kuranyolu 0 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

KUR AN DAN AYETLER.

BAŞÖRTÜSÜ VE KUR AN.

ANA DİLDE İBADET.

İMAM I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM.

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI.

KUR AN DA ZEKAT VE MİRAS KONUSU.

MEZHEP, HADİSLER VE BATIL KONULAR.

NAMAZ, ORUÇ VE HAC KONULARI.

KATILIM BANKACILIĞI TUZAĞI.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÇOK EŞLİLİK VE KABİR AZABI.

KUR AN DA MİRAÇ VE KADER KONUSU

RİSALE İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT!

ATATÜRK VE İSLAM ANLAYIŞI.

MEHDİ VE MESİH KONUSU

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (457)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (0)

ALİ İMRAN SURESİ 187. AYET VE ALLAH A VERDİĞİMİZ SÖZ.

2015-09-04 17:28:00

        Değerli din kardeşlerim. Bugünkü yazımın konusu, Ali İmran suresi 187. ayet olacaktır. Bu ayet aslında bizlere o kadar önemli uyarılar yapıyor ki, zerre kadar Kur’an dan nasibini alan ve düşünen, yaptığımız yanlışların farkına varacaktır. Gelin önce ayeti yazalım, daha sonrada ayet üzerinde birlikte düşünelim.   Ali İmran 187: Allah kendilerine kitap verilenlerden şöyle bir söz almıştı: “ONU İNSANLARA AÇIKLAYINIZ VE HİÇBİR ŞEY GİZLEMEYİNİZ.” Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu küçük bir kazançla değiştirdiler. Yaptıkları alış veriş ne kadar kötüdür! (Bayraktar Bayraklı meali)   Allah Kur’an indirilmeden önceki, Ehli kitaptan bahsederek, onlardan bir söz aldıklarından bahsediyor. İman ettiklerini söyleyen Ehli kitap, Allah ın gönderdiği kitaplara iman ettiğini ve O kitapta gördükleri her şeyi hurafe ve batıl karıştırmadan yaşayacaklarına söz vermişler.  Kitabı duymayanlara duyuracaklarına, anlatacaklarına ve çok daha önemlisi kitaptan HİÇBİR ŞEYİ GİZLEMEYECEKLERİ, DEĞİŞTİRMEYECEKLERİ KONUSUNDA, söz aldığından bahsediyor.    Peki, Ehli kitap sözünde durmuş muydu? Elbette durmadı ve Allah ın gönderdiği kitabı, çevresine duyurmayı yaymayı bırakın, atalarından kendilerine ulaşan batıl, rivayet ve sanı bilgileri, Allah ın kitabının önüne geçirdiler. Daha da kötüsü, atalarının batıl inançlarını yaşayabilmek için, Allah ın ayetlerini toplumdan gizlediler. Yani sözlerinde durmadılar. Yaradan da bu Ehli kitabın sözlerinde durmadıklarını, ALLAH IN AYETLERİNİ KULAK ARKASI ETTİKLERİNİ VE ALLAH IN GERÇEKLERİNİ, MADDİ &Cced... Devamı

AHZAB 53. AYETİ NASIL ANLAMALIYIZ.

2015-09-04 17:25:00

          Bu yazımızda, Ahzab suresi 53. ayet üzerinde birlikte düşünelim. Ayeti önce yazalım.   Ahzab 53: Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber’in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber’i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. PEYGAMBERİN HANIMLARINDAN BİR ŞEY İSTEDİĞİNİZ ZAMAN, PERDE ARKASINDAN İSTEYİN. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah’ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikâhlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.   Ayet aslında genel anlamda, çok açık anlaşılıyor. Fakat bu ayette geçen, PEYGAMBERİN HANIMLARINDAN BİR ŞEY İSTEDİĞİNİZ ZAMAN, PERDE ARKASINDAN İSTEYİN sözüne, günümüzde öyle anlamlar veriliyordu, peygamber eşlerinin peçe taktığından tutun, kadın erkek aynı yerde bulunamaz konusuna kadar anlamlar çıkartılıyor.   Bu yazımda yalnız bu cümle üzerinde durmak istiyorum. Bu ayette geçen, bir şey istendiğinde, peygamber eşleri ile aramızda gerçekten bir perde olmasından mı bahsediyor, yoksa Kur’an ın birçok yerinde örnek verdiği gibi, benzetme ya da isim tamlaması mı var.  Hatırlayınız Allah yine bir ayetinde, hırsızlık yapanların ellerini kesin diyordu. Ama bu ayetinde Allah, aslında ellerini kesin derken, gücünü kuvvetini kesin, yani onu hapsedin anlamında kullanıyordu.    ... Devamı

BAKARA SURESİ 213. AYET VE UYARILARI.

