kuranyolu 0 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

KUR AN DAN AYETLER.

BAŞÖRTÜSÜ VE KUR AN.

ANA DİLDE İBADET.

İMAM I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM.

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI.

KUR AN DA ZEKAT VE MİRAS KONUSU.

MEZHEP, HADİSLER VE BATIL KONULAR.

NAMAZ, ORUÇ VE HAC KONULARI.

KATILIM BANKACILIĞI TUZAĞI.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÇOK EŞLİLİK VE KABİR AZABI.

KUR AN DA MİRAÇ VE KADER KONUSU

RİSALE İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT!

ATATÜRK VE İSLAM ANLAYIŞI.

MEHDİ VE MESİH KONUSU

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (444)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (0)

EHLİ KİTAP ARASINDAKİ ÇEKİŞMELERE, ALLAH IN CEVABI.

2015-09-04 10:27:00

     İnsanoğlu tarih boyunca, Allah ın indirdiği kitaplar ile yetinmeyip, adeta kendilerince bir din yaratıp, Allah ın halis, katıksız, saf inancını, nefislerinin etkisi, şeytanın ve şeytanlaşmış beşerin vesvesesiyle, her zaman saptırmışlardır. İnsanın yapısı gereği tartışmaya meyilli oluşu, imtihanda olduklarının unutulması, daima üzücü sonlar hazırlamıştır kendilerine.   Günümüz İslam anlayışını, şöyle bir hatırlayalım. Bizler Müslüman olmayan diğer kitap ehli tüm insanların, hiç ayrım yapmadan cennete giremeyeceğini, hepsinin cehennem ehli olduğunu söyleriz. Peki, bu hükme, kanıya nereden varırız? Kur’an dan dersek bu mümkün değil. Çünkü Rabbimiz böyle bir hüküm vermediği gibi, çok daha farklı açıklamalar yapar. Daha açıkçası Allah, nasıl bir kul olmamızın çok özel şartlarını koyar Kur’an da.    Bizlerde ne yazık ki Kur’an ile yetinmediğimiz için, Müslüman olmayan herkese, geçmişte yapılan yanlışın aynısını yapıyor ve Rabbin hükmünde ve yetkisinde olan bir değeri, mükâfatı ya da cezayı bizler verip, bizden değilsen cehennemliksin yaftasını yapıştırıyoruz. Sanki Müslüman olup ta, cehenneme gidecek yokmuş gibi, kendi kendimizi temize çıkarıp, asla cehennem azabı görmeyeceğimizi de, söyleme cesaretini gösteriyoruz.   Gelin isterseniz Kur’a na bakalım, acaba günümüzde söylenen, diğer kitap ehli olup ta, Müslüman olmayanlar, gerçekten hiç sorgusuz ve sualsiz ayrım yapılmadan, hepsi cehenneme mi gidecek diyor Allah? Bu konuda yorum yapmak yerine, bizleri yaratan Allah ın sözlerini anlamaya çalışmak, sizce de en akıllıca olanı değil mi?   Bakara 62: Şüphesiz iman edenler; yani Y... Devamı

RABBİNDEN SANA VAHYEDİLENE UY.

2015-09-04 10:20:00

    Değerli din kardeşlerim. Vakit geçiyor, emaneti teslim edeceğimiz o an, belki de çok yakın. Gelin hurafeden, batıldan uzak, elimizde Kur’an ı anlamaya çalışalım ki, kurtuluşa erebilelim. Allah elçisine bakın ne diyor.   Tur 48: Artık, RABBİNİN HÜKMÜNE SABRET; çünkü gerçekten sen, gözlerimizin önündesin. Ve her kalkışında Rabbini hamd ile tesbih et.   Ahzap 2: RABBİNDEN SANA VAHYEDİLENE UY! Allah, yapmakta olduklarınızdan en iyi biçimde haberdardır.   Bu iki ayette Allah, sana sorulan konularda hüküm konusunda sabret diyor. Diğerinde ise, Rabbinden sana gönderilene uy diyerek, elçisinin görev tanımını açıkça yapıyor. Bu konuda da Kur’an da birçok örnekler vardır. Zıhar konusunu düşünün lütfen. Bir kadının peygamberimize gelip, eşinden dolayı yakınmasına karşı peygamberimiz, o devrin geleneği olan boşanma nedeni ZIHAR konusunda, peygamberimiz bir çözüm getiremiyor, ama Allah sizi işittim diyerek, bu konudaki ayetini hemen indiriyor. Aşağıdaki ayet de, yukarıdaki ayetlerin onayı değil mi sizce.   Kefh 26: De ki: 'Ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybı O'nundur. O, ne güzel görmekte ve ne güzel işitmektedir. O'nun dışında onların bir velisi yoktur. KENDİ HÜKMÜNDE HİÇ KİMSEYİ ORTAK KILMAZ.   Dikkat ederseniz, Allah kendi hükmüne kimseyi ortak etmez diyor. Tüm bu ayetlerden sonra, Allah ın vermediği hükümleri de, peygamberimiz vermiştir, onun hüküm verme yetkisi vardır diyebiliyoruz. Bunu söylersek bu ve buna benzer yüzlerce ayete iman etmemiş oluruz. Bunu unutmayalım. Bakın bizlerin nereye iman etmemiz gerektiği söyleniyor Kur’an.   Bakara 4: Yine onl... Devamı

ÖLÜM BİR SON DEĞİL, SONSUZLUĞUN BAŞLANGICIDIR.

