15 TEMMUZ KALKIŞMASI, ALLAH İLE ALDATILANLARIN ESERİDİR.

2016-11-14 12:22:00

      KASİM       15 Temmuz 2016 tarihi, ordumuzun ve devletin içine sinsice yerleşmiş, ALLAH İLE ALDATILANLARIN ülkesine karşı, sinsice ayaklanmaya teşebbüs ettiği, bir tarih olarak kayıtlara geçti. Sizce bu zalim, hatta kardeşi kardeşe vurduracak kadar gözleri dönmüş insanlar kimlerdi? Ne dersiniz bu insanlar, kendi kendilerine mi devletin en önemli yerlerine çöreklendiler ve ülkesine ihanet ettiler? Bu gerçeği bizler, fark edemediğimiz takdirde, aynı zalim toplulukların, cemaatlerin, tarikatların farklı versiyonları ile her zaman karşılaşmamız kaçınılmaz olacaktır.   Bizler inancımızı, birilerinden öğrenirde, dinde sakın bölünmeyin, veliler, şeyhler, efendiler edinip ardı sıra gitmeyin diye uyaran Allah ın sözlerine uymadığımız sürece, böyle zalim ve gaddar ALLAH İLE ALDATILMIŞLARLA, her zaman karşılaşacağımızı unutmayalım.   Allah Kur’an da bizlere, SAKIN SİZLERİ ALLAH İLE ALDATMASINLAR DİYE UYARIR. ÇÜNKÜ İMAN, İNANÇ ÇOK GÜÇLÜ BİR SİLAHTIR İNSANIN İÇİNDE. Eğer yanlış amaçlı kişilerin eline geçerse bu silah, hem kişiye, hem de toplumlara örneğini yaşadığımız gibi zarar verir. Allah bakın bu konuda nasıl uyarıyor bizleri.   Lokman 33: Ey insanlar! Rabbinizden korkun! Herhangi bir şeyde babanın, evladı; evladın da babası yerine karşılık ödemeyeceği günden ürperin! Allah'ın vaadi haktır; dünya hayatı sizi sakın aldatmasın. O YAMAN ALDATICI, SAKIN SİZİ ALLAH İLE ALDATMASIN! ( Yaşar Nuri meali)   Aynı konuda Allah, Fatır suresi 5. ayette de, bu dünya hayatı sizleri aldatmaması ve hayatınızda şeytanlaşmış insanlar, sizleri... Devamı

ATATÜRK ÜN ANISINA. ONU DOĞRU ANLAYABİLMEK.

2016-11-10 15:50:00

KASİM       Bugün Atatürk ün ölüm yıldönümü, onu Rahmetle anıyorum. Mekânı cennet olsun inşallah. Atatürk ü anlamak için, onun yaptıklarını görebilmek gerekir. Bazen insanlar bakarlar ama göremezler. İşte Kur’an ın bahsettiği gönül gözü budur. Atatürk yok olmak üzere olan bir milleti azmiyle, çabasıyla toplumunda gayretiyle ve güvenmesiyle, bugünlere gelmesini sağlayan, dünyanın hala unutmadığı, örnek gösterildiği bir liderdir.   Ne yazık ki günümüzde Atatürk karalanmak, toplumun gözünde küçük düşürülmek adına, iftiralara maruz kalmaktadır. Bunları yapanlar, Atatürk ün ölümünden hemen sonra devreye giren, dini kendi menfaatleri doğrultusunda yönetmeye çalışan tarikatlar, cemaatler ve onların ektiği nifak tohumlarıdır. Çünkü Atatürk çıkarları doğrultusunda dini kullanan, ALLAH İLE TOPLUMU ALDATANLARIN hükümranlıklarına son vermiştir. Atatürk, bu zihniyetin toplumu din adına yanlış yönlendirmesine, Allah ın arı-duru dinine batıl sokarak toplumun aldatılmasına karşıydı. Kendisi ailesinden iyi bir din eğitimi almıştı. Hatta Kur’an ı anlayacak kadar, Arapça bildiğini de söyleyebiliriz.    Toplum İslam ı, hala öyle yanlış düşüncelerle yaşıyor ki, daha geçen gün bir okurum, Atatürk ün Arapçayı günlük yazı dilinden kaldırmasının, İslam düşmanı olduğuna kanıt olarak gösteriyor. Hâlbuki Allah Kur’an ı neden Arapça indirdiğini açıklamış ve o günkü toplumun, Arap olduğu için anlamaları ve ayetler üzerinde düşünmeleri için, kendi dillerinden ... Devamı

ÖLMÜŞLERİMİZE KUR'AN OKUMAK DOĞRUMU.

