KILDIĞIMIZ NAMAZIN, ÖZÜNE VAKIF OLABİLMEK İSTİYORSAK.

2016-12-30 15:16:00
KILDIĞIMIZ NAMAZIN, ÖZÜNE VAKIF OLABİLMEK İSTİYORSAK. |  görsel 1

Bir kardeşimiz, ben namazda Türkçe ayetleri okuyorum, acaba hata yapıyor muyum diye de aklıma sorular geliyor, siz bu konuda ne dersiniz diye sormuştu. Tabi herkes kendi imtihanından sorumludur, ama bir Müslüman a düşen, din kardeşini yalnız Kur’an ile uyarmak, bilgilendirmekte görevidir.    Allah yolunda, en doğrunun arayışında olan bu kardeşimiz, en azından birilerinin öğretisine uymak yerine, Allah ın emrettiği gibi, Kur’an ın bilgileri doğrultusunda İslam ı yaşamaya çalıştığı anlaşılıyor. Rabbim cümlemizin yardımcısı olsun. Bu kardeşimiz bu konuyu arkadaşlarına, dostlarına açtığında, “Olur mu öyle şey, namazda Türkçe ayet okunur mu, o ayetlerin birçok anlamı var, sen Türkçe okursan, hangi anlamında söyleyeceksin”. Şeklinde ki uyarılarından, elbette kardeşimizin tedirgin olması çok normal. Gelin önce bu konu da ki rivayet bilgilere bakalım,  peygamberimizin bu konudaki düşüncesi nedir, daha sonra Kur’an ayetleri doğrultusunda bu konuyu düşünelim.   SALMAN FARİSİ ARKADAŞLARININ KENDİSİNE BAŞVURMASI ÜZERİNE, FATİHA Yİ FARSÇA YA ÇEVİRİP ONLARA VERMEYİ DÜŞÜNDÜĞÜNÜ PEYGAMBERE ARZ ETMİŞ VE ONDAN ONAY ALDIKTAN SONRA İŞE GİRİŞMİŞTİR. ( Bk. Tacu's-seria; Nihayetu Hasiyeti'l-Hidaye, Kiraat bölümü; Abhülhayy el-leknevi, Hidaye serhi, Dehli,1915 baskisi, sy,86.not:1;MUHAMMED Hamidullah; Kuran-i kerim tarihi, sy;108 )   IMAM-I AZAM EBU HANIFENİN GÖRÜŞÜ: Namaz kılan kişi isterse Arapça özgün metni okur, isterse Farsça çevirisini. Yine İmam ı Azam, Kuran kâğıtlarda Yazılmış ve bizim Okuduğumuz Lafızlar değildir. ESAS KURAN O LAFIZLARIN TAŞIDIĞI MANADIR DEMİŞTİR.      Bizler namazda, Allah ın huzuruna ne için çıkı... Devamı

KILDIĞIMIZ NAMAZIN, ÖZÜNE VAKIF OLABİLMEK İSTİYORSAK.

2016-12-30 15:13:00

Bir kardeşimiz, ben namazda Türkçe ayetleri okuyorum, acaba hata yapıyor muyum diye de aklıma sorular geliyor, siz bu konuda ne dersiniz diye sormuştu. Tabi herkes kendi imtihanından sorumludur, ama bir Müslüman a düşen, din kardeşini yalnız Kur’an ile uyarmak, bilgilendirmekte görevidir.    Allah yolunda, en doğrunun arayışında olan bu kardeşimiz, en azından birilerinin öğretisine uymak yerine, Allah ın emrettiği gibi, Kur’an ın bilgileri doğrultusunda İslam ı yaşamaya çalıştığı anlaşılıyor. Rabbim cümlemizin yardımcısı olsun. Bu kardeşimiz bu konuyu arkadaşlarına, dostlarına açtığında, “Olur mu öyle şey, namazda Türkçe ayet okunur mu, o ayetlerin birçok anlamı var, sen Türkçe okursan, hangi anlamında söyleyeceksin”. Şeklinde ki uyarılarından, elbette kardeşimizin tedirgin olması çok normal. Gelin önce bu konu da ki rivayet bilgilere bakalım,  peygamberimizin bu konudaki düşüncesi nedir, daha sonra Kur’an ayetleri doğrultusunda bu konuyu düşünelim.   SALMAN FARİSİ ARKADAŞLARININ KENDİSİNE BAŞVURMASI ÜZERİNE, FATİHA Yİ FARSÇA YA ÇEVİRİP ONLARA VERMEYİ DÜŞÜNDÜĞÜNÜ PEYGAMBERE ARZ ETMİŞ VE ONDAN ONAY ALDIKTAN SONRA İŞE GİRİŞMİŞTİR. ( Bk. Tacu's-seria; Nihayetu Hasiyeti'l-Hidaye, Kiraat bölümü; Abhülhayy el-leknevi, Hidaye serhi, Dehli,1915 baskisi, sy,86.not:1;MUHAMMED Hamidullah; Kuran-i kerim tarihi, sy;108 )   IMAM-I AZAM EBU HANIFENİN GÖRÜŞÜ: Namaz kılan kişi isterse Arapça özgün metni okur, isterse Farsça çevirisini. Yine İmam ı Azam, Kuran kâğıtlarda Yazılmış ve bizim Okuduğumuz Lafızlar değildir. ESAS KURAN O LAFIZLARIN TAŞIDIĞI MANADIR DEMİŞTİR.      Bizler namazda, Allah ın huzuruna ne için çıkı... Devamı

