kuranyolu 0 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

KUR AN DAN AYETLER.

BAŞÖRTÜSÜ VE KUR AN.

ANA DİLDE İBADET.

İMAM I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM.

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI.

KUR AN DA ZEKAT VE MİRAS KONUSU.

MEZHEP, HADİSLER VE BATIL KONULAR.

NAMAZ, ORUÇ VE HAC KONULARI.

KATILIM BANKACILIĞI TUZAĞI.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÇOK EŞLİLİK VE KABİR AZABI.

KUR AN DA MİRAÇ VE KADER KONUSU

RİSALE İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT!

ATATÜRK VE İSLAM ANLAYIŞI.

MEHDİ VE MESİH KONUSU

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (457)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (0)

ERKEĞİN ALTIN YÜZÜK TAKMASI, İPEK GİYMESİ HARAM MIDIR?

2015-09-07 22:15:00

      Allah bizlerin yaşamına, gerekli gördüğü konularda müdahale etmiş, bahsetmediği konularda da, serbest bırakmıştır. Çünkü çok açık bir hükümle, sizleri Kur’an dan hesaba çekeceğim diyerek, kesin bir sınır çizmiştir. Bizler Kur’an merkezli inancımızı yaşamayıp, ona müracaat etmeden, emin olamadığımız rivayetlerle İslam ı yaşadığımız içinde, Allah ın koymadığı haramları, bizler koymaktan çekinmemişiz. Hâlbuki Yaradan, haram koyma yetkisinin bizzat kendisinde olduğunu, Kur’an ın koyduğu haramlara, hiç kimse ilaveler yapamayacağını, bakın nasıl açıklamıştır. Nahl 116.; Yalan düzerek Allah'a iftira etmek için, DİLLERİNİZİN UYDURMA NİTELENDİRMELERİYLE "ŞU HELALDİR, ŞU DA HARAMDIR!" DEMEYİN. Yalan düzerek Allah'a iftira edenler kurtulamazlar. Enam 150: Şunu da söyle: "ALLAH ŞUNU HARAM ETMİŞTİR DİYE TANIKLIK EDİP DURAN ŞAHİTLERİNİZİ GETİRİN." EĞER TANIKLIK EDERLERSE SAKIN ONLARLA BİRLİKTE TANIKLIK ETME! Ayetlerimizi yalanlayanlarla ahirete inanmayanların keyifleri ardınca gitme! Onlar, kendi Rablerine başkalarını denk tutuyorlar. Yunus Suresi 59. De ki: "Ne oldu size de ALLAH'IN SİZE RIZIK OLARAK İNDİRDİĞİ ŞEYLERDEN BİR HARAM YAPTINIZ BİR DE HELAL?" DE Kİ: "ALLAH MI SİZE İZİN VERDİ, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz? Bu ayetlerden de anlıyoruz ki, Allah ın haram etmediği bir şeyi, hiç kimse haram edemez. Yunus suresi 59. ayetin son cümlesini, lütfen tekrar hatırlayalım. (DE Kİ: "ALLAH MI SİZE İZİN VERDİ, YOKSA ALLAH'A İFTİRA MI EDİYORSUNUZ?) Demek ki Allah ın haram etmediği bir şeye haram dememiz, Allah a iftira atmak olduğunu unutmayalım. Tüm bu ayetleri, neden hatırlattığıma gelince. Bizlere ulaşan bazı rivayet... Devamı

PEYGAMBERİMİZ HAYATINDA HİÇ ESNEMEMİŞ OLABİLİR Mİ?

2015-09-07 22:03:00

      Günümüzde bizler Kur’an dan habersiz, din adına öyle şeylere inanıyoruz ki, bunu akılla, mantıkla, Kur’an ile izah etmek mümkün değil. İçimize fitne sokan, İslam ı yozlaştırmak adına içimize girmiş Yahudi fitnesi, bu konuda çok ustaca çalışmış ve de başarılı olmuştur.    Sizlere bu konuda bir örnek vermek istiyorum. Lütfen bu örnekten yola çıkarak, bu söylenenleri değerlendiriniz. Daha sonrada buna benzer yüzlerce, hatta binlerce yanlışın ardı sıra nasıl gittiğimizin de değerlendirmesini, lütfen kendi nefsinizde yapınız.   Aşağıdaki rivayet bilgileri, günümüzde çok güvenilen Buhari ve Müslim in hadis nakillerinden alınmıştır. Lütfen aşağıdaki rivayetleri önce değerlendirelim, daha sonra da, günümüz ilminin esneme konusuna verdiği cevaba bakalım. Acaba birileri İslam inancına ne fitneler sokmuş, farkına vara bilecek miyiz?   (Uyku, yorgunluk veya can sıkıntısı halinde, elde olmadan, ağzın kendiliğinden açılarak, uzunca bir nefes alıp verme hali. Bu hal bir bakıma dalgınlık ve gaflet haline benzer Bu ise Müslüman a pek yakışır bir durum değildir.    Bunun için Hz Peygamber (s a s ) bu konuda şöyle buyurmuştur:    "Allah (c c ) AKSIRMAYI SEVER FAKAT ESNEMEYİ SEVMEZ. Bir kimse aksırıp "Elhamdülillâh" derse bunu işiten Müslümanların "yerhamükellah " diye karşılık vermesi gerekir ESNEME İSE ŞEYTANDANDIR BUNUN İÇİN ESNEME İHTİYACI DUYAN KİŞİ, MÜMKÜN OLDUĞU KADAR BUNA MANİ OLSUN. ÇÜNKÜ BİRİNİZ ESNEDİĞİ ZAMAN ŞEYTAN ONA GÜLER"    (Buhâri, Edeb, 165, 166; Müslim, Zühd, 54; Tirmizî Edeb... Devamı

HADİS YAZIMI VE NAKLİ KONUSUNA, FARKLI AÇIDAN BAKIŞ.