2015-09-04 17:21:00

        Bu yazımda sizleri, Bakara suresi 213. ayet üzerinde, düşünmeye davet etmek istiyorum. Yaradan uyarılarını, tebliğlerini o kadar açık yapıyor ki, gözlerinde perde olmayan, tüm gerçekleri görecektir. Önce ayeti yazalım.   Bakara 213: İnsanlar tek bir ümmetti. Ayrılmaları üzerine Allah, rahmetinin müjdecileri ve azabının habercileri olmak üzere peygamberler gönderdi ve BERABERLERİNDE HAK İLE İLGİLİ KİTAP İNDİRDİ Kİ, İNSANLARIN, ARALARINDA İHTİLAF ETTİKLERİ ŞEYLER HAKKINDA HAKEM OLSUN. Bunda da sırf o kitap verilenler, kendilerine bunca deliller geldikten sonra tuttular, aralarındaki hırs ve kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah kendi izniyle, iman edenleri, onların hakkında anlaşmazlığa düştükleri hakka, ulaştırdı. Allah, dilediğini doğru yola iletir. (Elmalı Hamdi Meali)   Allah ın uyarılarından anlıyoruz ki, önceleri insanlık tek bir inanç üzerinde yaşıyorlarmış. Daha sonra ayrılığa düşerek, Allah ın istemediği yollara sapmaları sonucu, bu toplumları uyarma gereği duyduğunu anlıyoruz.   Yanlış yolda gitmeleri sonucunda, gönderdiği elçiler yoluyla, cezalandırılacakları uyarısında bulunduğu açıklaması yapılıyor. Daha fazla detaya girerek, bu toplumların yaptığı yanlışlarını fark edebilmesi ve aralarında ihtilafa düşerek bölünmelerini önlemek, tek bir ümmet olmalarını sağlamak amacıyla, kitaplar gönderdiğinin açıklaması yapılıyor.   Ayette dikkat çeken bir konu ise, insanların aralarında ihtilafa düştükleri konularda HAKEM OLMASI İÇİN, KİTAPLAR GÖNDERDİĞİNİ SÖYLÜYOR. İşte bizlerin günümüzde yaptığı en büyük yanlışa, apaçık Allah ın kan... Devamı

NİSA SURESİ 34. AYET VE KADININ DÖVÜLEBİLECEĞİ İFTİRASI.

2015-09-04 17:18:00

        Kur’an ı tercüme edenler, öyle yanlış kelimelerle tercüme ediyorlar ki, Kur’an ın diğer ayetleri ile taban tabana zıt anlamlar ortaya çıkıyor. Böyle olunca da, Kur’an/İslam düşmanlarına gün doğuyor. Bu yazımda, çok bahsedilen ve yine İslam düşmanlarını sevindiren, yaptığımız yanlışlara bir örnek ayet sunmak istiyorum sizlere. Nisa suresi 34. ayet. Önce farklı iki mealden yazalım. Daha sonra üzerinde birlikte düşünelim.   Nisa 34: Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta) dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb” korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) ONLARI (HAFİFÇE) DÖVÜN. Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür. (Diyanet meali)   Nisa 34: Erkekler; kadınları gözetip kollayıcıdırlar. Şundan ki, Allah, insanların bazılarını bazılarından üstün kılmıştır ve erkekler mallarından bol bol harcamışlardır. İyi ve temiz kadınlar saygılıdırlar; Allah'ın kendilerini koruduğu gibi, gizliliği gereken şeyi korurlar. Sadakatsizlik ve iffetsizliklerinden korktuğunuz kadınlara ÖNCE ÖĞÜT VERİN, SONRA ONLARI YATAKLARINDA YALNIZ BIRAKIN VE NİHAYET ONLARI EVDEN ÇIKARIN/BULUNDUKLARI yerden başka yere gönderin! Bunun üzerine size say... Devamı

FATİHA SURESİ 5 (YALNIZ ALLAH DAN YARDIM DİLEMEK)

2015-09-04 17:16:00

    Değerli din kardeşlerim, bizler her gün namazlarımızda Yaradan a Fatiha suresini okurken bir söz veriyoruz. Ne sözü verdiğimizin farkında mısınız?   Fatiha 5: Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.    Acaba gerçekten her gün bu sözü verirken Rabbimiz e, sözümüz de duruyor muyuz dersiniz. Yaradan Kur’an da bakın ne söylüyor bize iletilmesi için.    Zümer 44; De ki: "şefaat, tümden ve sadece Allah'ın dır. Göklerin ve yerin mülkü onundur. Sonunda O'na döndürüleceksiniz.   Bu ayete baktığınızda çok açık ve net şefaat, yani bağışlama yetkisinin Allah tan başka kimsede olmadığını söylüyor bizlere. Şefaatin Kur’an da ki anlamı affetmek ve bağışlamaktır, onun içindir ki Yaradan, affetme yetkisinin tamamen kendisinde olduğunu söylüyor. Ama bizler bu ve buna benzer, onlarca ayete inandığımızı söylediğimiz halde, Allah tan başka öyle şefaatçiler edindik ki, ayetin yerinde yeller esiyor   İşin kötüsü Allah ın ayetlerinin tam tersine bizleri inandıranlar, bu bilgiler peygamberimizin bizlere ilettiği sözleridir dediler. Bizler Kur’an ile bağımızı kuramadığımız için, her söylenene ne yazık ki inandık. Elimize alıp ta Allah ne diyor diye, anlayarak Kur’an ı hiç okumadık. Onun içindir ki bizler suçluyuz, hem de çokkkkkkk suçluyuz.   Allah Fatiha suresinde, yalnız Allah tan yardım istenmesi gerektiğini, bizlerinde böyle dua etmesini istediğini fark edemedik. Çünkü her zaman ayetleri anlamadığımız dilden okuduk. Daha doğrusu bizlere anlamasan da oku, Allah sevap yazar dediler. Daha da ileri giderek, Arapçasından okursan sevap kazanırsın, Türk&cc... Devamı

KUR'AN DAN DUA AYET ÖRNEKLERİ.