SAHİH VE KUTSİ HADİS KONUSU ÜZERİNE.

2016-12-27 11:08:00
SAHİH VE KUTSİ HADİS KONUSU ÜZERİNE. |  görsel 1

İslam toplumunda, özellikle FIKIH inancının kabul ettirdiği, çok kullanılan bir kelime vardır SAHİH.Bu sözün anlamı, KUSURSUZ, GÜVENİLİR, HİLESİ OLMAYAN, ŞÜPHESİZ DOĞRU ANLAMINDADIR. Sahih kelimesi Peygamberimizin sözleri yani rivayet edilen hadislerinin özellikle bir kısmı için kullanılır. Yani tasnif edilen bu hadisler, tıpkı Kur’an gibi şüphe götürmeyecek kadar doğru ve güvenilir olarak kabul edilir. Sizce Kur’an ile doğruluğundan emin olamayacağımız bir sözü, bilgiyi aynı güvenilirlikte, doğrulukta tutabilir miyiz?    Ne yazık ki bu sözleri, bilgileri aynı değerde tuttuğumuz içindir ki, Kur’an dan saptık ve yetmedi Kur’an a şirk koştuk. Ama bunun farkında bile değiliz. KUR’AN İLE AYNI GÜVENİLİRLİKTE, KUSURSUZ HİÇBİR BİLGİ, SÖZ YOKTUR İSLAM İNANCINDA. Allah hadi bir benzerini getirsinler bakalım derken, sizce nelerden bahsediyordu? Elbette Kur’an ın dışında, atalarının inançlarını, rivayet ve sanı bilgileri din diye yaşayanlara, Allah ın bir uyarısıydı bu sözler.  Allah Enam suresi 19. ayetinde, “BU KUR’AN BANA, ONUNLA SİZİ VE ERİŞTİĞİ HERKESİ UYARAYIM DİYE VAHYOLUNDU.” diyorsa, sizce Kur’an ın dışından, manası Allah a ait hadis, söz olabilir mi?    Sahih şüphe duyulmayacak kadar doğru anlamındadır ki, BU KELİMEYİ KUR’AN IN DIŞINDA, HİÇBİR SÖZ VE BİLGİ İÇİN KULLANAMAYIZ.Çünkü yanılmayan yalnız Allah dır. Beşer her zaman şaşabilir. Onun içinde peygamberimiz sağlığında, kendi sözlerinin, yanlış aktarılma riski olduğundan, din adına naklini yasaklamış, kullanılmaması için kayda aldırmamış ve yalnız bir birinize Kur’an ı nakledin, anlatın demiştir.    Sahih Hadis inancı sayesinde, İslam inancına hurafe ve batı... Devamı

TAYLAND İZLENİMLERİM......