2015-09-07 22:00:00

        Kur’an da öyle ayetler vardır ki, üzerinde düşünmediğimiz de okur geçeriz. Ama üzerinde inceden inceye düşünmeye başladığımızda, inanın daha önce idrak edemediğimiz, anlayamadığımız birçok sorumuzun da cevabını alırız.   Günümüzde İslam toplumları içinde, çok tartışılan bir konuda, peygamberimizin hadis yazımına ve nakline izin verip vermediği konusudur. Peygamberimizin önce hadis yazımına ve nakline izin verdiği, ama daha sonra yasakladığı rivayet edilir. İslam âleminin bir kısmı ise, önce yasaklamış ama daha sonra peygamberimiz tekrar izin vermiştir fikrini savunur.   Daha sonra izin vermiştir diyenler, ilk yasaklamasının nedeni olarak, Kur’an ile karışmasını engellemek adına olduğu savunmasını yaparlar. Peki, daha sonra peygamberimizin hadis yazımına ve nakline tekrar izin vermesi, Kur’an ile karışma, ya da Kur’an ı bir kenara koyma tehlikesini oluşturmaz mı? Yani söyledikleri gibi, ilk önce görülen tehlike, daha sonra hadis yazımı ve naklinin serbest bırakılmasıyla, tekrar gündeme gelip daha kötüsü, yazılan rivayet hadisler el üstünde tutulup, KUR AN DEVRE DIŞI KALMAZ MI?   Bu konu üzerinde birçok yazılar yazdım, örnekler verdim. Onun için çok fazla detaya girmek istemiyorum. Yalnız hatırlatmak istediğim konu, peygamberimizin ölümünden sonra, dört halife devrinin tamamında, hadis nakli ve yazımı yasağının, titizlikle devam ettiğini görüyoruz. Bu demektir ki peygamberimiz, daha sonra hadis nakli ve yazımına asla izin vermemiştir. Birkaç örnek verelim.   Hz. Ebu Bekir, peygamberin vefatından sonra Müslümanları toplayarak şöyle demişti: “Sizler, Peygamberden hadis... Devamı

PEYGAMBERİMİZİN VASİYETİNE, MİRASINA SAHİP ÇIKAMADIK.

2015-09-07 14:26:00

      Bizler İslam ı yaşamaya çalışırken, birbirine tamamen ters düşen söylemlerle karşılaşıyoruz. Bu durum karşısında tedirgin oluyor ve korkuyoruz. Acaba hangi bilgi doğru düşüncesi, sorusu hâsıl oluyor bizlerde.    Bu durumda ne yapmalıyız? İşte bu soruya doğru cevap bulabildiğimiz ölçüde,Allah ın istediği yol üzerinde oluruz. Allah cümlemizi, yanlış yoldan gitmekten korusun.   Yaradan bizlerin orta yolu izleyen, bir ümmet olmamızı ister Kur’an da. Peki, bu orta yolu izlemek ne anlama gelir? AŞIRILARDAN UZAK, ALLAH IN HÜKÜMLERİNE RİAYET EDEN VE KUR’AN IN SINIRLARINI AŞMAYAN, KUR’AN IN İPİNE SARILARAK İMAN EDEN OLDUĞUNU, YİNE KUR’AN KENDİ İÇİNDE VERİR BU SORUNUN CEVABINI. Nisa suresi 87. ayetinde Allah, bakın nasıl dikkatimizi çeker.   (SÖZ BAKIMINDAN ALLAH'TAN DAHA DOĞRU KİM VARDIR!)    Yine Kefh 26. ayetinde;   (KENDİ HÜKMÜNDE HİÇ KİMSEYİ ORTAK KILMAZ.)  Enam 57. ayetinde de;   (HÜKÜM ANCAK ALLAH'INDIR. O HAKKI ANLATIR VE O, DOĞRU HÜKÜM VERENLERİN EN HAYIRLISIDIR.)    Enam 19. ayetinde;   (BU KURAN BANA VAHYOLUNDU Kİ, ONUNLA SİZİ VE ULAŞTIĞI HERKESİ UYARAYIM.)  Diyerek bizlerin izleyeceği yolu aydınlatmış ve bakın aşağıdaki ayetlerle de, nasıl noktayı koymuştur.   Enbiya 10; AND OLSUN, SİZE ÖYLE BİR KİTAP İNDİRDİK Kİ, BÜTÜN ŞAN VE ŞEREFİNİZ ONDADIR. Hâlâ akıllanmayacak mısınız?   Zühruf 44:  Doğrusu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüttür. İLERİDE ONDAN SORUMLU TUTULACAKSINIZ.   Bu ayetleri gördükten ve tebliğ alıp, iman ettikten sonra, sizce Kur’an ın dışından da, Allah ın vermediği hü... Devamı

KUR'AN I REHBER ALMAYINCA.

2015-09-07 14:16:00

    Bir yazıma verilen cevapta, genelde yapılan bir yanlışa, güzel bir örnek ile karşılaştım ve bu konuyu, tekrar gündeme getirmenin, yararlı olacağını düşünüyorum.   Bizler Kur’an ı rehber aldığımızı söyleriz. Ama ne yazık ki söylediğimiz ile İslam ı yaşadığımız, her nedense birbirini tutmaz. Bunun nedeni üzülerek söylemek zorundayım, KUR’AN SÖZDE REHBER, BEŞERİN KİTAPLARI ÖZDE- PRATİKTE REHBER OLDUĞU İÇİNDİR. Peygamberimiz mahşer günü boşuna, benim ümmetim Kur’an ı devre dışı bıraktılar demeyecek.   Bana verilen cevaptan, bir soruyu önce sizlere nakletmek istiyorum.   ( SUAL: DOMUZUN HERKESE, İPEK VE ALTININ ERKEKLERE HARAM EDİLİŞİNİN HİKMETİ NEDİR?)   Bizler Kur’an ı rehber almadığımız sürece, bu tür ikilemlerde kalmamızda kaçınılmaz olacaktır. Haram ve yasaklar Kur’an da apaçık belirtilmiştir. Peygamberimizde Kur’an ile hükmetme görevi almıştır topluma. Bunun dışına çıkması da asla düşünülemez.   Domuzun haram oluşu Kur’an da apaçık yazıyor da, ALTIN VE İPEĞİN ERKEĞE HARAM OLDUĞU NEDEN KUR’AN DA YAZMIYOR DİYE, HİÇ KENDİMİZE SORUYOR MUYUZ?    Yaradan, biz hiçbir eksik bırakmadık Kur’an da, Allah unutucu değildir, her şeyden nice örnekleri, değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız dediği Kur’an da, ALTIN VE İPEĞİN ERKEĞE HARAM OLDUĞUNU EKSİK Mİ BIRAKTI DA, (HÂŞÂ) PEYGAMBERİMİZ HARAM KILDI DİYEBİLİYORUZ?    Bakın Allah helal ve haram konusunda Kur’an da neler söylüyor. Bu ayetler apaçık dururken, hala Allah ın haram demediğini haramlaştıranlara, söyleyecek sözüm yok. Çünkü bilmeden, düş&... Devamı