2016-11-10 08:31:00

KASİM       Sizce Kur’an ölmüşlerimize okunur mu, okunursa faydası olur mu? Bildiğiniz gibi günümüz İslam toplumunda, çok fazla kabul gören ve her ölen yakınlarımızın ardından Kur’an okuruz, ya da okuturuz. Bu davranışımız ne kadar doğru. Gelin bu sorumuzu Kur’an a soralım, bakalım ne cevap verecek. Bu konu hakkında bir makale daha önce yazmıştım, konuyu tekrar gündeme getirmek ve toplumun dikkatini çekmek adına, tekrar yazmayı uygun gördüm. Allah Kur’an ı neden indirdiğini, bakın nasıl açık bir şekilde bizlere bildiriyor.   Yasin 70:  DİRİ OLANLARI UYARABİLSİN ve kâfirlere ceza hak olsun diye. ( Bayraktar Bayraklı)   Fatır 22: DİRİLER İLE ÖLÜLER DE BİR OLMAZ. Allah, dilediğine işittirir. Sen, kabirde bulunanlara işittirecek değilsin. (Diyanet meali)   Neml 80: Bil ki SEN ÖLÜLERE İŞİTTİREMEZSİN, arkalarını dönüp giderlerken sağırlara da DAVETİ DUYURAMAZSIN. ( Diyanet vakfı)   Aslında bu ayetleri okuyan ve iman ettiğini söyleyen bir Müslüman, Kur’an ın yaşayan bizler için bir tebliğ, HAKKIN YOLUNA DAVETİYE olduğunu anlayacaktır. YANİ ÖNEMLİ OLAN KUR’AN I OKUMAK DEĞİL, ONUN UYARILARINI DİKKATE ALIP, HAYATIMIZA GEÇİRMEKTİR. Bunu yapabilmek içinde, yaşıyor olmamız gerekir. Ayetlerden çok açık bir şekilde görüyoruz ki, Allah diri olanlara, yani yaşayanlara uyarı ve hakka davet olsun diye Kur’an ı indirdiğini söylüyor. Ayrıca ölen ile yaşayan farkını da açıklıyor ve diyor ki, yaşayanlarla ölmüşler bir olmaz. Bu sözü ne maksatla söylediğini de doğru anlamalıyız. Allah bizleri bu dünyaya getiriş nedenini a&cced... Devamı

YAPTIKLARIMIZIN HESABINI VERMEYE, HAZIRLIKLI MISINIZ?

2016-11-07 18:41:00

KASİM       YAPTIKLARIMIZIN HESABINI VERMEYE, HAZIRLIKLI MISINIZ?   Oku diye başlayan Allah ın tebliğini alan bizler, acaba Kur’an ı okuyup okumadığımızı sorduğunda, Allah a huzuru mahşerde ne cevap vereceğiz. Okuyamadık Rabbimiz, bizim dilimizden değildi mi diyeceğiz, yoksa bizim yerimize okudular ve bize anlattılar diyerek, işin içinden sıyrılmayı mı hesaplıyoruz.    Kur’an ın ipine sarılın, emin olmadığınız bilginin ardına düşmeyin diye uyarmıştım sizleri, öğüdümü tuttunuz mu diye Allah sorduğunda, sizce cevap verecek yüzümüz olacak mı? Yoksa Rabbimiz siz bize rehber olsun diye gönderdiğin kitapta, her şeyden örnekler verdik diyordun, ama biz atalarımızdan öğrendiklerimizi Kur’an da göremedik. Namaz kıl, oruç tur, Hacca git, zekât verin demiştin, ama bu konularda bizim atalarımızdan öğrendiğimiz detayları Kur’an da bulamadık. Onun için bizde âlimlerimizin, velilerimizin, şeyhlerimizin öğretisine uymak zorunda kaldık diye, Allah a cevap verebilecek gücü, kendinizde bulabiliyor musunuz?    Şefaat tümden bana aittir, hiçbir şefaatçinin fayda vermeyeceği o günden sakının diye öğüt vermiştim, bu öğüdümü tutarak, şeyhler, veliler, şefaatçiler edinmediniz değil mi kullarım diye Rabbimiz sorduğunda, YETİŞ EY RESULÜM KURTAR BENİ ALLAH IN AZABINDAN diyerek, kurtulacağınızı mı sanıyorsunuz.   Sizleri Kur’an dan sorumlu tutuyorum, imtihanınız Kur’an dan olacak diye hükmederek, sakın Kur’an ın sınırlarını aşmayın diye uyarmıştım, sizler bu uyarılarımı dinleyerek, dünyadaki imtihanınıza yalnız Kur’an dan çalıştınız değil mi ey kullarım dediğinde, Allah a nasıl bir cevap vereceğin... Devamı