2016-12-20 16:11:00

ARALİK   Geçen hafta Tayland a, ailem ile birlikte bir gezi yaptık. Uzak doğuyu, kültürlerini, inançlarını merak ettiğim için, yerinde görmek istedim, Allah çok şükür nasip etti. Yaşam biçimlerini, inançlarını kitap üzerinde biliyordum belki, ama bizzat yaşamlarına şahit olmak, bilmediğim bilgileri de almak, kafamdaki bazı sorulara açıklık getirdi diyebilirim.   Ülkenin büyük çoğunluğu Budist. Çok az Müslüman var ama Budistlerin Müslümanlara karşı hiçbir kötü tavrını görmedim, zaten bir sorun yaşamadıklarını rehberimiz söyledi. Verdiği bir bilgi ise beni düşündürmedi değil. Budistler yanlarında Müslüman çalıştırıyorlarmış, ama Müslümanlar yanlarında Budist çalıştırmak istemiyorlarmış. Buda üzerinde durulması ve düşünülmesi gereken bir konu.   Budizm bir din midir, değil midir bunun tartışmasını aslında yapmak doğru değil.ÇÜNKÜ DİN OLABİLMESİ İÇİN, ALLAH KATINDAN GELEN KANUNLARA İNANIYOR OLMAK GEREKİR. BUDİZM İNANCINDA ALLAH, YARATICI, TANRI KAVRAMI YOK. Yani bu dünyanın ve insanların bir yaratıcı tarafından yaratıldığına inanmıyorlar. Onun içinde Budizm e din demek hata olur. BELKİ BİR FELSEFE ya da kişinin kendisini meditasyonla belli bir düzeye eriştirmesi yöntemi, yolu diyebiliriz ama din olduğunu asla söylemeyiz. Bakın Buda öğretisi ölüm ve ötesi konusunda neler söylüyor.   (Shakyamuni Buda (Tarihsel Buda), “Ölümden sonra hayat var mı?” gibi bazı aşkın sorulara yanıt vermeyi reddediyor ve bu tür soruların hayatın içinde ihtiyacımız olan acıdan kurtuluşu saǧlayamayacaǧını belirtiyordu. Ve şöyle diyordu: “SİZE ŐǦRET... Devamı

AHZAB SURESİ 36. ALLAH VE RESULÜ BİR İŞ HAKKINDA........

2016-12-10 09:54:00

ARALİK     AHZAB SURESİ 36. AYET. ALLAH VE RESULÜ, BİR İŞ HAKKINDA HÜKÜM VERDİKLERİ ZAMAN.... Bizler Kur’an ayetlerini kendi nefsimizde saptırarak, inançlarımıza öyle alet ediyoruz ki, neredeyse Kur’an ın tamamına ters düşebiliyor. Bununda bizler için, sanki hiçbir önemi yokmuş gibi davranabiliyoruz. Böylece rivayet ve ataların batıl inancını, Kur’an ın önüne almış oluyoruz.   Konuyla ilgili bir örnek vermek istiyorum. Allah Haşr suresi 7. ayetinde,” PEYGAMBER SİZE NE VERİRSE ONU ALIN, SİZİ NEDEN MENEDERSE ONDAN GERİ DURUN” diye bizleri uyarır. Allah ın ayette ne anlattığına hiç bakmadan, bu sözleri ne maksatla söylediğini anlamadan, bu cümleyi batıl inançlarımıza kanıt gösterip, bakın Allah ın resulü size ne verdiyse, ne söylediyse kabul edin, çünkü Allah ın elçisinin de tıpkı Allah gibi dine hüküm koyma yetkisi vardır, bu ayette bunun kanıtıdır diyerek, ayeti asıl amacından saptırılabilmektedir.    Hâlbuki ayetin tamamına ve önceki ayetlere baktığımızda, savaşta kazanılan ganimetlerin dağıtılması konusunu anlatıyor. Savaşa girmediği halde, ganimetten pay almak isteyen bazı kişileri Allah uyarıyor ve resulüm size neyi verdiyse onu alın, hak etmediğiniz bir şeyi ondan istemeyin diyor. Ama bizlerin uslanmaz nefisleri, batıl inançlarımızı aklamak adına, Allah ın ayetlerinin işte böyle üstünü örtmekten çekinmiyoruz. Allah bizleri ıslah etsin.   Aynı mantıkla, ayetlerden batıl inançlarına kanıt arayanlar, delil göstermeye çalışanlar, HÂŞÂ peygamberimizi dinde Allah ın ortağı yapma çabasıyla, Ahzab suresi 36. ayetinin de anlamını saptırmak dan çekinmemişlerdir. Bu &ccedi... Devamı

ÖĞRETMENİ KUR'AN OLANI, HİÇ KİMSE ALDATAMAZ.

