kuranyolu 0 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

KUR AN DAN AYETLER.

BAŞÖRTÜSÜ VE KUR AN.

ANA DİLDE İBADET.

İMAM I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM.

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI.

KUR AN DA ZEKAT VE MİRAS KONUSU.

MEZHEP, HADİSLER VE BATIL KONULAR.

NAMAZ, ORUÇ VE HAC KONULARI.

KATILIM BANKACILIĞI TUZAĞI.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÇOK EŞLİLİK VE KABİR AZABI.

KUR AN DA MİRAÇ VE KADER KONUSU

RİSALE İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT!

ATATÜRK VE İSLAM ANLAYIŞI.

MEHDİ VE MESİH KONUSU

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (493)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (0)

HUCURAT SURESİ 14. AYET VE ALACAĞIMIZ DERSLER.

2015-09-05 22:10:00

      Kur’an ayetleri gerçekten çok düşündürücü ve ibret vericidir, elbette aklını kullanana, ibret alana. Çünkü Allah onlarca ayetinde, bizleri düşünmeye ve aklımızı kullanmaya yöneltmektedir.   Sizleri üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim ayet, Hucurat suresi 14. ayet olacaktır. Gerçekten bu ayet, Kur an ışığında düşünene, büyük dersler verdiği gibi, günümüzde yaptığımız yanlışlara da ışık tutmaktadır. Önce ayeti yazalım,  üzerinde birlikte düşünelim.   Hucurat 14: Bedeviler: "İMAN ETTİK." DEDİLER. DE Kİ: "SİZ İMAN ETMEDİNİZ. ANCAK 'MÜSLÜMAN' OLDUK DEYİN. İMAN SİZİN KALPLERİNİZE GİRMEMİŞTİR. Eğer Allah'a ve resulüne itaat ederseniz Allah, yapıp ettiklerinizden hiçbir şey eksiltmez. Çünkü Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.   Yukarıda yazdığım ayette geçen, Bedevi Arapların Kur’an da geçen özelliğini de, önce sizlere hatırlatmak istiyorum. Bakın Tevbe suresi 97. ayetinde Rabbimiz, bu Araplardan nasıl söz ediyor.   Tevbe 97: Bedevi Araplar, KÜFÜR VE İKİ YÜZLÜLÜKÇE DAHA YAMAN ve Allah'ın, ELÇİSİNE İNDİRDİĞİ ŞEYLERİN SINIRLARINI TANIMAMAĞA DAHA MÜSAİTTİRLER. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.   Çok dikkat çekici bir özelliklerinden bahsediliyor, bedevi Arapların. Küfür ve iki yüzlülükte daha yaman olduğunu söyledikten sonra, daha da düşündürücü bir özelliklerinden bahsediyor. ELÇİSİNE İNDİRDİĞİ ŞEYLERİN SINIRLARINI TANIMAMAĞA, DAHA MÜSAİT OLDUKLARINI SÖYLÜYOR.   İşte üzerinde dikkatle düşünmemiz gereken, ası... Devamı

BAKARA SURESİ 27. AYETTEN ALACAĞIMIZ DERSLER.

2015-09-05 22:07:00

Bakara suresi 27. ayette Allah, bizlerin dikkatini çekerek, bizden önceki toplumların verdikleri sözü tutmadıkları örneğini veriyor ve bakın ne diyor.   Bakara 27: O fâsıklar ki, ALLAH'A KESİN SÖZ VERDİKTEN SONRA SÖZLERİNDEN DÖNERLER; Allah'ın bitiştirilmesini emrettiği ilişkileri keser ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. Onlar manen iflâs etmiş kimselerdir.   Ayete baktığımızda daha önceden Allah a verilen, ama daha sonra tutulmayan bir sözden bahsediyor. Bunun neler olabileceğini düşünelim. Bu soruya cevap aramadan önce, bakın Allah Yahudilere hitaben ne diyor.   Bakara 40: Ey İsrail oğulları, size verdiğim nimetleri hatırlayın,BANA VERDİĞİNİZ SÖZÜ TUTUN Kİ, ben de size verdiğim sözü tutayım ve sadece benden korkun!   Demek ki Yahudiler Allah a söz vermişler ve bu sözünde durmamışlar. Allah bizden nasıl bir söz istiyor Kur’an da? Doğru dürüst insanlar olun. Yetimin, akrabanın hakkını yemeyin, adaletli olun. Toplum içinde kurduğumuz bağlara sahip çıkın. Allah ın emrettiği hak yolunda giderek, hayırda ve barışta yarışan kullar olun, en önemlisi batıla değil, KUR’AN IN İPİNE SARILIN VE KUR'AN IN SINIRLARINI AŞMAYIN, EMİN OLMADIĞINIZ BİLGİLERİN ARDINA DÜŞMEYİN. Dün yaradan diğer kavimlerden ne istemişse, bugünde bizlerden onu istiyor. Ama geçmiş kavimlerin sözlerinde durmadığı anlaşılıyor.    Geçmiş kavimlerin, Allah ın gönderdiği kitaplar yardımıyla, ona batıl karışmadan hayata geçirilmesini emretmiş. Ama o günkü toplum, Allah ın kitapları ile arasına batıl sokarak, gerçeklerden uzak toplumu yaşamasını sağlayıp, Allah ın hep birlikte yaşanmasını istedikleri hükümleri ayırıp, araya nifak sokulduğundan bahsediyor. ... Devamı

MERYEM SURESİ 68.......72. AYETLER BİZLERE NE ANLATIYOR.