2015-09-04 11:17:00

        KUR’AN DAN DUA AYET ÖRNEKLERİ   201 - Rabbimiz! Bize dünyada da güzellik ver, ahi rette de güzellik ver. Bizi ateş azabından koru.  Bakara (Sığır) Suresi   250 - Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır. Ayaklarımızı yere sağlam bastır ve inkârcılara karşı bize yardım et. Bakara (Sığır) Suresi    16 - Rabbimiz! Şüphesiz biz inandık, günahlarımızı bağışla, ateş azabından koru bizi. Ali İmran (İmran Ailesi) Suresi    147 - Rabbimiz! Günahlarımızı ve taşkınlıklarımızı bağışla, ayaklarımızı sağlam bastır ve inkârcılar topluluğuna karşı bize yardım et. Ali İmran (İmran Ailesi) Suresi    126 - Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır. Canımızı teslim olanlar olarak al. Araf (Orta Yer) Suresi    155 - Sen bizim dostumuzsun. Öyleyse bizi bağışla, bize şefkat göster, sen bağışlayanların en hayırlısısın. 156 - Bize hem bu dünyada, hem de ahi rette güzellik yaz. Şüphesiz ki biz sana yöneldik. Araf (Orta Yer) Suresi    85 - Biz yalnız Allah’a dayandık. Rabbimiz! Bizi zulüm eden bir toplum için bir fitne yapma. 86 - Ve rahmetinle bizi inkârcılar topluluğundan kurtar. Yunus (Yunus) Suresi    47 - Rabbim! Bilgim olmayan şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Ve eğer beni bağışlamazsan ve bana şefkat göstermezsen kaybedenlerden olurum. Hud (Hud) Suresi    38 - Rabbimiz! Şüphesiz Sen, bizim gizlediğimizi de, açıkladığımızı da bilirsin. Yeryüzünde ve gökyüzünde hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz. İbrahim (İbrahim) Suresi    40 - Rabbim! Benim namazı özenle yerine getiren bi... Devamı

KUR'AN I OKUYAN HERKES FARKLI MI ANLAR?

2015-09-04 11:15:00

    İslam toplumunun, kendisine sorması ve üzerinde çok ama çok düşünmesi gereken bir soru var. ACABA KUR’AN I HER OKUYAN, AYNI ŞEYİ Mİ ANLAR. Günümüzde din adına bunca kargaşanın sebebi ne olabilir? Neden aynı konularda, farklı şeyler anlıyoruz Kur’an dan? Sanırım bu soruyu kendimize sorup, önce aklın sonrada Kur’an ın süzgecinden geçirerek, bir cevap bulmalıyız. Gelin birlikte bu konuyu üzerinde düşünelim.   Okulda eğitim görürken, sınıf mevcudunun hepsi, aynı kitaptan aynı bilgileri okumalarına rağmen, aynı oranda bilgi alamadığını görürüz. Kimisi değer olarak on puanlık anlarken, kimisi sekiz, beş ya da üç puanlık bir bilgiyi hafızasına alır. Öğretmende zaten bunu tespit için imtihan yapar, yani kitaptan algıladıkları oranı ölçer. Lütfen unutmayalım, öğretmen imtihanı, okuttuğu kitaptan yapar.   En önemli konuda tüm öğrenciler aynı kitabı okur ve dersine aynı kitaptan çalışırlar. Hiç kimse ben bu kitabı anlamam, çok zor demez. Öyle diyen zaten okulu bırakır, kendisine farklı bir yol çizer. AMA AYNI KİTABI OKUYAN ÖĞRENCİLER, OKUDUKLARI KONULARI FARKLI ANLAMAZ. ANLADIĞI ÖLÇÜ FARKLIDIR.   Gelelim Allah ın bizleri sorumlu tuttuğunu söylediği, kitabı KUR’AN A. Beşeri kitapları yazan yazarların, yazdığı kitabın anlaşılır olması, birinci önceliktedir. Peki, yüce Rabbimizin kullarının doğru yola yönelmesi için gönderdiği kitabı, anlaşılması zor, herkesin anlayamayacağı bir şekilde göndermesi sizce mümkün mü? Bunu düşünmek aklın, mantığın ve Kur’an ın bir ürünü asla olamaz.    BUNU SÖYLEMEK, ALLAH IN ADALETİNİ KÜÇ&Uum... Devamı

KUR'AN GERÇEKTEN ANLAŞILMASI ZOR BİR KİTAP MIDIR?

2015-09-04 11:10:00

    Benim bir yazıma cevap veren, bir kardeşimiz beni uyararak, aşağıdaki cevabı yazmış. Her zaman hata yapabileceğim bilinciyle, bu cevabı da ciddiye aldım ve Kur’an ın verdiği bilgiler doğrultusunda tekrar kendimi yargılayarak, izlediğim yolun doğruluğunu kontrol etme, Kur’an ve akıl ile karşılaştırma gereği duydum. Gelin bunu birlikte yapalım. Bir kardeşimiz bakın, benim yazdığım yazılara karşılık neler söylemiş.   (KURAN´i kendi ideallerinize, kafanıza veyahut ta keyfinize göre yorumlayamazsınız. Üstelik bunu meale bakarak hiç yapamazsınız.   MEALDEN HÜKÜM CIKARILMAZ. HÜKÜM orijinalden ancak çıkarılabilir, bunu yapmak içinde ictihad yapacak kadar ilme sahip olmak gerekir. Bir tıp kitabini okuyarak, ameliyata giremezsiniz. Tip Fakültesini bitirmeniz, doktor olmanız gerekir.)    Yukarıdaki sözlerde bir mantığın eseri, onun için dikkatle düşünüp Kur’an süzgecinden geçirmeden, reddetmek büyük yanlış olur.  Bu sözleri birlikte düşünelim.    (KURAN´i kendi ideallerinize, kafanıza veyahut ta keyfinize göre yorumlayamazsınız.)   Bu söz bence çok doğru. Eğer herkes kendi düşüncesine göre ayetler üzerinde yorumlar yaparsa din, din olmaktan çıkar, beşerin yarattığı kendi dini olur. Bu sözlere itirazım asla olamaz. HİÇBİR KİTABIN YAZARI, ZOR ANLAŞILAN VE HERKESİN OKUDUĞUNDA, KENDİNCE BAŞKA MANALAR ÇIKARACAK, YORUMLAYACAK BİR KİTAP ASLA YAZMAZ. Kitabı yazanın amacı, okunduğunda herkes tarafından anlaşılsın ve olabildiğince kitabı okuyana bilgiler versin. YANİ YORUM GEREKTİRMEYECEK KADAR AÇIK OLSUN. Bu düşünceden yola çıkarak, Allah ın kelamına söylenen sözleri de, bu mantıkla değerlend... Devamı

KUR'AN YETMEZ DİYENLERE.