2016-12-09 12:57:00

ARALİK   Her mesleğin bir öğretmeni ve bir eğiticisi vardır. Eğitim almadan, pratik yapmadan asla o mesleği öğrenemezsiniz. Peki dini öğrenme konusu da aynımıdır sizce. Dini mutlaka birilerinden mi öğrenmeliyiz, onunda hocası, eğitmeni beşeri bir insan var mıdır? Bu örnek çok verilir ve denir ki, nasıl her işin bir ehli varda ondan öğreniyorsak, dinide ehlinden, bir bilenden öğrenmeliyiz.    Allah Kur’an ayetlerini kast ederek, HADİ BİR BENZERİNİ GETİRİN BAKALIMdiye bizleri uyarır.  Bu uyarı ile Allah, bizlere rehber olsun diye indirdiği Kur’an ayetlerinin, eşi benzeri olmadığını, hiçbir beşerin bir benzerini getiremeyeceğini anlatır bizlere. Daha da ilginci, Kur’an ı anlamak adına çaba harcayanın, GÖNÜL GÖZÜNÜ AÇARIM DER BİR AYETİNDE.   Bu uyarıyı, ikazı alan bizler, acaba Kur’an ın muhkem ayetlerini anlayabilmemiz için bir bilene, veliye, hocaya mutlaka muhtaç olduğumuzu söylersek, büyük yanlış yapmış olmaz mıyız? Allah eşi benzeri olmayan bir NUR, yol gösterici rehber indiriyor bizlere, ama bu nurun, rehberin MUHKEM ayetlerini, yani sorumlu olduğumuz ayetleri anlayabilmemiz içinde bizler, bir beşere mutlaka muhtaç olduğumuzu söylüyoruz, öylemi dostlar?    HÂŞÂ RABBİMİZ BİZLERİN ANLAYACAĞI ŞEKİLDE AYETLERİ GÖNDERMEDİ, AMA BAZI KİŞİLER BU AYETLERİ ANLAŞILACAK HALA DÖNÜŞTÜRDÜ ÖYLE Mİ?  Ne dediğimizin farkında mıyız?   Bunları söylemek ve düşünmek, Allah a ve Kur’an a yapılacak en büyük saygısızlıktır. Eşi benzeri olmayan, beşeri hiçbir kitaba benzemeyen, Allah katından inen bir nur ile nasıl olurda beşeri kitapları, bilgileri, mesleklerini, bir tutarız ve onla... Devamı

ALLAH IN SÜNNETİ İLE ELÇİSİNİN SÜNNETİ FARKLI MIDIR?

2016-12-08 10:27:00

  İslam inancında çok bahsedilen ve hatta örnek almamız gerektiği konusunda, birçok hadislerin olduğu bir konu vardır. Peygamberimizin sünneti. Önce sünnet kelime olarak ne anlama geliyor onu doğru anlayalım ki, doğru bilgilere ulaşabilelim. Daha sonrada üzerinde düşünebilelim.   Sünnet kelime anlamı olarak, YOL, GİDİŞ, PRENSİP, KANUN DEMEKTİR. İslam toplumları arasında bu kelime, Peygamberimizin örnek davranışlarına verilen isim olduğu gibi, bir başka tarifte de şöyle anlatılır.    “Hazreti Muhammet’in Müslümanlarca uyulması gerekli sayılan davranışlarıyla, şu ya da bu konuda söylemiş olduğu sözlerin tümü, Hazreti Muhammet’in koyduğu kurallar ve Müslümanlara gösterdiği yol.”   İslam inancında sünnet konusuna verilen anlamlar, genel olarak bu sözlerle ifade edilir. Peki, Kur’an sünnet sözcüğüyle bizlere ne anlatıyor ve bu kelimeden bizler ne anlamalıyız. Bunu doğru anlamak için ayetlere bakalım.    Fetih 23: Allah'ın öteden beri gelen kanunu/sünneti budur. ALLAH'IN KANUNUNDA/SÜNNETİNDE ASLA BİR DEĞİŞİKLİK BULAMAZSIN.( Elmalı meali)   İsra 77: Bu, senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlerimiz hakkındaki SÜNNETİMİZDİR. Bizim SÜNNETİMİZDE herhangi bir değişme göremezsin.  (Elmalı meali)   Nisa 26: Allah, size (hükümlerini) açıklamak, size, sizden öncekilerin YOLLARINI göstermek ve tövbelerinizi kabul etmek istiyor. Allah, hakkıyla bilendir, HÜKÜM VE HİKMET SAHİBİDİR. (Diyanet meali)   Bu ve buna benzer birçok ayete baktığımızda, Kur’an ı... Devamı

İSLAM TOPLUMUNDA, TEFSİR KİTAPLARI GERÇEĞİ.

