kuranyolu 0 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

KUR AN DAN AYETLER.

BAŞÖRTÜSÜ VE KUR AN.

ANA DİLDE İBADET.

İMAM I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM.

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI.

KUR AN DA ZEKAT VE MİRAS KONUSU.

MEZHEP, HADİSLER VE BATIL KONULAR.

NAMAZ, ORUÇ VE HAC KONULARI.

KATILIM BANKACILIĞI TUZAĞI.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÇOK EŞLİLİK VE KABİR AZABI.

KUR AN DA MİRAÇ VE KADER KONUSU

RİSALE İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT!

ATATÜRK VE İSLAM ANLAYIŞI.

MEHDİ VE MESİH KONUSU

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (493)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (0)

YUNUS SURESİ 106. AYET VE ALLAH IN UYARISI.

2015-09-04 17:57:00

      Değerli din kardeşlerim. Bugün sizlere Kur’an dan Yunus suresi 106. ayette, Rabbin bizleri uyardığı ayeti sizlere hatırlatıp, üzerinde düşünmenizi rica ediyorum. Önce ayeti yazalım.   Yunus 106: Sana ne bir yarar, ne de bir zarar verebilecek durumda olmayan varlıkları, Allah'la beraber anıp, onlara yalvarıp yakarma: çünkü eğer böyle yaparsan, muhakkak ki zalimlerden olursun!   Allah bu ayetiyle çok açık, bir şeyler anlatmak istiyor bizlere, peki bu ne olabilir? Allah benim yarattığım varlıklardan yardım isteme, yardımı yalnız benden iste diyor bizlere. Çünkü onların sizlere ne faydası dokunur, nede zarar verecek güçleri vardır.    Gerçekten Kur’an ı anlayarak, düşünerek okuyan bir insan, yaptığımız onca büyük yanlışların hemen farkına varacaktır. Allah her şeyden nice örnekleri, değişik ifadelerle verdim ki anlayasınız der bizlere. İşte bu konu ile ilgili elçisinin görevini, yetkisini, sorumluluğunu belirleyecek açıklamayı, bakın nasıl yapıyor ayetlerinde. Sizce çok açık değil mi? Tüm bu yetki ve sorumluluğu veren Rabbimiz olduğuna göre, bizlere düşen hükümlere iman etmek olmalıdır, fikir yürütmek ilaveler yapmak değil.   Araf 188: De ki: "Ben, Allah'ın dilediğinden başka kendime herhangi bir fayda veya zarar verecek güce sahip değilim. Eğer ben gaybı bilseydim, elbette daha çok hayır yapmak isterdim ve bana hiçbir fenalık dokunmazdı. Ben sadece inanan bir kavim için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.   Ahkaf 9: De ki: "Ben, resuller içinden bir türedi değilim! Bana ve size ne yapılacağını da bilmiyorum. Bana vahye dilenden başkasına da uymam! Ve ben, açıkça uyaran bir elçiden başka... Devamı

FURKAN SURESİ 30. AYETTEN ALACAĞIMIZ DERSLER.

2015-09-04 17:53:00

    Değerli dostlar, bugün sizlere hatırlatmak ve üzerinde düşünmenizi istediğim ayet, Furkan suresi 30. ayet olacaktır. Bu ayetin öncesindeki ayetlerini incelediğimizde, hesap günü geldiğinde peygamberimizin şahitliğinde, kendisinin o gün üzüntüsünü nasıl dile getireceğini, Rabbim şimdiden bizlere açıklıyor, peki neden şimdiden söylüyor? Kulları ders ve ibretler alsın diye. Önce ayeti yazalım, daha sonrada bu ayetten nasıl dersler almalıyız, onu birlikte düşünelim.   Furkan 30; Ey Rabbim! Benim toplumum bu Kuran' ı devre dışı tuttular.    Peygamberimizin hesap günü söyleyeceği, benim toplumun Kur’an ı devre dışı bıraktılar sözünden, doğrusu eğer çok iyi dersler çıkarırsak, işte o zaman hem peygamberimizin gerçek ümmeti oluruz, hem de Rabbimin gerçek, halis kulları oluruz. Bu sözden anlaşılıyor ki, peygamberimiz tebliğ ettiği, hayatına geçirdiği, onunla yaşadığı Kur’an, onun ölümünden yıllar sonra, terk edilmiş olmalı ki, bu sözü hesap günü peygamberimiz söylesin.    Kendi yaşadığı dönemlerde Kur’anı tanıtmak, tebliğ etmek, insanlara ulaştırmak, hak ettiği makama çıkarmak için, o kadar ciddi çalışmalar yapıyordu ki peygamberimiz, bu sözlerinden kendi döneminden bahsetmesi mümkün olamaz. Çünkü yaptığı özverili çalışmalarından ötürü, peygamberimiz Rabbimden birçok takdirler, övgüler almıştı.   Günümüze kadar ulaşan bilgilerden, peygamberimizin aldığı önlemleri biliyoruz. O dönemde de Kur’an dan sapma, Kur’an dışına meyletme eğilimlerini tespit eden peygamberimiz, kendi sözlerinin değiştirilerek nakledildiğini, ... Devamı

İSRA SURESİ 80. AYET.