2015-09-04 11:01:00

    Değerli din kardeşlerim, bugün Kur’an okurken Araf suresinde, bazı ayetler dikkatimi çekti, sizlerle de paylaşmak istedim.  Musa peygamberimize, Allah levhalarda ayetlerini indiriyor ve bunları tebliğ etmesini bakın nasıl söylüyor.    Araf 145: NASİHAT VE HER ŞEYİN AÇIKLAMASINA DAİR NE VARSA HEPSİNİ Musa için levhalarda yazdık. (Ve dedik ki): Bunları kuvvetle tut, kavmine de onun en güzelini almalarını emret. Yakında size, yoldan çıkmışların yurdunu göstereceğim.   Bakın Yaradan nasıl emir veriyor, tıpkı peygamberimize Kur’an için verdiği emirler gibi. Nasihat ve her konuda ne varsa açıkladık diyor bu kitapta. Dikkat eder misiniz lütfen, yine peygamberimize Kur’an ile hükmet dediği ayetlerde olduğu gibi, nasıl Musa peygamberimize de emrediyor.    Kuvvetli tut kitabı, yani gönderdiğime sarıl diyor. Bunları ümmetine emret, onları en güzel şekliyle tutsunlar, böylece öğüt alsınlar diyor. Bakın başka kaynaklardan bahsediyor mu? Sizce Allah elçisine, toplumunun okuduklarında anlayamayacağı bir nasihat, uyarı göndermiş olabilir mi? İşte bizler bu mantığı tersine çeviriyoruz ve herkes anlayamaz, deme gafletine düşüyoruz.   Bu ayeti okuduğumda, aklıma bazı kardeşlerimizin söylediği sözler geldi. Kur’an da her şey yoktur, Kur an özet bilgidir diyenler vardı. Demek ki Rabbimiz tüm peygamberlere aynı şekilde emrediyor. Yine Araf suresinde bakın nasıl devam ediyor ayetlerinde.   Araf 170: KİTAB'A SIMSIKI SARILIP, namazı dosdoğru kılanlar var ya, işte biz böyle iyiliğe çalışanların ecrini zayi etmeyiz.   Değerli dostlar, bakın Yüce Rabbimiz, sanki birilerinin dikkatini çeker gibi ne diyor, KİTABA SARILANLAR. Acaba hangi kitaplardan bahsediyor dostlar? S&... Devamı

KUR'AN IN ÇEVRESİNDE BİRLEŞELİM.

2015-09-04 10:56:00

      Allah bizlere verdiği öğütlerinde, orta yolu izleyen bir ümmet olmamızı ister. Bir kişi hakkında onun aleyhine, emin olmadığımız bir bilgiyi paylaşmanın, korkunç örneğini verir bizlere. Kendinizi temize çıkarmayın sakın diyerek, din ve iman konusunda, başkalarını sakın yargılamayın diye de dikkatimizi çeker.    Peki, bizler bu uyarıları aldığımız halde, neler yapıyoruz? İşte orasını ne siz sorun, nede ben söyleyeyim. Gazetelerin köşe yazarlarını, internette şöyle bir gezindim. Herkes bir tarafa çekmiş, uç köşelerde yaşıyor. İşin daha da kötüsü, herkes kendisine adeta hasımlar topluluğu seçmiş. Birbirlerini alabildiğine kırıp geçiriyorlar. Onlardan, bunlardan, şunlardan diyerek toplumu parçalayıp bölmüşler. Bunları yapanlar varken, bu ülkenin dış düşmanlara ihtiyacı yok sanırım, onlar yetiyor. Paylaşamadıkları bir şeyler olmalı, yoksa bir insan karşısındaki bir insana, din kardeşine bu denli hakaret edip düşman olur mu?   Bir nokta çok dikkatimi çekti. Din adına konuşanlar, dinden imandan bahsedenlerin hepsi farklı konuşuyorlar, aynı konularda bile. Peki, hepimizin dini imanı farklımı da, aynı konuda bile aramızda uçurumlar var. Elimizdeki rehber Kur’an farklımı yazıyor da, herkes bir tarafa çekiyor?   Allah sizlere rehber olsun diye gönderdim dediği Kur’a nı, gönül gözünü, acaba herkesin farklı anlayacağı şekilde mi gönderdi de, herkes farklı telden çalıyor. Bence büyük bir sorun var ortada. Bizler din ve iman adına, eğer Kur’an etrafında toplanmış olsaydık, böyle bir ayrılık asla olmazdı. Kur’an dışından bazı bilgiler bizleri bölüyor ve ayırıyor din adına. Demek ki bir yerlerde yanlış yapıyoru... Devamı

YÖNTEM YANLIŞ OLUNCA, DOĞRU SONUCA ULAŞMAK BEKLENEMEZ.