2015-09-03 20:22:00

           Bizler ölüm aklımıza geldiğinde korkarız ve hemen konuyu değiştirir, ölümü adeta aklımızdan silmeye çalışırız. Peki, bu hareketimizle, davranışımızla doğrumu yaparız?   Ölüm gerçekten korkunç bir şey mi ki, bu kadar korkuyor ve aklımıza bile getirmek istemiyoruz? Doğrusunu isterseniz bilmediğimiz, araştırmadığımız detaylı bilgiye sahibi olmadığımız, her şeyden korkarız. Örneğin elektriği düşünün, eğer hakkında detaylı bilgimiz olmasa, nasıl kullanılacağını bilmesek, yalnız onu ellediğimizde çarpacağını bilsek, inanın evimize bile elektrik çektirmeyiz. Bilinmeyen her şey şüphe uyandırdığı andan itibaren, bizlere korku verir ve bizler için şüphelidir.   Sizlere şunu hatırlatmak isterim, eğer bizler Allah ın rehberini gereği gibi okumuş ve onun ışığından gerektiği kadar yararlanmış olsaydık, asla ölümden korkmazdık.    ASLINDA ÖLÜM BİR SON DEĞİL,  SONSUZLUĞUN BAŞLANGICIDIR.    Peki, neyin başlangıcı? İşte bu konudaki bilgileri almak isteyen, Allah ın rehberini bolca anlayarak okumalı ve beşerin rivayetleri yerine, Rahmanın sözlerine kulak vermelidir. Adeta slogan misali, bu sözü söylememin nedenini açıklamak isterim.    Bizler eğer Allah ın rehberi Kur’an dan, İslam ı öğrenmiş olsaydık, ölümden asla korkmaz, tam tersine onu özlemle beklerdik. Kur’an dan öyle uzak yaşıyoruz ki inancımızı, beşerin hurafelerle yarattığı İslam, güzelim dinimizi adeta  korku dini yaptığından, bizlerde gerçeği Kur’an dan değil, beşerin batıl ve sanı itikatlarından öğrendiğimiz için, ölümü düşündüğümüzde adeta tüylerimiz dike... Devamı

VİCDANİ RET KONUSU VE KUR'AN IN BU KONUYA BAKIŞI.

2015-09-03 20:17:00

      Bugünlerde yine Avrupa birliğine girmeye çalışmanın, bir başka sancısını daha çekiyoruz. Sanırım ne olduğunu anladınız. VİCDANİ RET.    Ülkelerin ayakta kalması adına, bazı şeyler vardır ki, bunlar her kişinin vicdanına göre farklı davranılması, kabul edilemez. Örneğin devletin koyduğu vergileri uygun görmeyip, herkes ben bu kadar vergiyi vermek istemiyorum çünkü adaletsiz, diyebiliyor mu? Ama Ülkenin koşulları düzeldikçe elbette vergilerde azalacak, hatta bazıları kalkacaktır. Tabi bu mantık, devleti ehil insanlar yönetiyorsa geçerli olacaktır. Adaleti sağlamak adına çıkarılan kanunlar için, bu suçun cezası bu olmamalı benim vicdanım el vermiyor dediğimizde, değiştirebiliyor muyuz kanunları?   İşte askerlik konusu da aynen böyledir.  Ben askerlik yapmak istemiyorum, hiç kimse diyemez. Herkes ülkesini korumak ve kollamakla yükümlüdür. Eğer toplumun koyduğu bir yükümlülükten kaçarsanız, diğer vatandaşlara sağlanan haklarından da yararlanma hakkınız olmaz.    Bazı ülkelerin koşullarına gelince. Bu ülkelerde askerlik zorunlu olmayabilir. Çünkü bu toplumların komşuları ya da diğer ülkelerle, düşmanlık adına bir sorunları yok sa, ordularını güçleri nispetinde, profesyonel askerliğe geçirmek, zorunlu askerliği elbette kaldırmak, ya da farklı şartlar yaratmak, normal bir durumdur.    Bugün Avrupa ülkelerinin ordularının büyük bölümü, Profesyonel orduya geçmiştir. Vicdani ret istekleri, Avrupa da normal bir vatandaşın başvurduğu bir yol olmayıp, genelde yolunu şaşırmış gençlerin, tatminsiz, eğitimsiz, inançsız nefislerinin bir sonucudur. ... Devamı

CENNETİN ANAHTARINA SAHİP OLMAK İSTİYORSAK.....

2015-09-03 20:14:00

    Değerli dostlar, biz insanoğlu olarak bu Dünyada, bir evimiz birde arabamız olmasını çok isteriz. Daha açıkçası iki anahtar peşinde koşarız yaşamımız boyunca. Çünkü o iki anahtarı almak, yaşantımızın kalitesini önemli ölçüde etkiler. Aslında bir anahtarın daha peşindeyizdir, bu Dünya da kalıcı olmadığımızı hatırladığımızda, o anahtarın peşinden gitmenin, ona sahip olmanın hep kolay yollarını ararız.   ELBETTE CENNETİN ANAHTARIDIR BU. Fakat Dünyada edinmek istediğimiz anahtarlar, genelde çok fazla ağır bastığı için, cennetin anahtarını hep birilerinden kolayca edinme yoluna gideriz. Diğer anahtarların peşinden koşmaktan, o anahtarı elde etmek için çok zaman ayırmak, işimize pek gelmez her nedense.    Bir ev ya da araba almak istediğimizde bizler, çalışır çabalar ve alın terimizle kazandığımız paralarla alırız. Elbette böyle olunca, onun kıymetini de bilir, daha dikkatli oluruz. Yani gerçekten çok zordur bu iki anahtarı almak. Bazen insanın yıllarını alır. Bazen de ikisini de elde edemeden, gider insan bu Dünyadan.   Peki dostlar, cennetin anahtarını niçin bizler uğraşıp almıyoruz da, çaba göstermeden birilerinin yardımıyla alacağımıza inanıyoruz, bunu hiç düşündünüz mü? Cennetin anahtarını alabilmek, bu Dünyada acaba araba ve ev almaktan daha mı kolayda, bu işin kaynağını, yetkisini başkalarında arıyoruz? Yaptığımız bu yanlışın, artık farkına varmalıyız. Nasıl ki ev ve araba almak için, zorlu bir çalışmanın içine bizzat kendimiz girmiş isek, cennetin anahtarını da almak istiyorsak, aynı yolu izlemeli, kimseden kolayca alamayacağımızı bilip aynı çabayı, hatta çok daha fazlasını burada da bizler göstermeliyiz.   ALLAH CENNETİN ANAHTARI KUR’AN DA... Devamı