2015-09-04 17:48:00

      Bizler İslam ı birilerinin güdümünde yaşadığımız sürece, Rabbin gerçeklerini fark etmemiz, asla mümkün olmayacaktır. Allah Kur’anın ipine sarılın diyor da, bizler beşerin ipine sarılıyorsak, yolumuzun Allah a ulaşacağını kimse garanti edemez.    Bakın sizlere küçük bir örnek vermek istiyorum. Bizlere namazlarımızda ya da namaz dışında, bir işe başlarken birçok duaların okunmasını önermişlerdir. Bir kısmı Kur’an dan bir kısmı Kur’an dışından. Elbette her dua ve ayet birbirinden güzel ve hayırlıdır, bunda hiç şüphe yok. Bakın sizlere Kur’an dan bir ayet hatırlatmak istiyorum, ama bu ayeti diğer okuduğumuz dua ve ayetler gibi okumamız için, çok fazla önerene rastlamazsınız.   Her gün onlarca kez okuduğumuz ayetler ve duaların içinde sizlere hatırlatacağım ayet, sizce de çok sık okunması için topluma öğretilmesi gerekmez miydi? Onun yorumunu sizlere bırakıyorum. Önce ayeti yazalım ve bu sözleri kime yönelik söylemiş Rabbim, onu daha sonra konuşalım.   İsra 80: Şöyle yakar: "Rabbim! Beni, gireceğim yere doğruluk-dürüstlükle sok, çıkacağım yerden doğruluk-dürüstlükle çıkar. Katından bana yardımcı bir güç ver.    Değerli dostlar şu ayetin, sözlerin güzelliğine bakar mısınız? Peki, şöyle yakar böyle dua et derken, kime sesleniyor Rahman dersiniz? Bakın bir ayet öncesine gidelim şimdide.   İsra 79: Gecenin bir kısmında uyanarak, sana mahsus bir nafile olmak üzere namaz kıl. (Böylece) Rabbinin, seni, övgüye değer bir makama göndereceğini umabilirsin.   İşte bu ayetin sonunda Yüce Rabbim, peygamberimize sesleniyor ve şöyle yakar, diyerek, bu şekilde dua... Devamı

BAKARA SURESİ 67......71. AYETLERDEN ALACAĞIMIZ DERSLER.

2015-09-04 17:45:00

      Bugün sizlere hatırlatmak ve üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim ayetler, Bakara suresi 67. ve devamında yazılı ayetler olacak. Aşağıdaki ayetleri okuduğunuzda eğer hiç düşünmeden hızlıca okur geçerseniz, ayetlerin özünde saklı, anlatmak istediği çok önemli konuyu, sanırım fark edemeyiz.    Hz. Musa topluma Rabbin bir emrini iletiyor ve diyor ki; Allah size, bir inek boğazlamanızı, yani inek kurban kesin diyor. Bakalım Yüce Rabbimiz bu emri verdikten sonra,  atalarının yanlış itikatlarından vazgeçmekte nazlanan ve Rabbin emrini adeta anlamak istemezcesine zora sokmaya çalışanlar, Musa peygamberimiz ile nasıl bir diyaloga girmişler dikkatlice okuyalım, ama karşılıklı konuşmaları da, çok iyi analiz edelim.   Bakara 67: Musa, toplumuna dedi ki: "Allah size, bir inek boğazlamanızı emrediyor." Dediler ki: "Sen bizimle alay mı ediyorsun?" Dedi ki: "Cahillerden biri olmaktan Allah'a sığınırım.   68: Şöyle konuştular: "Çağır Rabbine bizim için, açıklasın bize neymiş o!" Cevap verdi: "O diyor ki, bahsettiğim ne yaşlıdır ne de körpe. İkisi arası bir inektir." Hadi size emredileni yapın.   69: Şöyle dediler: "Çağır Rabbine bizim için, neymiş onun rengi açıklasın bize." Cevap verdi: "O diyor ki, bahsettiğim, sarı, rengi parlak bir inektir; seyredenlere mutluluk verir.   70: Şöyle dediler: "Dua et Rabbine, açıklasın bize neymiş o! Çünkü bu inek, bizim gözümüzde başkalarıyla karıştı. Ve biz, Allah dilerse, doğruya ve güzele elbette kılavuzlanacağız.   71: Cevap verdi Musa: "Allah diyor ki, bahsettiğim, boyunduruk yememiş bir inekti... Devamı

NİSA SURESİ 43. AYETİN HÜKMÜ KALKMIŞTIR, NESİH EDİLMİŞTİR DİYENL

2015-09-04 17:42:00

        Bizler ne yazık ki Kur’an a, Allah ın ne söylediğini anlamak için bakmadığımızdan olsa gerek, bazı ayetleri görmemezlikten gelmemiz yetmiyormuş gibi, bazılarını da nesih edilme, yani hükmünü kaldırma yöntemiyle yok etmeye, üstünü örtmeye çalışıyoruz. Bunları yapan ancak, kendi nefsini aldatır. Nesih Kur’an içinde değil, Allah ın gönderdiği kitapları arasındadır. Çünkü Yaradan Kur’an ın tümüne iman etmedikçe, gerçek iman eden olamayacağımızı özellikle belirtir. Hükmü kalkan bir ayet var ise, Kur’an da ne işi var diye neden sormuyoruz?   Nisa suresi 43. ayetten, kimler ne anlıyor orasını bilemem, fakat birileri rivayetlerin etkisinde, yanlış anladığı çok açık. BU AYETİN HÜKMÜ KALKMIŞTIR, NESİH EDİLMİŞTİR DEMEK, Kur’an a uymak onu anlamaya çalışmak yerine, Kur’an ı kendi düşüncelerimize uydurmaktan başka bir şey değildir. Konu içki ve kumar konusu, gelin Kur’an da geçen içki konusuna birlikte bakalım ve daha sonrada, Nisa suresi 43. ayetle karşılaştıralım. Acaba aşağıdaki ayetlerin gelmesiyle, bu ayetin hükmü kalkmış mı, bu ayetler biri diğerini nesih etmiş, yani hükmünü kaldırmış mı, YOKSA HEPSİNİN ÇOK FARKLI GÜZELLİKTE, BAMBAŞKA ANLAMLARDA BİZLERE VERECEĞİ BİLGİLER Mİ VARDIR, onu anlamaya çalışalım.   Allah şarap yani içki, kumar konusunda çok açık ve net ayetini indirmiş ve açıklamıştır. Bakın neler söylüyor ayetlerinde, nasıl öğütler veriyor bizlere Rabbimiz.   Maide 90: Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. BUNLARDAN KAÇININ Kİ, KURTULUŞA... Devamı