RECM CEZASI VE YAPTIĞIMIZ BÜYÜK YANLIŞ.

2015-09-07 14:10:00

Günümüz İslam toplumlarında, ne yazık ki Kur’an terk edildi. Bu çok açık hissediliyor artık. Onun yerini ise, doğruluğundan emin olmadığımız rivayetler, gelenekler ve töre aldı. Bu söylediklerimin bir örneğini, sizlerle paylaşmak istiyorum. Allah ın emirlerini, hükümlerini, ne yazık ki Kur’an ile aramıza girenlerin sayesinde, göremiyor ve hissedemiyoruz. Bakın Allah elçisi aracılığıyla, bizlere neler söylemesini istiyor.   Ahkaf 9: De ki: Ben peygamberlerin ilki değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. BEN SADECE BANA VAHYEDİLENE UYARIM. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.   Maide 67: Ey resul! RABBİNDEN SANA İNDİRİLENİ TEBLİĞ ET. Eğer bunu yapmazsan onun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur. Allah, küfre batmış topluluğa kılavuzluk etmez.   Enam 50: Onlara şunu söyle: "Ben size Allah'ın hazineleri yanımdadır demiyorum. Gaybı da bilmem ben! Size ben bir meleğim de demiyorum. YALNIZ BANA VAH YEDİLENE UYARIM BEN!" Sor onlara: "Körle gören bir olur mu? Hâlâ düşünmüyor musunuz?"   Allah ın elçisine verdiği görev, çok açık değil mi? Allah benim hüküm vermediğim, sana indirmediğim konularda da, sen hüküm ver diyor mu? Hatırlayınız Maide suresi 45. ayetinde, ALLAH IN İNDİRDİĞİYLE HÜKMETMEYENLER ZALİMLERİN TA KENDİSİDİR diyor ve bizleri uyarıyordu. Peki, bizleri nasıl uyarıyordu, onlardan birkaç ayet hatırlayalım.   Araf 3: (Ey insanlar), RABBİNİZDEN SİZE İNDİRİLENE UYUN VE O'NDAN BAŞKA VELİLERE UYMAYIN. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!   İsra 36: HAKKINDA BİLGİN OLMAYAN ŞEYİN ARDINA DÜŞME! Çünkü kulak, göz ve g... Devamı

İSLAM DİNİNDE,MEZHEPLERE, FIRKALARA BÖLÜNMEK VE KUR'AN IN BU

2015-09-07 14:02:00

        İnternette bir yazıyı okurken, çok ilginç bir soru ve cevabıyla karşılaştım. Bakın sorduğu soruya verilen cevabı, önce sizlerle paylaşmak, daha sonrada üzerinde birlikte sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum.   (SUAL: Bazı kimseler, (Peygamber, ne Hanefi, ne de Şafii idi, Sünni de değil idi) diyor. Sünnet ne demektir?   CEVAP Demek ki mezhep de, sünnet de, bilinmiyor. Askerlikte, kara, hava ve deniz kuvvetleri vardır. Genelkurmay, karacı, havacı veya denizci değildir diyerek bu kuvvetlerden ayrı sayılır mı? Kuvvetler genelkurmaya bağlı olduğu gibi, mezhepler de Resulullaha bağlıdır.   Nasıl ki kuvvet komutanlıkları birbirinin yardımcısı ise, mezhepler de öyledir. Kendi mezhebine göre yapılması güç olan bir iş başka mezhebe göre yapılır. Mezhepler, bir elin parmakları gibi, aynı ele hizmet eder.)   Bizler Kur’an dan uzak inançlarımıza, yine Kur’an dan uzak örneklerle inanmaya, kanıtlar aramaya devam ettiğimiz sürece, Allah a ulaşan en doğru yolu bulmamızda mümkün olmayacaktır. Gelin yukarıdaki cevap üzerinde birlikte düşünelim.   Kur’an bölünmeyi, fırkalara, mezheplere ayrılmayı kabul edip onay veriyor mu da, bu sözlere inanabiliyoruz, önce ona bakalım. Aynı olaylar cahiliye toplumunda da yaşanmış. Ehli kitap toplumu da, bölünmüş ve mezheplere ayrılmış haldeydiler, aşağıdaki ayetlerden sanırım çok net anlaşılıyor.   Şura 13: Sizin için, dinden, Nuh’a önerdiğini, sana vah yettiğini, İbrahim'e, Musa’ya ve İsa'ya önerdiğimizi şöyle diyerek kanunlaştırdı: "Dini dosdoğru tutun; ONDA BÖLÜNÜP FIRKALARA AYRILMAY... Devamı