BAKARA SURESİ 236 VE 237. AYETLERİ NASIL ANLAMALIYIZ.

2016-11-05 15:58:00

          Bu yazımda sizleri, üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim iki ayet olacak. Bakara 236 ve 237. ayetler. Bu ayetlere günümüzde, hala farklı anlamlar verilmektedir. Gelin birlikte hem Kur’an bütünlüğünde, hem de üzerinde düşünerek, bizlerde ayetleri anlamaya çalışalım.   Bakara 236: Eğer kadınları, KENDİLERİNE DOKUNMADAN VEYA ONLARA BİR MEHİR TAKDİR ETMEDEN BOŞARSANIZ (bunda) size bir vebal yoktur. Şu kadar ki onlara (mal verip) faydalandırın. Eli geniş olan hâline göre, eli dar olan da haline göre ve güzellikle faydalandırmalıdır. Bu, iyilik yapanlar üzerine bir borçtur. (Elmalı meali)   Önce şunu söylemeliyim ki evlenme sözleşmesinin tamamlanması, evliliğin başlaması için, nikâh sözleşmesinin gerçekleşmesi ve anlaşmanın bitmiş olması gerekir. Dikkat ederseniz evlenme konusunda söz verilmiş ama burada kadına verilmesi gereken, Allah ın hükmü yerine getirilmemiş ve MEHİR daha belirlenmemiş. Elbette erkek ve kadın da zaten birleşmediği için, evlilik başlamamış tamamlanmamış bir örnek veriliyor.    Kendi geleneklerimizden örnek verirsek sanki bu durum, evlenmek için bir araya gelmiş, nişan yapılmış, toplum tarafından bunlar evlenecekler artık denen, çiftlerin durumu gibi olduğunu anlıyorum. Bu durumda ayrılma gerçekleşirse bir vebalin, sorumluluğun gerçekleşmediği açıklaması var ayette. Fakat dikkat ederseniz bu durumda bile, yine kendi geleneklerimizden örnekle açıklamak gerekirse, evliliğe hazırlık aşamasında nişanda olduğu gibi, kadına verilenleri geri almayın, hatta yardımcı olun diyor. Şimdi de farklı anlamlar verilen, devamında geçen Bakara sure... Devamı

KUR'AN NASIL BİR DEVLET YÖNETİMİNİ ÖNERİYOR.

2016-11-03 17:36:00

KASİM       Bu yazımda sizleri, üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim konu, Kur’an ın devleti, toplumu yönetim şeklini, nasıl tarif ettiğini anlamaya çalışacağız. Kur’an her çağa, zamana ve farklı kültürlerde ki toplumlara da gönderildiğine göre, hepsine uygun bir yönetim şeklini tarif ettiği açıktır.   Kur’an devlet yönetiminde, olmazsa olmaz iki konuyu, açıkça bizlere bildirir. BİRİNCİSİ HANGİ İNANÇTA OLURSA OLSUN, ADALETLE HÜKMETME VE KARAR VERME, DİĞERİ DE ARAMIZDAN GÜVENEBİLECEĞİMİZ KİŞİLERİ, YÖNETİCİLERİ EHİL İNSANLARDAN SEÇİLMESİ. Hatırlatmak istediğim en önemli konusu ise, seçilecek yöneticilerin asla cinsiyetine( kadın ya erkek) Kur’an ın karışmamış olmasıdır. Sanırım bu yönetim şeklinin, günümüzde hangi yönetimle paralellik gösterdiği çok açıktır. Kur’an devlet yönetiminde detaya girmez, ana kurallar koyar. Diğer konular, her çağın ve geleneğin durumuna, ihtiyaç konumuna göre farklı olabilir.    Peygamberimizin döneminden başlayalım. Peygamberimiz hem Allah ın elçisi, hem de devlet başkanıydı.  Peki, peygamberimiz devleti tek başına mı yönetiyordu, Krallık yönetiminde olduğu gibi. Kararları yalnız kendisimi veriyordu? Bakın burası çok önemli. Allah elçisine bu konuda nasıl uyarılarda bulunuyor.   Ali İmran 159: Sen (o zaman), sırf Allah'ın rahmetiyle onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık onları sen bağışla, onlar için Allah'dan mağfiret dile. (Yapacağın) İŞLERDE ONLARA DA DANIŞ, bir kere de azmettin mi, artık Allah'a dayan. Muhakkak ki Al... Devamı