2015-09-04 10:54:00

    Televizyon kanalında, dini konularda yapılan bir söyleşide, hadis rivayet konusu anlatılıyordu. Bu konuşmacı peygamberimizin, günümüze kadar ulaşan rivayet hadisleri konusunda söylediği şu sözler, içinde yaşadığımız İslam ın ne derece Kur’an dan uzak yaşandığına delildir.   ( Peygamberimizin rivayet hadisleri, eğer bugün bizlere ulaşmasaydı, kesinlikle Kur’an ı doğru anlayamazdık.)   Evet abartısız, aynen bu sözleri söyledi. Değerli din kardeşlerim, lütfen bu söylenilenleri bir kez daha okuyun ve birazcık düşünün. Kur’an ı anlayarak hiç okumamış olsanız bile, bu sözleri aklın ve mantığın süzgecinden geçirin. Acaba bu söylenenler doğru olabilir mi? Allah bizlerin böyle bir yol ve yöntemle, Kur’an ı anlamamızı istemi?   Yüce Rabbimiz HÂŞÂ bizlere Kur’an ı, gereği gibi açık yazamadı, izah edemedi de, bizleri rivayetlere mi muhtaç bıraktı. Lütfen söylediklerimizi kulağımız duysun.  Eğer bu söylenilenlerin doğru olduğunu kabul edersek, neye inanmış oluyoruz biliyor musunuz?    Allah tüm âleme, rehber olsun diye gönderdim dediği ve hepimizi sorumlu tuttuğu, eşi benzeri olmayan rehberini, bizlerin anlayacağı şekilde göndermeyip, izah edip gerektiği gibi açıklamayıp, bizlerin rivayetler yoluyla anlamamızı sağlamıştır.    Ne dersiniz Yüce Rabbimiz, hem emin olmadığınız bilgilerin ardına düşmeyin, hesabını sorarım diyecek, bizleri uyaracak, hem de bizlerin Kur’an ı, rivayetlerden faydalanarak, anlamamızı mı isteyecek?   Doğrusu bunları söylediğimde, din kardeşlerimizi Kur’an ile uyarmaya çalıştığımda, beni sitelerinden uzaklaştırıyorlar, yazılarımı da siliy... Devamı

KUR'AN A BAKIŞ AÇIMIZDAKİ YANLIŞLIKLAR.

2015-09-04 10:50:00

Bizler dinimizi öyle yanlış kaynaklardan öğreniyoruz ki, doğruları Kur’an da gördüğümüzde şüpheyle bakıyoruz. Bugünkü yazımın konusu, yine bir kardeşimizin bana verdiği cevap üzerine olacak. Bu yanlışı hepimiz yapıyoruz, lütfen vereceğim örnek üzerinde düşünürken akıl ve Kur’an ı referans alınız. Bu soru çok fazla karşımıza çıktığı için, tekrar gündeme getirme gereği duydum. Din kardeşimiz bakın ne demiş.   ( Kur’an da namazın nasıl kılınacağı, kaç rekât olduğu, orucun nasıl tutulacağı, abdestin nasıl alınacağı, hac görevimizi nasıl yapacağımızın gerekli açıklaması yoktur. Bunu peygamberimizin hadislerinden öğreniyoruz. Eğer hadisler olmasaydı, Kur’an kapalı kalırdı anlayamazdık.)   Önce her zaman yazdığım ayeti, tekrar hatırlatmak istiyorum. Rabbimiz Zuhruf suresi 44. ayetinde, SİZLERİ KUR’ANDAN HESABA ÇEKECEĞİM, KUR’AN DAN SORUMLUSUNUZ, diye bizleri uyarmıştı. Eğer bu ayete iman ediyorsak, yukarıda söylenenleri asla söyleyemeyiz, önce onu belirtmeliyim.  Çünkü Allah bu ibadetleri emrediyorsa ve bizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorsa, mutlaka bu ibadetlerin gereken izahını da, Kur’an da yapmıştır. Hadisler olmasaydı Kur’an kapalı kalırdı, anlaşılmazdı demek, Allah a ve kitabına en büyük saygısızlıktır, ŞİRKTİR onu hatırlatmak isterim. Allah bizleri Kur’an da, nereye yönlendiriyordu hatırlayalım.   Nisa 174: Ey insanlar! Rabbinizden size güçlü bir delil geldi ve SİZE AYDINLATICI BİR NUR İNDİRDİK. 175. Allah'a iman edenlere ve O'NA SIMSIKI SARILANLARA GELİNCE; Allah onları kendinden bir rahmet ve lütuf içine daldıracak ve onları dosdoğru bir yol ile kendin... Devamı

GÜÇLÜ VE SAĞLAM BİR İMANIN YOLU.

2015-09-04 10:42:00

Allah Kur’an ayetlerini, sizce bizlerin hangi yöntemle anlamamızı ve hayatımıza geçirmemizi istiyor olabilir? Eğer rehberimiz Kur’an olduğunu söylüyor ve iman ediyorsak, Kur’an ı anlayabilmek için, Allah ın istediği yöntemi kullanmadığımız sürece, Kur’an ı doğru anlayamayız.   Bu sorumuzu Kur’an a sormadan önce, şöyle bir soru soralım kendimize ve diyelim ki; Allah bizlere indirdiği ayetlerine,HİÇ DÜŞÜNMEDEN İNANMAMIZI VE KABUL ETMEMİZİ Mİ İSTİYOR, YOKSA ÖNERDİĞİ BAŞKA BİR YOL VAR MI? Sorduğum soruma eğer düşünmeden cevap verirsek, elbette Allah indirdiği ayetlerinin tamamına hiç kuşku duymadan iman etmemizi emretmiştir diyebiliriz?    Bu cevap kısmen doğru. Çünkü hiç kuşku duymadan, tüm ayetlerine iman etmemizi ister Rabbimiz. Tümüne iman etmediğimiz sürece de tam iman etmemiş sayar. Allah ayetleri doğru anlayabilmemiz için, önce ayetler üzerinde, ne yapmamızı özellikle ister? İşte bu kısmı çok ama çok önemli.   Ayetler üzerinde düşünmemizi, aklımızı kullanmamızı, yani körü körüne iman etmemizi değil sorgulayan, düşünen daha sonra iman eden kullar olmamızı ister. Şimdide bu yolu ve yöntemi neden önerir bizlere Allah, gelin onu birlikte düşünelim. Okulda öğretmenlerimiz fizik, kimya gibi dersleri önce sözlü olarak anlatır, daha sonrada deneylerini yaparak, bizzat ilmi olarak pratikte söylenenlerin doğruluğunu görürüz. Böyle olunca da o konuyu hiç unutmayız, çok daha iyi anlarız.   Bazı okullarda öğretmenler, bu türlü laboratuarların olmayışından yakınarak, aslında konuyu daha iyi anlayabilmeniz i&c... Devamı