KUR'AN VE GÖKYÜZÜNDE YAŞAYAN BAŞKA BİR ALEM(Uzayda Yaşam)

2015-09-03 20:10:00

EKİM       Bugün sizlerle, uzayda yaşam var mı sorusuna, Kur’an dan cevap aramaya çalışacağız. Allah yanlışlarımı affetsin. Her şeyden nice örnekleri değişik ifadelerle verdim diyorsa Rabbimiz, bu konuda da Kur’an da bir bilgi ya da işaret vermiş olmalı diye düşünüyorum.   Allah Kur an ayetlerini, iki kısma ayırdığını açıklıyor. Birisi bizlerin inancımızı yaşamamızda gerekli, Kur’an ın anası olan ve sorumlu olduğumuz MUHKEMayetler, diğeri ise yüzyıllar geçtikçe ilmin ortaya çıkaracağı ve Kur’an ın gücünü tüm insanlığa göstereceği MÜTEŞABİH ayetler. İşte uzayın derinliklerinde başka bir hayatın olup olmadığı sorusu da Kur’an da müteşabih ayetler konumundadır. Allah açıkça söylemeyip işaret ettiği bilgiler olduğunu düşünüyorum bu konuda. Herkes Kur’an ı anlayarak okumalıdır, çünkü yazdıklarımdan ben sorumluyum, size de düşen doğruluğunu hemen kabul etmek değil, Kur’an dan araştırıp Rabbin söylediği gibi aklımızı ve mantığımızı kullanmaktır doğru olan. Birlikte Kur’an a bakalım karar ve yorum sizlerin.   Allah Kur’an da gökyüzünden bahsederken, birçok anlamda kullanır. Kimi zaman kendi katından bahseder, kimi zaman yağmurun konusunu işlerken kullanır. Bunlardan başka bazı ayetlerde gökyüzü ve yeryüzü arasındakilerden söz eder. Yeryüzünde insanlardan bahsederken, birde cinlerin olduğunu, hatta onlara da kitap indirildiğini açıklar. Bakın cinler ile ilgili birkaç ayet örneği verelim ki, gökyüzü ve yeryüzü arasındakiler sözünden yalnız cinler â... Devamı

ALLAH IN KUR'AN DA YEMİN ETMESİ NE ANLAMA GELİR.

2015-09-03 20:03:00

      Bir arkadaşımın bana Kur’an da Allah, birçok ayetinde yemin ediyor, bunun anlamı nedir, Allah yemin eder mi diye sormuştu. Gerçekten güzel bir soru. Bende Rabbin rehberinden anladığım kadarıyla kendisine cevap verdim, sizlerle de bunu paylaşmak istedim. Yanlışımı Rabbim affetsin.   Yaratan neden yemin eder? Kur’an ın anlatım ve izah şekli, bizlerin yaratılışımızdaki öz benliğimizde yatan bazı değişmez ön yargı, algılama, kabullenme özelliklerine göre anlatır ayetleri. Örneğin Allah cennet ve cehennemi tasvir ederken öyle bir anlatır ki, bu Dünyada bizleri çok mutlu edecek, gitmek istediğimiz ama gidemediğimiz yerlerin tasvirini yapar bizlere cenneti anlatırken. Ya da tam tersi cehennem için bunun tersini söyler. Buna benzer konuların üzerinde durmak istediğinde bizlerin anlayacağı tabirleri kullanır. Kendi katından bahsederken hep bu Dünya ile benzetme yapar, daha iyi anlayabilmemiz için.   Bizler sözlerimizi kabul ettirmek, amacımıza ulaşmak için, söylediklerimizi tastikleyici bir şahit, kabul ettirici bir güç ararız kendimize, verdiğimiz örnekler, deliller sanki kendimize bile yetmez. Başımızdan geçen bir olayı anlatırken, acaba karşımızdaki inandı mı diye hayıflanırız, adeta yemin etme gereği duyarız. Allah ı yada birilerini şahit gösteririz inandırmak için.   Biz insanların yemini, anlattığımız kabul ettirmek istediğimiz şeylerin destekçisi, görünmez delilidir adeta. İnsanlık tarihi boyunca araştırdığımız da insanların hep tapınacak, güç alacak, sığınacak birilerini bulmuşlardır kendilerine. Güneşe, aya ya da korktukları güçlü şeylere. Karşısındaki insana söylediklerini kabul ettirmek, inandırmak için kendilerince inandığı yüc... Devamı

CUMA NAMAZI KADINLARA FARZ DEĞİL MİDİR?

