SEBEPSİZ BOZULAN ORUCUN KEFARETİ, 60 GÜN ORUÇ TUTMAK MIDIR?

2015-09-08 23:20:00

Sebepsiz Bozulan Orucun Kefareti, 60 Gün Oruç Tutmak Mıdır?

 

 

 
Bizler İslam ı yaşarken, ne yazık ki söylenenleri, hiç araştırma gereği duymadan iman ediyor ve sonucunun ne olacağını bilmediğimiz yoldan gitmekte, hiç sakınca görmüyoruz. Hâlbuki Allah emin olmadığınız bilgilerin ardı sıra gitmeyin sorumlu tutarım, diye bizleri uyarmıyor muydu? 
 
İşin daha da vahimi, Rahmanın sizler için kolaylaştırdım dediği kitabı, rehberi görmezden gelip, bizlere öğretilen rivayetlere, hiç kuşku duymadan, Allah ın kitabına danışmadan dini ÖYLE ZORLAŞTIRIYORUZ Kİ, doğrusu tüm bunların hesabını Rabbimiz e nasıl veririz bilemiyorum. 
 
Allah yemin ederek birçok kez, acaba gönderdiği Kur’an ı kolaylaştırdım dedikten sonra, bizlerin bazı nefsi küçük hatalarından kaynaklanan suçlar için, büyük cezalar verir mi? Örneğin nefsimize yenilip sebepsiz bozduğumuz orucun karşılığı olarak, 60 gün oruç tutacaksın der mi? Yoksa bu derece fazla oruç cezaları, kendi şahsi ibadetlerimizin dışında, daha kötü büyük suçlar için mi örnekler verilmiş Kur’an da, gelin onları Allah ın zikrinden anlamaya çalışalım.
 
Hepimiz biliriz Ramazanda, orucumuzu rahatsızlık halinde bozmamız durumunda, daha sonra tutmamız gerektiği Kur’an da apaçık yazar. Yine oruçluyken hastalık ya da zorunlu bir neden yokken bozanlar içinde, 60+1=61 gün tutulması gerektiği hükmü Kur’an da hiç bahsedilmediği halde, rivayet hadislerde geçer. Bu bilgilerin, hükümlerinin de peygamberimize ait olduğu anlatılır. Acaba gerçekten nefsine yenilip, kasti orucunu bozan bir insan, 61 gün Kefaret orucu tutması gerekiyor mu? Bu sözler peygamberimize ait olabilir mi?
 
Gelin yine peygamberimizin bizlere öğütlediği yolu, yani benim adıma uydurulacak sözleri, Kur’an ile karşılatırınız ki, benim sözüm olup olmadığını anlayasınız, önerisinden yola çıkarak, Kur’an dan araştıralım. Bu hükme Kur’an onay veriyor mu? Önce yazacağım şu ayetleri dikkatle düşünelim.
 
Nisa 28: Allah size hafiflik getirmek istiyor. Çünkü insan çok zayıf yaratılmıştır.
 
Kehf 54: Hakikaten biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali sayıp dökmüşüzdür. Fakat tartışmaya en çok düşkün varlık insandır.
 
 Yukarıdaki ayetler çok dikkat çekici ve düşündürücüdür. Allah yarattığı kulları için çok zayıf yaratılmışlardır, onun için sizlere hafiflik, kolaylık getirdim dedikten sonra, acaba nefsine yenik düşüp orucunu nedensiz bozan kuluna, bozduğu oruç kadar mı tutmasını ister, yoksa 60 gün tutacaksın diye cezamı verir? Devamındaki ayette insanın ne denli kanıtsız mesnetsiz, emin olmadan tartıştığına, güzel bir örnektir. 
 
Allah ın kolaylaştırdığı İslam dinini, nasıl zorlaştırdığımızın lütfen artık farkına varalım. Bunları yaparak tüm âleme indirilmiş Kur’an ı toplumlara anlatıp, onları İslam dinine davet edemeyiz. Bizler dinimizi en büyük kesin kanıt KUR’ANA göre yaşamalıyız ki, gerçek İslam ın tadına varalım, ruhunu keşfedelim, ondan fayda sağlayalım. Allah bir konuda hüküm vermiyor da susuyorsa, mutlaka bizlere bir rahmettir, kolaylıktır bunu da unutmayalım.
 
Şimdi Kur’an a bakalım, oruç konusunda ve tutulmayan oruçlar konusunda Rabbimiz neler söylüyor.
 
Bakara 184: (Oruç) Sayılı günlerdir. Artık sizden kim hasta ya da yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutsun). Zor dayanabilenlerin üzerinde bir yoksulu doyuracak kadar fidye (vardır). Kim gönülden bir hayır yaparsa bu da kendisi için hayırlıdır. ORUÇ TUTMANIZ, -EĞER BİLİRSENİZ- SİZİN İÇİN DAHA HAYIRLIDIR.
 