SİZLER HANGİ İSLAM A İNANIYORSUNUZ?

2016-10-31 11:04:00

    Bugün biz Müslümanlara, dininiz nedir diye sorulduğunda, İslam dini diye cevap veririz. Gerçekten bizler Allah ın indirdiği İslam dinine mi inanıyoruz, yoksa İslam ın yalnız adı mı kaldı inancımızda? Ne dersiniz, bu soruyu kendimize hiç sorduk mu? Eğer Allah ın indirdiği İslam a iman ettiğimizi söylüyorsak, onun indirdiği Kur’an ın hükümlerini, hiç eksiksiz hatta ilavelerde yapmadan hayatımıza geçiriyor olmamız gerekir. Ne yazık ki günümüzde toplumun yaşadığı, iki İSLAM inancı var. Birisi Allah katından indirilen ve içine asla hiçbir batıl karışmamış ARI-DURU Kur’an ın rehber edinildiği İSLAM. Diğeri ise, Kur’an da her bilginin, detayın olmadığına, herkes tarafından anlaşılamayacağına inanılan, RİVAYETLERİN VE BATILIN HÜKMETTİĞİ, BEŞERİ FIKIH İSLAMI. YANİ İNDİRİLEN İSLAM, BEŞERİ İSLAM.   LÜTFEN KENDİNİZE SORUNUZ, SİZ HANGİ İSLAM A İMAN EDİYORSUNUZ?Allah indirdiği İslam dininin, ana hükümlerini tebliğ ederken bizlere, Kur’an ın ipine sarılın, sakın emin olmadığın bilginin ardına düşmeyin, biz kitapta hiçbir eksik bırakmadık, sakın veliler edinmeyin, güvenilecek yardım istenecek veliniz yalnız benim diye bizleri uyarır. Eğer bizler Allah ın indirdiği İslam a iman ediyorsak, bu emirlere de iman edip hayatımıza geçirmemiz gerekir. YANİ KUR’AN MÜSLÜMAN I OLMAMIZ GEREKİR.    Ne dersiniz, Allah ın bu uyarılarını yerine getirip uyuyor muyuz? Hiç sanmıyorum, hatta büyük çoğunluğumuz, Allah ın uyarılarının tam tersine inanıyor ve FIKIH yani beşeri inançların, hükümlerin etkisiyle bakın neler söylüyoruz ve inanıyoruz.   “Yalnız Kur’an ile İslam yaşanmaz. Kur’an Müslüman ı diye bir sapıklık &ccedi... Devamı