KADINLARIN REGLİ (AY HALİ) DURUMUNDA İBADET KONUSU VE KUR'AN

2015-09-07 13:56:00

    Değerli arkadaşlarım, Diyanet sitesinde gezinirken okuduğum bir konuyu sizlerle konuşmak, tartışmak ve Kur’an ile karşılaştırıp, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Önce sizlere Kur’an dan bazı ayetler hatırlatmak istiyorum.   İsra 89: Yemin olsun, biz bu Kuran'da, insanlar için her benzetmeden nice örnekler sıraladık. Ama insanların çoğu inkâr ve nankörlükten başka bir şeyde diretmediler.   Kehf 54; Yemin olsun, biz, bu Kuran'da, insanlar için her türlü örneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk. İnsan ise varlığın, tartışmaya en çok tutkun olanıdır.   Araf 52: Yemin olsun ki, biz onlara, ilme uygun biçimde, ayrıntılı kıldığımız bir Kitap getirdik. İnanan bir topluluk için bir kılavuz, bir rahmettir o.   Yukarıdaki ayetlere benzer birçok ayetler vardır. Sizlere sormak isterim, acaba bu ayetlerden sizler, bizlerin iman adına yapmamız gereken, sorumlu olduğumuz her şeyin KUR’AN DA olmadığını mı anladınız? Elbette hayır.   Aslında Allah çok açık bir şeyler söylüyor bizlere ve diyor ki, sizin rehberiniz Kur’an dır. Bu rehberde de sizleri ilgilendiren her konu, apaçık yazılmıştır. Şimdide konumuzla ilgili ayete bakalım.   Bakara 222: Sana âdet halini de sorarlar. De ki: "O, insana rahatsızlık veren bir haldir. Hayızlı(regli)oldukları sırada kadınlardan uzak durun ve onlar TEMİZLENİNCEYE KADARkendilerine yaklaşmayın. İyice temizlendiklerinde, Allah'ın emrettiği yerden onlara gidin." Şu bir gerçek ki Allah, çok tövbe edenleri sever, iyice temizlenenleri de sever.   Kur’an da kadınların, adet halinden bahsettiği tek ayet bu ayettir. Burada da dik... Devamı

KUR'AN MÜSLÜMANLIĞI SAPIKLIKTIR DİYENLERE KUR'AN IN UYARISI

2015-09-07 13:50:00

      Sizlere şöyle bir söz söylesem ve desem ki, KUR’AN MÜSLÜMANLIĞI DİYE BİR SAPIKLIK ÇIKTI, sakın bu düşünceye alet olmayın, sözlerine inanmayın. Bana ne dersiniz? Ne yazık bu sözleri söyleyen, büyük bir çoğunluk ve toplumda söz sahibi önemli kişiler var.   Gelin bu sözler üzerinde birlikte, Kur’an ı rehber alarak düşünelim. Acaba bir Müslüman, yalnız Kur’an Müslüman ı olmayıp da, başka kaynak ve bilgilerinde içine aldığı bir Müslümanlığın içinde mi olmalı? Çünkü bu sözleri söyleyenler, sünnet yani rivayet hadisler eşliğinde olmayan, onun sentezi ile birleşmeyen bir İslam olamaz ve O İslam Allah ın istediği İslam değildir, BUNA İNANMAK SAPIKLIKTIR deniyor.   Elbette rivayet edilen hadislerden faydalanalım, ama hiç ayrım yapmadan, Kur’an ın onayını almadan bunu yapmak, bizleri Allah ın yolundan saptırır. Her doğru bilgi bizlere güzel örnek teşkil edecektir, bunda hiç şüphe yok. Çünkü peygamberimiz bizler için örnektir. Ama doğrunun içine yanlış karıştırırsak, doğruların hayrını göremeyiz, lütfen bunu unutmayalım.   Acaba Kur’an, rivayet edilen hadislerden, farklı bilgiler mi veriyor da bu sözler söyleniyor. Bir başka deyişle peygamberimiz, Kur’an ın dışından da hükümler vermiş midir? Bu konuyu elde Kur’an, doğru araştırmaz isek, kendimizi şeytanın yoldaşı bulmamız, kaçınılmaz olacaktır.   Bu sözlerden de anlaşılıyor ki, yalnız Kur’an ile Müslüman olunmaz, düşüncesi anlatılmaya çalışılıyor. Acaba bu sözler Kur’an dan onay alıyor mu dersiniz?  Bu konuda Kur’an m... Devamı

UYUMAK VE YELLENMEK ABDESTİ BOZAR MI?

2015-09-07 13:35:00

    Bizler inancımızı yaşarken, Kur’an merkezinden o kadar uzaklaşıp, hurafelerin etkisinde kaldık ki, bizlere öğretilen yanlış itikatları, Allah ın ayetleriyle anlatmaya, izah etmeye kalksanız bile, kabul görmez oldu. Çünkü Allah ın koyduğu, sınırların dışına çıktık ama toplum bunun farkında değil.   Dini bir konuda konuşmak istediğinde, hemen öne sürdükleri, senin Arapça ilmin ne kadar ki din adına konuşabiliyorsun olmakta, böylece toplum susturulup, korkutulmaktadır. Böylece istedikleri inancı ve itikadı, topluma çok daha kolay kabul ettirebilmektedirler.   Lütfen şunu asla unutmayalım, Allah başka dillere tam olarak çevrilmeyen bir rehber gönderip, daha sonrada tüm kullarını bu kitaptan asla hesap sormaz. Birçok kez Allah ın yemin ederek, bu kitabı, bu dini sizler için kolaylaştırdım hükmünü lütfen unutmayalım, birilerin aldatmacalarına kanmayalım. Beşerin yazdığı kitapları her okuyan anlıyorsa, Allah katından gelen bir NUR, nasıl anlaşılması zor olur.   Elbette bu yanlışları yapmamızın asıl nedeni, Kur’an ın eğitiminden geçmek yerine beşerin, rivayetlerin, edindiğimiz velilerin eğitiminden geçmemiz, büyük etken olmuştur. Allah Kur’an ın ipine sarılın, sizleri bu kitaptan sorumlu tutuyorum dedikçe, bizler tam tersi düşüncelere inandırıldığımız için, Kur’an da her bilginin olmadığı, izah edilmediği fikrini kabul etmemiz, bizlerin inanılmaz yanlışlara yönlenmemize, inanmamıza neden olmuştur. Elbette bu yanlışlara inanmamız dinde bizlere, zorluklarda çıkarmıştır.   Bu yazımda sizlerin, üzerinde düşünmenizi istediğim konu, ABDESTİ BOZAN ŞARTLAR NELERDİR konusu üzerine olacak.    Allah Maide suresi ... Devamı

DÖRT HALİFE DEVRİ VE DİNİN BÖLÜNMEYE BAŞLAMASININ NEDENLERİ.

