştırmasını yapmışlardır. Kur’an da bu konudan bahsederek, bakın ne diyor bizlere.   Tevbe 30: Yahudiler: "UZEYR, ALLAH'IN OĞLUDUR." dediler; Hıristiyanlar da: "MESİH, ALLAH'IN OĞLUDUR." dediler. KENDİ AĞIZLARININ SÖZÜDÜR BU. Kendilerinden önce inkâr edenlerin sözlerine benzetme yapıyorlar.   Bu yanlış inancın ardı sıra gidenlere bizler, Allah evlat edinmez, O yücedir eşi benzeri yoktur, doğmamıştır, doğrulmamıştır diye cevap veririz, Kur’an dan aldığımız bilgiler ışığında. Bakın Allah evlat edindi diyenlere, Yaradan nasıl bir cevap veriyor.   Bakara 116: "ALLAH ÇOCUK EDİNDİ." DEDİLER. HÂŞÂ! BÖYLE BİR ŞEYDEN ARINMIŞTIR O! Tam aksine, göklerdekiler de yerdekiler de O'na aittir. Bunların tümü O'nun önünde boyun bükmektedir.   Allah yarattığı kulunu evlat edinmeyeceğini, böyle bir davranıştan arınmış olduğunu söylüyor bizlere. Tam aksine göklerde ve yerde ne varsa Allah a ait olduğu ve onun önünde herkesin boyun eğdiğini söylüyor.   Şimdide acaba buna benzer büyük hataları, biz Müslümanlarda farkında olmadan yapıyor olabilir miyiz? Hemen verdiğiniz cevabı duyar gibiyim. Hâşâ asla, Allah evlat edinmez, dediğinizi duyar gibiyim. PEKİ, YARATTIĞI K... Devamı

HADİSLERİN KUR'AN A ARZI.

2015-09-07 10:45:00

  Bizler inanç sistemimizi öyle yanlış bir yol üzerine oturtmuşuz ki, Kur’an ın hükümlerine inancımızın taban tabana zıt olduğunun, farkında bile değiliz. Bir kardeşimizin, bir yazıma verdiği cevap çok düşündürücü olduğu için, sizlerle paylaşmak istedim. Çünkü bu yanlış her zaman yapılıyor, örnek gösteriliyor.    (Haluk bey, sözleriniz Hadis Münkirlerinin sözlerine benziyor. HADİSLERİN KUR'AN'A ARZINA DÂHİL TEK BİR RİVAYET YOKTUR. Zaten bu çok absürd bir metod çünkü Kur'an'da meselelerin tamamı yoktur. Kur'an'da meselelerin tamamı yok ise her meseleyi Kur'an'a nasıl arz edeceksiniz?)   İşte size günümüz tabiriyle, din ve iman adına meçhule doğru yolculuğa, dikkat çekici bir örnek. Arkadaşımız hadislerin Kur’an a arzı konusunda rivayet arıyor.ARAMASI GEREKEN, RİVAYETLERİN ONAYINI, KUR’AN DAN ARAMAK OLMALIDIR. Güvenilir kaynak dan delil aranır, oda Kur’an dır. Kur’an bahsetmiyorsa, dinin onayı yok demektir. Hâlbuki Kur’an a bakmış olsaydı, Allah ın uyarılarını görüp, sakın emin olmadığın bilginin ardına düşme, Kur’an ın sınırlarını aşma, Kur’an ın ipine sarıl, sizlere Kur’an da her konudan nice örnekleri verdik ki anlayasınız, hiçbir eksik bırakmadık biz Kur’an da, dediğini apaçık görecekti. KUR’AN DURURKEN, ONDAN BAŞKA KANIT MI ARIYORUZ. ARADIĞIMIZ İÇİN DE,  TOPLUM OLARAK BUGÜN NE HALLERDEYİZ. ALLAH BİZLERİ AFFETSİN.   Kardeşimiz bu sözleriyle, bizlere iletilen rivayetlerin, helal ve haram hükümlerinin hepsini Kur’an da bulamayacağımızı, onun i&ccedi... Devamı

İSLAM DİNİNİN TEK KAYNAĞI KUR'AN DIR.