ENAM SURESİ 116. AYET VE DİKKAT ÇEKEN UYARILARI.

2015-09-04 17:39:00

  EKİM       Değerli din kardeşlerim. Bugün sizlere öyle bir ayet hatırlatmak istiyorum ki, biraz düşündüğümüzde, günümüzde yapılan yanlışları, adeta Rabbimiz yüzümüze vuruyor ve bizleri ikaz ediyor. Önce ayeti yazalım, daha sonrada üzerinde birlikte düşünelim.   Enam 116: EĞER YERYÜZÜNDEKİLERİN ÇOĞUNA UYARSAN, seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.   Ayetteki uyarıyı görüyor musunuz? Bu sözleri duyunca aklıma bir kardeşimizin, benim yazıma verdiği cevap geldi. “Kendini akıllımı zannediyorsun, bu söylediklerini İslam toplumunun genel çoğunluğu kabul etmiyor. ÇOĞUNLUĞA MI UYALIM, SİZİN GİBİ AZINLIĞA MI” demişti.    Gerçektende bu sözler çok söyleniyor, toplum arasında. Bir başka deyişle inancımız Kur’an a göre değil, genel çoğunluğun kabul gördüğü, kabul ettikleri, inandıkları din adına kıstas alınıyor. Bu ne büyük yanılgı. Eğer Kur’an ı bir kez anlayarak, düşünerek okumuş olsaydık, bu sözleri söyleyenlerin aldatmacalarına asla inanmazdık.   Din çoğunluğa göre değil, yalnız ve yalnız Kur’an ın apaçık hükümlerine göre yaşanır, lütfen bu gerçeği unutmayalım. Eğer unutursak, yukarıdaki ayetin sonunda Allah ın söylediği gibi, dinimizi, imanımızı ZANNA yani şüphelere göre, emin olmadığımız bilgiler, rivayetlere göre yaşarız. BUNU YAPANLARIN ALLAH, SADE... Devamı

KEHF SURESİ 65.....82. AYETLER VE HIZIR KONUSU

2015-09-04 17:35:00

Kur’an bizler için bir rehberdir, gönül gözüdür. Eğer onun rehberliğine hurafe ve sanı karıştırarak anlamaya çalışırsak, doğru anlamamız mümkün olmayacaktır. Allah ayetlerin üzerinde düşünmemizi ve Kur’an ı bir bütün olarak anlamamızı emreder. Bir başka deyişle, bir kısmına inanıp bir kısmının hükmü kalkmıştır dersek, ayetleri anlamamızda mutlaka kopukluklar olacaktır. Çünkü Allah Kur’an ın tümüne iman etmemizi ister bizlerden.   Kur’an bizlere yol gösterirken, kıssadan hisselere çok önem verir, çünkü bu yol ve yöntemle verilmek istenen ders çok daha iyi anlatılır.  Bu kıssaları bir masal gibi dinlerde, ne anlatmak istediğini düşünmezsek, bizlere hiçbir faydası olmaz. Hatta kıssalarda bahsedileni anlamak yerine, geleneklerimizi kıssalara ilave etmeye çalışırsak, Kur'an dan asla doğru faydalanamayız. Bu yazımda Kehf suresi 65 ve 82. ayetler arasında anlatılan, kıssadan acaba bizler nasıl bir hisse çıkartmalıyız, gelin birlikte düşünelim. Önce ayetleri yazalım.   Kehf Suresi:   65. Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.    66. Musa ona, “Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?” dedi.    67. Adam, şöyle dedi: “Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin.”    68. “İç yüzünü kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredebilirsin?”    69. Musa, “İnşallah beni sabırlı bulacaksın. Hiçbir işte de sana karşı ... Devamı

ŞUARA SURESİ 78. AYETTEN ALACAĞIMIZ DERSLER.