İSRA SURESİ 73-74-75. SANA VAHYETTİĞİMİZDEN BAŞKA BİR ŞEYİ, ALLA

2016-10-29 09:44:00
İSRA SURESİ 73-74-75. SANA VAHYETTİĞİMİZDEN BAŞKA BİR ŞEYİ, ALLA |  görsel 1

Allah Kur’an ı bizlere, yaşamımızın rehberi olsun diye gönderdiğini söyler. Ama bizler Kur’an ı değil, beşerin sözlerinden yorumlarından, düşüncelerinden oluşan FIKIH inancını rehber olarak alırız ve imanımızı bu bilgiler ışığında yaşarız. Onun içinde hep yanılırız, birilerinin tuzağına düşeriz. Hâlbuki Allah, sakın emin olmadığın bilginin ardına düşme, yalnız Kur’an ın ipine sarıl, çünkü seni Kur’an dan sorumlu tutuyorum diye bizleri uyarmıştır. Bu ve buna benzer yüzlerce uyarıyı, Allah ın Kur’an da verdiği örnekleri, kıssaları dinlemediğimiz içindir ki, İslam toplumlarından acı, keder, savaş eksik olmuyor.    Bizler Kur’an dan o kadar uzaklaştık, birileri Kur’an ile aramıza öyle duvarlar ördü ki, Allah ın uyarıları verdiği örnekler, bizlere ne yazık ki ulaşamıyor. Bunların tüm sorumluları, bizleriz unutmayalım. ÇÜNKÜ KENDİ İMTİHANIMIZI KENDİMİZ VERMEKTEN KAÇIP, BİRİLERİNE HAVALE EDEBİLECEĞİMİZİ SANMIŞIZ VE VELİLER, ŞEYHLER, EFENDİLER EDİNMİŞİZ. Öyle olunca da Kur’an dan uzaklaşıp kandırılmışız, aldatılmışız ama hala farkında bile değiliz.   Bu yazımda sizlere, günümüzde yaptığımız çok büyük yanlışlara örnek olması adına, Allah ın bizleri dikkatle uyardığı bir ayetini hatırlatıp, sizlerin üzerinde düşünmenize vesile olmak istiyorum. Peygamberimiz döneminde dinden sapmış Ehli kitaba, Allah ın elçisi Kur’an ı tebliğ ederken, birçok engellerle karşılaşmıştır. Onlardan bir tanesi de, ÖZELLİKLE EHLİ KİTABIN KENDİ BATIL İNANÇLARINI, DİNE İLAVE ETTİRME ÇABALARINI GÖRÜYORUZ.  Önce bahse konu ayeti yazalım.   İsra 73–74–75: Müşrikler, SANA VAHYETTİĞİMİZDEN BAŞKA BİR ŞEYİ YALAN YERE BİZE İSNAT... Devamı

CEMAATLE NAMAZ KILMAK, TEK BAŞINA NAMAZ KILMAKTAN DAHA MI SEVAPT

2016-10-27 11:39:00

EKİM       Bizler kendi menfaatlerimiz, çıkarımız konusu olduğunda, enine boyuna iyice araştırır, daha sonrada zarara uğramamak için, en karlı ve en doğru olanı yapmaya çalışırız. Her ne hikmetse, iş inancımıza gelince, aynı titizliği göstermeyiz. Bunun çok büyük yanılgı olduğunu, hesap günü anlayacağız.   Bu hatamızı, yanlışımızı bilenler, bizleri her zaman Allah ile aldatmışlar ve bunu bizlerin fark etmemesi içinde önlemler almışlardır. Bugünkü makalemin konusu camilerin, ibadet yerlerinin bazı kişi ve düşünce gruplarının, hükümranlıklarının devam etmesi için adeta, toplumun özellikle Kur’an gerçeklerini fark etmemesi, ayetlerin üstünün örtülmesi adına, kullanılan merkezlere nasıl dönüştürüldüğü hakkında olacaktır.   Peygamberimizin ölümünden ve dört halife dönemin sona ermesinden sonra, ne yazık ki ibadet yerleri camiler/mescitler devleti yönetenler tarafından, Müslümanların bir araya toplanarak, onları istedikleri gibi bir toplum haline dönüştürülmesinde, çok büyük etken olmuştur.  Özellikle dinin mezheplere bölünmesi, FIKIH inancının adeta, dinin ana temel hükümlerinin içine sokulması, toplum üzerinde etkili olmuştur. Kur’an normal vakit namazlarının camiye giderek kılınmasından bahsetmez ve namaz vakti geldiğinde, bulunduğumuz yerde, hatta özellikle evlerimizde kılınacağı örneğini dahi verir. Toplu ibadet, Kur’an da açıklandığı gibi, Cuma yani toplantı namazıdır.    Kur’an ın bu gerçeğini toplumdan gizleyenler, halkı istedikleri gibi yönlendire bilmek adına, Allah ın hüküm vermediği ö... Devamı

İSLAM A YÖN VEREN, FIKIH İNANCI ÜZERİNE......

