kuranyolu 0 Takipçi | 0 Takip
Kategorilerim

GENEL İSLAMİ YAZILAR.

KUR AN İLE İLGİLİ YAZILAR.

KUR AN DAN AYETLER.

BAŞÖRTÜSÜ VE KUR AN.

ANA DİLDE İBADET.

İMAM I AZAM EBU HANİFE Yİ TANIYALIM.

HURAFELERİN ANA KAYNAĞI.

KUR AN DA ZEKAT VE MİRAS KONUSU.

MEZHEP, HADİSLER VE BATIL KONULAR.

NAMAZ, ORUÇ VE HAC KONULARI.

KATILIM BANKACILIĞI TUZAĞI.

PEYGAMBERİMİZ İLE İLGİLİ YAZILAR.

ÇOK EŞLİLİK VE KABİR AZABI.

KUR AN DA MİRAÇ VE KADER KONUSU

RİSALE İ NUR ÖĞRETİSİNE DİKKAT!

ATATÜRK VE İSLAM ANLAYIŞI.

MEHDİ VE MESİH KONUSU

ÖN SÖZ

Diğer İçeriklerim (434)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (0)

KADER KONUSUNU, KUR'AN IŞIĞINDA NASIL ANLAMALIYIZ?

2015-09-09 12:01:00

      Bugün sizlerle günümüzde çok konuşulan, ama değişik fikirler öne sürülen KADER konusunu konuşmak istiyorum. Konu biraz uzun, çünkü toplumumuzda bu konu, öyle yanlış inançlarla harmanlanmış ki, toplum ne yapacağını, ne düşüneceğini bilemez olmuş. Lütfen sabırla okuyunuz.   Kader Kur’an ın birçok ayetinde, ölçü ve takdir etmek, belirli vakit anlamında kullanılmıştır. Kader konusunu araştırdığınızda, Kur’an ı incelediğinizde,  bu konu hakkında gerçekten bir yere kadar ulaşıyor, daha derinliğine inemiyorsunuz. Doğrusu peygamberimizin bile bu konu hakkında detaylı bilgisi olmadıysa, bizlerin bu konuyu derinlemesine, detaylı konuşmamız beklenemez. Bakın peygamberimizin bu konudaki önerisi.   (İLÂHİ BİR SIR OLARAK KABUL EDİLEN KAZA VE KADER KONUSUNDA PEYGAMBERİMİZ, FAZLA KONUŞULMAMASINI, MÜNAKAŞA EDİLMEMESİNİ, BU KONUYA FAZLA DALINMAMASINI TAVSİYE ETMİŞTİR.)    Zaten Allah da bizlerin, bir yere kadar anlamasını istiyor ki, detayını vermemiş. Kur’an ın bir bölümünde Allah kader konusunu, yarattığı âlem içindeki, değişmeyen kanunlarından, şaşmaz ölçüler diyerek açıklar ayetlerinde kaderi.    Yunus 5: Güneş'i ısı ve ışık kaynağı; Ay'ı, hesabı ve yılların sayısını bilesiniz diye bir nur yapıp ona evreler takdir eden O'dur. Allah bütün bunları rastgele değil, ŞAŞMAZ ÖLÇÜLERE BAĞLI OLARAK YARATMIŞTIR. Bilgiyle donanmış bir topluluk için ayetleri ayrıntılı kılıyor.    Rad 8:"...O'nun katında her şey bir ölçü (miktar) iledir"    Rahman 7: Ve gök. Yükseltti onu. Ve koydu şaşmaz ölçüyü, mizanı.   Yukarıdaki ayetlere d... Devamı

İSLAM DİNİNDE MİRAÇ KONUSU VE KUR'AN.

2015-09-09 11:49:00

    Bizler İslam ı yaşarken, Allah ın emin olmadığınız bilgilerin ardına düşmeyin, sizleri sorumlu tutarım uyarısını, ne kadar dikkate alıyoruz, işte bu çok önemli bir soru.  Bugün sizlerle, günümüzde çok önemsediğimiz ve bizlere beş vakit namazın emredildiği anlatılan, MİRAÇ konusunu Kur’an dan birlikte araştıralım. Daha sonra herkesin kendi nefsinde, bu sorunun cevabını vermesini istiyorum. Çünkü herkes kendi imtihanından sorumludur. Konu önemli, onun için biraz detaylı ve uzun. Lütfen sabırla okuyunuz. Önce MİRAÇ olayının nasıl olduğunu, geleneksel İslam’ın bu konuyu nasıl anlattığını ve inandığını kısaca sizlere aktarmak istiyorum.   (Miraç, Recep ayının 27. Gecesi Cenab-ı Hakkın daveti üzerine Cebrail Aleyhisselâmın rehberliğinde Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselamın Mescid-i Haramdan Mescid-i Aksâ'ya, oradan semaya, yüce âlemlere, İlâhî huzura yükselmesidir.   Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam Mescid-i Haramdan (Mekke'den), Mescid-i Aksâ'ya (Kudüs'e) ata benzer beyaz bir Cennet bineği olan Burak ile geldi. Kudüs'e gelmeden yol üzerinde Hz. Musa'nın makamına uğradı, orada iki rekât namaz kıldı, daha sonra Mescid-i Aksâ'ya geldi. Orada bütün peygamberler kendisini karşıladı. Miracını kutladılar. Peygamber Aleyhissalâtü Vesselam burada peygamberlere iki rekât namaz kıldırdı, bir hutbe okudu.   Semanın bütün tabakalarına uğradı. Sırasıyla yedi sema tabakalarında bulunan Hz. Âdem, Hz. Yahya ve Hz. Îsa, Hz. Yusuf, Hz. İdris, Hz. Harun, Hz. Musa ve Hz. İbrahim gibi peygamberlerle görüştü, Onlar kendisine “Hoş geldin&rdq... Devamı

ATATÜRK ÜN İSLAM DİNİNE SAYGISINA, KÜÇÜK BİR ÖRNEK.