2015-09-04 17:31:00

        Bizler İslam ı öyle yanlış bilgilerle yaşıyoruz ki, batılı hak, hakkı batıl görür olmuşuz. Allah emin olmadığın bilgiden uzak dur, yalnız Kur’an ın ipine sarıl, sakın Allah dan başka güvenilecek, yardım istenecek veliler edinmeyin diye uyarır bizleri. Kur’an ile aramıza ördüğümüz duvar, ne yazık ki gerçeklerin, uyarıların farkına varmamızı engelliyor.   Bizlere din ve iman adına, Kur’an ın yeterli olmadığını öğretenler, yalan hurafe ve batılın fark edilmemesi içinde, Kur’an ı anladığımız dilden okumamızı engellemeye çalışmışlardır. Ne yazık ki, başarılıda olmuşlardır. Bunun asıl nedeni, bizlerin hatasından kaynaklanmaktadır. Bizler yaşantımızda, beşeri konularda gösterdiğimiz titizliği, inancımızda ne yazık ki hiç göstermemişiz, ne söylenirse inanmış, Allah ın kitabından kontrol etme zahmetinde bulunmamışız. Böyle olunca da sonuç ortada.    İnancımızı en doğru bir şekilde yaşamak istiyorsak, emin olamayacağımız sanı ve rivayet bilgilere değil, Kur’an ın ipine sarılarak inancımızı yaşamalıyız. ÇÜNKÜ RABBİMİZ ÖZELLİKLE, YALNIZ KUR’AN A SARILMAMIZI VE BİZLERİ YALNIZ KUR’AN DAN SORUMLU TUTACAĞINI, AYETLERİNDE APAÇIK BİLDİRMİŞTİR.    Bizlere Kur’an da her bilgi yoktur diyenler, atalarının dine soktukları ilaveleri, rivayet ve sanı inançlarını, Kur’an da bulamadıklarında, onları da yaşamaya devam etmek adına, bakın Kur’an da her bilgi yok diyerek, BATILIDA HAK YAPMANIN YANILGISI İÇİNDE olmuşlardır. Lütfen bu gerçeği, artık fark edelim.  Yoksa hesap günü, çok ama çokkkkk pişman oluruz.   Peygamberimiz Kur’an ı tebliğ ederken, o günkü toplumun bir kısmı, Kur&rsqu... Devamı

ALİ İMRAN SURESİ 187. AYET VE ALLAH A VERDİĞİMİZ SÖZ.

2015-09-04 17:28:00

        Değerli din kardeşlerim. Bugünkü yazımın konusu, Ali İmran suresi 187. ayet olacaktır. Bu ayet aslında bizlere o kadar önemli uyarılar yapıyor ki, zerre kadar Kur’an dan nasibini alan ve düşünen, yaptığımız yanlışların farkına varacaktır. Gelin önce ayeti yazalım, daha sonrada ayet üzerinde birlikte düşünelim.   Ali İmran 187: Allah kendilerine kitap verilenlerden şöyle bir söz almıştı: “ONU İNSANLARA AÇIKLAYINIZ VE HİÇBİR ŞEY GİZLEMEYİNİZ.” Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu küçük bir kazançla değiştirdiler. Yaptıkları alış veriş ne kadar kötüdür! (Bayraktar Bayraklı meali)   Allah Kur’an indirilmeden önceki, Ehli kitaptan bahsederek, onlardan bir söz aldıklarından bahsediyor. İman ettiklerini söyleyen Ehli kitap, Allah ın gönderdiği kitaplara iman ettiğini ve O kitapta gördükleri her şeyi hurafe ve batıl karıştırmadan yaşayacaklarına söz vermişler.  Kitabı duymayanlara duyuracaklarına, anlatacaklarına ve çok daha önemlisi kitaptan HİÇBİR ŞEYİ GİZLEMEYECEKLERİ, DEĞİŞTİRMEYECEKLERİ KONUSUNDA, söz aldığından bahsediyor.    Peki, Ehli kitap sözünde durmuş muydu? Elbette durmadı ve Allah ın gönderdiği kitabı, çevresine duyurmayı yaymayı bırakın, atalarından kendilerine ulaşan batıl, rivayet ve sanı bilgileri, Allah ın kitabının önüne geçirdiler. Daha da kötüsü, atalarının batıl inançlarını yaşayabilmek için, Allah ın ayetlerini toplumdan gizlediler. Yani sözlerinde durmadılar. Yaradan da bu Ehli kitabın sözlerinde durmadıklarını, ALLAH IN AYETLERİNİ KULAK ARKASI ETTİKLERİNİ VE ALLAH IN GERÇEKLERİNİ, MADDİ &Cced... Devamı

AHZAB 53. AYETİ NASIL ANLAMALIYIZ.

2015-09-04 17:25:00

          Bu yazımızda, Ahzab suresi 53. ayet üzerinde birlikte düşünelim. Ayeti önce yazalım.   Ahzab 53: Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber’in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber’i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. PEYGAMBERİN HANIMLARINDAN BİR ŞEY İSTEDİĞİNİZ ZAMAN, PERDE ARKASINDAN İSTEYİN. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah’ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikâhlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.   Ayet aslında genel anlamda, çok açık anlaşılıyor. Fakat bu ayette geçen, PEYGAMBERİN HANIMLARINDAN BİR ŞEY İSTEDİĞİNİZ ZAMAN, PERDE ARKASINDAN İSTEYİN sözüne, günümüzde öyle anlamlar veriliyordu, peygamber eşlerinin peçe taktığından tutun, kadın erkek aynı yerde bulunamaz konusuna kadar anlamlar çıkartılıyor.   Bu yazımda yalnız bu cümle üzerinde durmak istiyorum. Bu ayette geçen, bir şey istendiğinde, peygamber eşleri ile aramızda gerçekten bir perde olmasından mı bahsediyor, yoksa Kur’an ın birçok yerinde örnek verdiği gibi, benzetme ya da isim tamlaması mı var.  Hatırlayınız Allah yine bir ayetinde, hırsızlık yapanların ellerini kesin diyordu. Ama bu ayetinde Allah, aslında ellerini kesin derken, gücünü kuvvetini kesin, yani onu hapsedin anlamında kullanıyordu.    ... Devamı

BAKARA SURESİ 213. AYET VE UYARILARI.