2015-09-07 13:30:00

        Peygamberimiz 40 yaşında, peygamberlik görevini tebliğ almış ve 610–632 yılları arasında da aldığı görevi, başarı ile tamamlamıştır. Peygamberimiz vefat etmeden önce, kendisinden sonra, kendi görevini devam ettirecek hiç kimsenin ismini vermemiştir, yani din adına vekili yoktur. Çünkü peygamberimiz, elçilik görevini Allah dan almıştı. Onun içinde bu görevi kendisinden sonra, bir başkasına devretmesi de mümkün değildi.   Peygamberimizin ölümünden sonra, Müslüman topluma kimin lider olacağı konusunda, büyük tartışmalar yaşansa da, Hz. Ebubekir in ağırlığını koymasıyla, ilk halife seçilmiştir.    Hz. Ebubekir 632–634 yıllarında, uzun sayılmayacak kısa bir dönem halifelik görevini yapmıştır. Kur’an Peygamberimizin döneminde yazdırılmış, hatta ince deri üzerine kayda geçirilmiştir diye, Kur’an da Tur suresi 3. ayetinde geçer. Peygamberimiz yazılan ayetleri, bizim günümüzde okuduğumuz cilt haline getirmemişti, ÇÜNKÜ VAHİY DEVAM EDİYORDU. Peygamberimizin ölümüyle de, vahiy kapısı kapanmıştı. Kur’an ın ciltlenmesi görevi de, ilk halife Hz. Ebubekir e nasip olmuştur.   Dikkat ederseniz peygamberimizin ölümüyle ilk halife, Müslüman toplum tarafından Kur’an ın da emri olan, kendi yöneticinizi ehil insanlardan seçin ayetinin sonucu olarak, BİZZAT SEÇİMLE GÖREVE GELMİŞTİR. Seçilen halife peygamberimizin vekili değil, MÜSLÜMAN TOPLUMUN YÖNETİLMESİ ADINA GÖREVE GELMİŞTİ.  Hz. Ebubekir, peygamberimizin hadis nakletme yasağını titizlikte kendi döneminde de takip etmiştir. Buna bir örnek vermek istiyorum.   ... Devamı

KUR'AN DA NESİH, HÜKMÜ KALKAN AYET VAR MIDIR?

2015-09-07 13:28:00

        Allah Kur’an ı bizlere rehber, yol gösterici olsun diye indirdiğini söyler. Kur’an ın tamamına iman etmemizi emreder. Bakara 84–85. ayetlerinde, geçmiş toplumların yerine getireceklerine dair, Allah a söz verdiklerini ama sözlerinde durmadığının örneklerini verir ve bakın çok dikkat çekici bir uyarıda bulunur.   ( Yoksa siz, Kitabın bir bölümüne inanıp da, bir bölümünü inkâr mı ediyorsunuz? )   Bugün bizlerde Rabbimize, Kur’an a iman ettik demekle, bir söz veriyoruz ve yalnız Kur’an ın ipine sarılacağımızı, Allah tan başka şefaatçiler edinmeyeceğimizi, hak olan Allah katından gelen Kur’an olduğunu,  yalnız Allah a kulluk yapacağımız konusunda söz verdik demiş oluyoruz. Peki, bizler Kur’an ın tüm ayetlerine bugün günümüzde iman ediyor muyuz?   ARAŞTIRACAĞIMIZ VE ÜZERİNDE DÜŞÜNECEĞİMİZ KONU, KUR’AN IN İÇİNDE NESİH EDİLMİŞ YANİ HÜKMÜ KALDIRILMIŞ AYET VAR MIDIR? İslam ı cemaat ve tarikat eksenli yaşayan kardeşlerimiz, ne yazık ki bugün birçok ayetlerin hükümlerinin, nesih edildiğine yani hükmünün kaldırıldığına inanıyor.    Allah tarafından, hükmü kaldırılan bir ayetin, Kur’an a dâhil edilmesinin, Kur’an dan çıkartılmamasının mantığını, nasıl açıklayabiliriz? Madem ayetin hükmü daha sonra gelen bir ayetle kaldırıldı, artık bizleri ilgilendirmiyor, peygamberimiz neden bu ayeti Kur’an dan çıkarmadı? Hükmü kalkan ve onun yerine gelen bir ayet, birlikte Kur’an da yer alırsa, toplumun kafasını karıştırmaz mı? Devletler bile bir kanunu kaldırıp, yenisini getirdiklerinde, asla eskisi ile birl... Devamı

BİZLERİ İŞTE BÖYLE KUR'AN DAN UZAKLAŞTIRIYORLAR.