2015-09-07 10:38:00

    Herhangi bir konuyu daha iyi öğrenmek adına, araştırma yaptığımızda, birçok kaynaktan, kitaptan faydalanırız. Bunun sebebi öğrenmek istediğimiz konu hakkında, daha detaylı bilgi almak, farklı düşünce ve fikirlerden yararlanmaktır amaç. Araştırmalarımız sonucunda, kendimizce bir sonuca ulaşırız ve yine bulduğumuz verilere göre bir karar veririz, değerlendirme yaparız. DEĞERLENDİRMEMİZDEKİ EN ÖNEMLİ ETKEN, ARAŞTIRDIĞIMIZ KONUNUN DEĞİŞMEZ, SABİT VERİLERİ ÜZERİNE OLUR. Çünkü bizler bilgi sahibi olmak istediğimiz konunun, önce ana hatlarını öğreniriz. Bu bilgiler üzerine, araştırmalarımız sonucunda, ediğimiz bilgileri inşa ederiz.   Din konusunda da aynı yolu izlememiz, elbette çok normal. Araştırıp, sormalıyız hatta birçok kitaplar okumalı, öğrenmek istediğimiz konu hakkında detaylı bilgi sahibi olmalıyız. Çünkü Allah ayetler üzerinde düşünmemizi, araştırıp sorgulayarak iman etmemizi ister. Acaba araştırmalarımız sonucunda, dini konularda aldığımız bilgileri, değişmeyen sorumlu olduğumuz,  Kur’an ile kontrol edebiliyor muyuz, tıpkı beşeri konularda yaptığımız gibi. Ne yazık ki bizim yaptığımız hata, bu noktadan itibaren başlıyor. Çünkü dini konularda, bizler değişmeyen ana hükümlerin kaynağını, hiç anlayarak ve düşünerek okumadan, konu hakkında beşeri araştırmaya giriyoruz. Ana kaynaktan habersiz olduğumuz için tedirgin oluyoruz, daha kötüsü bilgilerin doğruluğundan emin olamıyoruz. AYRICA ANA KAYNAK OLARAK, ALLAH IN KİTABINI YETERLİ GÖRMÜYORUZ.   Yaptığımız bu hata bizleri bölüyor, parçalıyor hatta birbirimize düşman ederek, yanlış yollara yönlendiriyor. Dinin temelini oluşturan ana kaynaktan habersiz oluşumuzdan, söylenenlerden ve okuduğumuz kitaplardan etkileniyoruz... Devamı

İSLAM I YAŞARKEN YAPTIĞIMIZ YANLIŞLARA, İBRETLİK KISSADAN HİSSE.

2015-09-07 10:31:00

Bu yazımda sizlere vereceğim örnek, aslında bugün İslam toplumunun içinde bulunduğu yanlışlara, çok güzel ışık tutuyor. Lütfen çok dikkatle düşünmenizi rica ediyorum. Çünkü vereceğim örnekte yapılan hatanın, yüzlerce benzerini bizler günümüzde yapıyoruz, ama ne yazık ki bunun farkında bile değiliz.    İmam-ı Şafii nin başından geçen, kendisinin bizzat yaşadığını anlattıkları, bir rivayeti nakletmek istiyorum sizlere. Çünkü aklını kullanan, düşünme melekesini yitirmeyenler için, bu kıssadan çok büyük hisselerin çıkarılacağını düşünüyorum. Günümüzde düşünmeden yaptığımız büyük yanlışlara, sanırım güzel bir örnek.   (Bir gün İmam Şafii talebeleriyle birlikte Bağdat sokaklarında gezerken, bir ara bir talebesi bakıyor ki iki kişi bir dini konuda tartışıyorlar. Onlardan biri, kendini haklı çıkarmak için diğerine,‘Canım bak İmam Şafii bile, bu konuda benim gibi demiş’diyor. Tabi ki Şafii’yi de tanımıyor, ancak duymuş. Öğrenci bunu duyunca onlara yaklaşıyor, olay nedir diye soruyor.    Kendisine anlatılıyor, fakat Şafii böyle bir şey dememiş, adam kendini haklı çıkarmak için uyduruyor. Üstelik öyle bir yakışıksız iddia ki, Şafii’nin onu tasvip etmesi mümkün değil. Talebe, ”amca imam böyle bir şey demez” diye müdahale eder, ancak adam onu dinlemez.    Sonuçta durumu hocasına iletir, “buradaki adamlardan biri sana layık olmayan bir iftira atıyor, gel bunu hallet” der. İmam gelir, ancak ilk başta ben Şafii’yim demez. İlkin onları dinler, o da öğrencisi gibi, “yanlışsın... Devamı

HADİSLER AYETLERİ NESH EDER Mİ? (Hükmünü kaldırır mı)