2015-09-04 17:21:00

        Bu yazımda sizleri, Bakara suresi 213. ayet üzerinde, düşünmeye davet etmek istiyorum. Yaradan uyarılarını, tebliğlerini o kadar açık yapıyor ki, gözlerinde perde olmayan, tüm gerçekleri görecektir. Önce ayeti yazalım.   Bakara 213: İnsanlar tek bir ümmetti. Ayrılmaları üzerine Allah, rahmetinin müjdecileri ve azabının habercileri olmak üzere peygamberler gönderdi ve BERABERLERİNDE HAK İLE İLGİLİ KİTAP İNDİRDİ Kİ, İNSANLARIN, ARALARINDA İHTİLAF ETTİKLERİ ŞEYLER HAKKINDA HAKEM OLSUN. Bunda da sırf o kitap verilenler, kendilerine bunca deliller geldikten sonra tuttular, aralarındaki hırs ve kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah kendi izniyle, iman edenleri, onların hakkında anlaşmazlığa düştükleri hakka, ulaştırdı. Allah, dilediğini doğru yola iletir. (Elmalı Hamdi Meali)   Allah ın uyarılarından anlıyoruz ki, önceleri insanlık tek bir inanç üzerinde yaşıyorlarmış. Daha sonra ayrılığa düşerek, Allah ın istemediği yollara sapmaları sonucu, bu toplumları uyarma gereği duyduğunu anlıyoruz.   Yanlış yolda gitmeleri sonucunda, gönderdiği elçiler yoluyla, cezalandırılacakları uyarısında bulunduğu açıklaması yapılıyor. Daha fazla detaya girerek, bu toplumların yaptığı yanlışlarını fark edebilmesi ve aralarında ihtilafa düşerek bölünmelerini önlemek, tek bir ümmet olmalarını sağlamak amacıyla, kitaplar gönderdiğinin açıklaması yapılıyor.   Ayette dikkat çeken bir konu ise, insanların aralarında ihtilafa düştükleri konularda HAKEM OLMASI İÇİN, KİTAPLAR GÖNDERDİĞİNİ SÖYLÜYOR. İşte bizlerin günümüzde yaptığı en büyük yanlışa, apaçık Allah ın kan... Devamı

NİSA SURESİ 34. AYET VE KADININ DÖVÜLEBİLECEĞİ İFTİRASI.

2015-09-04 17:18:00

        Kur’an ı tercüme edenler, öyle yanlış kelimelerle tercüme ediyorlar ki, Kur’an ın diğer ayetleri ile taban tabana zıt anlamlar ortaya çıkıyor. Böyle olunca da, Kur’an/İslam düşmanlarına gün doğuyor. Bu yazımda, çok bahsedilen ve yine İslam düşmanlarını sevindiren, yaptığımız yanlışlara bir örnek ayet sunmak istiyorum sizlere. Nisa suresi 34. ayet. Önce farklı iki mealden yazalım. Daha sonra üzerinde birlikte düşünelim.   Nisa 34: Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta) dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb” korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) ONLARI (HAFİFÇE) DÖVÜN. Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür. (Diyanet meali)   Nisa 34: Erkekler; kadınları gözetip kollayıcıdırlar. Şundan ki, Allah, insanların bazılarını bazılarından üstün kılmıştır ve erkekler mallarından bol bol harcamışlardır. İyi ve temiz kadınlar saygılıdırlar; Allah'ın kendilerini koruduğu gibi, gizliliği gereken şeyi korurlar. Sadakatsizlik ve iffetsizliklerinden korktuğunuz kadınlara ÖNCE ÖĞÜT VERİN, SONRA ONLARI YATAKLARINDA YALNIZ BIRAKIN VE NİHAYET ONLARI EVDEN ÇIKARIN/BULUNDUKLARI yerden başka yere gönderin! Bunun üzerine size say... Devamı

FATİHA SURESİ 5 (YALNIZ ALLAH DAN YARDIM DİLEMEK)

2015-09-04 17:16:00

    Değerli din kardeşlerim, bizler her gün namazlarımızda Yaradan a Fatiha suresini okurken bir söz veriyoruz. Ne sözü verdiğimizin farkında mısınız?   Fatiha 5: Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.    Acaba gerçekten her gün bu sözü verirken Rabbimiz e, sözümüz de duruyor muyuz dersiniz. Yaradan Kur’an da bakın ne söylüyor bize iletilmesi için.    Zümer 44; De ki: "şefaat, tümden ve sadece Allah'ın dır. Göklerin ve yerin mülkü onundur. Sonunda O'na döndürüleceksiniz.   Bu ayete baktığınızda çok açık ve net şefaat, yani bağışlama yetkisinin Allah tan başka kimsede olmadığını söylüyor bizlere. Şefaatin Kur’an da ki anlamı affetmek ve bağışlamaktır, onun içindir ki Yaradan, affetme yetkisinin tamamen kendisinde olduğunu söylüyor. Ama bizler bu ve buna benzer, onlarca ayete inandığımızı söylediğimiz halde, Allah tan başka öyle şefaatçiler edindik ki, ayetin yerinde yeller esiyor   İşin kötüsü Allah ın ayetlerinin tam tersine bizleri inandıranlar, bu bilgiler peygamberimizin bizlere ilettiği sözleridir dediler. Bizler Kur’an ile bağımızı kuramadığımız için, her söylenene ne yazık ki inandık. Elimize alıp ta Allah ne diyor diye, anlayarak Kur’an ı hiç okumadık. Onun içindir ki bizler suçluyuz, hem de çokkkkkkk suçluyuz.   Allah Fatiha suresinde, yalnız Allah tan yardım istenmesi gerektiğini, bizlerinde böyle dua etmesini istediğini fark edemedik. Çünkü her zaman ayetleri anlamadığımız dilden okuduk. Daha doğrusu bizlere anlamasan da oku, Allah sevap yazar dediler. Daha da ileri giderek, Arapçasından okursan sevap kazanırsın, Türk&cc... Devamı

KUR'AN DAN DUA AYET ÖRNEKLERİ.