2015-09-07 13:20:00

    Yazdığım yazıma cevaben bir kardeşimiz, Kur’an ı nasıl anlamamız gerektiği konusunda, bakın neler söylüyor. Verilen cevapların, İslam toplumunda, inancımızı ne derece yanlış yaşadığımız boyutlarını da, açıkça gösteriyor.   ( Tek kaynak Kuran-ı Kerim tabiki, ama bunu sen tek başına anlayıp yaşayabilir misin? Kitabı anlamak için tefsirde lazım fıkıhta şimdi tefsir ve fıkıh ya da ilmihal kitabı Kur an’dan üstün diyebilir miyiz? Risale okuyanlarda Kuran-ı Kerimi daha iyi anlamak için okuyorlar buna emin olun.)   Bu sözleri duyduğumda, Yahudi ve Hıristiyanların inançlarını yaşarken, ruhban sınıfını nasıl yarattıkları geldi aklıma. Aynı sözleri bugün hahamlar ve papazlarda söylüyor ve diyorlar ki, sizler dini tek başına anlayamazsınız, yaşayamazsınız.    Şimdide bu sözler üzerinde birlikte düşünelim. Bir kitap yazmak isteyen bir yazarın, ilk dikkat etmesi gereken konu nedir? YAZDIĞI KİTABIN, HİTAP ETTİĞİ TOPLUMUN SEVİYESİNDE, ANLAŞILIR BİR ŞEKİLDE OLMASI ÇOK ÖNEMLİDİR. Yani hitap ettiği toplum, kitabı okumaya başladığında, alınması gereken her bilgi, aktarılmak istenen her konu, okuyucu tarafından anlaşılabilmelidir. Bu düşünce ışığında sizlere sorsam ve desem ki, Rabbimiz gönderdiği ve sorumlu tuttuğu rehberini, bu koşul ve şartlarda bizlere göndermemiş olabilir mi?   Bir başka deyişle, kitabı anlayabilmek için, yine başka bir kitaba ya da kişilere ihtiyaç olmamalıdır. EĞER OLURSA, ANLATILMAK İSTENEN KONUYA, VERİLMEK İSTENEN BİLGİLERE ANLATANIN, AÇIKLAYANIN DÜŞÜNCE VE FİKİRLERİNİN KARIŞMASI ENGELLENEMEZ.   Bu kural, her yazarın en çok üzerinde durduğu ve kitabın başarısını da etkileyen, önemli bir unsurdur. Çünkü... Devamı

DUALARIMIZDA GEÇEN AMİN SÖZCÜĞÜNÜN ANA KAYNAĞI......

2015-09-07 12:49:00

Bizlerde araştırma ve sorgulama özelliği çok fazla gelişmediği için, din adına anlatılanları ve öğretilenleri de hiç sorgulamadan hayatımıza geçiriyoruz. Onun içinde büyük yanlışları hayatımıza geçirmemiz, kaçınılmaz oluyor.   Bugün, üzerinde belki de hiç düşünmediğimiz ve araştırmadığımız bir konu üzerinde, sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum. Bizler dualarımızın, yada olmasını istediğimiz bir şeyin, Allah dan isteğimizin bir onayı anlamında kullandığımız, AMİN kelimesi üzerinde olacak.   BİLİYOR MUSUNUZ BİLMİYORUM AMA ÂMİN SÖZCÜĞÜ KUR’AN DA  BU ANLAMDA HİÇ GEÇMEZ. Böyle bir örnek de yoktur. Çok ilginç değil mi sizce? Hâlbuki bizler için ana kaynak ve referans Kur’an dır. Onun öğretisi ile özellikle İmanımızı yaşamaya, inancımızı şekillendirmeye özen gösteririz.    Bizler âmin kelimesini, KABUL ET ALLAH IM anlamında kullanırız. Ama bu kelime Kur’an literatüründe bu anlamda hiç geçmediği halde, bizlerin diline nereden girmiştir diye şöyle bir araştırdığınızda, HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ YAHUDİLER KARŞIMIZA ÇIKAR.   Yahudiler, Hıristiyanların ve biz Müslümanların içine kendi inanç ve itikatlarını öyle sokmuşlardır ki, bugün ne Hıristiyanlar nede biz Müslümanlar, Yahudilerin inancımıza soktuğu hurafe ve batılı istesek de inançlarımızdan, atamaz durumuma gelmişiz. Çok ilginçtir, Yahudilerde, Hıristiyanlarda ve biz Müslümanlar da, bu kelime dini konularda çok sık kullanılır.    ÂMİN SÖZCÜĞÜ, KUR’AN DA KULLANDIĞIMIZ ANLAMINDA  GEÇMEDİĞİ HALDE, YAHUDİLERİN BUGÜN ELLE... Devamı

HELAL KESİM ALDATMACASI.

2015-09-07 12:30:00

    ARALİ     Yazılarımı okuyan, yurt dışında yaşayan bir kardeşimiz, bir soru sormuş ve sorusunda, yurt dışındaki yabancı marketlerden, et almaya korktuklarını, helal-haram kesim sözleriyle tedirgin olduklarını söylemiş ve bu konuda dini açıdan aydınlatılmak istediğini belirtmiş.    Gerçekten de İslam toplumu içinde, öyle gruplaşmalar ve çıkar şebekeleri oluştu ki,  toplumu kendi menfaatleri, çıkarları yönünde istedikleri gibi yönetebiliyorlar. Yalnız bu konuda değil, her konuda İslam toplumu içinde, çıkar çeteleri oluştu ve hızla gelişme kat ettiğini söyleyebilirim. ÇÜNKÜ ÖNLERİNDE ENGEL YOK. Kur’an rehber olmaktan çıkıp, beşerin hurafeleri din diye inanıldığı sürece, batılın ardı arkası kesilmeyecektir. Gelelim konumuza. Kur’an HARAMLAR konusunda neler söylüyor, önce ona bakalım.   Nahl 116: Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak «BU HELÂLDİR, ŞU DA HARAMDIR» DEMEYİN, çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş oluyorsunuz. Kuşkusuz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.(Diyanet vakfı meali)   Demek ki Allah ın açıkça haram demediği, hiçbir şeye haram diyemeyiz, LÜTFEN BUNU HİÇ UNUTMAYALIM. Dersek Allah a iftira atmış oluruz. Peki, Allah açıkça neleri haram kılmış, şimdide ona bakalım.   Enam 145:  De ki: Bana vahyolunanda, LEŞ VEYA AKITILMIŞ KAN YAHUT DOMUZ ETİ -ki pisliğin kendisidir- ya da GÜNAH İŞLENEREKALLAH'TAN BAŞKASI ADINA KESİLMİŞ BİR HAYVAN... Devamı

HADİS NAKLEDERKEN LÜTFEN DİKKAT!