2015-09-03 20:00:00

  EKİM       Geçen gün Cuma namazı için camiye gittiğimde, hutbede aynen şu sözleri söyledi Müftü.   “PEYGAMBERİMİZ CUMA NAMAZININ KADINLARA FARZ OLMADIĞINI, YALNIZ ERKEKLERE FARZ OLDUĞUNU SÖYLEMİŞTİR.”   Tabi hiç şaşırmadım, ne yazık ki günümüzde İslam dini yaşanırken, Allah ın rehberi bir kenara bırakılmış, rivayetlere iman edilip yaşanır olduğundan, bu tür sözleri artık yadırgamıyor insan.    Peki, gerçekten peygamberimiz böyle bir söz söylemiş olabilir mi? Eğer peygamberimiz böyle bir söz söylemediyse mahşer günü, hesabın görüleceği gün, peygamberimizin şahitliğinde bu sözlere inananlar, peygamberimize iftira atanların saflarında olacaklarını da bilmelidirler. Gelin böyle bir sözü peygamberimiz söylemiş olabilir mi, şimdide onu Kur’an ın yardımıyla anlamaya çalışalım. Önce Kur’an ın, cuma namazına davet eden ayetini yazalım.   Cumua 9: EY İMAN EDENLER! Cuma günü namaza çağırıldığı zaman, hemen Allah'ı anmaya koşun ve alış verişi bırakın. EĞER BİLMİŞ OLSANIZ, ELBETTE BU, SİZİN İÇİN DAHA HAYIRLIDIR.   Yukarıdaki ayeti sizler okuduğunuzda, Yüce Rabbimizin EY İMAN EDENLER SESLENİŞİNDEN, hitabından siz yalnız erkeklere hitap ettiğini mi anladınız? Eğer yalnız erkeklere davet olsaydı, aşağıdaki ayetlerde Rabbin açıkça söylediği gibi, bu kesin bir dille örneklerle açıklanıp izah edilmez miydi?   Kehf 54: Andolsun, biz bu Kur’an’da insanlar için HER TÜRLÜ MİSALİ DEĞİ... Devamı

ALLAH A TANRI YADA İLAH DEMEMİZ YANLIŞ OLUR MU?

2015-09-03 19:54:00

Bizleri din adına birileri öyle yönetiyor ki, sanırım eğriyi doğrudan ayırabilmemiz için, eğer Rabbin gönderdiği Furkan ile aramıza bir duvar örülmesine müsaade etmiş, onunla bağımız kesilmiş ise, doğrusu nasıl bir yolda yürüdüğümüzün de farkına varmamız, mümkün olmayacaktır.   Geleneksel İslam ın öğretisinde Allah a, Tanrı ya da ilah demenin yanlış olduğu öğretilmiş ve ALLAH IN 99 İSMİ İÇİNDE, TANRI KELİMESİ GEÇMİYOR, ONUN İÇİN BU İSMİ KULLANAMAYACAĞIMIZ BİZLERE SÖYLENMİŞTİ. Fakat ayetler üzerinde bir bütün olarak düşündüğümüzde, bu düşünceden yola çıkarsak, yanılabileceğimizi göreceksiniz. Bu düşüncelerimi sizlerle de paylaşmak istiyorum. Yorum ve karar elbette sizlerin.   Önce sizlere bazı ayet örneklerini vermek istiyorum, ama aynı ayeti yine Diyanetin yayınladığı, fakat her ne hikmetse bazı kelimeleri zamanla değiştirip yayınladığı, meallerinden dikkatinizi çekmesi adına örnek vermek istiyorum. Acaba gerçekten Kur’an da, TANRI YA DA İLAH kelimesi geçmiyor mu, bunu gelin birlikte anlamaya ve üzerinde düşünmeye çalışalım.   Diyanet İşl. Bşk. eski meali:   HUd 84: Medyen halkına kardeşleri Şuayb'ı gönderdik. Şöyle dedi: "Ey milletim! ALLAH'A KULLUK EDİN; O'NDAN BAŞKA TANRINIZ YOKTUR. Ölçüyü tartıyı eksik tutmayın. Doğrusu ben sizi bolluk içinde görüyorum ve hakkınızda kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum."   Diyanet İşl. Bşk. yeni meali:   Hud 84: Medyen halkına da kardeşleri Şu’ayb’ı peygamber gönderdik. O, şöyle dedi: &l... Devamı

KUR'AN DA GEÇEN ÜMMİ SÖZÜNDEN NE ANLAMALIYIZ.

2015-09-03 19:50:00

        Kur’an da geçen ümmi kelimesinin anlamını, ayetleri birlikte düşünerek anlamaya çalışalım. Çünkü bu konuda İslam âlemi açıkça ikiye bölünmüş durumda. Bir kısmı ümmi sözünden peygamberimizin okuma yazma bilmeyen bir insan olduğunu, bir diğeri ise ümmi sözünden ehlikitap olmayan, o günün değişmiş yozlaşmış dinlerin hiç birisine tabi olmayan anlamının anlaşılması gerektiğini savunmaktadırlar. Bizde Kur’an ayetlerinden yararlanarak, onu bir bütün olarak düşünüp, ÜMMİ kelimesini Kur’an ne anlamda kullandığını anlamaya çalışalım. Sözlüğe baktığımızda ümmi kelimesinin anlamı olarak şunlar yazıyor.    (Anasından doğduğu gibi kalmış ve tahsil görmemiş, mektep ve medresede okumamış kimse. )   Acaba Kur’an da geçen ümmi kelimesinden bunlarımı anlamalıyız? ÇÜNKÜ ALLAH PEYGAMBERİMİZİ ÜMMİ PEYGAMBER OLARAK NİTELİYOR. Okuma yazma bilmeyen bir insanımı elçi olarak gönderdi dersiniz Allah, yoksa günümüzde sözlük anlamında geçen anasından doğduğu gibi sözcüğünden yola çıkarak doğruluk, dürüstlük adına bozulmamış, aklın ve mantığın gerçeklerini arayan, çevresindeki din adına yanlışları, bozulmuşluğu gördüğünden sözde ehli kitap ehlinden uzak duran bir insan olarak mı anlamalıyız, gelin birlikte ayetlerden anlamaya çalışalım Allah ın izniyle.   Bakara 78: İçlerinde bir takım ÜMMİLER VARDIR Kİ, KİTAB'I BİLMEZLER. Bütün bildikleri kulaktan dolma şeylerdir. Onlar sadece zan ve tahminde bulunuyorlar. &nb... Devamı

PEYGAMBERİMİZİN KUR'AN I AÇIKLAMASI SÖZÜNDEN NE ANLAMALIYIZ?