2016-12-04 11:07:00

ARALİK   Bugünkü yazımın konusu, İslam toplumlarında çok önemsenen ve Kur’an ı açıklayan, anlatan hatta anlamı kapalı olan sözleri, ayetleri anlaşılır hale getirdiğini iddia ettikleri TEFSİR kitapları üzerine olacak. Bu konularda birçok yazı yazdım, konunun öneminden dolayı, tekrar gündeme getirmek istiyorum. Kur’an tefsirlerini yazanlara da Müfessir deniyor. Peki, Müfessir ne anlama geliyor. “Anlaşılması zor veya kısa bir metni ya da meseleyi açıklayıp, manasını anla¬şılır hâle getiren, tefsir eden.” Anlamına geliyor. Şimdide tefsir kelimesinin ne anlama geldiğine bakalım.   “ Kuran'ın surelerini açıklayarak, GÖRÜŞLER İLERİ SÜRME ve bunları yazma, YORUMLAMA. Kuran'ın surelerini AÇIKLAYANyapıt.”   “Tefsir, kelimesi KAPALI OLAN BİR SÖZÜ AÇIKLAMAK, ANLAŞILIR HALE GETİRMEK demektir.”   Kur’an tefsirinin ne anlama geldiği, bu sözlerle anlatılıyor. SİZCE KUR’AN IN MUHKEM AYETLERİ, ANLAŞILMASI İÇİN, BEŞERİ BİR AÇIKLAMAYA/TEFSİRE MUHTAÇ MIDIR? Önce bu soruya, nefsimizde doğru cevabı bulmalıyız. Değerli din kardeşlerim, sizlere sormak isterim, Allah elçisi kanalıyla gönderdiği Kur’an ı, bizlerin anlayacağı şekliyle göndermedi de, peygamberimizin bile sağlığında cesaret edip yapmadığını, yani Kur’an ın tefsirini yazmaya kalkmadığını, birilerinin mi aklına geldi de, yazma cesaretini gösterdi? Neden sormuyoruz bu soruyu, madem Kur’an da anlaşılmayan, anlamı kapalı ayetler var, peygamberimiz neden sağlığında onları açık hale dönüştürmedi ve bu şekliyle kayda aldırmadı? Allah neden hepimizin anlayabileceği şekliyle ayetlerini göndermesin? B... Devamı

ARAF SURESİ 179. AYETİN UYARILARINI, GÖZ ARDI ETMEYELİM.

2016-12-03 10:15:00

ARALİK ARAF SURESİ 179. AYETİN UYARILARINI GÖZ ARDI ETMEYELİM, YOKSA ÇOK PİŞMAN OLURUZ. Bizler Kur’an ı rehber alarak, İslam ı yaşamadığımız için, Allah ın O nurlu kitabının ışığından, gereği gibi faydalanamıyoruz. Kur’an da geçen ve bizleri aslında çok düşünmeye yönlendiren bir ayeti, sizlere hatırlatmak istiyorum bu yazımda. Bakın Allah öyle kullarından bahsediyor ki, bunlar için cehennemi hazırladım diyor.   Araf 179: Andolsun biz, cinler ve insanlardan, KALPLERİ OLUP DA BUNLARLA ANLAMAYAN, GÖZLERİ OLUP DA BUNLARLA GÖRMEYEN, KULAKLARI OLUP DA BUNLARLA İŞİTMEYEN BİRÇOKLARINI CEHENNEM İÇİN VAR ETTİK. İŞTE BUNLAR HAYVANLAR GİBİ, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir. ( Diyanet meali)   Yaradan verdiği örneklerle, bizlerin aklımızı başımıza almamızı ve düşünerek, batıla değil yalnız Kur’an ın ipine sarılarak İslam ı yaşamamızı özellikle istiyor. Böyle yapmayanlar içinde cehennemi hazırladık diyor.   Allah ayetinde çok önemli duyu, hissetme ve görme organlarımızdan bahsederek bakın ne diyor. Kalpleri olduğu halde, kalbinin hassasiyetini, özelliğini kullanmayanlardan bahsediyor. Demek ki insanın kalbi, bazı gerçekleri fark edebiliyor.  Gözleri olup da, görme duyusunu kullanmayıp, apaçık gördükleri halde, nefsinin esiri olup, kör olanlardan bahsediyor. Yine bir insanın en önemli duyu organlarından olan kulakları olup da, bunlarla apaçık Kur’an gerçeklerini duydukları halde, duymazlık tan gelenlerden, gerçeklerin üstünü örtenlerden bahsederek, işte biz verdiğimiz bu özellikleri kullanmayan kullarımız için, cehennemi hazırladık diyor.    Allah ın ... Devamı

KADER KONUSU VE ALLAH IN TAKDİRİ.