2015-09-09 11:40:00

      İLK DİYANET İŞLERİ BAŞKANI, RİFAT BÖREKÇİ ANLATIYOR:     Atanın huzuruna girdiğimde, beni ayakta karşılardı. Utanır ezilir, büzülür, ‘Paşam beni mahcup ediyorsunuz’ dediğim zaman, ‘ Din adamlarına saygı göstermek, Müslümanlığın icaplarındandır.’ buyururlardı. Atatürk şahsi çıkarları için, kutsal dinimizi siyasete alet eden, cahil din adamlarını sevmezdi.   Not: Atatürk ve din eğitimi- Ahmet Gürtaş- Diyanet İşleri başkanları yayınları. S- 12        Atatürk iyi bir din eğitimi almış, inançlı bir insandır. Ailesinden ve okuldan aldığı din eğitimine ilaveten, kendisini dini konularda camiide hutbe okuyacak kadar iyi yetiştirmiştir. Türk halkının dinini aslına uygun iyi öğrenmesini istemiştir. Bunun için Kur’an’ı, Hz. Muhammed’in hayatı ve temel din kitaplarını Türkçe olarak yayınlatmıştır. Din Eğitimini önemli görmüş, okullarda yapılmasını istemiştir.   Atatürk dinin değil; cehalet, bid’atlar, hurafeler ve din istismarcılarının karşısındaydı. Bu da bazı çevrelerce din düşmanlığı şeklinde algılanmış ve gösterilmiştir. O, Kur’an’ın özüne uygun Hz. Peygamber zamanındaki gerçek İslamiyet’in yanındaydı. Dini ve gerçek din bilginlerini övmüştür.     http://halukgta.blogcu.com/ http://hakyolkuran.com/menudetay.php?id=431   ... Devamı

ATATÜRK ÜN VASİYETİNİ GERÇEKLEŞTİRELİM.

2015-09-09 11:37:00

      ATATÜRK ÜN VASİYETİNİ EL BİRLİĞİYLE GERÇEKLEŞTİRELİM.   Atatürk ismini telaffuz edenler, onun ülkemize yaptıklarını anlatmaya çalışanlar, neredeyse günümüzde dışlanıyor ve önlerine set çekilmek isteniyor. Açıkçası Atatürk sevgisi, yeni nesillerden adeta silinmek isteniyor. Peki, neler oldu da, bu sevgiyi, saygıyı bazı kişiler, düşmanlığa dönüştürmek için var gücü ile çaba harcıyor? Tüm dünyanın, hatta düşmanlarının bile saygısını hala yitirmeyen bu lider, ülkemizde ne maksatla unutturulmak isteniyor olabilir?   Atatürk ülkesini parsel parsel, yabancılara mı sattı, KENDİ MENFAATİ, YAKINLARININ MENFAATİ İÇİN DEVLETİN GÜCÜNÜ, İMKÂNLARINI MI KULLANDI. Yoksa ülkeyi bir bütün değil de, parçalara bölme planlarımı gün yüzüne çıktı? Yoksa toplumu inançları ile aldatarak, kandırarak kendi çıkarlarına mı alet etti. Ne yapmıştı da, Atatürk sevgisini yok etmek için, gönüllere zehir akıtanlar, yalan ve iftirada bulunanlar çıktı aramızdan?   Sanırım ne olduğunu anlamak, o kadar zor olmasa gerek. Atatürk bu ülkeyi düşmanlardan temizlemek adına, halkı tek yumruk yapmakla kalmadı ve öyle sağlam temel direkler dikti ki, yıkıcı, yakıcı, bölücü mihraklar çok önemli konumlara gelmelerine rağmen, bu yapıyı, halkın ATASINA karşı sevgisini, yok etmeyi başaramadılar, başaramayacaklarda.    Bugün direniyorsak, Atatürk ün attığı temellerin gücü sayesindedir. Toplumu Kürdü, Türkü, Çerkez i, tek yumruk yaparak, düşmana karşı direnen anlayışı, düşünceyi bozmak isteyenler, bug&u... Devamı

RİSALE-İ NUR ÖĞRETİSİNDEN BİR BÖLÜM VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ.

2015-09-09 11:31:00

      Risale-i Nur ile ilgili bir yazı okurken, dikkatimi çeken bir bölümü sizlerle paylaşmak ve bu konuyu sizlerin düşüncenize sunmak istiyorum.   Bu kitaplardan ve içindeki bilgilerden bahsedip açıklama yapan bir kardeşimizin, çok dikkat çekici ve düşündürücü, şu sözlerini, sizlere nakletmek istiyorum önce.   (Her meseleye hakikat noktasında bakar. Her hadisenin hakikatini bizlere ders verir. BU AÇIDAN RİSÂLE-İ NUR’UN BİR BENZERİ YOKTUR.)   Dikkat çekici olduğu kadar, düşündürücü. Sizler bu sözleri ve bu güçteki bir rehberin olduğunu, bir yerden hatırlıyorsunuz biliyorum. Allah bizlere gönderdiği Kur’an için, bu özelliklerden bahseder ve eşi benzeri yoktur diyerek, hadi bir benzerini getirsinler bakalım, diye de bizleri uyarıyordu ayetinde, hatırladınız değil mi?    Ayrıca yüzlerce yıldır gelip geçen, onca âlimlerin yazdığı eserleri düşünün isterseniz bir de. Bizler hiç birisine, yukarıdaki payeyi, onuru vermedik. Çünkü beşerdir, her zaman şaşabilir diyerek, temkinli yaklaştık. Doğrulukları konusunda, Kur’an dan referans, yardım aldık.   Demek ki bazı din kardeşlerimiz, tıpkı Kur’an gibi eşi benzeri olmayan kitaplar olduğuna da inanıyorlar. Tabi bu herkesin kendi seçimidir, kimse buna müdahale edemez. Çünkü her beşer, kendi imtihanından sorumlu tutulacaktır.   Yazıda Risale-i Nurdan bir bölüm verilmiş. Yukarıdaki sözlerden yola çıkarsak, bu kitapların her hadisenin hakikatin den ders alınır dediğine göre, bakalım örnek verilen konudan bizler nasıl bir ders alacağız, hep birlikte bu ö... Devamı