2015-09-07 12:17:00

    Yazılarımı okuyanlar bilir, yazdığım yazılarımın bir kısmının konusunu, özellikle bana verilen cevaplar oluşturur. Böylece güncel konuları gündeme getirerek, doğru zannedilen yanlışları konuşup tartışarak, üzerinde düşünülmesine vesile olmaktır amacım. Yine bir yazıma cevap verme nezaketini gösteren kardeşimizin, bana verdiği cevabın bir bölümünü önce yazmak ve daha sonra üzerinde konuşmak istiyorum.   (Vahyin önem ve önceliğini anlatırken hadis-i şeriflere o kadar rijit yaklaşıyorsunuz ki insanlar sizin ifadelerinizden sizi hadis düşmanı sanmaları gayet doğal. Tek bir cümle ile hadisleri top yekûn inkâr etmediğinizi beyan ediyorsunuz. Ama bu yeterince inandırıcı olmuyor. Çünkü tasvip ettiğiniz tek bir tane bile hadis örneğini hiç bir yazınızda göremiyoruz. Tasvip ettiğiniz hadisleri hangi kaynaklardan aldığınız hakkında da en küçük bir bilgi kırıntısına dahi sahip değiliz.    Böyle olunca hangi hadisleri nasıl süzgeçten geçirdiğiniz bilgisine sahip olmadığımızdan sizin tasvip ettiğiniz hadisler hakkındaki kanaatimizde yeterli bilgiye sahip olamamaktayız.   Bu durumda meramınızı anlatacağım diye çırpınıp durmaktasınız. Ama bu çırpınışlarınız dalgalarla boğuşup yerinizde saymanıza bir miligram ilerleyememenize neden olmaktadır. Lütfen tasvip ettiğiniz hadisler hakkında daha ayrıntılı bir izahat.)   Değerli kardeşimiz, benim rivayet hadislere karşı rijit yani çok sert, katı davrandığımı söylüyor. Ben ona sert ve katı tabiri yerine, ÇOK FAZLA TİTİZ DAVRANDIĞIMI SÖYLERSEM, daha doğru bir açıklama yapmış olurum. Peki, neden böyle davranıyorum dersiniz? Elbette Yüce Rabbimiz, benim sorumlu olduğum Kur’an da böyle davranın dediği ... Devamı

RİVAYETLERE GÖRE KUR'AN I ANLAMAYA ÇALIŞIRSAK.

2015-09-07 12:07:00

        İslam ı en doğru bir şekilde anlamak ve yaşamak istiyorsak, en garantili yolu seçmeliyiz. Allah Kur’an ın ipine sarılın, size her türlü örneği, değişik ifadelerle verdik, açıkladık sizleri Kur’an dan hesaba çekeceğim diyorsa, gelin Kur’an ı anlamaya çalışırken, rivayetlerin etkisiyle ayetleri anlamak yerine, yardımı bizzat, imtihanımızda sorumlu olduğumuz, FURKAN ın bizzat kendisinden alalım.   KUR’AN KENDİSİNİ ANLATAN, AÇIKLAYAN, HATTA GÖNÜL GÖZLERİMİZİ AYDINLATAN, EŞİ BENZERİ OLMAYAN NURDUR. Bu nuru doğru anlamak istiyorsak, hakka batıl asla karıştırmamalıyız. Bu uyarıyı yapan, bizzat Kur’an ın kendisidir. Daha açıkçası, bunlarda Allah katındadır diyerek,  Kur’an dışından, önümüze bazı bilgiler sunuyorlarsa, TÜM BU BİLGİLERİ KUR’AN A ARZ EDEREK, MUTLAKA KUR’AN DAN ONAY ALMALIYIZ.    Yok, eğer Rabbin ayetlerini, RİVAYETLER YOLUYLA ANLAMAYA KALKARSAK, asla Kur’an ın nuru, ışığı kalbimizi aydınlatmayacak ve Kur’an ın bizlere vermek istediği, Allah ın gerçeklerini de doğru anlamamız mümkün olmayacaktır. Böyle yapanlarında yolunun, meçhule doğru gideceğini unutmamalıyız.   Sizlere küçük bir örnek vermek istiyorum. Kur’an ın onayını almadan, inancımıza emin olmadığımız rivayetleri de ilave edersek, Allah ın ayetlerini Kur’an dışından bilgilerle anlamaya kalkarsak, bakın bizleri nerelere kadar götürüyor ve nasıl bir çıkmaza sürüklüyor, gelin hep birlikte bu yanlışın getirdiği tehlikeyi anlamaya çalışalım.   Allah Kur’an ayetlerinin indirilmeye başlandığı günün, Ramazanın hangi gecesi olduğunu özellikle söylemeden, bir Ramazan ay... Devamı

HADİSLERİN DOĞRULUĞUNUN KONTROL YÖNTEMİNE BAKAR MISINIZ.