2015-09-05 22:03:00

    Meryem suresi 68 ….. 72. ayetler acaba bizlere neler anlatıyor birlikte onu anlamaya çalışalım. Önce geleneksel İslam’ın bir kısmının inanışını sizlerle paylaşmak istiyorum, tabi önce ayetleri yazalım.   Meryem 68- Rabbi’nin yüceliği hakkı için, ONLARI PEŞLERİNDEN GİTTİKLERİ ŞEYTANLARI İLE BİRLİKTE BİR ARAYA GETİRECEĞİZ, sonra da dizüstü çöktürerek cehennemin çevresinde toplayacağız.   69- Sonra her grubun, rahmeti bol olan Allah'a baş kaldıran en azılı elebaşlarını ayıracağız.   70- Sonra biz onların hangilerinin öncelikle cehenneme girmeleri gerektiğini, kuşkusuz, herkesten iyi biliriz.   71- ARANIZDA CEHENNEME UĞRAMAYACAK HİÇ KİMSE KALMAYACAKTIR. Bu Rabbinin kesinleşmiş bir hükmüdür.   72- SONRA SAKINANLARI KURTARARAK ZALİMLERİ, DİZÜSTÜ ÇÖKMÜŞ DURUMDA ORADA BIRAKIRIZ.   Geleneksel İslam anlayışının bir bölümü, ayetlerin sonunda geçen (ARANIZDA CEHENNEME UĞRAMAYACAK HİÇ KİMSE KALMAYACAKTIR.) ve sonrada sakınanların kurtarılacağı sözlerinden bakın ne anladıklarını söylüyorlar.   (Allahın kesinleşmiş hükmü nedir? Oraya Yani cehenneme herkes uğrayacak, ONUN AZAMETİNİ DEHŞETİNE HERKES YAKİNEN ŞAHİT OLACAK. Nedendir bu? Bu aynı zamanda Allah ın müminlere olan rahmetini ve sevgisini göstermesi ve onlara vaadinin hak olmasının göstermesi içindir. Allah onlara söz vermişti. Benim emirlerime uyar ve bana itaat ederseniz, sizin günahlarınızı örteceğim ve cehennem azabımdan sizi uzak tutacağım demesi üzerinedir.)   Bu konuda bir başka açıklamada örnek olarak alalım;   (Müminler asla azap görmeyeceklerdir. Sadece o sahneyi müşahede edeceklerdir. Önce naklettiğimiz hadi... Devamı

YUNUS SURESİ 100. AYET, BİZLERE NELER ANLATIYOR.

2015-09-05 11:26:00

    Kur’an öyle bir rehber kitap ki, ona nasıl yaklaşırsanız, size niyetiniz nispetince cevaplar verir. Okuduğumuz okul dönemlerini hatırlayınız, aynı kitabı okumamıza rağmen, herkes farklı notlar alırdı. Peki, bu farklı notlar alışımız, acaba yalnız akıl kapasitemizle mi ilgiliydi dersiniz? Elbette hayır. Kimi arkadaşların ders çalışma niyeti dahi olmadan, zorla ders çalıştığını çok iyi bilirim. Daha açıkçası gönülsüz baktığımız her kitap, ya da herhangi bir işten tam verim almamız, ondan gereği gibi faydalanmamızda mümkün olmayacaktır. İşte Kur’an a gönülsüz ve art niyetle bakan, Rabbin ne anlatmak istediğini anlamak yerine, itikatlarına delil arayanlara, elbette niyetleri ölçüsünce cevap verecektir. Bir örnek vermek istiyorum.    Bir arkadaşımız Kur’an da ALLAH IN İZNİ OLMADIKÇA KİMSE İMAN EDEMEZ DİYOR. Madem Allah izin vermiyor, benim iman etmemde mümkün olamaz demiş. Bu durumda bende hiçbir şeyden sorumlu olamam şeklinde bir yaklaşımla, Kur’an ın bu ayetini kendince yorumlayıp, yanlışına delil aradığını ve ayetleri küçümser şekilde anlama yoluna gittiğini, üzülerek şahit oldum.    Önce Kur'an iman sözünden ne anlatmaya çalışıyor, iman edenler için neler hazırlanmış, ödülleri nedir bunu çok iyi bilirsek, gerçekten herkesin iman ettim demesiyle, iman etmiş olmasının mümkün olmayacağını, zaten gerçek iman edenlerde, bu tür insanları aralarında görmek istemeyeceğini bilir.   İman etmek, Allah a itaat etmek demektir. Onun buyruğuna girip, ona kayıtsız şartsız teslim olmaktır. İslam sözcüğünün de anlamı budur zaten. Onun istediği yolu takip edip, aklını kullanıp hurafelerden uzak yaşayan rehberini, kitabını ... Devamı

İSRA SURESİ 36. AYET VE ALLAH IN UYARISI.

2015-09-05 11:21:00

      Bu yazımızda sizleri, üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim ayet, İsra suresi 36. ayet olacaktır. Allah bu ayette dikkatimizi çekerek, bakın ne söylüyor bizlere?   İsra 36: HAKKINDA BİLGİN OLMAYAN ŞEYİN ARDINA DÜŞME! Çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktır.   Allah ayetinde, kullarını çok açık ikaz ediyor ve emin olmadığın bilginin sakın arkasından gitme, seni bütünüyle sorumlu tutarım diyor. Eğer bizler bu ikazın ne anlama geldiğini görmezden gelirsek, istediğimiz kadar ibadet edelim, sonuç alamayacağımız açıktır. İbadet doğru yapılırsa değer kazanır, eğer Allah ın istediği doğrultuda yapılmıyorsa, ne yaparsak yapalım hiçbir sonuç alamayız. Madem bu kadar önemli bir ikaz da bulunuyor Allah, gelin bu sözüyle, ikazıyla ne demek istiyor onu birlikte anlamaya çalışalım. Çünkü her beşer, kendi imanından sorumlu tutulacaktır.   Fıkıh kitaplarına baktığımızda, her mezhep kendi fıkıh düzenini oluşturduğunu görüyoruz. BU DURUMDA ACABA HANGİSİNE GÜVENMELİYİZ? Bakın hemen koskoca bir soru işareti çıktı karşımıza. Çünkü bir mezhepte anlatılan, diğer mezhepte çok daha farklı olabiliyor? Bakın İsra 36. ayette ki, Rabbin ikazını hemen düşünelim, BİLGİN OLMAYAN, YANİ EMİN OLMADIĞIN SÖZLERİN ARDINA SAKIN DÜŞME DİYORDU. Peki Allah elçisine ne diyordu ve kullarımı nasıl uyarmasını istiyordu, hemen ona bakalım Kur’an dan.   Maide 67. EY RESUL! RABBİNDEN SANA İNDİRİLENİ TEBLİĞ ET. Eğer bunu yapmazsan onun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun…   Ahzap 2: RABBİNDEN SANA VAH YEDİLENE UY! Allah, yapmakta olduklarınızdan en iyi biç... Devamı

ALİ İMRAN 19 VE 20. AYETLERDEN ALACAĞIMIZ DERSLER.