2015-09-03 19:40:00

        Bir kardeşimiz, benim Kur’an ı anlamak için, emin olmadığımız bilgilerden yararlanmak yerine, yine Kur’an dan yardım almalıyız şeklindeki bir yazıma, aşağıdaki ayeti kendi okuduğu mealden yazmış ve RİVAYET HADİSLER OLMASAYDI, KUR’AN I BUGÜN BİZLER ANLAYAMAZDIK, DÜŞÜNCESİNİ SAVUNMAYA ÇALIŞMIŞ. Ayeti önce, arkadaşımızın yazdığı şekliyle yazalım.   "BİZ SANA ZİKRİ İNDİRDİK. TÂ Kİ KENDİLERİ İÇİN İNDİRİLEN KUR'AN'I İNSANLARA AÇIKLAYASIN VE TÂ Kİ ONLAR DA İYİCE FİKİRLERİNİ KULLANSINLAR" (Nahl, 44)     Şimdide aynı ayeti Diyanetin mealinden yazalım. Bakalım farklılık var mı?   Diyanet İşl. Bşk. Meali    Nahl 44: (O peygamberleri) APAÇIK BELGELER VE KİTAPLARLA GÖNDERDİK. İNSANLARA, KENDİLERİNE İNDİRİLENİ AÇIKLAMAN VE ONLARIN DA (ÜZERİNDE) DÜŞÜNMELERİ İÇİN SANA BU KUR’AN’I İNDİRDİK.   Allah bu ayetin de, gönderdiği diğer peygamberlerle, doğruyu bulmaları için gönderdiği kitapları, AÇIK VE ANLAŞILIR BELGELERLE GÖNDERDİĞİNİ SÖYLÜYOR. Devamında ise peygamberimize indirilen Kur’an ı topluma anlatması, geçmiş kitaplarla arasındaki farkı izah etmesi, gerektiğinde açıklaması, tebliğ etmesi görevinin de olduğunu söylüyor. Böylece toplumun ayetler üzerinde düşünmeleri gerektiğini belirtiyor.   Dikkat ederseniz arkadaşımızın yazdığı aynı ayet, Diyanetin mealiyle çok farklı anlamlara geliyor. NE YAZIK Kİ KUR’AN AYETLERİ İLE İŞTE BÖYLE OYNANIYOR. Şimdi vereceğim örnek ayet üzerinde, lütfen ... Devamı

KUR'AN DA MUHKEM VE MÜTEŞABİH AYETLER KONUSU

2015-09-03 19:34:00

        Kur’an ı anlamaya çalışırken, dikkatimizi çeken bir konuda, MUHKEM ve MÜTEŞABİH ayetler konusudur. Ne yazık ki bu konu, yanlış anlamlar verilerek topluma anlatılmış ve böylece hurafe ve yanlış itikatların çok daha rahat, İslam dinine girişi sağlanmıştır.   Allah Kur’an ı bizlere, imtihanımızın bir rehberi olarak gönderdiğini söyler. Gelin bu konuyu rehberimize danışıp, akıl ve mantık süzgecinden geçirerek, anlamaya çalışalım. Allah muhkem ve müteşabih konusuna, bakın nasıl bir açıklık getiriyor ayetinde.    Ali İmran 7:  Kitap'ı sana indiren O'dur: Onun ayetlerinden bir kısmı muhkemlerdir ki; onlar Kitap'ın anasıdır. Diğer ayetlerse müteşâbihlerdir. Şu var ki, kalplerinde bir eğrilik ve bozukluk bulunanlar, fitne aramak, onun teviline öncelik tanımak için Kitap'ın sadece müteşâbih kısmının ardına düşerler. Onun tevilini ise bir Allah bilir, bir de ilimde derinleşmiş olanlar. Bunlar, "Ona inandık, hepsi Rabbimizin katındandır." derler. Gönül ve akıl sahiplerinden başkası gereğince düşünemez.   Allah Kur’an da, iki türlü ayet olduğundan bahsediyor. Birincisi muhkem ayetler. Bu ayetlerin kitabın anası olduğunu, sorumlu olduğumuz tüm bilgilerin açıklandığı, ayetler olduğunu belirtiliyor. Muhkem sözcüğünün anlamı da zaten, sağlam kuvvetli söz, şüphe duyulmayacak kadar açık bilgi anlamındadır.    Müteşabih konusuna gelince. İşte üzerinde dikkatle düşünmemiz gereken konuda burası. Çünkü bu konuya çok yanlış anlamlar yüklenerek, dine istedikleri hurafeleri rahatlıkla sokabilmişlerdir. Allah yukarıdaki ayette, bakın bizlerin bu konud... Devamı

KUR'AN I ÖLMÜŞLERİMİZE OKUMAK.