2015-09-07 10:29:00

      Değerli din kardeşlerim. Günümüz İslam ı öyle yanlış bir yönde ilerliyor ki, adeta Kur’an a savaş açmış, onun hükümlerine sanki inat, bir iman üzerinde yaşıyoruz ama bunun ne yazık ki farkında değiliz.   Dini anlattığını söyleyen, toplumda söz sahibi öyle kişiler var ki, söylediklerini kulakları duymuyor sanki. Düşünebiliyor musunuz, kutsi yani doğruluğundan şüphe olmayan, adı verdikleri bazı hadislerin, ayetleri nesih edebileceğine inanılmaktadır. KUTSİ HADİSİN, KUR’AN A GEÇMEMİŞ, TIPKI AYET GİBİ, ALLAH EMRİ OLDUĞU SÖYLENEREK, yine Allah emri olan ayetleri nesih etmesi, yani hükmünü kaldırdığına nasıl inanırız. Bu kadar mı Kur’an ı terk ettik?   İşte Allah ın ayetlerini, birer birer silmenin, ortadan kaldırmanın dini yozlaştırmak isteyenlerin inancımıza soktukları, KUTSİ hadis silahı bu kadar tehlikeli bir inaçtır. Tabi gel de bunu anlat, anlata bilirsen. Beyinler batılla yıkanınca, gözlere ve kulaklara da perde çekilmişse, birde üstüne üstlük kalpler mühürlenmişse, asla Kur’an gerçeklerini anlatamazsınız. Anlatmaya kalktığımızda da, sen peygamberimizi devre dışı bırakıyorsun, sünnet inkârcısınız damgasını vuruyorlar. Aslında farkında değiller, bunlara inandıklarında, KUR’AN İNKÂRCISI OLUYORLAR.    Dine nifak sokanlar, İslam a soktukları hurafe ve iftiraları topluma inandırmak içinde, ayetlerin anlamlarını eğip bükerek, yalan yanlış anlamlar vererek, Allah ın söylediklerini saptırmışlardır. Bakın bu iftiraya, Kur’an dan hangi ayeti delil göstermişler.    Necm 3–4:  O, nefis arzusu ile konuşmaz.  (Size okuduğu) Kur'an ancak kendisine bildirilen bir vahiydir. (Diyanet ... Devamı

İSLAMA İFTİRA ATANLARIN HEZEYANI.(Küçük yaşta evlendirme konusu)

2015-09-07 10:24:00

      Bizler Kur’an ı öyle bir terk ettik ki, hurafe ve batıl iliklerimize kadar işlemiş, ama bunun farkında bile değiliz. Yaşadığımız dinin adı İslam, yani Allah a boyun eğmek, teslim olmak ama bizler ne yazık ki Allah a değil, beşerin uydurduğu rivayet ve sanı bilgilere inanıyor ve onların batıl sözlerine boyun eğerek, inancımızı yaşıyoruz.   Bu tespitlerimin bir tezahürünü gördük basında. Yaşını başını almış, toplumda belirli bir topluluğa din adına konuşmalar yapan bu kişi, geçen gün öyle şeyler söyledi ki İslam ve din adına, aklı başında olan, Kur’an dan nasiplenmiş hiç kimse, bunu kabul etmez.    Bu kişi, Kur’an a iman eden bir Müslüman ın, şunlara inanması gerektiğini söylüyor ve diyor ki; “İSLAM DİNİNDE EVLENME KONUSUNDA BİR YAŞ HADDİ YOKTUR, BULUĞ ÇAĞINDAN ÖNCEDE, BİR ÇOCUK EVLENEBİLİR”. Açıklamasında ise çocuğun reşit olması gerekmediğini söyleyebilmesi, bu zihniyetin ne derece Kur’an dan uzak bir inanç yaşadığını göstermektedir. BU SÖZLER VE BU DÜŞÜNCE KUR’AN A İFTİRADIR.   Bizler ne yazık ki ayetlerin anlamını, kendi nefislerimizde öyle eğip büküyoruz ki, ALLAH IN SÖYLEDİĞİNİ DEĞİL, NEFSİMİZİN İSTEDİĞİNİ ANLIYORUZ. BÖYLE OLUNCA DA KUR’AN A UYMAK YERİNE, KUR’AN I KENDİMİZE UYDURUYORUZ. Bakın çocuk yaşta evlenebilmenin kanıtını, Kur’an dan nereden aldığını söylüyor. Ayet evli olup ta, boşanmış kadınların bekleme sürelerine açıklık getiriyor ve bakın nasıl bir açıklama yapılıyor.   Talak 4:  Kadınlarınızdan âdetten kesilmiş olanlarla, HENÜZ ÂDET GÖRMEYENLER hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç... Devamı

ANNEYE BABAYA ZEKAT VERİLİR Mİ?