2015-09-05 11:15:00

      Bugün sizlerle, üzerinde düşünüp anlamaya çalışacağımız ayet, Ali İmran 19. ayet olacaktır. Önce yazalım, daha sonra Allah ın izniyle anlamaya çalışalım.   Ali İmran 19: Doğrusu Allah katında din, İslam'dır. O kitap verilenlerin ayrılığa düşmesi ise sırf KENDİLERİNE İLİM GELDİKTEN SONRA, ARALARINDAKİ İHTİRASTANDIR. Her kim de Allah'ın ayetlerini inkâr ederse, şüphe yok ki Allah, hesabı çabuk görendir.   Ayetin başında söylenen, Allah katında din İslam dır sözünden, gelen tüm dinlerin isminin İslam dini olduğunu anlamalıyız. Eğer yalnız bizim peygamberimize gönderilen dinin İslam olduğunu söylersek, bu ayete ters düşmüş oluruz. Dinin ismi aynı, fakat şeriatları farklıdır. Çünkü Allah, gönderdiği kitaplar içinde, değişiklik yaptığını söylemektedir.   Gelelim kitap verilenlerin ayrılığa düşmesi konusuna. Bu toplum, daha önce Allah ın gönderdiği peygamberlere ve kitaplarına inanan toplum olduğunu biliyoruz. Fakat ayetten anladığımız gibi, bu kitap ehli toplum arasında, ayrılığa düştükleri bir konudan bahsediliyor ayette. Peki, bu ayrılığa düştükleri konu ne olabilir? Aslında ayetin devamını dikkatle okursak, buda anlaşılıyor, bakın nasıl bir açıklama yapılıyor.   ( SIRF KENDİLERİNE İLİM GELDİKTEN SONRA, ARALARINDAKİ İHTİRASTANDIR.)   Allah tüm kitap ehline, daha önceleri elçileri ile gönderdikleri kitaplar üzerinde ihtirastan, şahsi menfaat ve çıkarları gözetmek adına, Allah ın kitapları üzerinde çekişmelere girip, ayetlerin anlamlarını saptırmaya çalışıyorlar diyor.    Burada dikkat etmemiz gereken cümle, bana göre çok önemli ... Devamı

FURKAN 63. AYET VE BİZLERE VERDİĞİ DERSLER.

2015-09-05 11:11:00

    Değerli din kardeşlerim, bugün sizlere Furkan suresi 63. ayeti hatırlatıp, sizleri üzerinde düşünmeye davet etmek istiyorum. Önce ayeti yazalım.   Furkan 63: RAHMAN’IN HAS KULLARI, YERYÜZÜNDE VAKAR VE TEVAZU İLE YÜRÜYEN KİMSELERDİR. Cahiller onlara laf attıkları zaman, “selâm!” der (geçer)ler.   Allah ayetinde, çok önemli üç konuyu bizlere hatırlatıyor ve üzerinde düşünmemizi istiyor.   1. Allah ın gerçek, doğru yolda giden kulları kimlerdir?   2. Rabbin gerçek kulları nasıl davranırlar?   3. Cahiller yani Kötü niyetli, dar kafalı insanlar kimlerdir, nasıl davranırlar ve neden?   Gelin bu sorular üzerinde düşünelim ve ayetin bizlere neler anlatmak istediğini anlamaya çalışarak, günümüz gerçekleri ile karşılaştıralım.   Allah ın gerçek, halis kulları kimler olabilir. İşte bunu Kur’an bütünlüğünde önce düşünmeli ve ona göre davranmalıyız ki, Rabbin halis kulları olabilelim. Yoksa kendimizi kandırmaktan öte gidemeyiz, Allah korusun. Çünkü Allah Kur’an da; O HALDE KENDİ KENDİNİZİ TEMİZE ÇIKMIŞ GÖSTERMEYİN, KİMİN SAKINDIĞINI EN İYİ BİLEN O'DUR DER BİZLERE.   Yunus suresi 100. ayetinde; ALLAH AKILLARINI GÜZELCE KULLANMAYANLARI, PİSLİK İÇİNDE BIRAKACAĞINI SÖYLEDİĞİNE GÖRE, Allah ın halis kulu, demek ki aklını en iyi kullanan olmalıdır. Körü körüne iman etmeyen, rehber Kur’an dan asla şaşmayan Rabbin kulu, ancak onun halis kulu olabilir.   Bakara suresi 42. ayetinde Allah, HAKKI BATIL İLE KARIŞTIRMAYIN, DEDİĞİNE GÖRE, ALLAH IN HALİS KULU, HAKKA YANİ KUR’AN A ASLA BATILI, EMİN OLMADIĞI BİLGİYİ, KAR... Devamı

MÜDDESİR SURESİ 11. AYETİN BİZLERE VERDİĞİ BÜYÜK DERS.