2015-09-03 18:16:00

Yapmak istediğimiz bir şeyi, eğer doğru yapmak istiyorsak, önce o işe en doğru yerden başlamalıyız ki, iyi bir sonuç alabilelim. Peki, bizler İslam ı yaşarken, doğru yerden başlıyor muyuz? İşte çok önemli bir soru. Bu sorunun genel anlamda cevabını bizler kendi nefsimize, doğruya en yakın bir şekilde verdiğimiz ölçüde, imtihanımız dan başarılı olarak çıkabilir ve İnancımıza da doğru yerden başlamış oluruz.   Sevap kazanmak, bir değer oluşturduğumuzda, alınacak mükâfattır Allah katından. Allah tan mükâfat alabilmemiz için, bizlere gönderdiği rehberinde geçen hükümlere uyduğumuz da, yerine getirdiğimizde bizlere sevap yazacağını ve mükâfatlandırarak cennetine alacağını söyler. Bir bilgiyi sözlü olarak tekrar etmek değil, onu uygulamak la sevap kazanacağımızı artık anlamalıyız. Anlamını bilmeden okuduğumuz Kur’an ın, hiç kimseye bir faydasının olamayacağını fark edemiyorsak, bu işe baştan yanlış başlamışız demektir.   Allah Kur’an sizlerin gönül gözünüzü açacak, kalplerinizdeki kabukları kıracaktır diyor, ama bir şartla, okuduğunuz bilgiler üzerinde düşünüp, akıl edip, söylenenleri yerine getirmek şartıyla. Düşünebilmek için önce anlamak gerekir. Bugüne kadar bizlere, anlamını bilmesen de oku, Allah sevap yazar dediler. Bu düşünce bizleri Rabbimize değil, BU SÖZLERİ SÖYLEYENLERE YAKLAŞTIRACAKTIR. Bunun da sonu nereye varır, onu da Allah bilir.   Anlamını bilmeden okuduğumuz Kur’an, bizlerin ne gönül gözünü açacak, nede gönüllerimizin taşlaşmış kabuklarını kıracaktır. ALLAH BİLMEDEN, ANLAMADAN, ALLAH IN REHBERİNDEN UZAK, BATIL BİLGİLER IŞIĞINDA OKUDUĞUMUZ KİTABIN ÖRNEĞİNİ, MERKEBİN... Devamı

KUR'AN IN TEFSİRE VE TEVİLE İHTİYACI VAR MIDIR?

2015-09-03 18:09:00

      Günümüz İslam toplumlarında, Kur’an ayetlerini anlamaya çalışırken, bazı kaynaklardan istifade edilmesinin gerekli, zorunlu olduğu söylenir ve Kur’an ın tefsiri ve tevili dedikleri kaynaklara yönlendiriliriz.   Kur’an ın muhkem ayetlerinin, tek başına okunduğunda anlaşılamayacağı, bazı kişilerin ayetleri tefsir ve tevil etmesi gerektiği düşüncesi, çok yaygındır İslam toplumunda. Peki, bu düşünce doğru olabilir mi? Gelin birlikte, Kur’an ışığında araştıralım ve üzerinde düşünelim.   Önce Kur’an ayetlerini tefsir etme, ne anlama geliyor onu anlamaya çalışalım. Tefsir anlamı kapalı anlaşılmayan bir sözü, yazıyı ya da konuyu YORUMLAYARAK, ANLAŞILIR HALE GETİRME, yani anladığını anlatmaktır.   Genel olarak tefsir sözcüğü, Kur’an'ın ayetleri hakkında, GÖRÜŞLER İLERİ SÜRME ve bunları yazma AYETLERİ AÇIKLAMAK, anlamında kullanılıyor.   İsterseniz önce şu soruya Kur’an dan cevap arayalım. Allah bizlerin sorumlu olduğu MUHKEM ayetlerini açık ve anlaşılır bir şekilde göndermemiş olabilir mi? Eğer ayetler açıklanmaya, yorumlanmaya muhtaçsa, bu söylenenler doğru demektir. Gelin bu önemli konu üzerinde, birlikte düşünelim ki, imanımızı sağlam temeller üzerine oturtabilelim.   Araf 52: Gerçekten, onlara inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmet olarak, bilgiye dayalı AYRINTILI AÇIKLAMALARDA BULUNDUĞUMUZ bir kitabı ulaştırmıştık.   Araf 174: Hakka dönsünler diye işte ayetleri, böylece AYRI AYRI AÇIKLIYORUZ.   Hicr 1: Elif, Lam, Ra. Bunlar Kitap'ın ve APAÇIK OLAN KURAN'IN AYETLERİDİR   Hud 1: Elif,... Devamı

KUR'AN I YANLIŞ YÖNTEMLERLE ANLAMAYA ÇALIŞIYORUZ.

2015-09-03 17:53:00

t         Her hangi bir konu hakkında bilgi almak istiyorsak, o konuyu anlatan, izah eden kitabı önce alır okuruz. Bu mantık ve izlenen yöntem, hayatımızın her safhasında kullanılır. Acaba bu yöntemi, İslam ı doğru anlamak ve yaşamak için kullanıyor muyuz? Önce kendimize şu soruyu sormamız gerekir. İslam ın özü, pınarı yani asıl kaynağı nedir? Sanırım elbette KUR’AN diyeceksiniz.    Peki, İslam ı anlamak için, bizlerin ilk müracaat ettiği Kur’an mı? Madem ana ve değişmeyen kaynak Kur’an, o zaman İslam ı Kur’an dan öğrenmemiz gerekmez mi?   Sanırım İslam toplumları olarak anlaşamadığımız konu, bu düşünceden sonra başlıyor. Bizler hem ana kaynak Kur’an diyoruz, hem de Kur’an ı tek başına anlayamayız, eğer peygamberimizin rivayet hadisler olmasaydı, Kur’an ı hiç kimse anlayamazdı diyerek, ana ve değişmez Allah ın rehberine karşı, inanılmaz bir tavır takınıyoruz.   Allah Kur’an ı bizlere anlatırken,  ayetlerini yine kendi içinde verdiği örneklerle açıkladığından bahseder. Bir başka deyişle Kur’an kendisini anlatan, açıklayan eşi benzeri olmayan bir nurdur.   Fakat onlarca, hatta yüzlerce bu konudaki ayetleri, bizler görmezden gelerek, atalarımızdan günümüze gelen rivayetleri, itikatları korumak ve kollamak adına, emin olamadığımız öyle rivayet bilgilerle, ayetleri anlamaya çalışıyoruz ki, ALLAH IN AYETLERİNİN ANLAMI DEĞİŞİYOR VE OKUNDUĞUNDA ASLA ALLAH IN HÜKÜM VERMEDİĞİ, HATTA HİÇ BAHSETMEDİĞİ, BİR ANLAM ÇIKIYOR ORTAYA. Bir örnek vermek istiyorum.   Tahrim 1: Ey Peygamber, eşlerinin hoşnutluğunu isteyerek, Allah'ın sana helal kıldıklarını niçin haram kılıyorsun? Allah çok bağışlayand... Devamı

KUR'AN GERÇEKLERİNİ FARK EDEBİLMEK.