RİSALE-İ NUR ÖĞRETİSİNE, PİŞMAN OLMAK İSTEMİYORSAK, DİKKAT!

2015-09-09 11:25:00

    Allah Kur’an da, yarattığı kullarının özelliklerinden bahsederken, çok dikkat çekici üç özelliğinden bahseder.   —Tartışmaya meyillidir.    —Aceleci tabiatta yaratılmıştır.    —Zayıf yaratılmıştır.    Tüm bu özelliklerin üzerinde bir güç olarak da bizlere, akıl ve muhakeme gücü verdiğini ve bunu kullanarak tüm güçlüklerin, zayıflıkların, boş tartışmalardan kurtulmanın, hata ve yanlışların üstesinden geleceğimizi söyler. Aklını Kullanmayanların da, yanlış yollara sapacaklarının örneğini verir. Allah bizlere çok önemli bir uyarıda da bulunup, bizlere rehber olsun diye Kur’an ı gönderdiğini, sakın velilerin ardına düşmeyin diye tembihlerde bulunarak, Kur’an a sarılmamızı bütün şan ve şerefimizin Kur’an da olduğunu söyler. Kur’an dan imtihan edileceğimizi de bizlere hatırlatır.   Allah gönderdiği ayetler üzerinde dahi düşünmemizi, aklımızı kullanmamızın öneminden bahsederek, bizlere aslında çok önemli bir işaret verir. Benim gönderdiğim ayetler üzerinde dahi düşünmenizi, aklınızı kullanmanızı istiyorsam, beşerin sözleri, kitapları ve sizlere anlatılan rivayetler üzerinde, çok daha dikkatli olmamız ve düşünmemiz gerektiğini anlatmaya çalışır bizlere. Aklını kullanmadan iman edenlerinde akıbetini, çok açık örneklerle verir.   Yunus 100: Allah'ın izni olmadıkça hiç bir kimsenin iman etmesi mümkün değildir. Akıllarını güzelce kullanmayanları Allah, pislik içinde bırakır.   Bizler günümüzde inancımızı yaşarken, çok büyük bir hata yaptığımızın, farkında bile olamıyoruz. Ne... Devamı

KUR'AN DA KABİR AZABI.

2015-09-09 11:15:00

        Yazımızın konusuna geçmeden önce, sizlere Kur’an dan bazı ayetleri hatırlatmak istiyorum, çünkü konu bu şekilde daha iyi anlaşılacaktır umarım. Rabbimiz Kur’an da bazı ayetlerinde şöyle diyor.    Enam 38. ; BİZ KİTAP'TA HİÇ BİR ŞEYİ NOKSAN BIRAKMADIK, sonra onlar Rablerine toplanacaklardır.   Enam 114. ALLAH size Kitap'ı AYRINTILI KILINMIŞ BİR HALDE İNDİRMİŞKEN, ALLAH’IN dışında bir hakem mi arayayım?    İsra Suresi 36. HAKKINDA BİLGİN OLMAYAN ŞEYİN ARDINA DÜŞME! Çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktır.   Ankebut Suresi 51. KARŞILARINDA OKUNUP DURAN BİR KİTABI SANA İNDİRMİŞ OLMAMIZ ONLARA YETMİYOR MU? Bunda, inanan bir toplum için elbette ki bir rahmet ve bir öğüt vardır.    Zühruf 44: Doğrusu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüttür. İLERİDE ONDAN SORUMLU TUTULACAKSINIZ.   Yukarıda bazı ayetleri yazdım, bunu bazı unuttuğumuz değerleri hatırlatmak içindi. Ne diyor Yaradan, ben bu kitapta hiç bir şeyi eksik bırakmadım diyor. Bu sözleri tebliğ alan bizler, beşerin tam tersini söylediği, bu kitap özet bilgidir, Kur’an da her şey yazmaz diyenlerin sözlerine nasıl kandığımızı, aldandığımızı da, lütfen düşünmesini rica ediyorum.   Devamında ki ayette de, bu kitap ayrıntılı iken, başka kitaplara mı bakıp iman edeyim diyor. Diğer ayette ise, hakkında bilgin olmayan şeylerin ardına düşülmemesi gerektiği, sonunda sorumlu olacağımız kitaptan bahsediyor. Diğer ayette de aslında Rabbim bizlere kızıyor ve diyor ki, sana indirdiğim Kur’an yetmiyor mu da, başka kaynaklar arıyorsun.    En son ayet aslında, çok dikka... Devamı

ÇOK EŞLİLİK VE KUR'AN IN ÖNERİSİ.