2015-09-05 11:07:00

Kuran öyle bir rehber kitap ki, anlayarak okudukça insana bir rehber, bir güneş gibi yol gösteriyor. Ayetlerinde kullandığı sözcükler, hem peygamberimiz devrindeki insanlara, hem de tüm zamanlara öyle bir hitap ediyor ki, hem çözüm getiriyor bizlere, hem de uyarıyor.   Bizler Kur’an ı anlayarak okumaya yönlendirilmediğimiz için, bu faydalarından ne yazık ki istifade edemiyoruz. Bu kitap sizlere bir rehber, bir güneş ve bir gönül gözü olsun diye indirdik diyen Rabbimiz e inatla, tam tersi bir mantıkla hareket ediyoruz. Bizlere söylenen, bu kitabı herkes anlayamaz, bu kitapta her şey yoktur, özet bilgiler vardır diyenlere inanıyor ve böylece Kur’an ın ipine sarılın ki doğruyu bulasınız ayetinin farkında olmadan, beşerin yanlış yollarına sapıyoruz. Allah bizleri affetsin. Kur’an okurken beni çok düşündüren ve eminim sizleri de düşünmeye sevk edecek bir ayeti sizlerle hatırlatmak istiyorum, bakın ayette Rabbimiz elçisine ne diyor?   Müddesir 11: BENİMLE, YARATTIĞIM KİŞİYİ BAŞ BAŞA BIRAK!   Konuyu daha iyi anlayabilmemiz için, bu ayetin öncesi ayetleri de hatırlamak, sanırım daha doğru olacaktır.   Müddesir 1–11: Ey giysisine bürünüp kenara çekilen! KALK DA UYAR! RABBİNİN YÜCELİĞİNİ DUYUR! Temizle giysilerini! Uzaklaştır kendinden pisliği! Çok bularak başa kakma yaptığın iyiliği! Ve yalnız Rabbin için dayanıklı kıl benliği! O boruya üfürüldüğünde İşte o gün çok zorlu, çok çetin bir gündür, Küfre batmışlar için hiç de kolay değildir. BENİMLE, YARATTIĞIM KİŞİYİ BAŞ BAŞA BIRAK.   Yukarıdaki ayetleri okuduğumuzda, Rabbimiz elçi... Devamı

ZÜMER SURESİ 1,2,3. AYETLER BİZLERE NELER ANLATIYOR.

2015-09-05 11:01:00

    Bizler hayatımızın beşeri yönünü çok düşünen, onu memnun etmek, onu hoşnut kılmak için, en güzel yiyecekleri, giyecekleri, malı mülkü almak adına çırpınan, hatta bu yolda kanun kural tanımayan bir yapıya sahibiz.    Her ne hikmetse sonu olan bedeni, bu denli hoşnut etmek için çırpınan bizler, acaba ölümsüz ruhumuz için neden çok fazla bir şey yapmayız? İşte bunun mantıklı bir açıklamasını yapmak çok zor. Rabbimiz sizlere asla taşıyamayacağınız yük yüklemem, çünkü sizler çok zayıf yaratıldınız, onun için sizlere yemin olsun ki kolaylaştırdığım bir din, bir kitap gönderdim der bizlere. Bizler bu sözlere gözlerimizi kapamış, kulaklarımızı tıkamış, beşerin zorlaştırdığı dinin farkında olmadan, Rabbin gerçeklerini göremez olmuşuz. Çünkü rehberle aramıza girilmiş ve irtibatımız onunla artık kesilmiştir de ondan.   Bugün sizlerle Zümer suresi 1–2 ve 3. ayetleri okuyup, üzerinde dikkatlice düşünüp, Allah ın özellikle bizleri Kur’an a nasıl yönlendirdiğini, davet ettiğini, birlikte anlamaya çalışalım.    Zümer 1: Bu kitabın indirilişi, güçlü, hikmet sahibi olan Allah tarafındandır.    2. Emin ol, Biz sana kitabı hakkıyla indirdik. Onun için DİNİ YALNIZ O'NA HALİS KILARAK ALLAH'A İBADET VE KULLUK ET.    3- İyi bil ki halis din ancak Allah'ındır. O'NDAN BAŞKA BİR TAKIM DOSTLARA TUTUNANLAR DA ŞÖYLE DEMEKTEDİRLER: "BİZ ONLARA SADECE BİZİ ALLAH'A DAHA ÇOK YAKLAŞTIRSINLAR DİYE KULLUK EDİYORUZ. Şüphe yok ki, Allah, onların aralarında ihtilaf edip durdukları şeyle hükmünü verecektir. Herhalde yalancı ve nankör olan kimseyi ... Devamı

BAKARA SURESİ 121. AYET VE KİTABI GEREĞİ GİBİ OKUMAK.

2015-09-05 10:56:00

        Bakara suresi 121. ayet üzerinde, gelin birlikte düşünelim. Ayeti okumadan önce, sizlere bir örnek vermek istiyorum. Birisi bizlere bir kitap verse ve dese ki, bu kitabı iyice okuyun, anlayın sizlere bu kitaptan sorular soracağım, kim sorularıma doğru cevap verirse ona, bir ev bir araba hediye edeceğim dese. Bizler ne yaparız? Hemen kitabı alır dikkatle, itinayla tek kelimesini bile atlamadan, birkaç kez anlayarak okuruz. Hatta kendimize sorular sorar ve kitabın anlatmak istediği ana konuyu anlamak için, elimizden geleni yaparız. Yani birbirimizle adeta yarışırız.   Tam burada sizlere bir soru sorsam ve desem ki, ama bizlere verilen kitap ne yazık ki anladığımız dilden değil İngilizce. Sizler bu durumda ne yaparsınız? Eğer İngilizce biliyorsanız alırsınız, ya İngilizce bilmiyorsanız. Sanırım şöyle dersiniz. Kusura bakmayın ben bu yarışmaya katılamam, çünkü İngilizce bilmiyorum dersiniz. Belki de kitabı veren kişiye şöyle bir soruda yöneltebilirsiniz, çünkü ucunda bir ev ve bir araba var. Bu kitabın Türkçeye çevrilmiş olanı yok muydu? Bu durumda, hayır yok cevabını aldıysanız, sanırım çok üzülürsünüz. Çünkü kaçan bir ev ve arabanın hayali var.   Yukarıdaki verdiğim örneği, lütfen çok dikkatle düşünelim ve aynı örneği bizlere öğretilen Kur’an için söylenenlerle karşılaştıralım. Allah sizlere rehber olsun diye gönderdim dediği Kur’an dan sorumlu tutacağını söylüyor. Yani imtihanınız Kur’an dan olacaktır diye, onlarca ayetinde açıklama yapıyor. Mükâfat olarak ta cennetini vaat ediyor. Bundan büyük ödül olabilir mi? Bu durumda sizce Arapça bilmeyen ve hiçbir dile çevrilmeyen... Devamı