2016-12-02 10:46:00

ARALİK       Bizler kader konusunu, öyle yanlış anlıyoruz ve topluma anlatıyoruz ki, adeta bu anlayışımızla Allah a saygısızlık yapıyor ve Allah ın adaletini zerre kadar anlayamıyoruz. Kur’an da geçen Kader kelimesi Allah ın TAKDİRİ, ÖLÇÜSÜ ANLAMINDADIR. Kur’an kader kelimesini, dünyanın, tabiatın ve canlıların yaratılması ve onun eşsiz yapısını anlatırken de kullanır. Örneğin Rad suresi 8. ayetinde, ONUN KATINDA HER ŞEY ÖLÇÜ İLEDİR diyerek, bu âlemin şaşmaz bir ölçüyle, düzenle, dengede yaratıldığını anlatır bizlere. Yani Allah ın yarattığı kaderde, düzende asla bozulma, düzensizlik, kargaşa yoktur. KARGAŞANIN, BOZGUNCULUĞUN OLDUĞU HER YERDE, İNSANLARIN USLANMAZ NEFİSLERİNİN AZGINLIĞI VARDIR.    Allah bizleri yaratırken nasıl bir takdir, yani kader ölçüsü kullanmış, onu anlamaya çalışalım Kur’an dan. Önce Allah ın bizler için takdiri, yani kaderimizde adaletsizliğin olamayacağını unutmamalıyız. Kader konusunun, çok hassas bir konu olduğunu söylemek isterim.  Bazen bir yere gelip, oradan öteye gidemeye biliyor insan. Çünkü bunun nedeni, sebep sonuç ilişkisini kuramadığımızdan, bu konunun da detayına Kur’an, çok fazla girmediğinden diyebiliriz. Allah anlayabileceğimiz kadarını bizlere bildirmiştir. Yaradan bu dünyada sizleri, imtihan ediyorum der bizlere.  Bu imtihanın sonucunda da, yaptıklarımızın karşılığı olarak, bakın neler yaptığı bilgisini veriyor.   Nisa 79: Sana gelen iyilik Allah'tandır. BAŞINA GELEN KÖTÜLÜK İSE NEFSİNDENDİR. Seni insanlara elçi gönderdik; şahit olarak da Allah yeter. (Diyanet vakfı meali)   Bu ayetten de anlıyoruz ki, yaş... Devamı

PEYGAMBERİN ÖNÜNDEN VE ARDINDAN GÖZETLEYİCİLER GÖNDERİRİZ.

2016-11-30 23:03:00

KASİM     PEYGAMBERİN ÖNÜNDEN VE ARDINDAN GÖZETLEYİCİLER GÖNDERİRİZ. Cin Suresi 26-27-28. Ayetler. Bizler eğer Kur’an ı rehber almış ve Allah ın uyarılarının bilincinde olsaydık, bugün yaptığımız çok büyük yanlışları asla yapmazdık. Onun için bizlere düşen en önemli görev, Kur’an a sarılıp, onun ışığıyla aydınlanmak olmalıdır. Size bu yazımda öyle bir ayet hatırlatmak istiyorum ki, bugün yaptığımız çok önemli yanlışlarımıza ışık tutuyor. Ayeti önce yazalım.   Cin suresi 26–27–28: Allah bütün gaybı bilir. Sırlarını kimseye açıklamaz. Ancak hoşnut olduğu peygamber hariçtir. ÇÜNKÜ O, PEYGAMBERİNİN ÖNÜNDEN VE ARDINDAN GÖZETLEYİCİLER GÖNDERİR Kİ, RABLERİNİN EMİRLERİNİ TEBLİĞ ETTİKLERİNİ BİLSİN. Allah onları çepeçevre kuşatmıştır ve her şeyi bir bir saymıştır. (Bayraktar Bayraklı meali)   Aslında ayette ilk dikkatimizi çeken, gaybı yalnız Allah ın kendisinin bildiği, herkese açıklamadığı ama yalnız istediği elçilerine açıkladığını bildiriyor. Peki, açıkladığı elçileri, bu bilgileri kendisine mi saklıyor? Burası çok önemli. Eğer Allah ın elçisi, verilen bilgiyi saklamış olsaydı, bizlere hiçbir faydası olmazdı.    Ayetin devamında ise bu sorumuza da cevap veriyor ve diyor ki Yaradan. Gaybın sırlarını bildirdiğimiz elçimizi izleriz, takip ederiz. Önünden ve arkasından gözetleyici melekler göndeririz ki, Allah ın verdiği bilgileri, topluma tam ve doğru bir şekilde tebliğ edip edilmediği bilinsin. Bu bilgi çok önemli. Buradan da anlıyoruz ki, Allah ın elçisine bildirdiği her şey, kontrol altında ve izleniyor tebliğ ediliyor tabi kayda alınıyor. ... Devamı