Bakara 185: Ramazan o aydır ki; insanlara kılavuz olan, iyi-kötü ayrımıyla hidayetten kanıtlar getiren Kur'an, onda indirilmiştir. O halde bu aya ulaşanınız onu oruçlu geçirsin. Hasta olan veya yolculuk halinde bulunan, tutamadığı gün sayısınca başka günlerde tutsun. ALLAH SİZİN İÇİN KOLAYLIK İSTER; O SİZİN İÇİN ZORLUK İSTEMEZ. Tutulmamış olan günleri tamamlamanızı, sizi doğru yola kılavuzladığı için Allah'ı yüceltmenizi ister. Ve sizin şükretmeniz umulmaktadır.
 
Yukarıdaki iki ayete baktığımızda, Allah oruç tutulmaması gereken koşulları sayıyor. Hasta ve yolculuk hali dışında oruç tutun, çünkü bunu yapmanız sizin için en doğru olanıdır diyor. Üzerinde yine dikkatle düşünmemiz gereken cümle, ALLAH SİZİN İÇİN KOLAYLIK İSTER; O SİZİN İÇİN ZORLUK İSTEMEZ sözleridir. Bunları söyleyen Allah, bir orucu nefsimize hâkim olamayıp bozduğumuzda, bunun yerine 60 gün tutacaksın diyor olabilir mi? Deseydi diğer hükümleri gibi, bunu da apaçık Kur’an da yazardı, bunu lütfen unutmayalım. Ayette geçen, dikkat çeken bir hüküm ise, TUTULMAMIŞ OLAN GÜNLERİ TAMAMLAMAMIZI İSTİYOR RABBİMİZ. Sizce bu cümle, sorduğumuz soruya apaçık cevap vermiyor mu?
 
Dikkat ederseniz daha farklı bir hüküm verilmemiş. Örneğin orucunu kasti bozan, bozduğu günden fazla şu kadar tutsun diye tek bir hüküm yok. Yok olduğunu açıkça gördüğümüz halde, bizler bakın bu konu eksik kalmış deme hakkına sahip miyiz? Yoksa verilmeyen bir hükümden, sorumlu olmayacağımızı mı anlamalıyız? İşte bu soruyu kendimize eğer doğru sorarsak, doğru cevabı da alırız. 
 
Oruç konusunda, önemle istenen, daha sonra sayının tamamlanmasıdır. Ayete dikkat ettiğimizde, hiç oruç tutamayacak durumda olanlar içinde, bir açıklama var. Bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermek. Fakat Allah bu yola keyfi sapmamamız içinde, Oruç tutmanız, -eğer bilirseniz- sizin için daha hayırlıdır diyor. Buradan da anlaşılıyor ki Allah, bizleri oruç tutmaya en güzel bir yöntemle davet ediyor.
 
Tabi bunları düşünürken yine peygamberimizin, bizlere doğru yolu gösteren o güzel akıl dolu bir hadisi aklıma geldi. Bakın ne kadar anlamlı ve bir o kadar Kur’an ın özüne yöneltiyor bizleri.
 
Allah bazı farizalar vazetmiştir, onları aşmayın. Bazı hadler koymuştur, onlara yaklaşmayın. Bazı şeyleri haram kılmıştır, onları yapmayın. BAZI ŞEYLERİ DE UNUTMAKSIZIN SİZE RAHMET OLMASI İÇİN HATIRLATMAMIŞTIR, ONLARI DA ARAŞTIRMAYIN. 
Mahmud Ebu Reyye, Muhammedi Sünnetin Aydınlatılması, sayfa 403 
 
Ne dersiniz dostlar, bu güzel sözler sizce her şeyi açıklamıyor mu? Gelin Kur’an a danışmaya devam edelim ve her şeyden nice örnekler veren Rabbin verdiği, diğer örneklerden dersler çıkaralım birlikte. Bakın Allah nasıl bir konuda, iki ay peş peşe oruç tutulmasını istiyor.
 
Nisa 92: Yanlışlıkla olması dışında bir müminin bir mümini öldürmeye hakkı olamaz. Yanlışlıkla bir mümini öldüren kimsenin, mümin bir köle azat etmesi ve ölenin ailesine teslim edilecek bir diyet vermesi gereklidir. Meğerki ölünün ailesi o diyeti bağışlamış ola. (Bu takdirde diyet vermez). Eğer öldürülen mümin olduğu halde, size düşman olan bir toplumdan ise mümin bir köle azat etmek lâzımdır. Eğer kendileriyle aranızda antlaşma bulunan bir toplumdan ise ailesine teslim edilecek bir diyet ve bir mümin köleyi azat etmek gerekir. BUNLARI BULAMAYAN KİMSENİN, ALLAH TARAFINDAN TÖVBESİNİN KABULÜ İÇİN İKİ AY PEŞ PEŞE ORUÇ TUTMASI LÂZIMDIR. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.
 