HAŞR 7. AYETTE GEÇEN, RESULÜM SİZE NEYİ VERDİYSE ALIN SÖZZÜNDEN

2015-09-05 10:52:00

    Bizler İslam ı birilerinin güdümünde yaşayıp, öğretilenleri Rabbimizin rehberinden kontrol etme gereği duymadığımızda, ortaya çıkan imanın, Allah ın önerdiği bir iman şekli olduğunu asla bilemeyiz.   Allah ın huzuruna vardığımızda eğer, üzücü bir durumla, sürprizle karşılaşmak istemiyorsak imanımızı, inancımızı mutlaka Allah ın, sizler için rehber olsun diye gönderdim dediği, KUR’AN İLE KARŞILAŞTIRMALIYIZ.    Allah bizlere, rehber olsun diye gönderdim dediği kitabını, asla anlaşılması zor bir şekilde göndermez, önce bunu unutmayalım. Allah yine gönderdiği kitap için, yemin ederek sizler için kolaylaştırdım diyorsa birçok kez, bu kitap anlaşılması zor asla olamaz.   Bizler İslam ı, Kur’an ın güdümünde yaşamadığımız takdirde, beşerin, rivayet ve sanı bilgilerin güdümüne gireriz ki, bu bizleri Rabbimizden uzaklaştırır. Allah velilerin ardına düşmeyin diyorsa, bu bizleri Allah ın yani Kur’an ın güdümünde olmamızı istediğindendir. Bizler bu Dünyada imtihandayız. İmtihanımızın da, yalnız ve yalnız KUR’AN DAN OLACAĞINI RABBİMİZ SÖYLÜYOR. Ne diyordu hatırlayalım.   Zühruf 44: Doğrusu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüttür. İLERİDE ONDAN SORUMLU TUTULACAKSINIZ.   Allah açıkça imtihan olacağımız kitabın, Kur’an olduğunu söylediği ve bu kitapta her şeyden nice örnekler verdim dediği halde bizler, hayır yalnız Kur’an dan sorumlu değiliz, Kur’an da her şey yoktur, özet bilgiler vardır diyenlere inanırsak, sizce gittiğimiz bu yol, Rabbimiz e ulaşır mı?    Bu sözleri söyleyenlere şunu hatırlatmak isterim. Allah sizleri bu kitaptan sorumlu tutuyorum dediği halde (HÂŞÂ)sözünden ... Devamı

KIYAMET SURESİ 16,17,18,19. AYETLER.

2015-09-05 10:45:00

        Kıyamet suresi, 16–17–18–19. ayetleri delil göstererek, işte demek ki Kur’an okunduğunda anlaşılması zor bir kitap ki, Peygamberimiz bile önce ayetleri okuduğunda anlayamamış, ona Kur’an dışından daha sonra ayrıca ayetler öğretilmiştir. Detaylıca bilgi daha sonra verilmiştir deniyor. Önce ayetleri yazalım ve Allah ın yardımıyla, Kur’an ı bir bütün olarak düşünerek, tabi aklı ve mantığı da bir kenara koymadan, ayetleri anlamaya çalışalım Allah ın izniyle.   Kıyamet 16: Vahyi ezberlemek için dilini acele kıpırdatma!    17. Şüphesiz onu kalbinde toplamak ve sana okutturmak yalnızca bize aittir.    18. Biz onu okuttuğumuz zaman, onun okunuşunu takip et!    19. SONRA ONU AÇIKLAMAK DA YALNIZ BİZE DÜŞER.    Yukarıdaki ayetleri okuduğumuzda, Allah ın elçisine önce sakin ol diyor, telâşe gerek yok, çünkü biz onu sana indirdik ama sana indirdiklerimizi unutacağım telâşe sine düşmene gerek yok diyor. Kitabı sana indiren biziz, onu okuduğumuzda iyice dinle, takip et. Ayetlerin sonunu bekle, ÇÜNKÜ BİZ SANA HER ŞEYİ AÇIKLAYACAĞIZ.   Kıyamet 19. ayette geçen, onu açıklamak bize düşer sözüne, bunun dışında anlamlar verdiğinizde, Kur’an ın özüne ve onlarca, yüzlerce ayetine ters düşer. Bu sözden anlaşılması gereken, ilk okuduğunuzda anlayamadığınız konuları, biz daha sonra göndereceğimiz ayetlerle açıklayacağız, sizlere izah edeceğiz, örneklerini vereceğiz anlamındadır. Aşağıdaki ayetler bunun kanıtıdır. BAKIN ALLAH KUR’AN AYETLERİNİ, YİNE KUR’AN İÇİNDE VERDİĞİ DEĞİŞİK ÖRNEKLERLE, NASIL AÇIKLADIĞINI ANLA... Devamı

LOKMAN SURESİ 20......AYETLER, BAKIN BİZLERİ NASIL UYARIYOR.