SİZ KENDİNİZİ UNUTARAK, DİĞER İNSANLARA ERDEMLİ OLMAYI MI ÖĞÜTLÜ

2016-11-29 11:44:00

  SİZ KENDİNİZİ UNUTARAK, DİĞER İNSANLARA ERDEMLİ OLMAYI MI ÖĞÜTLÜYORSUNUZ. (Bakara 44. Ayet)     Yazılarımı facebook ta takip eden okuruma bir kişi, aşağıdaki mesajı göndermiş. Allah razı olsun oda bana iletti. Ben tenkitlere açığım, hatta önem veririm, doğru ya da yanlış tenkitlerin, düşünceleri doğru yönde daha da olgunlaştırdığına inanırım. Onun içinde ciddiye alırım. Bakın bu kardeşimiz neler söylemiş benim için.  Hiç değişiklik yapmadan yayınlıyorum.    (E….. hanım haluk beyi sakın dinlemeyin. hadisi kutsiyi inkar eden bir insan. lalegül tv deki hocaları deneyin ehli sünnet vel cemaat yolundan giden hocaları orada bulursunuz.haluk bey dinde mantık arıyor halbuki aklımızın her şeyi anlamadığını hepimiz biliyoruz.örnek, allahü tealayı göremiyoruz o zaman inanmayalımmı.vs bunun gibi çoğaltabiliriz.lütfen ehli sünnet dışı hoca geçine insanlara itibar etmeyin.cübbeli ahmet hoca.mustafa özşimşekler hoca. Mehmet talu hoca.abdulmetin balkanlıoğlu hoca. Ali ulvi uzunlar hocalardan şaşmayın. Saygılar )   Bu mesajı okuyunca, söylediklerinin bana iftira değil, benim düşünce ve fikirlerimi yansıttığını, açıkça söylemeliyim. Söylemediğim bir şeyi bana isnat etmemişler, kendisine teşekkür ederim. Gelelim söylenen sözlere. Acaba benim söylediklerime mi Kur’an onay veriyor, yoksa bu din kardeşimizin söylediklerine mi, isterseniz Kur’an ı delil/hakem göstererek, onun onayını alarak araştıralım. Gerçi bu kardeşlerimiz, İnancımızı yaşamak için Kur’an yeterli değildir düşüncesine inanıyorsa, Kur’an ı kanıt/hakem olarak da kabul etmelerini beklemek yanlış olacaktır. Allah Enam suresi 114. ayetinde, bakın neyi hakem yapmamızı istiyor.&r... Devamı

KUR'AN DA UNUTTUĞUMUZ DİN.

2016-11-28 15:11:00

KASİM       Kur’an da çok dikkatimi çeken, düşündürücü bir ayet vardır. Allah bizleri uyarmak ve ibret almamız için, mahşer günü peygamberimizin, şahit olarak çağrıldığında söyleyeceği acı gerçeği, bugünden bizlere Allah hatırlatarak, bizlere adeta, BATAN GEMİDEN NASIL KURTULURUZ, ONUN REÇESİNİ VERİYOR. Peygamberimiz, ÜMMETİM KUR’ANI TERK ETTİ diyecek mahşer günü. Beni düşündüren ise, peygamberimiz bu ayeti ümmetine tebliğ ederken, nasıl bir duygu içindeydi acaba. Tebliğ ettiği Kur’an ı, ümmetinin terk edeceğini bilmesi, sanırım Allah ın elçisini derinden üzmüştür. Peki, bizler bu uyarıdan ne kadar ders aldık?   Makalemin başlığı, KUR’AN DA UNUTTUĞUMUZ DİN. Ne dersiniz, bizler İslam ı Allah ın bizleri sorumlu tutacağına hükmettiği, Kur’an a göre yaşıyor muyuz? Yoksa İslam ın adımı kaldı yalnız? Yaşanan İslam a düşünerek bakan, izleyen, gözlemleyen ve bir kez Kur’an ı anlayarak okuyan bir Müslüman, Kur’an ın terk edildiğini, Allah ın dini İslam ın KUR’AN A HAPSEDİLDİĞİNİ, ÇOK NET BİR ŞEKİLDE ANLAR.   Kur’an Allah ın kullarına tebliğidir. Bu tebliğe, hiçbir beşerin ilave yapamayacağını öğrendiğimiz andan itibaren, kişi olarak Kur’an ı özgür bırakmış ve gereken makama oturtmuş oluruz. Bunun tersini yapan, yani Kur’an ı İslam ı yaşamak adına yeterli görmeyen, dinde Allah ın şeriatına, beşeri şeriatlar ilave ederek İslam ı yaşayanlar, elleriyle Kur’an ı kilitlemiş ve Allah ın dinini Kur’an a hapsetmiş demektir.    Günümüzde, her Müslüman Kur’an a müracaat etmelidir dediğimizde,... Devamı