2015-09-09 11:09:00

EKİM       Bizler Kur’an ı anlamaya çalışırken, eğer nefsimizin esiri olarak, beşeri itikatlarımıza delil aramak adına Kur’an a bakıyorsak, ondan doğru bilgiyi almamızda asla mümkün olmayacaktır. Çünkü Allah bizlere, niyetlerimize göre cevap verecektir.   Kur’an da Nisa suresi 3. ayette geçen, bazı kelimeler öne sürülerek, Allah bir erkeğin dört eşe kadar evlenmesine izin veriyor denmektedir. Gerçekten Allah, birden fazla eşle evlenmemizi öneriyor mu, yoksa zaten Kur’an ın indirildiği dönemde yaygın olan çok eşliliği, Allah indirdiği ayetleriyle, düzene mi sokmaya çalışıyor?    Gelin bu konuyu Kur’an bütünlüğünde, ayetler üzerinde düşünerek anlamaya çalışalım. Nisa suresi 3. ayeti daha iyi anlayabilmemiz için, bir önceki ayeti de yazalım ki, ayetler özellikle kimlerden ve ne maksatla bahsedildiği daha iyi anlaşılsın.   Nisa 2: Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.   Nisa 3: Şayet yetimler hakkında adaleti yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız, SİZE HELÂL OLAN BAŞKA KADINLARDAN İKİŞER, ÜÇER, DÖRDER ALINIZ. O kadınlar arasında da adaleti sağlayamayacağınızdan korkarsanız, BİR TANE ALINIZ yahut ellerinizin altında bulunanlarla yetininiz. Zulüm ve HAKSIZLIK ETMEMENİZ İÇİN EN UYGUN OLAN BUDUR.   Nisa 2 ve 3. ayete baktığı... Devamı

KABİR AZABI KONUSU VE KUR'AN.

2015-09-09 11:03:00

      Değerli din kardeşlerim, bugün bizlere öğretilen ama Kur’an da asla bahsedilmeyen, hatta bunun kabul edilmesi dahi Kur’an ayetlerine ters düşen bir konuda, yani KABİR AZABI KONUSUNDA KONUŞMAK İSTİYORUM. Bizlere bu konuda söylenenleri Kur’an ayetleri ile karşılaştırıp, konunun mahiyetini birlikte araştıralım.   Yaradan Kur’an da bahsetmediği, ama bizlerin rivayet ve sanı inançlarımızın etkisiyle inandığımız konular hakkında ne söylüyor, önce yine her zaman yaptığımız gibi, Kur’an ayetleri ile anlamaya çalışalım. Yani Kur’an a danışalım. Önce aşağıdaki ayeti lütfen dikkatlice okuyalım ve çok dikkatle üzerinde düşünelim.   Araf suresi 33; De ki: Rabbim ancak açık ve gizli kötülükleri, günahı ve haksız yere sınırı aşmayı, HAKKINDA HİÇBİR DELİL İNDİRMEDİĞİ BİR ŞEYİ, Allah'a ortak koşmanızı VE ALLAH HAKKINDA BİLMEDİĞİNİZ ŞEYLERİ SÖYLEMENİZİ, HARAM KILMIŞTIR.    Değerli arkadaşlarım, lütfen ayeti dikkatlice tekrar okuyalım. Ne diyor Yaradan, HİÇBİR DELİL İNDİRMEDİĞİ BİR ŞEY HAKKINDA, yine Allah hakkında bilmediğiniz ŞEYLERİ SÖYLEMEMİZİ HARAM KILDIĞINI, YASAKLADIĞINI çok açık bir şekilde belirtiyor. Bu ayeti yazının devamı sürecince lütfen unutmayalım. Şimdide kabir azabı konusunda, günümüzde rivayetler yoluyla, bakalım neler anlatılıyor bizlere.   (İnsanlar ölür ölmez kabir diye bir çukura konuyorlar. Hemen sonra munker-nekir melekleri geliyor, soru sormaya başlıyor: Rabbin kim? Dinin ne? Peygamberin kim? gibi sorular... Müslümanlar bu sorulara: Rabbim Allah, dinim İslam, Peygamberim Hz. Muhammed diye cevap veriyor. Kâfirler ise.- Hah, hah anlamadım diyorlar. (Fıkhul Ekber, Aliyyul Kar... Devamı

PEYGAMBER EŞLERİ VE ÇOK ÖZEL KONUMLARI.

2015-09-09 10:54:00

        Bu yazımda sizlerle Kur’an bütünlüğünde, peygamberimizin eşleri hakkında, Allah ın indirdiği çok özel ayetlere bakarak, onların nasıl özel bir konumda olduklarını anlamaya çalışacağız. Peygamber eşlerine hitaben söylenen, bazı ayetler örnek gösterilerek, yapılan yanlışlardan vazgeçmek, Kur’an ı ve ayetleri doğru anlamakla mümkün olacaktır.    Ahzab 53: Ey iman edenler! Yemek için çağrılmaksızın ve yemeğin pişmesini beklemeksizin (vakitli vakitsiz) Peygamber’in evlerine girmeyin, çağrıldığınız zaman girin. Yemeği yiyince de hemen dağılın. Sohbet için beklemeyin. Çünkü bu davranışınız Peygamber’i rahatsız etmekte, fakat o sizden de çekinmektedir. Allah ise gerçeği söylemekten çekinmez. PEYGAMBERİN HANIMLARINDAN BİR ŞEY İSTEDİĞİNİZ ZAMAN PERDE ARKASINDAN İSTEYİN. Böyle davranmanız hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temizdir. Allah’ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikâhlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.   Önce Kur’an ı bir bütün olarak düşünelim. Allah peygamber eşlerini, diğer kadınlarla aynımı görüyor, burası çok önemli. Kur’an a baktığımızda, özellikle peygamber eşlerine hitap eden, birçok ayet indiğini görürüz. Örneğin peygamberimiz eşlerinden birisine, gizli bir söz söylemişti ve o bu sözü diğerlerine iletmiş ve arada üzüntü verici bir durum çıkmıştı. Rabbimiz bu durumu peygamberimize bildirdikten sonra, bakın Allah peygamber eşlerini nasıl ikaz ediyordu?   Tahri... Devamı

ALLAH AYETLERİNİ ELÇİSİNE, RÜYASINDA DA VAH YETMİŞ OLABİLİR Mİ?