2015-09-05 10:36:00

      Aşağıda yazacağım ayetleri, önce okuyalım daha sonrada günümüz yaşamımızdaki gerçeklerle karşılaştıralım.    Lokman 20: Görmediniz mi, Allah, göklerde ve yerde bulunan şeyleri sizin emrinize verdi ve görünür-görünmez nimetlerini üstünüze saçtı. İNSANLARDAN ÖYLESİ VAR Kİ, ALLAH UĞRUNDA İLİMSİZ, KILAVUZSUZ VE AYDINLATICI BİR KİTABA DAYANMAKSIZIN MÜCADELE EDER.   21. Böylelerine, ALLAH'IN İNDİRDİĞİNE UYUN DENDİĞİNDE ŞU CEVABI VERİRLER: "HAYIR, BİZ ATALARIMIZI ÜZERİNDE BULDUĞUMUZ ŞEYE UYARIZ." Peki, şeytan onları, alevli ateşin azabına çağırmış olsa da mı?   22. Güzel düşünüp güzel davranarak yüzünü Allah'a teslim eden, EN SAĞLAM KULPA YAPIŞMIŞTIR. İş ve oluşların sonu Allah'a varır.   33. Ey insanlar! Rabbinizden korkun! Herhangi bir şeyde babanın, evladı; evladın da babası yerine karşılık ödemeyeceği günden ürperin! Allah'ın vaadi haktır; DÜNYA HAYATI SİZİ SAKIN ALDATMASIN. O YAMAN ALDATICI, SAKIN SİZİ ALLAH İLE ALDATMASIN.   Yukarıdaki ayetlerden alacağımız dersler neler olabilir, isterseniz onu düşünelim. Ayetlerde bahsedilen cümleler üzerine odaklanıp, Rabbin dikkatimizi çektiği konuları ve bu sözleri günümüz ile karşılaştırıp, dersler almaya çalışalım.    Rabbimiz Lokman suresi 20. ayetinde Allah hakkında ilimsiz, kesin ve doğru garantisi olmayan, hiçbir aydınlatıcılığı bulunmayan kitaplara dayanarak, konuşup durduklarını söylüyor.    Peki, bu sözlerden ne kast ediyor olabilir? Demek ki peygamberimizin devrinde, Allah ın gönderdiği kitaplara müracaat eden olmadığı gibi, emin olmadıkları b... Devamı

KAF SURESİ 45. AYET VE........

2015-09-04 20:19:00

03 Subat         Yüce Rabbimiz bizlere öyle bir rehber kitap göndermiş ki, zerre kadar farkında bile değiliz. Nasıl farkında olalım, onu anlamadan okumanın sevap olacağına inanan bir toplum, nasıl olurda içindeki bilgilerden haberdar olur? Sizlere daha önce ki yazılarımda verdiğim örneği burada da tekrar vermek istiyorum, çünkü bu örnek konunun daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.     Öğretmen sınıfa bilmedikleri dilden bir kitap dağıtıyor ve diyor ki, sizi bu kitaptan bir ay sonra imtihan edeceğim, bu kitabı iyice okuyun. Bu durumda öğrenciler ne der öğretmenine sizce? Önce hepsi güler ve öğretmenin şaka yaptığını söylerler, daha açıkçası bu sözü kimse ciddiye bile almaz. Çünkü dilini bilmedikleri bir kitabı okuduklarında, içinde ne söylediğini nelerin açıklandığını bilmeden, nasıl olurda sorulara cevap verirler. Elbette bu ne akla, nede mantığa uymayan öğretmenlerinin sözü, olsa olsa şakadan başka ne olabilir?   Evet, dostlar bu ancak 1 Nisan şakasından öteye gidemez. PEKİ, YÜZLERCE YILDIR BU ŞAKAYI BİZLERE YAPANLARA KARŞI NEDEN DUYARSIZ KALIYORUZ DA, ONLARIN NE AKLA NEDE MANTIĞA, HATTA KUR’AN A ASLA UYMAYAN BU SÖZLERİNE İNANIYORUZ.   Bizler düşünme yeteneğimizi mi yitirdik de, anlamadan anlamını dahi bilmeden, Rabbimiz ne emrediyor farkında olmadan, Kur’an ı okuyacağız ve bizler bundan sevap kazanacağız öylemi dostlar? Peki, Allah ın sizleri bu kitaptan imtihan edeceğim sözünü de mi duyan, anlayan yok? Rahmanın ne emrettiğini anlamadan, nasıl olurda Allah ın imtihanından geçeceğiz, hiç mi düşünmüyoruz bunları? İşimize gelmiyor düşünmek değil mi?   Küç&u... Devamı

ARAF SURESİ 33. AYET......

2015-09-04 20:18:00

      Bugün sizlerle birlikte üzerinde düşüneceğimiz, Araf suresi 33. ayeti önce sizlere hatırlatmak istiyorum. Ayeti yazalım ve dikkatlice okuyalım. Acaba Yaradan bizlere bu ayetiyle neler anlatmak istiyor, onu anlamaya çalışalım Allah ın izniyle.   Araf 33; De ki: Rabbim ancak açık ve gizli kötülükleri, günahı ve haksız yere sınırı aşmayı, HAKKINDA HİÇBİR DELİL İNDİRMEDİĞİ BİR ŞEYİ, Allah'a ortak koşmanızı ve ALLAH HAKKINDA BİLMEDİĞİNİZ ŞEYLERİ SÖYLEMENİZİ HARAM KILMIŞTIR.   Yaradan HARAM sözcüğünü Kur’an da, çok önemli yerlerde kullandığını görürüz. Örneğin faizin haram olduğunu söyler Kur’an. Evlenilmesi yasaklanan kişileri sayar ve bunlarla evlenmek HARAMDIR der. Yenmesini istemediği şeyleri yazarak, bunların haram olduğunu belirtir. Zina yapmanın haram olduğunu da, Rabbim Kur’an da açıklar bizlere.   Tüm bu ve buna benzer konuların, çok açık bir şekilde, haram sözcüğüyle yasaklandığını görüyoruz. Peki, yukarıda sizlere hatırlattığım Araf suresi 33. ayette ne anlatmak istiyor olabilir, Rabbim haram kıldım sözünü kullanarak. Gelin şimdide onu Rabbin önerdiği gibi, kendi irademizle düşünerek anlamaya çalışalım.   Araf suresi 33. ayetinde Allah, açık ve gizli kötülüklerin yapılmasını da haram sözleriyle bizlere açıklıyor ve şiddetle dikkatimizi çekiyor. Devamında ise dikkat ederseniz günah işleyerek haksız yere sınırı aşmanın da haram olduğunu belirtiyor. Burada haksız yere sınırı aşmak konusunu elbette çok geniş düşünebiliriz her konuda.    Dini yaşarken de, Kur’an da diğer ayetlerinde söylediği gibi, Allah ... Devamı

ALİ İMRAN 79. AYETİN UYARILARI.