2015-09-04 11:17:00

        KUR’AN DAN DUA AYET ÖRNEKLERİ   201 - Rabbimiz! Bize dünyada da güzellik ver, ahi rette de güzellik ver. Bizi ateş azabından koru.  Bakara (Sığır) Suresi   250 - Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır. Ayaklarımızı yere sağlam bastır ve inkârcılara karşı bize yardım et. Bakara (Sığır) Suresi    16 - Rabbimiz! Şüphesiz biz inandık, günahlarımızı bağışla, ateş azabından koru bizi. Ali İmran (İmran Ailesi) Suresi    147 - Rabbimiz! Günahlarımızı ve taşkınlıklarımızı bağışla, ayaklarımızı sağlam bastır ve inkârcılar topluluğuna karşı bize yardım et. Ali İmran (İmran Ailesi) Suresi    126 - Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır. Canımızı teslim olanlar olarak al. Araf (Orta Yer) Suresi    155 - Sen bizim dostumuzsun. Öyleyse bizi bağışla, bize şefkat göster, sen bağışlayanların en hayırlısısın. 156 - Bize hem bu dünyada, hem de ahi rette güzellik yaz. Şüphesiz ki biz sana yöneldik. Araf (Orta Yer) Suresi    85 - Biz yalnız Allah’a dayandık. Rabbimiz! Bizi zulüm eden bir toplum için bir fitne yapma. 86 - Ve rahmetinle bizi inkârcılar topluluğundan kurtar. Yunus (Yunus) Suresi    47 - Rabbim! Bilgim olmayan şeyi Senden istemekten Sana sığınırım. Ve eğer beni bağışlamazsan ve bana şefkat göstermezsen kaybedenlerden olurum. Hud (Hud) Suresi    38 - Rabbimiz! Şüphesiz Sen, bizim gizlediğimizi de, açıkladığımızı da bilirsin. Yeryüzünde ve gökyüzünde hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz. İbrahim (İbrahim) Suresi    40 - Rabbim! Benim namazı özenle yerine getiren bi... Devamı

KUR'AN I OKUYAN HERKES FARKLI MI ANLAR?

2015-09-04 11:15:00

    İslam toplumunun, kendisine sorması ve üzerinde çok ama çok düşünmesi gereken bir soru var. ACABA KUR’AN I HER OKUYAN, AYNI ŞEYİ Mİ ANLAR. Günümüzde din adına bunca kargaşanın sebebi ne olabilir? Neden aynı konularda, farklı şeyler anlıyoruz Kur’an dan? Sanırım bu soruyu kendimize sorup, önce aklın sonrada Kur’an ın süzgecinden geçirerek, bir cevap bulmalıyız. Gelin birlikte bu konuyu üzerinde düşünelim.   Okulda eğitim görürken, sınıf mevcudunun hepsi, aynı kitaptan aynı bilgileri okumalarına rağmen, aynı oranda bilgi alamadığını görürüz. Kimisi değer olarak on puanlık anlarken, kimisi sekiz, beş ya da üç puanlık bir bilgiyi hafızasına alır. Öğretmende zaten bunu tespit için imtihan yapar, yani kitaptan algıladıkları oranı ölçer. Lütfen unutmayalım, öğretmen imtihanı, okuttuğu kitaptan yapar.   En önemli konuda tüm öğrenciler aynı kitabı okur ve dersine aynı kitaptan çalışırlar. Hiç kimse ben bu kitabı anlamam, çok zor demez. Öyle diyen zaten okulu bırakır, kendisine farklı bir yol çizer. AMA AYNI KİTABI OKUYAN ÖĞRENCİLER, OKUDUKLARI KONULARI FARKLI ANLAMAZ. ANLADIĞI ÖLÇÜ FARKLIDIR.   Gelelim Allah ın bizleri sorumlu tuttuğunu söylediği, kitabı KUR’AN A. Beşeri kitapları yazan yazarların, yazdığı kitabın anlaşılır olması, birinci önceliktedir. Peki, yüce Rabbimizin kullarının doğru yola yönelmesi için gönderdiği kitabı, anlaşılması zor, herkesin anlayamayacağı bir şekilde göndermesi sizce mümkün mü? Bunu düşünmek aklın, mantığın ve Kur’an ın bir ürünü asla olamaz.    BUNU SÖYLEMEK, ALLAH IN ADALETİNİ KÜÇ&Uum... Devamı

KUR'AN GERÇEKTEN ANLAŞILMASI ZOR BİR KİTAP MIDIR?