2015-09-09 10:45:00

          Bizler İslam ı ne yazık ki, doğruluğundan emin olamadığımız beşeri rivayetleri, hiç düşünmeden Kur’an ile karşılaştırmadan, yaşamaya kabul etmeye devam ettiğimiz sürece, gerçek İslam ın güzelliğini nurunu, güneşini de görmemiz, ondan gereği gibi istifade etmemizde, mümkün olmayacaktır.   Bu yazımda sizleri düşünmeye davet etmek istediğim konu, bir yazıma cevap veren bir kardeşimiz, bana sitemkâr sözlerle, peygamberimize rüyasında tebliğ edilen, KUR’AN DIŞINDAN KUR’AN AYETİ HÜKMÜNDE HADİSLERİN OLDUĞUNU SÖYLEMESİYDİ.   Gerçekten böyle bir şey olabilir mi? Yani peygamberimize rüyasında, Kur2an ın dışından da vahiy gelmiş olabilir mi? Aşağıdaki sözlerin Kur’an bütünlüğünde, gerçekten doğru olma şansı sizce var mı?   (Allah'ın resulüne ilhamı olan, ayet hükmünde olan rüya hadislerini dahi kabul etmezsiniz. Sizi uyarıyorum, yolunuz yol değil.)   Bu arkadaşımız bizlerin, din ve iman adına sorumlu olduğumuz, tıpkı Kur’an ayetleri gibi, bazı bilgilerin, hükümlerin peygamberimize Allah tarafından rüyasında vah yedildiğini ve bizlerinde bunlardan sorumlu olduğumuzu söylüyor. Bizler bu sözleri hemen Kur’an a müracaat ederek soralım, bakalım Allah elçilerine bu yolla, yani rüya yoluyla bizlerinde sorumlu olduğu, Kur’an dışından vahiy tebliğ etmiş olabilir mi?   Şura 51:Allah bir insanla ancak vahiy yoluyla veya perde arkasından konuşur yahut bir elçi gönderip izniyle ona dilediğini vah yeder. O yücedir, hakîmdir.   Önce vahiy kelimesinin anlamına bakalım. Vahiy genel anlamda Allah ın buyruğu, yani emirlerin... Devamı

ALLAH IN ELÇİSİNE HİKMET VERMESİ NE ANLAMA GELİYOR.

2015-09-09 10:42:00

EKİM         Sizleri Kur’an bütünlüğünde, düşünmeye davet etmek istediğim konu, Allah ın elçisine, HİKMETvermesi ne anlama gelir, birlikte Allah ın izniyle Kur’an dan anlamaya çalışalım.   Araf 62: Size, Rabbimin mesajlarını iletiyorum, size öğüt veriyorum ve ben Allah'tan gelen vahiy ile sizin bilmeyeceklerinizi biliyorum.   Ali imran 164: Allah, müminlere, aralarından kendilerine Allah'ın ayetlerini okuyan, onları arındıran ve onlara kitap ve HİKMETİ öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulundu. Oysa bundan önce açık bir sapıklık içinde idiler.   Bakara 151: Öyle ki size, kendinizden, size ayetlerimizi okuyacak, sizi arındıracak, SİZE KİTAP VE HİKMETİ ÖĞRETECEK ve bilmediklerinizi bildirecek bir elçi gönderdik.   Allah Araf suresi 62. ayette, Allah tan gelen sizin bilmediklerinizi biliyorum demekle, neyi kast etmiş olabilir? Kur’an dışından bir bilgi olabilir mi, elbette mümkün değil. Hemen Kur’an ın diğer ayetleri ile bağlantı kuralım, konuyu daha iyi anlamak için. Çünkü bir ayette, bir kelimeden yola çıkarak yanlış anlamlar verirsek, Allah korusun şeytanın kucağına düşer, hesabı da veremeyenlerden oluruz.   Ahkaf 9: De ki: 'Ben elçilerden bir türedi değilim, bana ve size ne yapılacağını da bilemiyorum. Ben, yalnızca bana vah yedilmekte olana uyuyorum ve ben, apaçık bir uyarıcıdan başkası değilim.   Maide 109: Allah'ın peygamberleri toplayıp da "Size ne cevap verildi&... Devamı