2015-09-04 20:16:00

    Bugün sizleri üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim ayet ise, Ali İmran suresi 79. ayet olacaktır. Bu ayeti özellikle seçmemin bir nedeni var. Çünkü Allah çok önemli bir konuda, hatta günümüzde yaptığımız büyük bir yanlışa işaret ederek, elçisinin görev ve sorumluluğu hakkında dikkatimizi çekiyor ve bakın bizlere neler söylüyor.   Ali İmran 79: Allah'ın vahiy, sağlam muhakeme ve peygamberlik bağışladığı hiç kimsenin bundan sonra halkına, “ALLAH'IN YANI SIRA BANA DA KULLUK EDİN!” DEMESİ DÜŞÜNÜLEMEZ;  aksine, [onlara şöyle öğüt verir]: “ilahî kelâmın bilgisini yayarak ve kendiniz [onu] derinlemesine inceleyerek ALLAH IN KULLARI/ADAMLARI OLUN!”   Yüce Yaratıcımız, ben görev ve hikmet verdiğim elçilerimin hiç birisi, benimle kendisini eş tutup kendilerine, Allah ın vermediği bir yetkiyi kullanmaya kalkıp, kendilerine de kulluk edilmesini asla istemez diyor. Burası çok önemli. Hemen bir örnek verelim. Allah çok açık ve net ayetinde ne diyordu?   Zümer 44: De ki: "ŞEFAAT, TÜMDEN VE SADECE ALLAH'INDIR. Göklerin ve yerin mülkü/yönetimi O'nundur. Sonunda O'na döndürüleceksiniz."   Kendimize şu soruyu soralım. Allah Kur’an da yukarıdaki sözleri söyledikten sonra, yine Kur’an içinde başka bir ayetinde, şefaat yetkisini başkalarına da vermiş olabilir mi? Ya da peygamberimiz de Allah ın yanında bende sizlere şefaat edeceğim der mi? Bir önceki ayetinde de bakın ne söylüyor Yaradan.( YOKSA ALLAH'TAN BAŞKA ŞEFAATÇİLER Mİ EDİNDİLER?) Ne dersiniz günümüzde bizlere öğretildiği gibi, peygamberler ve din ulamalar... Devamı

MAİDE SURESİ 41,42,43,44. AYETLER NELER ANLATIYOR.

2015-09-04 20:13:00

    Kur’an ı her okuyuşumda sanki ilk defa okuyormuş gibi, ondan yeni feyizler yeni ışıklar alıyorum çok şükür. Beni her okuyuşumda daha çok bilgilendirdiğine ve düşünmeye sevk ettiğine şahit oluyorum. Bakın sizlerle aşağıdaki ayetleri paylaşmak ve sizleri üzerinde birlikte düşünmeye davet etmek istiyorum.   Düşünmenizi ve ayetlerle karşılaştırmanızı istediğim konu, bizlere geleneksel İslam ın öğrettiği gibi, acaba peygamberimiz topluma Kur’an ın hiç bahsetmediği konularda, hüküm koyma yetkisi vermiş midir? Peygamberler toplumu yalnız ne ile uyarmak ve hüküm vermekle görevlendirilmiştir, sanırım bu soruların cevabını bu ayetlerde bulacağız. Önce ayetleri yazalım ve dikkatle okuyalım.   Maide 41: Ey resul! Kalpleri inanmamış olduğu halde ağızlarıyla "İnandık" diyenlerin küfürde yarışırcasına koşanları seni üzmesin. Yahudilerden bazıları yalancılık etmek için dinlerler; huzuruna çıkmamış olan başka bir topluluk için dinlerler. Yerlerine oturmuş kelimeleri, yapılarını bozup değiştirirler. "Size şu verilirse alın, eğer o verilmezse çekinin." derler. Allah birini fitneye çarptırmak isterse sen onun için Allah karşısında hiçbir şey yapamazsın. Bunlar o kişilerdir ki, Allah kalplerini temizlemek istemiyor. Dünyada bir rezillik vardır onlar için; âhirette de büyük bir azap var onlara.   42: Yalana iyice kulak verirler, haramı tıka-basa yerler. Sana geldiklerinde, ister aralarında hüküm ver, ister onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen sana hiçbir şekilde zarar veremezler. Ama aralarında hükmedersen, adaletle hükmet. Allah, adaletle hükmedenleri/adaleti ayakta tutanları sever.   43: İçinde Allah'ın h&u... Devamı

MUHAMMED SURESİ 2 VE 3. AYETLERİN UYARILARI.