2015-09-07 12:02:00

        Günümüz İslam anlayışında, hadislerin önemi çok büyüktür. Hatta önemini daha iyi anlatabilmek için, bir Diyanet görevlisinin Cuma hutbesinde, hadisler konusunda söylediklerini sizlere nakletmek istiyorum.    “HADİSLER TIPKI KUR’AN AYETLERİ GİBİDİR, NASIL BİR AYETİ KABUL ETMEDİĞİMİZDE, GERÇEK İMAN ETMİŞ OLMUYORSAK, PEYGAMBERİMİZİN HADİSLERİNDEN BİRİSİNİ DAHİ, BEN BUNU KABUL ETMİYORUM DERSEK, GERÇEK İMAN ETMEMİŞ SAYILIRIZ.”   Bu sözleri söyleyen herhangi cemaatin ya da tarikatın elamanı değil, Diyanetin kontrolünde bir vaiz.    Hadis nakli ya da yazımı, peygamberimiz zamanında yasaklanmıştır. Daha sonra peygamberimiz izin vermiştir diyenler, LÜTFEN DÖRT HALİFE DEVRİNDE HADİS NAKLİ VE YAZIMI KONUSUNDA NASIL YASAKLAR GETİRİLEREK, MÜCADELE EDİLDİĞİNİ İYİ ARAŞTIRMALIDIRLAR. Peygamberimizin döneminde yazılmış ve günümüze kadar gelmiş, hiçbir hadis kitabı yoktur. Eğer yazdırmış olsaydı ve Allah koruması altında olsaydı, tıpkı Kur’an gibi bizlere günümüze değişmeden ulaşmaz mıydı?    Hatta dört halife devrinden günümüze toplanıp, kitap halinde ulaşmış da hiçbir hadis kitabı yoktur. Hadislerin toplanmaya başlanması, dinin mezheplere bölünmesi ile başlamıştır. Yani peygamberimizin ölümünden yüzlerce yıl sonra. Lütfen bu gerçeği göz ardı etmeyelim.   İslam ı Kur’an merkezli yaşamayan, hadis rivayetleri ile inançlarını şekillendirenler, Kur’an ın asla onay vermediği, hadislerinde Allah koruması altında olduğunu söylemekte bir kusur görmemişlerdir. Hâlbuki Allah yalnız Kur’an ı koruması altına aldığını, BİZLERİN KUR&rs... Devamı

RİVAYETLER İNANCIMIZI YÖNLENDİRİNCE.

2015-09-07 11:56:00

        Kur’an, akla düşünmeye önem verir. Ayetler üzerinde düşünerek iman etmemizi, asla emin olmadığımız bilgilerin ardına düşmeden, imanımızı yaşamamızı özellikle verdiği örneklerle anlatır ki, yanlışın ardından gitmeyelim. Peki, bizler Rabbin bu öğüdünü ne kadar dinliyoruz?   Allah ın sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum, onun ipine sarılın sözleri, bir kulağımızdan girmiş, diğerinden ne yazık ki çıkmıştır. Rivayetler günümüzde adeta Kur’an ın önüne geçmiş, onunla eş tutulan, dini hükümler haline gelmiştir. Bu bilgilerin doğruluğu üzerinde düşünmek, Kur’an dan onay almak şurada dursun, BİR TANESİNİ BİLE İNKÂR EDERSENİZ, KUR’AN AYETİNİ İNKÂR ETMİŞ GİBİ OLUR, dinden çıkarsınız sözleri, bugün ne yazık ki camilerimizde, cahil insanlar tarafından değil, DİYANETİN BAZI MÜFTÜLERİ TARAFINDAN SÖYLENEBİLMEKTEDİR.   Sizlere Kütüb-i Sitte den birkaç örnek vermek istiyorum. Acaba bu rivayet hadisleri kabul etmek mi insanı günaha sokar, dinden çıkartır, yoksa bunları kabul etmemek mi? Yorumunu sizlere bırakıyorum.   7236 - Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Medine ehlinden bir cariye bile Resülullah aleyhissalatu vesselâm'ın elinden tutardı ve Aleyhissalatu vesselâm elini onun elinden çekmezdi de, CARİYE İHTİYACI İÇİN, O'NU MEDİNE'NİN İSTEDİĞİ SEMTİNE ÇEKER GÖTÜRÜRDÜ. (Resülullah tevazu gösterir, itiraz etmezdi)."   Değerli din kardeşlerim, bu rivayet hadisten siz ne anladınız? Çünkü her türlü anlama gelebilecek bu sözleri, nasıl söyleriz. Cariye hangi ihtiyacı için,... Devamı

ALLAH HIRSIZLIK YAPANIN ELLERİNİ KESİN Mİ DİYOR, YOKSA..........

2015-09-07 11:49:00

    Kur’an bizlere indirilmiş bir yaşam kaynağıdır, rehberdir. Bu kaynaktan doğru istifade etmek isteyen, onun özünde yatan öğretiyi, mantığı ve hayata bakışını, önce anlamak adına çaba harcamalıdır. Bunu yaparken de, yine bizzat Kur’an dan istifade etmelidir. Bunu yapmıyor da, birilerinin etkisinde Kur’an ı anlamaya çalışıyorsak, asla doğru yol üzerinde olduğumuzdan emin olamayız.     Bu yazımda sizlere bir ayet hatırlatmak, DAHA SONRADA BU AYET ÜZERİNDE SİZLERİ ÇOK HASSAS, DİKKATLE HİÇBİR ETKİ ALTINDA KALMADAN, KUR’AN BÜTÜNLÜĞÜNDE, DÜŞÜNMEYE DAVET ETMEK İSTİYORUM. Çünkü bu ayete ve içinde geçen bir kelimeye, öyle anlamlar veriyoruz ki günümüzde, Kur’an ın özüne, öğretisine, Allah ın adalet anlayışına tamamen ters düşüyor. Konu biraz uzun ve detaylı, lütfen sabırla okuyunuz.     Maide 38: Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık bir ceza ve Allah'tan bir ibret olmak üzere ELLERİNİ KESİN. Allah izzet ve hikmet sahibidir.     Aynı ayeti, farklı tercümeden de örnek verelim.     (Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık bir ceza ve ALLAH'TAN BİR DERS OLMAK ÜZERE GÜÇLERİNİ KESİNİZ. Allah, izzet ve hikmet sahibidir.)     Gerçekten Allah bu ayette hırsızlık yapan kadın, erkek bizzat ellerini kesin diyor olabilir mi? YOKSA ELLERİNİ KESİN DERKEN, YARADAN BAŞKA BİR ŞEYDEN BAHSEDİYOR OLMASIN.     Kur’an da geçen bazı deyimler vardır, AYAKLARINI KAYDIRDI, AYAKLARIMIZI YERE SAĞLAM BASTIR, ADALETİ DİMDİK AYAKTA TUTMAK, KÖKÜN&Uu... Devamı