ALLAH IN PEYGAMBER EŞLERİNE HİTABEN İNDİRDİĞİ AYETLERDEN, NASIL

2015-09-09 10:36:00

      Bu yazımda sizleri, üzerinde düşünmeye davet etmek istediğim ayetler, Ahzab suresinde peygamberimizin eşlerine hitaben gelen ayetlerden, nasıl dersler çıkarmalıyız ve bu ayetlerde geçen bazı sözleri nasıl anlamalıyız, bu konuda sizleri Kur’an bütünlüğünde düşünmeye davet etmek istiyorum. Burada yazdıklarım ve benim ayetlerden anladıklarım, yalnız beni bağlar. Onun için sizlerde, bu ayetler üzerinde Kur’an bütünlüğünde düşünerek, doğruları bulmaya çaba göstermelisiniz.   Kur’an a baktığımızda, görev verdiği elçisi ve onun eşlerine yönelik, çok dikkat çekici ikazların olduğunu görürüz. Daha açıkçası Allah, görev verdiği elçisi ve onun şanını yüceltecek, namusunu koruyacak eşleri ile de ilgili, çok özel hükümler getirmiştir. Buradan da anlıyoruz ki, Allah hem elçisini, hem de eşlerini kontrol altına almış, hata yapmalarına izin vermemiştir. Buda çok doğaldır. Allah ın vahyini tebliğ edecek bir elçinin, her yönüyle kusursuz olması kadar normal bir şey olamaz.    Gelelim peygamberimizin eşlerine hitaben indirilen ayetlere.    Ahzab 28: Ey Peygamber, eşlerine şöyle söyle: "Eğer şu iğreti dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, haydi gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de sizi güzellikle serbest bırakayım.   Ahzab 29: Eğer Allah'ı, Peygamberini ve ahiret yurdunu diliyorsanız, bilin ki, Allah, içinizden güzel davrananlar için büyük bir mükâfat hazırlamıştır.     Demek ki peygamber eşleri olarak, çok önemli bir mesuliyet altına giriyorlar k... Devamı

PEYGAMBERİMİZİN VEDA HUTBESİNDEN ALACAĞIMIZ DERSLER.

2015-09-09 10:29:00

EKİM       Peygamberimizin veda hutbesini okudunuz mu bilmiyorum, ama okumanızı tavsiye ederim. Çünkü peygamberimizin sözlerinde, çok dikkat çekici uyarılar ve açıklamalar var.    Peygamberimizin veda hutbesini, yüz binden fazla kişinin dinlediği rivayet edilir. İlginçtir bunca kalabalığın dinlediği veda hutbesi, günümüze birçok değişik şekilde ulaşmıştır. Elbette bunun bile bizlere vereceği, çok önemli dersler vardır. Bunca kalabalık bir halka söylenen sözler, günümüze çok farklı şekillerde naklediliyorsa, iki ya da üç kişinin şahit olduğu iddia edilen sözlerin, günümüze nakil yoluyla nasıl farklı geleceği konusu üzerinde, çok dikkatle düşünmeliyiz. Bizlere düşen rivayet edilen her sözü, her bilgiyi Kur’an süzgecinden geçirmek olmalıdır.   Bu yazımda peygamberimizin veda hutbesinden bazı alıntılar yaparak, bizlerin peygamberimizin gerçek ümmeti olup olamadığımızı, tavsiyelerinin ardı sıra gidip gitmediğimizi, sorgulamaya açmak istiyorum. Sözlerinin ilk bölümlerinde, peygamberimiz ümmetine bakın ne tavsiyede buluyor.   (Sakın benden sonra ESKİ SAPIKLIKLARA DÖNMEYİNİZ VE BİRBİRİNİZİN BOYNUNU VURMAYINIZ! Bu vasiyetimi, burada bulunanlar, bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki, burada bulunan kimse bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur. )   Ne dersiniz, peygamberimizin bu vasiyetini dinleyen bir toplum olduğumuzu, sizce açık yüreklilikle söyleyebilir miyiz? Tam tersine, Allah ın dinde sakın bölünmeyin diye hüküm verdiği halde, bizler bölünmekte bereket vardır dedik, daha sonrada birbirimize düşman olduk. B... Devamı

PEYGAMBERİMİZİN ÜMMİ OLUŞUNDAN, ALACAĞIMIZ DERSLER.

2015-09-09 10:23:00

Kur’an öyle rehber ve yol gösterici bir kitap ki, onu anlayarak, bilerek ve düşünerek okuduğumuzda, gönül gözümüzü açacağını ve o Kur’an ın NURU ile gönlümüzü aydınlatacağını anlatır bizlere.    Yazıma başlamadan önce, sizleri peygamberimizin yaşadığı dönemi düşünmeye davet ediyorum. Acaba peygamberimiz, Allah tan elçilik görevini almadan önce ne konumdaydı. Yani peygamberimiz yoldan sapmış, sanı ve rivayetlerle yaşanan Yahudi ya da Hıristiyan toplumundan mıydı?   Bu sorunun cevabını vermeden önce, Yahudilerin ve Hıristiyanların o devirde itikat ve inançlarının durumu nasıldı? Yine Kur’an dan öğrendiğimize göre,  Allah ın kitapları devre dışı bırakılmış, rivayetler, atalarından gelen hurafeler ve batıl dine hükmeder olmuş bir durumda olduğunu anlıyoruz. Allah tan yardım isteneceğine, edindikleri şefaatçilerden/velilerden putlaştırılmış insanlardan medet umar durumdaydılar.    Peygamberimizde yaşanan dinin yanlışlığının farkında olarak, her zaman büyük bir arayış içinde olmuş ve Allah a sürekli yalvararak, doğruyu arama çabasında olduğunu, Kur’an dan bakın nasıl anlıyoruz.    Bakara 144: Biz senin, YÜZÜNÜN HABİRE GÖĞE DOĞRU ÇEVRİLDİĞİNİ ELBETTE GÖRÜYORUZ. Hoşlanacağın bir kıbleye seni elbette döndüreceğiz. Artık yüzünü Mescid-i haram yönüne çevir. Nerede olsanız yüzünüzü Mescid-i haram yönüne döndürün. Kendilerine kitap verilenler, onun, Rablerinden bir gerçek olduğunu çok iyi bilirler. Allah onların yapıp ettiklerinden habersiz değildir.   Yukarıd... Devamı

ALLAH IN ELÇİSİNE VERDİĞİ GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUK.