2015-09-04 11:10:00

    Benim bir yazıma cevap veren, bir kardeşimiz beni uyararak, aşağıdaki cevabı yazmış. Her zaman hata yapabileceğim bilinciyle, bu cevabı da ciddiye aldım ve Kur’an ın verdiği bilgiler doğrultusunda tekrar kendimi yargılayarak, izlediğim yolun doğruluğunu kontrol etme, Kur’an ve akıl ile karşılaştırma gereği duydum. Gelin bunu birlikte yapalım. Bir kardeşimiz bakın, benim yazdığım yazılara karşılık neler söylemiş.   (KURAN´i kendi ideallerinize, kafanıza veyahut ta keyfinize göre yorumlayamazsınız. Üstelik bunu meale bakarak hiç yapamazsınız.   MEALDEN HÜKÜM CIKARILMAZ. HÜKÜM orijinalden ancak çıkarılabilir, bunu yapmak içinde ictihad yapacak kadar ilme sahip olmak gerekir. Bir tıp kitabini okuyarak, ameliyata giremezsiniz. Tip Fakültesini bitirmeniz, doktor olmanız gerekir.)    Yukarıdaki sözlerde bir mantığın eseri, onun için dikkatle düşünüp Kur’an süzgecinden geçirmeden, reddetmek büyük yanlış olur.  Bu sözleri birlikte düşünelim.    (KURAN´i kendi ideallerinize, kafanıza veyahut ta keyfinize göre yorumlayamazsınız.)   Bu söz bence çok doğru. Eğer herkes kendi düşüncesine göre ayetler üzerinde yorumlar yaparsa din, din olmaktan çıkar, beşerin yarattığı kendi dini olur. Bu sözlere itirazım asla olamaz. HİÇBİR KİTABIN YAZARI, ZOR ANLAŞILAN VE HERKESİN OKUDUĞUNDA, KENDİNCE BAŞKA MANALAR ÇIKARACAK, YORUMLAYACAK BİR KİTAP ASLA YAZMAZ. Kitabı yazanın amacı, okunduğunda herkes tarafından anlaşılsın ve olabildiğince kitabı okuyana bilgiler versin. YANİ YORUM GEREKTİRMEYECEK KADAR AÇIK OLSUN. Bu düşünceden yola çıkarak, Allah ın kelamına söylenen sözleri de, bu mantıkla değerlend... Devamı

KUR'AN YETMEZ DİYENLERE.

2015-09-04 11:01:00

      Değerli din kardeşlerim, bugün Kur’an okurken Araf suresinde, bazı ayetler dikkatimi çekti, sizlerle de paylaşmak istedim.  Musa peygamberimize, Allah levhalarda ayetlerini indiriyor ve bunları tebliğ etmesini bakın nasıl söylüyor.    Araf 145: NASİHAT VE HER ŞEYİN AÇIKLAMASINA DAİR NE VARSA HEPSİNİ Musa için levhalarda yazdık. (Ve dedik ki): Bunları kuvvetle tut, kavmine de onun en güzelini almalarını emret. Yakında size, yoldan çıkmışların yurdunu göstereceğim.   Bakın Yaradan nasıl emir veriyor, tıpkı peygamberimize Kur’an için verdiği emirler gibi. Nasihat ve her konuda ne varsa açıkladık diyor bu kitapta. Dikkat eder misiniz lütfen, yine peygamberimize Kur’an ile hükmet dediği ayetlerde olduğu gibi, nasıl Musa peygamberimize de emrediyor.    Kuvvetli tut kitabı, yani gönderdiğime sarıl diyor. Bunları ümmetine emret, onları en güzel şekliyle tutsunlar, böylece öğüt alsınlar diyor. Bakın başka kaynaklardan bahsediyor mu? Sizce Allah elçisine, toplumunun okuduklarında anlayamayacağı bir nasihat, uyarı göndermiş olabilir mi? İşte bizler bu mantığı tersine çeviriyoruz ve herkes anlayamaz, deme gafletine düşüyoruz.   Bu ayeti okuduğumda, aklıma bazı kardeşlerimizin söylediği sözler geldi. Kur’an da her şey yoktur, Kur an özet bilgidir diyenler vardı. Demek ki Rabbimiz tüm peygamberlere aynı şekilde emrediyor. Yine Araf suresinde bakın nasıl devam ediyor ayetlerinde.   Araf 170: KİTAB'A SIMSIKI SARILIP, namazı dosdoğru kılanlar var ya, işte biz böyle iyiliğe çalışanların ecrini zayi etmeyiz.   Değerli dostlar, bakın Yüce Rabbimiz, sanki birilerinin dikkatini çeker gibi ne diyor, KİTABA SARILANLAR. Acaba hangi kitaplardan bahsediyor dostl... Devamı

KUR'AN IN ÇEVRESİNDE BİRLEŞELİM.

2015-09-04 10:56:00

      Allah bizlere verdiği öğütlerinde, orta yolu izleyen bir ümmet olmamızı ister. Bir kişi hakkında onun aleyhine, emin olmadığımız bir bilgiyi paylaşmanın, korkunç örneğini verir bizlere. Kendinizi temize çıkarmayın sakın diyerek, din ve iman konusunda, başkalarını sakın yargılamayın diye de dikkatimizi çeker.    Peki, bizler bu uyarıları aldığımız halde, neler yapıyoruz? İşte orasını ne siz sorun, nede ben söyleyeyim. Gazetelerin köşe yazarlarını, internette şöyle bir gezindim. Herkes bir tarafa çekmiş, uç köşelerde yaşıyor. İşin daha da kötüsü, herkes kendisine adeta hasımlar topluluğu seçmiş. Birbirlerini alabildiğine kırıp geçiriyorlar. Onlardan, bunlardan, şunlardan diyerek toplumu parçalayıp bölmüşler. Bunları yapanlar varken, bu ülkenin dış düşmanlara ihtiyacı yok sanırım, onlar yetiyor. Paylaşamadıkları bir şeyler olmalı, yoksa bir insan karşısındaki bir insana, din kardeşine bu denli hakaret edip düşman olur mu?   Bir nokta çok dikkatimi çekti. Din adına konuşanlar, dinden imandan bahsedenlerin hepsi farklı konuşuyorlar, aynı konularda bile. Peki, hepimizin dini imanı farklımı da, aynı konuda bile aramızda uçurumlar var. Elimizdeki rehber Kur’an farklımı yazıyor da, herkes bir tarafa çekiyor?   Allah sizlere rehber olsun diye gönderdim dediği Kur’a nı, gönül gözünü, acaba herkesin farklı anlayacağı şekilde mi gönderdi de, herkes farklı telden çalıyor. Bence büyük bir sorun var ortada. Bizler din ve iman adına, eğer Kur’an etrafında toplanmış olsaydık, böyle bir ayrılık asla olmazdı. Kur’an dışından bazı bilgiler bizleri bölüyor ve ayırıyor din adına. Demek ki bir yerlerde yanlış yapıyoru... Devamı