Aslında yukarıdaki ayet, biraz düşünene çok şeyler anlatıyor. Yanlışlıkla bir cana kıyan bir insanın kefareti anlatılıyor detaylı bir şekilde. En sonunda tüm bunları yapamayanın hükmünü bakın nasıl veriyor Rabbimiz. Tövbenin kabulü için iki ay, peş peşe oruç tutması gerekir diyor. 
 
Şimdi bu örnekten yola çıkarak, birlikte düşünelim isterseniz. Yüce Rabbimiz yemin billâh ederek, sizler için kolaylaştırdım dediği bir dinde, kasti nefsimize yenilip bozduğumuz bir oruç ile yine yanlışlıkla dahi olsa öldürdüğümüz, cana kıydığımız bir insana karşılık verilen Kefaret, ceza orucu aynı olabilir mi? Allah ın verdiği aklı kullanmasını bilen, doğru sonuca ulaşacaktır.
 
Yine Rabbin rehberinden örneklere bakalım. Mücadile 4. ayetin öncesinde. Allah kadınlarına zıhar edip, yani eşlerini boşamak için sudan nedenler uydurup, boşadıktan sonra, pişman olup tekrar geri almak isteyenlerin, yaptığı hatalı davranışlarına karşılıkta Rabbimiz, bir köleyi azat etmeleri yani özgürlüğüne kavuşturmalarını istiyor. Bu imkânı bulamayanlar içinde bakın nasıl bir Kefaret, sorumluluk yüklüyor.
 
Mücadile 4: Özgürlüğe kavuşturma imkânını bulamayan, ilişkiye girmelerinden önce, ARALIKSIZ İKİ AY ORUÇ TUTACAKTIR. Buna da gücü yetmeyen, altmış yoksulu doyuracaktır. Bütün bunlar Allah'a ve resulüne inanasınız diyedir. Ve işte bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Küfre sapanlara korkunç bir azap vardır.
 
Sanırım bu ayet ve bir önceki ayette verilen örneklerden anlıyoruz ki, iki ay oruç tutma cezası, çok büyük suçların kefaretidir. Lütfen Allah ın vermediği hükümleri vermiş gibi gösterip, hem dine zarar vermeyelim, hem de peygamberimize iftira atmış durumuna düşmeyelim.
 
Kur’an a bakmaya devam edelim.
 
Maide 89: Allah sizi yeminlerinizdeki boş lakırdıdan ötürü hesaba çekmez, ama bilinçli olarak gerçekleştirdiğiniz yeminlerden sizi sorumlu tutar. Böyle bir yeminin kefareti, ailenize yedirmekte olduğunuzun orta derecesinden on yoksulu doyurmak yahut onları giydirmek yahut da özgürlüğünden yoksun kalmış bir benliği özgürlüğüne kavuşturmaktır. BUNLARA İMKÂN BULAMAYAN ÜÇ GÜN ORUÇ TUTAR. Yemin ettiğinizde yeminlerinizin kefareti işte budur. Yeminlerinizi koruyun. Allah size ayetlerini böyle açıklar ki şükredebilesiniz.
 
Yukarıdaki ayette anlatılmak istenen çok ciddi bir konu var. Allah konuştuğunuz boş sözlerinizden, lakırdılarınızdan değil ama Allah ı şahit tutarak, onun adını kullanarak ettiğiniz yemin, yani verdiğiniz sözlerinizden, sizleri sorumlu tutarım diyor ve yapılması gereken kefareti açıklıyor. Dikkat ederseniz maddi gücü olmayıp onları yapamayanlara da üç gün oruç tutması gerektiğini belirtiyor. 
 
Kur’an ın adaletinin temeli, aşağıdaki şu ayetlerde çok net anlaşılmaktadır.
 
Enam 160: Kim bir güzellikle gelirse ona, getirdiğinin on katı var. Kötülükle gelene ise YAPTIĞININ KADARINDAN FAZLA CEZA VERİLmez. Onlar, haksızlığa uğratılmayacaklardır. 
 
Bakara 179: Ey aklı ve gönlü işleyenler, KISASTA SİZİN İÇİN HAYAT VARDIR. Bu sayede korunmanız umulmaktadır.
 
Yukarıdaki ayetlere baktığımızda, yaptığımız hatanın, yanlışın aynı misliyle karşılık verilmesi, Kur’an ın adalet anlayışını göstermektedir. 
 
Batılı din zannedip, dinden toplumu soğutanların, büyük vebal altında olacaklarını unutmayalım. Allah ın bizler için kolaylaştırdığı dini, batıl ve hurafelerle lütfen zorlaştırmayalım
 
Saygılarımla 
Haluk GÜMÜŞTABAK
http://halukgta.blogcu.com/
http://hakyolkuran.com/menudetay.php?id=367

5
0
0
Yorum Yaz