2015-09-09 10:12:00

    Bugün sizlerle konuşmak ve üzerinde birlikte düşünmeye davet etmek istediğim konu, Rabbimizin elçisine nasıl bir görev verdiği, bu görevin tanımı, yetki ve sorumluluklar konusunda olacaktır. Önce Allah ın elçisine Kur’an ı daha rahat tebliğ edebilmesi, sözlerinin dinlenmesi için, bakın elçisine kesinlikle itaat edilmesini nasıl emrediyor.    Ali İmran 32: Şunu da söyle: “ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN.”Eğer yüz çevirirlerse, Allah küfre sapanları sevmez.   Ali İmran 132: ALLAH’A VE RESULE İTAAT EDİN Kİ, MERHAMET GÖREBİLESİNİZ.   Nisa 80:  RESULE İTAAT EDEN ALLAH'A İTAAT ETMİŞ OLUR. Yan çizen çizsin, biz seni onlar üzerine bekçi göndermedik.   Yukarıdaki ayetlere benzer onlarca ayet vardır ki, Rabbimiz elçisine kesin itaati emreder. Eğer benim doğru bir kulum olmak ve cennetime gitmek istiyorsanız, onun sözlerine uyun diyerek, kullarını elçisine itaat etmesi konusunda uyarır. Bakın bu sözüyle Rabbimiz neyi kast eder?   Nisa 170: Ey insanlar! RESUL SİZE RABBİNİZDEN GERÇEĞİ GETİRDİ, ŞU HALDE KENDİ İYİLİĞİNİZE OLARAK ONA İMAN EDİN. Eğer inkâr ederseniz, göklerde ve yerde ne varsa şüphesiz hepsi Allah'ındır. Allah geniş ilim ve hikmet sahibidir.   Bakın ayet ne güzel açıklıyor ve Ey iman edenler diyor, resulünüz size benim gönderdiğim gerçekleri, yani Kur’an ı getirdi. Demek ki peygamberimizin bizlere vereceği, Allah ın gönderdiği gerçek yol gösterici Kur’an dan başka bir şey olmadığı, çok açık anlaşılıyor.   Kur’an da Haşr suresi 7. ayette şöyle bir cümle geçer. İki farklı mealden yazmak istiyorum ki, daha iyi anlaşılsın.   ... Devamı

KATILIM BANKACILIĞI BİR TUZAKTIR,ALDATMACADIR.

2015-09-09 09:59:00

      İslam ı Kur’an dan değil de, batıl ve hurafe kaynaklardan öğrenip yaşarsak, bizleri her zaman Allah ile aldatanlar çıkacaktır, önce bunu unutmayalım. Günümüz İslam toplumunda, din menfaat ve çıkar adına öyle kullanır olmuş ki, adeta MÜSLÜMAN IN CEBİNDE, BİRİLERİNİN ELLERİ DOLAŞIYOR.    Kur’an da geçen RİBA, yani dilimize çevrilmiş şekliyle faiz, topluma öyle farklı ve yanlış anlatılıyor ki, BÖYLECE TOPLUMUN PARASI, SERMAYESİ ÇIKAR ÇEVRELERİNİN ELİNDE OYUNCAK OLMUŞ. Bugünkü yazımın konusu, katılım bankacılığı altında, toplumun nasıl aldatıldığı üzerine olacak.   Özet olarak şunu söylemek isterim, Kur’an ın bahsettiği RİBA/FAİZ ile bugün bankaların çalışma sisteminde geçen faiz çok farklıdır. Elbette bankalar kontrol dışına çıkarsa, RİBA dan yani Kur’an ın bahsettiği FAİZ den, hiçbir farkı olmaz. Detayına girmek istemiyorum. Vereceğim örnekten katılım bankası ile diğer bankaların hiçbir farkının olmadığını, tam tersine katılım banka sisteminin, saf ve tertemiz Müslüman din kardeşlerimin, inancıyla aldatıldığını söyleyebilirim.   Katılım bankacılığı tuzaklarını, sizlere daha iyi anlatabilmek için, bu sistemle çalışan bir katılım bankasına girdim. Ben yeni bir araba almak istiyorum, onun içinde 25.000 TL kredi almak istediğimi söyledim. Bu krediyi 36 ayda ödemek istediğimi, geri aylık ödemelerimin, ne kadar olacağını sordum. Aylık geri ödemelerimin, 847 lira olacağını söylediler. Yani 3 yılda faiz yaklaşık 5.500 TL. Toplam 30.492. TL   Bu parayı bana elden verebilir misiniz dediğimde, katılım bankacığında elden ödeme yapılmıyor, biz alacağınız firmaya ödeme yapıyoruz dedil... Devamı

KAR PAYI VE KATILIM BANKACILIĞI ALDATMACASI.

2015-09-09 09:54:00

    Yaşantımıza bizler Kur’an ile yön veremediğimiz için, birileri bu eksikliğimizi kullanarak, çok güzel bizleri yönetiyorlar.   Bizleri her konuda, kendi çıkarları doğrultusunda aldatanlar, kazandığımız paranın da bir şekilde peşine düşerek, kendi menfaatlerine kullanmanın yolunu bulmuşlardır. Yazımın konusu, bugün bankacılık sektöründe, faiz adıyla isimlendirilen nemalandırmanın/getirinin, Allah ın Kur’an da bahsettiği faizin, aynı anlamda olup olmadığı konusu üzerine olacaktır. Önce Kur’an a bakalım, Allah faiz(Riba) konusunda neler söylüyor.   Ali İmran 130: Ey iman edenler! KAT KAT ARTTIRILMIŞ OLARAK FAİZ (RİBA) YEMEYİN. Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz.   Peki, Allah bu ayetinde ne anlatıyor bizlere? İşte bunu doğru anlarsak, bugün bizleri Allah ile aldatanların tuzağına düşmeyiz. Kur’an aklımızı ayetler üzerinde kullanmamızı emreder. Gelin bu konuyu birlikte düşünelim. Bir arkadaşınız sizden borç para istedi ve dedi ki, bu paranı sana ancak, 6 ay sonra geri ödeyebilirim.    Eğer enflasyon, yani paranın değeri hiç düşmeyen bir ortamda yaşıyorsanız, paranızı verdiğiniz miktarda geri almamız gerekir. Eğer enflasyonist bir ortamda yaşıyorsak, paranın o günkü değeri ölçüsünde geri almamız gerekmez mi? İşte Allah da ayetinde bunu anlatıyor. Geri alırken bunun hesabını yapın, SAKIN KAT KAT FAZLASINI GERİ ALMAYA KALKMAYIN DİYOR.   Bazı kardeşlerimiz bu konuyu düşündükleri için, yakınına/arkadaşına borç verdiğinde, YA ALTINI ÖLÇÜ ALIR YA DA ENFLASYONDA ERİMEYEN YABANCI BİR PARA BİRİMİNİ. Peki neden? Parasının değerini koruması için elbette. Aslında hepsinde amaç aynıdır, verende zarar etmesin, alanda. Ama dikk... Devamı