İSLAM I YAŞAMAK ADINA, KUR'AN IN BİZLERE YETECEĞİNİ SÖYLEYEN ALL

2016-11-26 11:48:00

KASİM       İSLAM I YAŞAMAK ADINA, KUR'AN IN BİZLERE YETECEĞİNİ SÖYLEYEN ALLAH DIR.     Geçen gün bir televizyonda, çok dikkatimi çeken bir konu vardı. Konuşmacı yalnız Kur’an ile İslam ın, dinin yaşanamayacağını söyleyerek örnekler veriyordu. Söylenenleri duydukça üzüntüm arttı ve içinde bulunduğumuz İslam toplumunun, nasıl Kur’an dan uzaklaştırıldığına bir kez daha şahit oldum. Konuyu anlatan, “BAZI KİŞİLERİN BEN YALNIZ KUR’AN IN EMRETTİKLERİNE, BAHSETTİKLERİNE UYARIM DEDİKLERİNİ DUYUYORUZ, BU DÜŞÜNCE VE İNANÇ ALLAH KORUSUN BİZİ DİNDEN ÇIKARTIR” diyerek anlatmaya, örnekler vermeye devam ediyordu. Ne yazık ki günümüzde Kur’an, iman adına yeterli görülmeyen bir rehber olarak kabul ediliyor. Hâlbuki Allah a göre, Kur’an ın sınırlarını aşan dinden çıkmış sayılır diyor. YANİ ALLAH, KUR’AN SİZLERE YETER DİYOR. Hatta bir ayetinde, sizlere indirmiş olduğumuz kitap yemiyor mu diye uyararak, Kur’an ın bizlere yeteceğini özellikle bildirmiştir.   Düşünebiliyor musunuz, Kur’an Allah katından bizlere rehber, yol gösterici bir ışık olarak geliyor ama bizlerin anlayabileceği şekilde değil, daha kötüsü her bilgi Kur’an da yok deniyor. Bu açıklamayı, Kur’an da olmayanları, detayı da bizler beşerin yazdığı fıkıh kitaplarından öğreniyoruz. Öyle mi dostlar. Buna mı inanıyoruz? Sizce bu normal mi, yoksa bizlerde bir sorun mu var?   Önce bu konuda, Allah ın uyarılarını hatırlatmak isterim. YALNIZ KUR’AN A İMAN ETMEMİZ GEREKTİĞİNİ EMREDEN, KUR’AN IN BİZZAT KENDİSİDİR. Yalnız Kur’an ın ipine sarılın, sakın emin olmadığınız bilginin ardına... Devamı

KUR'AN IN ÖRTÜNME, GİYİM KONUSUNDAKİ UYARILARI.

2016-11-25 11:29:00

KASİM       Kur’an kadının ya da erkeğin, nasıl bir giysi, kıyafet giyeceği konusunda bir kıyafet tarifi yapmamıştır. Bunun nedeni Kur’an ın evrensel oluşundandır. Ayrıca Kur’an her toplumun geleneklerine, mevsimsel farklılıklarına uygun bir şekilde genel hitaplarda bulunmuş ve asla giyim kuşam konusunda bir kıyafeti tarif etmemiştir.   Kıyafet tarifi yoktur ama kadın ya da erkeğin giyimleri konusunda, dikkat etmeleri gereken noktaların uyarısını da elbette Kur’an yapar. Gerisi kişinin TAKVASINA VE İMTİHANINA KALMIŞTIR.   Araf 26: Ey Âdemoğulları! SİZE AYIP YERLERİNİZİ ÖRTECEK GİYSİ, süslenecek elbise yarattık. Takvâ elbisesi... İşte o daha hayırlıdır. Bunlar Allah'ın ayetlerindendir. Belki düşünüp öğüt alırlar (diye onları indirdi). (Diyanet vakfı meali)   İşte Kur’an böyle nokta atışları ile uyarılarını açıkça yapar ve hayata geçirilme konusunu da, toplumun hem geleneklerine, hem de çağın gereklerine bırakır. Yani sınırlama yaparak, sorumluluk altına sokmaz Rabbimiz kullarını. Yani Allah ın, yemin olsun ki bu kitabı sizler için kolaylaştırdık hükmüne, uygun emirler verir.     Peki, ayette nasıl bir uyarı var. Kadın ya da erkek ayırmadan, bizlerin cinsel bölgelerimizi örtmemizi özellikle emrediyor. Dikkat ederseniz bunun detayına özellikle girmiyor. Bununda elbette bir hikmeti ve bizler için bir güzelliği var ama bunun ne yazık ki farkında değiliz. Sanki Rabbimiz hâşâ detaya girmeyi unutmuş gibi, bizler kendi nefsimizden erkekler ve kadınlar olarak, inanılmaz farklı sınırlar çiziyoruz, detaylar belirliyoruz. Ayetin devamında ise süslenecek kıyafetlerden bahsediliyor. Demek ki güzel, süslü kıyafetler giyi... Devamı