2015-09-03 17:48:00

      Günümüz de bizler, İslam ı nasıl anlamaya çalışıyor ve yaşıyoruz hiç düşündünüz mü? Kendimizden bir emek harcıyor da, Kur’an ın rehberliğinden faydalanıyor muyuz? Bu soruyu önce kendimize soralım. Alacağımız cevap çok önemli. Eğer kendimiz bir çaba göstermiyor da, Allah ın rehberinde neler yazıyor hiç farkında değilsek, sanırım gittiğimiz yolun Allah ın doğru yolu olduğundan emin olamayız.   Bizlere, sen okusan da Kur’an dan anlayamazsın denmişte, bizler onlara inanmışsak, zaten Kur’an ile temasımız kesilmiş demektir. Kur’an ı anlayarak okumak günahtır diyenler, şunu sakın unutmayınız, birileri bizden bir şeyler saklıyor demektir. Allah sizleri bu kitaptan hesaba çekeceğim diyorsa, Allah anlaşılması zor bir kitap asla göndermez. Yemin ederek birçok kez tekrarlayıp, bu kitabı sizler için kolaylaştırdım diyorsa Yaradan, gelin beşerin sözlerine değil, RABBİN SÖZLERİNE İNANALIM.   Bizler günümüzde ne yazık ki, İslam dinini Kur’an dan değil, geçmiş çağlarda insanların Kur’an dan ne anladıklarını okuyarak anlamaya çalışıyoruz. Rabbimiz her çağa hitap eden bir rehber göndermiş ise, bu kitabın, rehberin anlatmak istediklerini de yine yaşadığımız çağa göre, yaşadığımız şartların getirdiği sorunların paralelinde, onu anlamamız gerekmektedir.   Sizlere bu konu ile ilgili çok güzel değerlendirmesi olan, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim üyesi olan, Prof. Dr. Yunus Vehbi YAVUZ Hocanın, bir yazısından alıntı yapmak istiyorum. Gerçekten günümüzde bizler, İslam dinini nasıl anlamaya çalışıyoruz ve nasıl bir yol izliyoruz, bu konuda bana göre çok yerinde, isabetli tespitlerini hiç yo... Devamı

İNMEMİŞTİR HELE KUR'AN BUNU HAKKIYLA BİLİN.......

2015-09-03 17:44:00

      Bizler dinimizi öğrenmek ve onun öğretisinde yaşamak için, bizzat elde Kur’an çaba harcıyor muyuz? Eğer hiçbir çaba harcamıyor da, birilerinin sözleriyle yaşıyorsak imanımızı, doğru bir yol üzerinde olduğumuza, asla emin olamamayız. Bu çok büyük bir risk, değil mi sizce?   Allah sizleri doğru yola ulaştıracak, FURKAN ı gönderdim diyorsa, onu anlayarak ve düşünerek mutlaka okumalı ve yalnız Kur’an ın hükümleri doğrultusunda mutlaka yaşamalıyız. Çünkü peygamberimiz ümmetine, yalnız Kur’an ile hükmetmiştir.   Nur 54: “Allah’a itaat edin, peygambere itaat edin” de. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin sorumluluğu da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. PEYGAMBERE DÜŞEN ANCAK APAÇIK BİR TEBLİĞDİR.   Bizler bu konuda büyük yanlışlar yapıyoruz. Her yazımda bu konuya dikkat çekmeye çalışıyorum. Bu yazımda yazarımız, şairimiz merhum Mehmet Akif in bir şiiriyle sizleri baş başa bırakıp düşünmeye davet etmek istiyorum. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana ne söylesem az.   —Çünkü biz bilmiyoruz dini. Evet, bilseydik,   —Çare yok, gösteremezdik bu kadar sersemlik.   —Böyle gördük dedemizden!” diye izmihlali   —Boylayan bir sürü milletlerin olsun hali,   —İbret olmaz bize, her gün okuruz ezber de!   —Yoksa bir maksat aranmaz mı bu ayetlerde?   —Lafzı muhkem yalnız, anlaşılan, Kuran’ın:   —Çünkü kaydın... Devamı

KUR'AN KEŞFEDİLMEYİ BEKLEYEN BİR IŞIKTIR.