KUTUPLARDA ORUÇ NASIL TUTULUR?

2015-09-08 23:32:00

      Değerli din kardeşlerim,  dünyanın az da olsa bazı bölgelerinde altı ay gece, altı ay gündüz yaşanıyor. Bu durumda oruca nasıl başlayacağız, nasıl bitireceğiz sorusu karşımıza çıkıyor.    Kur’an akıl ve mantık dinidir. Ayrıca bir sorunumuzu Kur’an a arz ettiğimizde, ayetlerde verilen örneklerin anlamlarını, bizlere zikrediliş şekilleri ve asıl amacı üzerinde dikkatle düşündüğümüzde, bu bölgede olan Müslümanların oruca nasıl başlayacaklarına, çok kolay karar vereceklerini düşünüyorum. Tabi bizler ayetlerin anlamlarını daraltıp, kendi nefislerimizce ayetlerin anlamlarını değiştirmiyorsak bunu yapabiliriz.   Bizlere oruca başlama, ya da namaz vakitleri öyle dakika hesabı yapılarak öğretilmiştir ki, bizde zannediyoruz bunun esnekliği yok. Hâlbuki ayetlere dikkatle baktığımızda, yaradan çok sınırlı bir zamandan asla bahsetmemiştir. Allah yemin ederek, bu dini/kitabı sizler için kolaylaştırdım diyorsa birçok kez, sizce çok kısıtlı bir zamanı, bu konular için ayırmış olabilir mi?   Diyelim ki biz o bölgede yaşıyoruz ve bilim adamlarının bu bölgenin istisnai konumu hakkında detaylı bilgisi yok. O zaman bu konularda, ne yapmamız gerekir? Ya da bu bölgede yüzlerce yıl önce yaşadığımızı kabul edelim. Allah oruca ne zaman başlayıp, ne zaman bitirmemizin tarifini nasıl yapıyor önce ona bakalım. Bakara suresi 187. ayetinde, iki farklı mealden yazdım, örnek alarak bakın ne diyor.   ( Tan yerinde, beyaz iplik siyah iplikten sizce ayırt edilinceye kadar, yiyin için, sonra orucu geceye kadar tamamlayın.)   (Gecenin karanlığından tanyerinin aydınlığı fark edilinceye kadar yiyip içebilirsiniz. ... Devamı

ORUCA BAŞLAMA VAKTİ VE KUR'AN.

2015-09-08 23:29:00

      Ramazan bizler için çok önemli bir aydır, çünkü Kur’an bu ayda indirilmeye başlanmıştır. Rabbimiz yalnız bizlere değil, bizden öncekilere de oruç tutmayı farz kıldığını, Kur’an da şöyle anlatır.   Bakara 183: Ey iman sahipleri! Oruç sizden öncekiler üzerine yazıldığı gibi sizin üzerinize de yazılmıştır. BU SAYEDE KORUNMANIZ UMULMAKTADIR.   Bu ayetten de anlaşılıyor ki oruç, bizlerin korunması maksadıyla emredilmiştir. Allah yine bir ayetinde, orucun faydasını anlatmak içinde, şöyle söyler bizlere.   ( VE ORUÇ TUTMANIZ, EĞER BİLİRSENİZ, SİZİN İÇİN DAHA HAYIRLIDIR.)   Allah bizler için faydası olan, oruç konusunda Kur’an da, çok detaylı bilgilerde vermektedir. Benim üzerinde durmak istediğim konu ise, bugün bizlerin oruca başlama vaktinin, Kur’an ın emrettiği zaman ile aynı olup olmadığı konusunda, konuşmak ve sizleri bu konu hakkında, düşünmeye davet etmek olacaktır.   Her yıl dağıtılan imsakiyelerde, Diyanet İşleri Başkanlığının verdiği imsak ve namaz vakitleri yazılıdır. SABAH EZANI OKUNDUĞUNDA, ARTIK ORUCA BAŞLAMAMIZ GEREKTİĞİ ÖĞRETİLMİŞTİR BİZLERE.    Gerçekten bu bilgi doğrumudur. Allah ın rehberinde, oruca başlama vaktini izah ettiği örneğiyle, örtüşüyor mu bu bilgiler. Yine sabah ezanı günümüzde, Kur’an ın tarif ettiği vakitte mi okunuyor? İşte bir başka düşünmemiz gereken soru. Aslında konuyla da çok bağlantılı.   Bizlerin Kur’an ile irtibatımız kesik olduğu için, ne söyleniyorsa yapmak zorunda kalıyoruz. Din adına Kur’an dan konuşmak isteyenlere de, senin eğitimin ne ki ... Devamı