ALLAH A AÇILAN KAPI KUR'AN.

2015-09-04 10:37:00

        Din ve iman konusu, günümüzde o derece çeşitlilik ve farklılıklar gösteriyor ki, ne yapacağımızı, hangi yoldan gitmemiz gerektiği, kimlerin doğruyu söylediği konusunda, toplum olarak büyük tedirginlik yaşıyoruz.   ACABA BU TEDİRGİNLİĞİMİZİN NEDENİ NE OLABİLİR? Bizler bu konuda nasıl bir tavır takınıyoruz, ya da yapmamız gereken nedir bunun bilicinde miyiz? Sanırım bu soruların doğru cevabını bulursak, bizim de Allah ın istediği doğru yolda olmamızın önünde, hiçbir engel kalmaz.   Önce içinde yaşadığımız din karmaşasının, bölünmüşlüğün, inanılmaz farklılıkların nedeni nedir, gelin bu konu üzerinde birlikte düşünelim. Tedirgin olmamızın asıl nedeni, aynı konuda bile çok farklı fikir ve inançların olması. Önce bu konuyu aydınlatmalıyız.    Müslüman olarak bizler, Kur’an ın her ayetine iman etmedikçe, gerçek iman etmiş sayılmayacağımızı söyleriz ve buna inanırız. Peki söyleyip, inanmakla iş bitiyor mu? Elbette bitmiyor,  sanırım hatalarımız, söylediklerimizi yaşamımıza geçirme safhasında başlıyor.   Allah elçisi kanalıyla, biz kullarına Kur’an ı, rehber olarak gönderdiğini bildirmiştir. Allah Kur’an da elçisine, tebliğ etmek sana, hesap sormak bize düşer diyerek, aslında bu sözleriyle bizlere bir şeyler anlatır.  Yaradan yine rehberinde, hiçbir ehli kitapta, ruhban bir sınıf görevlendirmediğini, bunu kendilerinin uydurdukları örneğini de verir.  Peki, tüm bunlar ne anlatır bizlere?     Allah ın doğru yolunu, beşeri oluşumlardan, bilgilerden değil, Rahmanın gönderdiği hak gerçeklerde, Kur’an dan aramamızın açık bir kanıtıdır tüm... Devamı

KUR'AN I BOLCA OKUYALIM, AMA NASIL OKUYALIM.

2015-09-04 10:34:00

Allah Kur’an ı, sizlere rehber olsun diye indirdim der bizlere. Madem rehberimiz Kur’an, onun tüm ayetlerine koşulsuz iman etmeliyiz. Öyleyse ayetlerin emredildiği şekliyle değiştirmeden, bazı ayetleri görmezden gelmeden, gerçek manasıyla hayatımıza geçirmeliyiz ki, Allah ın nurundan, rehberliğinden gerektiği ölçüde istifade edebilelim.   Allah bizlere, rehber olsun diye indirdiği Kur’an ı, sizler için rehberdir diyerek, serbest bırakmamıştır bizleri. Çok açık ve net bir hüküm veriyor Zühruf suresi 44. ayetinde ve bakın ne diyor?   ( BU KİTAPTAN SORUMLU TUTULACAKSINIZ.)   Madem Kur’an dan sorumlu tutulacağız, hesaba çekileceğiz, o zaman sorumlu olduğumuz, Kur’an ı anlamaya çalışırken izlememiz gereken yol, yöntem nedir, onu önce doğru anlamalıyız. Kur’an a baktığımızda, bizlerin anlamadığı bir dilden yazıldığını görürüz. Bu durumda ne yapmalıyız? ÇÜNKÜ YARADAN BÜYÜK BİR SORUMLULUK YÜKLEMİŞ BİZLERE VE DEMİŞ Kİ, BU KİTAPTAN HESABA ÇEKECEĞİM SİZLERİ.   Şöyle düşünelim, acaba sorumlu olduğumuz, imtihana çekileceğimiz Kur’an ı anlayabilmemiz için, Arapça bilmeyen tüm toplumların, Arapça mı öğrenmesi gerekir? Allah böyle bir zorlukla, bizleri karşı karşıya bırakır da, birde ondan sorumlu tutar mı? Önce bu soruya, doğru cevap bulmalıyız.   Bazı kesimin söylediği gibi, Kur’an başka dillere, tam olarak çevrilemez mi? Bu düşünce Kur’an dan, asla onay almaz. Çünkü Allah, YEMİN OLSUN Kİ SİZLER İÇİN, BU KİTABI KOLAYLAŞTIRDIM DİYORSA BİRÇOK KEZ AYETLERİNDE, başka dile tam olarak çevrilmeyen bir rehber gönderip, daha sonrada tüm kullarını sorumlu asla tutmaz.... Devamı

EHLİ KİTAP ARASINDAKİ ÇEKİŞMELERE, ALLAH IN CEVABI.