YÖNTEM YANLIŞ OLUNCA, DOĞRU SONUCA ULAŞMAK BEKLENEMEZ.

2015-09-04 10:54:00

    Televizyon kanalında, dini konularda yapılan bir söyleşide, hadis rivayet konusu anlatılıyordu. Bu konuşmacı peygamberimizin, günümüze kadar ulaşan rivayet hadisleri konusunda söylediği şu sözler, içinde yaşadığımız İslam ın ne derece Kur’an dan uzak yaşandığına delildir.   ( Peygamberimizin rivayet hadisleri, eğer bugün bizlere ulaşmasaydı, kesinlikle Kur’an ı doğru anlayamazdık.)   Evet abartısız, aynen bu sözleri söyledi. Değerli din kardeşlerim, lütfen bu söylenilenleri bir kez daha okuyun ve birazcık düşünün. Kur’an ı anlayarak hiç okumamış olsanız bile, bu sözleri aklın ve mantığın süzgecinden geçirin. Acaba bu söylenenler doğru olabilir mi? Allah bizlerin böyle bir yol ve yöntemle, Kur’an ı anlamamızı istemi?   Yüce Rabbimiz HÂŞÂ bizlere Kur’an ı, gereği gibi açık yazamadı, izah edemedi de, bizleri rivayetlere mi muhtaç bıraktı. Lütfen söylediklerimizi kulağımız duysun.  Eğer bu söylenilenlerin doğru olduğunu kabul edersek, neye inanmış oluyoruz biliyor musunuz?    Allah tüm âleme, rehber olsun diye gönderdim dediği ve hepimizi sorumlu tuttuğu, eşi benzeri olmayan rehberini, bizlerin anlayacağı şekilde göndermeyip, izah edip gerektiği gibi açıklamayıp, bizlerin rivayetler yoluyla anlamamızı sağlamıştır.    Ne dersiniz Yüce Rabbimiz, hem emin olmadığınız bilgilerin ardına düşmeyin, hesabını sorarım diyecek, bizleri uyaracak, hem de bizlerin Kur’an ı, rivayetlerden faydalanarak, anlamamızı mı isteyecek?   Doğrusu bunları söylediğimde, din kardeşlerimizi Kur’an ile uyarmaya çalıştığımda, beni sitelerinden uzaklaştırıyorlar, yazılarımı da siliy... Devamı

KUR'AN A BAKIŞ AÇIMIZDAKİ YANLIŞLIKLAR.

2015-09-04 10:50:00

Bizler dinimizi öyle yanlış kaynaklardan öğreniyoruz ki, doğruları Kur’an da gördüğümüzde şüpheyle bakıyoruz. Bugünkü yazımın konusu, yine bir kardeşimizin bana verdiği cevap üzerine olacak. Bu yanlışı hepimiz yapıyoruz, lütfen vereceğim örnek üzerinde düşünürken akıl ve Kur’an ı referans alınız. Bu soru çok fazla karşımıza çıktığı için, tekrar gündeme getirme gereği duydum. Din kardeşimiz bakın ne demiş.   ( Kur’an da namazın nasıl kılınacağı, kaç rekât olduğu, orucun nasıl tutulacağı, abdestin nasıl alınacağı, hac görevimizi nasıl yapacağımızın gerekli açıklaması yoktur. Bunu peygamberimizin hadislerinden öğreniyoruz. Eğer hadisler olmasaydı, Kur’an kapalı kalırdı anlayamazdık.)   Önce her zaman yazdığım ayeti, tekrar hatırlatmak istiyorum. Rabbimiz Zuhruf suresi 44. ayetinde, SİZLERİ KUR’ANDAN HESABA ÇEKECEĞİM, KUR’AN DAN SORUMLUSUNUZ, diye bizleri uyarmıştı. Eğer bu ayete iman ediyorsak, yukarıda söylenenleri asla söyleyemeyiz, önce onu belirtmeliyim.  Çünkü Allah bu ibadetleri emrediyorsa ve bizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorsa, mutlaka bu ibadetlerin gereken izahını da, Kur’an da yapmıştır. Hadisler olmasaydı Kur’an kapalı kalırdı, anlaşılmazdı demek, Allah a ve kitabına en büyük saygısızlıktır, ŞİRKTİR onu hatırlatmak isterim. Allah bizleri Kur’an da, nereye yönlendiriyordu hatırlayalım.   Nisa 174: Ey insanlar! Rabbinizden size güçlü bir delil geldi ve SİZE AYDINLATICI BİR NUR İNDİRDİK. 175. Allah'a iman edenlere ve O'NA SIMSIKI SARILANLARA GELİNCE; Allah onları kendinden bir rahmet ve lütuf içine daldıracak ve onları dosdoğru bir yol ile kendin... Devamı