2015-09-03 17:39:00

        Kur’an keşfedilmeyi bekleyen bir ışıktır, nurdur. Evet, Kur’an tüm zamanlara hitap eden, her çağın ve ilmin ışığın da toplumu aydınlatan, eşi benzeri olmayan bir rehberdir, Allah ın tebliğidir. Bugün biz Müslüman toplumlar olarak İslam ı, yüzlerce yıl önceki toplumların anladıklarını düşündüğümüz şekliyle bugün bizler anlamaya ve yaşamaya çalıştığımız için, Kur’an gerçekleri ile bulaşamıyoruz. Çünkü onların, gerçekten Kur’an ı nasıl anladığını, tam olarak bizler bilmiyoruz. Bizlerin bildiği, doğruluğundan emin olamayacağımız rivayet bilgiler. Bu bilgileri Kur’an ile karşılaştırdığımızda, ne yazık ki bir çoğu hakkında Kur’an dan onay alamıyoruz.   Bizler Kur’an ı anladığımızı zannediyoruz. Ama düşünmeden, ayetlerin özüne inmeden, hatta anlamını bilmeden okuyoruz. Bir başka deyişle, sorgulamadan bizlere öğretilenleri, din diye yaşıyoruz. Hâlbuki Kur’an her çağda, tüm toplumlara çağın gerçekleri ile hitap eden bir rehberdir.   KUR’AN IN EMİRLERİ, AMACA YÖNELİKTİR. Allah bizlerden ne istiyorsa, açıkça söyler Kur’an da. Bizler ayetleri çoğunlukla geleneklerimiz, toplumun anlayışı, değer yargıları ile Allah ın hükümlerini yerine getirmeye, ayetleri anlamaya çalışırız. Allah bizlerden ne istiyor, onu anlamaya çalışarak ayetin özüne ne yazık ki inemiyoruz. Bugün bizler İslam ı, günümüz ilmin ışığında değil, yüzlerce yıl öncesinden günümüze ulaşan rivayet ve sanı bilgiler ışığında yaşamaya ve Kur’an ı anlamaya çalışıyoruz. Onun içinde, Allah ın bizlerden ne istediğini doğru anlayamıyoruz.   Bizlerin yapm... Devamı

AYETLERİ ANLAMAYA ÇALIŞIRKEN, YAPTIĞIMIZ YANLIŞLAR.

2015-09-03 17:36:00

        Her hangi bir konu hakkında bilgi almak istiyorsak, o konuyu anlatan, izah eden kitabı önce alır okuruz. Bu mantık ve izlenen yöntem, hayatımızın her safhasında kullanılır. Acaba bu yolu, İslam ı doğru anlamak için kullanıyor muyuz? Önce kendimize şu soruyu sormamız gerekir. İslam ın özü, pınarı yani asıl kaynağı hangisidir? Sanırım elbette KUR’AN diyeceksiniz. Peki, İslam ı anlamak için, bizlerin ilk müracaat ettiği Kur’an mı? Madem ana ve değişmeyen kaynak Kur’an, o zaman İslam ı Kur’an dan öğrenmemiz gerekmez mi? Sanırım İslam toplumu olarak anlaşamadığımız konu, bu düşünceden sonra başlıyor. Bizler hem ana kaynak Kur’an diyoruz, hem de Kur’an tek başına yetmez, yalnız Kur’an ile İslam ı anlayamayız, eğer peygamberimizin rivayet hadisler olmasaydı, Kur’an ı hiç kimse anlayamazdı diyerek, ana ve değişmez Allah ın rehberine karşı, inanılmaz bir tavır takınıyoruz. Allah Kur’an ı bizlere anlatırken,  ayetlerini yine kendi içinde verdiği örneklerle açıkladığından bahseder. BİR BAŞKA DEYİŞLE KUR’AN KENDİSİNİ ANLATAN, AÇIKLAYAN BİR REHBERDİR. Fakat onlarca, hatta yüzlerce bu konudaki ayetleri, bizler görmezden gelerek, atalarımızdan günümüze gelen rivayetleri, itikatları korumak ve kollamak adına, emin olmadığımız öyle rivayet bilgilerle ayetleri anlamaya çalışıyoruz ki, Allah ın ayetlerinin anlamı değişiyor ve okunduğunda asla anlaşılması mümkün olmayan, bir anlam çıkıyor ortaya. Bir örnek vermek istiyorum. Tahrim 1: Ey Peygamber, eşlerinin hoşnutluğunu isteyerek, ALLAH'IN SANA HELAL KILDIKLARINI NİÇİN HARAM KILIYORSUN? Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. Ayeti okuduğunuzda, sanırım çıkardığınız ders, Allah ın helal ettiği ... Devamı

KUR'AN NEDEN ALLAH TARAFINDAN KORUNDU?

2015-09-03 17:29:00

        Hıristiyanlar Kur’an da geçen bir ayette, Rabbin Kur’an ı biz indirdik, onu koruyacakta biziz sözlerine atıfta bulunarak, şöyle söylüyorlar kendi sitelerinde. Madem diğer kitaplarda Allah katından indi, onları niçin korumadı Allah? Elbette bu sözler ilk söylendiğinde, düşünmeden çok mantıklı geliyor. Allah Kur’an ı koruma garantisi verdide, daha önce gönderdiği kitapları neden koruma garantisi vermedi? Gelin bu konuyu yine, Kur’an dan aldığımız bilgilerden yola çıkarak, anlamaya çalışalım.   Bizler her şeyden önce çok özel yaratılmışız, akılla ve özgür iradeyle donatılmışız. Allah bizlere Kur’an da bazı örnekler verir, hatta gönderdiği elçiler ve kitaplarından bahseder. Bizlerin dersler alması için uyarılarda bulunur. Bahsettiği peygamberler dışında da yüzlerce peygamberler geldiğini söyler. Hepsi bir amaç uğruna yapılan, bir imtihanın sahneleridir. Bu sahnede özgürce rol alan bizler, kendi rolümüzü kendimiz oynamaktayız.    Şöyle düşünelim Âdemin yaratılışından beri, yüzlerce peygamber ve sayısını bilemediğimiz kitaplar gelip geçmiş günümüze kadar. Peki, neden bu kitaplar günümüze kadar Allah tarafından korunmamış burası önemli. Allah kullarının yaşadığı dönemlere özgü bir yaşamın sağlanması için, o devrin özelliklerine göre bir hayat öngörmüştür kullarına. Gönderdiği rehber kitapları, bir sonra göndereceği kitaba kadar koruması altına almış, daha sonra gönderdiği kitabı korumasına almıştır. Konuyu Kur’an dan anlamaya çalışalım.   Yunus 94: Sana indirdiğimizden şüphede isen, SENDEN ÖNCE KİTA... Devamı