2015-09-04 20:08:00

        Bizler ne yazık ki inancımızı, imanımızı Rabbin rehberine bizzat müracaat etmek yerine, aracı koyarak bir başkasından İslam ı öğrenmenin, daha doğru olduğuna inandırılmışız. Çünkü bizlerin, Rabbin kelamını okuduğumuzda anlayamayacağımız öğretilmiştir.    Böyle olunca da, özellikle Kur’an ın muhkem ayetlerine müracaat edeceğimiz yerde, bizlere önerilen ve her mezhebin farklı fıkıh kitaplarına yönlendirilerek, İslam ı yaşamamız sağlanmıştır. İşin kötüsü her mezhep kendi fıkhını yarattığı içinde, Rabbin rehberliğinden uzaklaşan bizler, hangi kapıya sığınacağımızın telâşesin de, imanımızı yaşar olmuşuz.    Allahın bizleri, Kur’an ın ipine sarılın davetini hatırlatanlara da, sen onca âlimi devre dışımı bırakıyorsun, sen onlardan daha mı akıllısın, türünden sert cevaplar verilmektedir. Hâlbuki unutulan en önemli konu ise Rabbin rehber olsun diye gönderdiği muhkem ayetlerinin, açık ve anlaşılır olduğunu da özellikle belirttiği halde, Kur’an ı yeterli görmediğimiz gözden kaçmakta, beşerin kitaplarının dini, İslam ı açıklayabileceğini söyleyerek, Kur’an ın yerine koyduğumuz beşerin kitaplarıyla, Rahman a yaptığımız saygısızlığın farkında bile olamıyoruz.   Allah ın hadi bir benzerini getirsinler, dediği kitabın açık olmadığını ve herkesin anlayamayacağının söylenmesi, sizce günahların en büyüğü değil de nedir?    Rahman sizleri bu kitaptan sorumlu tutacağım dedikten sonra, acaba bizlere yemin ederek kolaylaştırdığını söylediği kitabı, tam tersini yapıp, anlaşılması zor yaparak, bizleri zor anlaşılan bir kitaptan mı hesaba çeker?   Birazcık düşündüğümüzde, yaptığımız... Devamı

ENFAL SURESİ 61......67. AYETLERDEN ALACAĞIMIZ DERSLER.

2015-09-04 20:03:00

      Bugün Kur’an dan anlamaya, üzerinde düşünmeye çalışacağımız ayetler, Enfal 65–66 ve 67. ayetler olacaktır. Üzerinde durup, sizleri düşünmeye davet etmek istediğim, bu ayetlerde geçen iki soru olacak.   Birincisi Allah 65. ayette iman edenlere güç ve kuvvet verip moral verirken, sizler düşmanın on katına bedelsiniz diye moral veriyor. Fakat daha sonra 66. ayette ise, şimdi Allah, yükünüzü hafifletti; sizde zayıflık olduğunu bildi, dedikten sonra verdiği örnek ise, sizden biriniz düşmandan iki kişiye bedelsiniz şeklinde verdiği örnektir. Burada yükünüzü hafifletti sözüyle, acaba ne demek istiyor olabilir Rabbimiz? Ayrıca yükün hafifletilmesi ile bir önceki ayeti karşılaştırdığımızda, daha önce daha fazla güç ve yardım etmesine rağmen, daha sonra onu azaltmasının nasıl bir bağlantısı olabilir? Sanırım burası çok önemli.    67. ayette ise Allah,  Yeryüzünde ağır basıncaya (küfrün belini kırıncaya) kadar, hiçbir peygambere esirleri bulunması yaraşmaz, sözüyle acaba neyi kast ediyor olabilir? Birilerinin söylediği gibi, Allah burada esir alma öldür mü diyor, yoksa esirleri bedel karşılığı serbest bırak mı demek istiyor. Yoksa başka bir şeyden mi bahsediyor?  Gelin Rabbimizin izniyle, Kur’anı bir bütün olarak düşünerek, tüm bu ayetlerle Rahman bizlere ne anlatmak istiyor, onu anlamaya çalışalım. Önce şunu belirtmek isterim, yazdıklarım benim Kur’an dan anladıklarımdır. Sizlerde ayetler üzerinde düşünüp, değerlendirme yapmalısınız.   Önce Enfal suresi 61. ayetten itibaren hepsini yazalım ki, üzerinde daha iyi düşüne... Devamı

NECM SURESİ 19......23. AYETLERDEN ALACAĞIMIZ DERSLER.

2015-09-04 19:59:00

        Allah Kur’an ı sizlere bir rehber, bir güneş olsun diye indirdim diye öğüt verir bizlere. Bizler ise Kur’an ı yeterli görmeyip, içinde her şeyin olmadığını, onun özet bilgiler içerdiğini, söyleyenlere inanırız. Kur’an da olmayan rivayet yoluyla edindiğimiz onca bilgilerin, hükümlerinin de Allah katından olduğunu söyleriz, çünkü bize böyle öğretilmiştir.    Rehber Kur’an a hiç müracaat etmediğimiz içindir ki, habersiz yaşar gideriz rivayet ve sanılarla. Tıpkı Kur’an ın indirildiği dönemde olduğu gibi. O devirlerde elbette, hem Allah a iman ediyorlar, hem de atalarından intikal etmiş, hurafe bazı inançları yaşıyorlardı. Fakat Allah ın indirdiği din öyle bir hal almıştı ki, dinin aslı hurafenin içinde kaybolmuştu adeta.   Uydurdukları hurafelere ve sanıya iman etmeleri, nefislerine daha yakın gelmiş olmalı ki, kendilerince bir din yarattıklarını söylemek yanlış olmayacaktır. İşte Allah da bunun için ve en son bir şans daha vererek kullarına, elçisi olarak seçtiği örnek insan Hz. Muhammed aracılığıyla, KUR’ANI bizlere göndermiştir.   Rabbim onlarca ayetinde bizleri, Kur’an a davet ederek, onun ipine sarılmamız gerektiğini söyleyip, sizleri KUR’AN dan HESABA ÇEKECEĞİM demiş, bizlerin işini de aslında çok kolaylaştırmıştır.    Bakın sizlere bugün, Necm suresi 19 ve 23. ayetleri hatırlatarak, o günkü toplumun yanlış inançlarına karşılık, kendilerine seçtikleri şefaatçiler, yani putların ancak bir hurafe, bir sanı ve nefislerinin uydurmaları olduğunu, Rabbim nasıl ikaz ederek söylüyor. Tabi bizler bu ayetten nasıl bir ders çıkarmalıyız burası &o... Devamı