2016-10-14 16:54:00

EKİM       Bugünkü yazımın konusu, İslam ı yaşarken bir Müslüman için, olmazsa olmazı olduğu iddia edilen, FIKIH üzerine olacak. Fıkıh kelime anlamı olarak, bir konuyu derinlemesine bilmek, anlatmak, açıklamak anlamına gelir. FIKIH inancını savunanlar, FIKIH IN AMACI DİNE YASA/HÜKÜM KOYMAK DEĞİL, ana kaynaklara yani KUR’AN VE SÜNNETE uygun hükmü araştırmaktır diye izah edilir.  Önce buna inananların, konu hakkındaki düşüncelerini nakletmek istiyorum. Halk arasında FIKIH kelimesi, İSLAM HUKUKU OLARAK ADLANDIRILIR, onu da belirtmek isterim.    (Fıkıh İslam da, PEYGAMBER DÖNEMİNDE KUR'AN VE BUNUN UYGULAMASI İLE SINIRLI OLAN ŞERİATİN, günün şartlarına göre ULEMA TARAFINDAN VERİLEN FETVALARIN DA KATKILARIYLA genişletilmesi ve Müslümanların hayatını düzenlemek amacıyla açıklanması çabalarıdır.)   Bu açıklama üzerinde durmak istiyorum önce. Bu sözlerden sonra akla gelen ilk soru, Allah Kur’an da ayetlerini, bizlere gereği gibi açıklamadı, izah edemedi de, mutlaka açıklanmaya ihtiyacımı var? Günümüzdeki Fıkıh inancının, peygamberimizin devrinde olmadığını, peygamberimiz döneminde, İslam şeriatı yalnız KUR’AN ile sınırlı yaşandığını çok rahat söylenebiliyor. Daha sonrada günün şartlarına göre, ulema tarafından verilen fetvalarının da katkılarıyla genişletilerek, Müslümanların hayatını düzenlemek amacıyla açıklamalar yapılmasına, düzene sokulmasına FIKIH denir diyor.  Yani Allah ın şeriatına, toplumun hayatını düzenlemek adına, beşeri şeriatlar ilave edildiği açıklıkla söyleniyor.    Kur’an ı anlayarak ... Devamı

BİZ KİTAPTA HİÇ BİR EKSİK BIRAKMADIK.

2016-10-11 11:30:00

    Günümüzde İslam ı yaşamak ve anlamak adına yaptığımız çok büyük bir yanlış vardır. Bizlere İslam ı ve Kur’an ı anlattığını söyleyenler, şöyle söylüyorlar. “İnancımızı yaşamak adına, her bilgiyi Kur’an da bulamazsınız. Bazı bilgileri, detayları ve ibadetlerin ayrıntısını, Allah bizzat kendisi, ya da Cebrail kanalıyla elçisine iletmiştir. Bunları Kur’an da aramayın, çünkü bulamazsınız.”   Değerli din kardeşlerim, lütfen bu söylenenleri akıl ve mantık süzgecinden geçiriniz. Mantığınız kabul etmiyorsa, Kur’an ın kabul etmesi de zaten mümkün değildir. Bu sözleri söyleyenlerin, İslam ı kendi çıkarları doğrultusunda, batıl ve hurafeler ışığında topluma yaşatmak istedikleri çok açıktır. Allah namaz kılmamızı emrettiyse bizlere, gerektiği kadarını mutlaka Kur’an da açıklamıştır. LÜTFEN MEZHEPLERİN VE FIKIH ÖĞRETİSİNİN DİNE İLAVELERİNİ, KUR’AN IN ÖNÜNE GEÇİRMEYELİM. Bu bilgiler olmasaydı namazımızı kılamazdık demeyelim, hesap günü çok pişman oluruz.   Bu sözleri söyleyenlere ve bu sözlere inananlara sormak isterim, Allah Kur’an ı bizlere ne maksatla göndermişti? Elbette birçok ayetinde, Kur’an ın bizler için rehber, ışık olduğunu söyler. Her şeyden nice örneklerle de açıkladık ki anlayasınız, doğru yoldan batıla, hurafeye sapmayasınız diye gönderildiğinin detayını da verir. Bu durumda Allah, her şeyi Kur’an da açıklamayıp, detayları bizlere Kur’an da bildirmeyip, bazı konuları şifahen, sözlü olarak elçisine bildirmiş olabilir mi? BUNA İNANAN BİR İNSANIN, KUR’AN İLE HİÇBİR BAĞI YOK DEMEKTİR HATIRLATIRIM. Onun ... Devamı