2015-09-06 20:30:00

        Zekât Allah yolunda, onun rızasını kazanmak adına, harcayacağımız para ya da mal olarak kazancımızdan, gelirimizden, durumu iyi olmayanlara, ihtiyacı olanlara verdiklerimizdir. Bunun Kur'an da geçen geenel ismi İNFAK yani ihtiyaçtan fazlasını vermektir. Kur'an da yine aynı anlamlara gelen hayır, sadaka olarak değişik isimlerde de adlandırılır. Hepsindeki ana amaç Allah adına, malımızdan ya da kazancımızdan olmayanlara, ihtiyaç sahiplerine vermek, onların ihtiyaçlarını gidermektir.    Mezheplerin fıkıh inancı, Kur'an da geçen bu farklı kelimelere, anlam bakımından Kur'an ın farklı bir açıklaması, izahı olmadığı halde, farklı açıklamalar yapılarak topluma anlatılmıştır. Lütfen şunu unutmayalım, Kur'an da geçen sözcüklerin, kelimelerin ne anlama geldiğini anlatan ve açıklayan yalnız Allah dır. Eğer bu konuda, Yaradan farklı bir anlam vermiyorda, hepsini infak etmek anlamında birleştiriyorsa, bunun tersini düşünüp, bizler farklı anlamlar veremeyiz.   Allah bir ayetinde bizleri zekât vermeye, hayırlarda bulunmaya davet için, öyle güzel bir benzetme yapar ve örnek verir ki, üzerinde çok ama çok düşünmemiz gerekir.    Bakara 245: KİMDİR ALLAH’A GÜZEL BİR BORÇ VERECEK O KİMSE Kİ, Allah da o borcu kendisine kat kat ödesin. (Rızkı) Allah daraltır ve genişletir. Ancak O’na döndürüleceksiniz.   Allah için hayır yapan bir kişinin, (zekât veren, infakta bulunan, sadaka veren) Rabbimiz kendisine borç vermiş sayıyor. Bu ne güzellik, bu ne muazzam bir fırsat bizler için. Bir atasözü vardır, sanırım bu ayetten sonra, bu sözün doğru olmadığını anlayacağız. ( Kefenin ceb... Devamı

KUR'AN IN EMRETTİĞİ ZEKAT, MEZHEPLERİN ÖĞRETTİĞİ ZEKAT.

2015-09-06 20:25:00

Bir sitede zekât ile ilgili bir yazı okumuştum. Doğrusu bu yazıyı Kur’an ile karşılaştırdığımda, bizlerin hadis adı altında her konuya hemen inanmayıp, söylenenlere dikkatle yaklaşıp, Kur’an ile karşılaştırmamız ve onun süzgecinden geçirmemiz gerektiğini, çok daha iyi anladım. Zekât konusu ile ilgili yazımı yazarken, istedim ki birlikte bu konuyu, Kur’an ayetleri ile onun ışığı altında düşünelim. Allah Kur’an da bakın ne diyor, bizlere gönderdiği rehber için. Kamer 17: Andolsun biz, KUR’AN'I ÖĞÜT ALMAK İÇİN KOLAYLAŞTIRDIK. Öğüt alan yok mudur?  Kamer 22: Yemin olsun ki biz, KURAN'I ÖĞÜT VE İBRET İÇİN KOLAYLAŞTIRDIK. Fakat düşünen mi var? Kur’an da ki bu iki ayeti okuduğumuzda, Rabbimiz in bizlere gönderdiği, İslam dinini bizler için kolaylaştırdığını, açık bir şekilde belirtiyor. Bu yazımı yazmaya neden olan bir sitede, zekât konusunda yazılmış yazıda dikkatimi çeken sözleri, önce sizlerle paylaşmak istiyorum. ( Zekâtı verilen malın üreyeceği, bereketleneceği ve temizleneceği Kuran-ı Kerim’de beyan olunmuştur.) Gerçekten ne güzel sözler. Doğrudur zekâtı verilen malın, ya da paranın üreyeceği, bereketleneceği, esas önemlisi hayrının görüleceğidir. Gelelim yazılan yazının diğer bölümlerinde, anlatmak istediği bilgilerden, önce alıntı yapalım.  ( Fıkıh lisanında ise; “Bir malın, dini usullere göre tayin edilen miktarını, Müslüman zenginin SENEDEN SENEYE, zekât alabilecek sekiz sınıftan birine temlik etmesi; yani hiçbir menfaat ve istifade alâkası olmamak üzere vermesi demektir.”) Yine yazıda, zek&... Devamı