2015-09-04 10:27:00

     İnsanoğlu tarih boyunca, Allah ın indirdiği kitaplar ile yetinmeyip, adeta kendilerince bir din yaratıp, Allah ın halis, katıksız, saf inancını, nefislerinin etkisi, şeytanın ve şeytanlaşmış beşerin vesvesesiyle, her zaman saptırmışlardır. İnsanın yapısı gereği tartışmaya meyilli oluşu, imtihanda olduklarının unutulması, daima üzücü sonlar hazırlamıştır kendilerine.   Günümüz İslam anlayışını, şöyle bir hatırlayalım. Bizler Müslüman olmayan diğer kitap ehli tüm insanların, hiç ayrım yapmadan cennete giremeyeceğini, hepsinin cehennem ehli olduğunu söyleriz. Peki, bu hükme, kanıya nereden varırız? Kur’an dan dersek bu mümkün değil. Çünkü Rabbimiz böyle bir hüküm vermediği gibi, çok daha farklı açıklamalar yapar. Daha açıkçası Allah, nasıl bir kul olmamızın çok özel şartlarını koyar Kur’an da.    Bizlerde ne yazık ki Kur’an ile yetinmediğimiz için, Müslüman olmayan herkese, geçmişte yapılan yanlışın aynısını yapıyor ve Rabbin hükmünde ve yetkisinde olan bir değeri, mükâfatı ya da cezayı bizler verip, bizden değilsen cehennemliksin yaftasını yapıştırıyoruz. Sanki Müslüman olup ta, cehenneme gidecek yokmuş gibi, kendi kendimizi temize çıkarıp, asla cehennem azabı görmeyeceğimizi de, söyleme cesaretini gösteriyoruz.   Gelin isterseniz Kur’a na bakalım, acaba günümüzde söylenen, diğer kitap ehli olup ta, Müslüman olmayanlar, gerçekten hiç sorgusuz ve sualsiz ayrım yapılmadan, hepsi cehenneme mi gidecek diyor Allah? Bu konuda yorum yapmak yerine, bizleri yaratan Allah ın sözlerini anlamaya çalışmak, sizce de en akıllıca olanı değil mi?   Bakara 62: Şüphesiz iman edenler; yani Y... Devamı

RABBİNDEN SANA VAHYEDİLENE UY.

2015-09-04 10:20:00

    Değerli din kardeşlerim. Vakit geçiyor, emaneti teslim edeceğimiz o an, belki de çok yakın. Gelin hurafeden, batıldan uzak, elimizde Kur’an ı anlamaya çalışalım ki, kurtuluşa erebilelim. Allah elçisine bakın ne diyor.   Tur 48: Artık, RABBİNİN HÜKMÜNE SABRET; çünkü gerçekten sen, gözlerimizin önündesin. Ve her kalkışında Rabbini hamd ile tesbih et.   Ahzap 2: RABBİNDEN SANA VAHYEDİLENE UY! Allah, yapmakta olduklarınızdan en iyi biçimde haberdardır.   Bu iki ayette Allah, sana sorulan konularda hüküm konusunda sabret diyor. Diğerinde ise, Rabbinden sana gönderilene uy diyerek, elçisinin görev tanımını açıkça yapıyor. Bu konuda da Kur’an da birçok örnekler vardır. Zıhar konusunu düşünün lütfen. Bir kadının peygamberimize gelip, eşinden dolayı yakınmasına karşı peygamberimiz, o devrin geleneği olan boşanma nedeni ZIHAR konusunda, peygamberimiz bir çözüm getiremiyor, ama Allah sizi işittim diyerek, bu konudaki ayetini hemen indiriyor. Aşağıdaki ayet de, yukarıdaki ayetlerin onayı değil mi sizce.   Kefh 26: De ki: 'Ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir. Göklerin ve yerin gaybı O'nundur. O, ne güzel görmekte ve ne güzel işitmektedir. O'nun dışında onların bir velisi yoktur. KENDİ HÜKMÜNDE HİÇ KİMSEYİ ORTAK KILMAZ.   Dikkat ederseniz, Allah kendi hükmüne kimseyi ortak etmez diyor. Tüm bu ayetlerden sonra, Allah ın vermediği hükümleri de, peygamberimiz vermiştir, onun hüküm verme yetkisi vardır diyebiliyoruz. Bunu söylersek bu ve buna benzer yüzlerce ayete iman etmemiş oluruz. Bunu unutmayalım. Bakın bizlerin nereye iman etmemiz gerektiği söyleniyor Kur’an.   Bakara 4: Yine onl... Devamı

ÖLÜM BİR SON DEĞİL, SONSUZLUĞUN BAŞLANGICIDIR.

2015-09-03 20:22:00

           Bizler ölüm aklımıza geldiğinde korkarız ve hemen konuyu değiştirir, ölümü adeta aklımızdan silmeye çalışırız. Peki, bu hareketimizle, davranışımızla doğrumu yaparız?   Ölüm gerçekten korkunç bir şey mi ki, bu kadar korkuyor ve aklımıza bile getirmek istemiyoruz? Doğrusunu isterseniz bilmediğimiz, araştırmadığımız detaylı bilgiye sahibi olmadığımız, her şeyden korkarız. Örneğin elektriği düşünün, eğer hakkında detaylı bilgimiz olmasa, nasıl kullanılacağını bilmesek, yalnız onu ellediğimizde çarpacağını bilsek, inanın evimize bile elektrik çektirmeyiz. Bilinmeyen her şey şüphe uyandırdığı andan itibaren, bizlere korku verir ve bizler için şüphelidir.   Sizlere şunu hatırlatmak isterim, eğer bizler Allah ın rehberini gereği gibi okumuş ve onun ışığından gerektiği kadar yararlanmış olsaydık, asla ölümden korkmazdık.    ASLINDA ÖLÜM BİR SON DEĞİL,  SONSUZLUĞUN BAŞLANGICIDIR.    Peki, neyin başlangıcı? İşte bu konudaki bilgileri almak isteyen, Allah ın rehberini bolca anlayarak okumalı ve beşerin rivayetleri yerine, Rahmanın sözlerine kulak vermelidir. Adeta slogan misali, bu sözü söylememin nedenini açıklamak isterim.    Bizler eğer Allah ın rehberi Kur’an dan, İslam ı öğrenmiş olsaydık, ölümden asla korkmaz, tam tersine onu özlemle beklerdik. Kur’an dan öyle uzak yaşıyoruz ki inancımızı, beşerin hurafelerle yarattığı İslam, güzelim dinimizi adeta  korku dini yaptığından, bizlerde gerçeği Kur’an dan değil, beşerin batıl ve sanı itikatlarından öğrendiğimiz için, ölümü düşündüğümüzde adeta tüylerimiz dike... Devamı

VİCDANİ RET KONUSU VE KUR'AN IN BU KONUYA BAKIŞI.

2015-09-03 20:17:00

      Bugünlerde yine Avrupa birliğine girmeye çalışmanın, bir başka sancısını daha çekiyoruz. Sanırım ne olduğunu anladınız. VİCDANİ RET.    Ülkelerin ayakta kalması adına, bazı şeyler vardır ki, bunlar her kişinin vicdanına göre farklı davranılması, kabul edilemez. Örneğin devletin koyduğu vergileri uygun görmeyip, herkes ben bu kadar vergiyi vermek istemiyorum çünkü adaletsiz, diyebiliyor mu? Ama Ülkenin koşulları düzeldikçe elbette vergilerde azalacak, hatta bazıları kalkacaktır. Tabi bu mantık, devleti ehil insanlar yönetiyorsa geçerli olacaktır. Adaleti sağlamak adına çıkarılan kanunlar için, bu suçun cezası bu olmamalı benim vicdanım el vermiyor dediğimizde, değiştirebiliyor muyuz kanunları?   İşte askerlik konusu da aynen böyledir.  Ben askerlik yapmak istemiyorum, hiç kimse diyemez. Herkes ülkesini korumak ve kollamakla yükümlüdür. Eğer toplumun koyduğu bir yükümlülükten kaçarsanız, diğer vatandaşlara sağlanan haklarından da yararlanma hakkınız olmaz.    Bazı ülkelerin koşullarına gelince. Bu ülkelerde askerlik zorunlu olmayabilir. Çünkü bu toplumların komşuları ya da diğer ülkelerle, düşmanlık adına bir sorunları yok sa, ordularını güçleri nispetinde, profesyonel askerliğe geçirmek, zorunlu askerliği elbette kaldırmak, ya da farklı şartlar yaratmak, normal bir durumdur.    Bugün Avrupa ülkelerinin ordularının büyük bölümü, Profesyonel orduya geçmiştir. Vicdani ret istekleri, Avrupa da normal bir vatandaşın başvurduğu bir yol olmayıp, genelde yolunu şaşırmış gençlerin, tatminsiz, eğitimsiz, inançsız nefislerinin bir sonucudur. ... Devamı

CENNETİN ANAHTARINA SAHİP OLMAK İSTİYORSAK.....

2015-09-03 20:14:00

    Değerli dostlar, biz insanoğlu olarak bu Dünyada, bir evimiz birde arabamız olmasını çok isteriz. Daha açıkçası iki anahtar peşinde koşarız yaşamımız boyunca. Çünkü o iki anahtarı almak, yaşantımızın kalitesini önemli ölçüde etkiler. Aslında bir anahtarın daha peşindeyizdir, bu Dünya da kalıcı olmadığımızı hatırladığımızda, o anahtarın peşinden gitmenin, ona sahip olmanın hep kolay yollarını ararız.   ELBETTE CENNETİN ANAHTARIDIR BU. Fakat Dünyada edinmek istediğimiz anahtarlar, genelde çok fazla ağır bastığı için, cennetin anahtarını hep birilerinden kolayca edinme yoluna gideriz. Diğer anahtarların peşinden koşmaktan, o anahtarı elde etmek için çok zaman ayırmak, işimize pek gelmez her nedense.    Bir ev ya da araba almak istediğimizde bizler, çalışır çabalar ve alın terimizle kazandığımız paralarla alırız. Elbette böyle olunca, onun kıymetini de bilir, daha dikkatli oluruz. Yani gerçekten çok zordur bu iki anahtarı almak. Bazen insanın yıllarını alır. Bazen de ikisini de elde edemeden, gider insan bu Dünyadan.   Peki dostlar, cennetin anahtarını niçin bizler uğraşıp almıyoruz da, çaba göstermeden birilerinin yardımıyla alacağımıza inanıyoruz, bunu hiç düşündünüz mü? Cennetin anahtarını alabilmek, bu Dünyada acaba araba ve ev almaktan daha mı kolayda, bu işin kaynağını, yetkisini başkalarında arıyoruz? Yaptığımız bu yanlışın, artık farkına varmalıyız. Nasıl ki ev ve araba almak için, zorlu bir çalışmanın içine bizzat kendimiz girmiş isek, cennetin anahtarını da almak istiyorsak, aynı yolu izlemeli, kimseden kolayca alamayacağımızı bilip aynı çabayı, hatta çok daha fazlasını burada da bizler göstermeliyiz.   ALLAH CENNETİN ANAHTARI KUR’AN DA... Devamı